Yaratılışa sabotaj
“Her doğan çocuk, İslâm fıtratı üzerine doğar. Daha sonra ana-babası onu (inançlarına göre) ya Hıristiyan, ya Yahudi ya da Mecusi yapar.”(Müslim, Kader, 22; Buhârî, Cenâiz, 92). İlahi yasa gereği insan İslam fıtrat üzerine doğar. Sonradan kazanımlar ve kazandırmalar ya fıtrata uygun hareket ettirilir ya da fıtratı tağyire dönüştürülebilir. Fıtrat her zaman ilahi yasadan yana rol alır, lakin dış etkenler ve çevre insanı farklı kavmi hastalığa yönlendirebilir. Fıtrattan sapmalar insanın kendisini asıl hayat nizamının dışına iter. Bu dışa itişler bazen inanışta, bazen yaşamda kendini gösterir. Batıla inançta benzeyiş insanın fıtratına atılan bombadır ki insanın dünyada ve ahirette kaybına sebep olur. Batıla amelde benzeyiş ise bulanık sularda hareket etmektir ki yönü ve tarafı belli olmayan marazlı bir haldir.
                
İlahi yasa gereği batıla benzememek için  "…tırnakları keserken bile atlayarak kesilmesine” varıncaya kadar batıla benzemeyi kerih gören bir dinin mensubu asla batıla benzemez ve İslam da batıla benzemek şöyle dursun, batıla benzemeye meyletmek bile uygun görülmemiştir. Oysaki bu gün yaşamlarımız gayri İslami yaşayışların, çeşitli din ve ideolojilerin istilası altındadır. Bu benzeyiş bazen modada(giyim), bazen yaşam da ve bazen de inançta ortaya çıkıyor. İstila kültürü, sosyal yasamı etkisi altına alarak insani esir ediyor. Bu istila kültürünün Müslümanları esir alışı Giyinişler, yiyişler, yaşam şekilleri, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, doğum günü kutlamaları, yıl başı kutlama ve eğlenceleri gibi konularda kendini gösteriyor.
               
Seküler (Dünyevileşme) dünya,  anne babaların sevgisini tek güne, sevgilileri tek güne hapsederek insani yozlaştırıp yalnızlaştırıyor ve psikolojik dar boğaza sürüklüyor.  Ve insan kayıpta, kaybolmaktadır… İnsan Nereye gittiğinin ve ne yaptığının farkında olmadan sulanmış hayat yaşıyor. İSLAMA GÖRE ANNELER, BABALAR VE SEVGİLİLER GÜNÜNÜ ELE ALIRSAK TEMELDE KİME BENZEDİĞİMİZİ ANLAMIŞ OLURUZ VE MASUMANE YAPTIKLARIMIZ ASLINDA BAŞKA DİNİN RİTÜELLERİ, İNANIŞLARI OLDUKLARININ FARKINA VARMIŞ OLURUZ. BU ÜÇ KONUYU ELE ALIRSAK;

  1. ANNELER GÜNÜ DİYE KUTLANAN GÜN NEDİR?
              
Değişik günlerde ve değişik ülkelerde kutlanır. Bu günde anneler çeşitli hediyeler alır.Bu günü farklı ülkelerdeki insanlar yılın farklı günlerinde kutlarlar. Anneler günü geleneği, Antik Yunanlıların Yunan mitolojisindeki pek çok tanrı ve tanrıçanın annesi olan Rhea onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlar. Antik Romalılar da ilkbahar festivallerini İsa'nın doğumundan 250 yıl öncesinden ana tanrıça Kibele onuruna kutluyorlardı. ABD'de Anna Jarvis'in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongrenin onayıyla Amerika çapında genişledi. “ İlk anneler günü kutlamaları, çok eskilere yani Antik Yunan tarihine kadar dayandırılmaktadır. Herkesin üzerinde birleşmediği bir fikir olsa da ilk anneler günü kutlamaları, o zaman var olduğu kabul edilen tanrıların anası Rhea için düzenlenen bahar şenlikleridir. Daha günümüze yaklaşıldığında da İngiltere’de Paskalya’dan kırk gün önce “Anneler Pazarı” denilen bir kutlamaya rastlanır. Sonraları Hıristiyanlık dininin Avrupa kıtasında yaygınlaşmasıyla bu günün adı “Kilise Ana” olarak anılır oldu. Fakat önce Avrupalı Hıristiyanların bulduğu annelerine şükranları sunma günü fikri tüm dünyayı sardı. Ve günümüzde dünyanın çeşitli yörelerinde farklı günlerde ve ülkemizde de 1955 yılından beri kutlanılmaya başlandı.”(Vikipedi)OYSA Kİ İSLAM DA CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDA İDİ BİR GÜN DEĞİL HER GÜN ANALAR GÜNÜ OLMALIYDI AMA MAALESEF ÇAGIMIZDA ANALARIN ESAMESİ OKUNMUYOR DÜŞKÜNLER EVLERİ ANALARLA DOLDU TAŞTI..!
 

  1. BABALAR GÜNÜ DİYE KUTLANAN GÜN NEDİR?
              
“ Bir Amerikan İç Savaşı gazisinin kızı olan Sonora Smart Dodd, Anneler Günü gibi babaların da bir günü olması gerektiğini düşünmekteydi.  Dodd'un babası annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Babasının doğum günü olan 5 Haziran'ın Babalar Günü ilan edilmesi için çalışmalara başlamış ama bu çalışmalar o tarihe yetişemeyerek kutlamalar haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelenmiştir. Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910'da Washington'un Spokane şehrinde kutlanmıştır. 1924 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Calvin Coolidge kutlamaları desteklemiş; ama resmi olarak Babalar Günü ilan etmemiştir. 1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazarının Babalar Günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımlamıştır. 1972 yılındaysa başkan Richard Nixon'ın imzasıyla Babalar Günü yasal olarak ABD'de resmi tatil ilan edilmiştir. Katolikler ise Babalar Günü olarak farklı bir tarihi kutlarlar. Onlar bu kutlamayı dini açıdan ele alıp Hıristiyanlık peygamberi İsa'nın babası anısına, Mart ayının 19. gününü St. Joseph Günü adı altında babalarına armağan etmektedirler.” (Vikipedi) OYSAKİ İSLAMDA BABALAR EVİN BEREKETİ VE SİGORTASI İDİ. BABALARIMIZI DÜŞKÜNLER EVİNE ATARAK EVİMİZİN BEREKET VE SİGORTASINI ÇÖPE ATMIŞ OLDUK.
                 
ÇAĞDAŞ DÜNYANIN SEKÜLER MEDENİYETİ ANA-BABALARIN SEVGİSİNİ TEK GÜNE HAPSETMİŞKEN VE BU VAHŞİ MEDENİYET ONLARI TOPLUMDAN TECRİD EDERLERKEN   ALLAH CC  ANA-BABALAR İÇİN NE BUYURDUĞUNA BİR BAKALIM..!

EY MÜSLÜMAN! KURAN-I KERİM’E KULAK VER!
            
«Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.»
(İsra suresi 23) diye buyurulmaktadır. İlahi yasa,  ana ve babalarımıza iyi davranmamızı ve daima onların hizmetinde bulunmamızı emreder.

  1. SEVGİLİLER GÜNÜ DİYE KUTLANAN GÜN NEDİR?
              
Sevgililer Günü, her yılın 14 Şubat günü birçok ülkede kutlanan özel gündür. Kökeni, Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan bu gün, Valentine ismindeki bir papazın  adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" (İngilizce: St. Valentine's Day) olarak bilinir. Ne acı ki ülkemizde de Müslümanlar; Hıristiyan din adamının dini yaşantısını yaşantı haline getirmişler..! (Vikipedi)
EY MÜSLÜMAN! KURAN-I KERİM’E KULAK VER!
Allah CC şöyle buyuruyor:
“Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” (Hud suresi  113) “Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.” (Maide suresi 51)
              
Sonuç olarak dinimiz batıla meyletmeyi veya benzemeyi kerih görmüş ve suç saymıştır. Asr-ı saadette Efendimiz SAV inançta, ibadette, giyimde ve şekilde benzemeyi asla uygun görmemiştir. Günümüz Müslümanları olarak bizler batıla tavır koyamazsak batıl bizi istila eder ve öz benliğimizden koparır “inandığımız gibi yaşamazsak, yaşadığımız (batıl) gibi inanmaya başlarız”  hem dünyanı, hem de ahireti kaybederiz ve yok olup gideriz. Çünkü Efendimiz SAV bizleri net olarak uyarmaktadır : “Kim bir millete(kavme) benzemeye çalışırsa, o da onlardandır,” (Ebu Davud Libas: 5) diye buyurmaktadır.

EMİN YAVUZYİĞİT/ 2014 ARALIK

Diyanet Haberler'e dair ilk haberleri kapalı grup sayfamızdan öğrenmek için

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
hasan uçar 2 yıl önce

yüreğine sağlık hocam . önümüzde yılbaşı var onuda bi anlatsanız
.

Avatar
Emin YAVUZYİĞİT 2 yıl önce

BU GÜZEL DÜŞÜNCELERİNİZDEN DOLAYI ALLAH RAZI OLSUN SİZDE MUHTEREM. İNŞAALLAH YILBAŞI İLE İLGİLİDE YAZACAĞIM ALLAH NASİP EDERSE DUALARINIZDA YER BULMAK UMUDU İLE ALLAH'A EMANET OLUN.