'AK Parti kuruldu ve millet iktidara geldi'
 Başbakan Davutoğlu: "AK Parti kuruldu ve millet iktidara geldi. AK Parti hükümetleriyle Türkiye de bambaşka bir Türkiye oldu. Adalet, vicdan, merhamet, demokrasi, hukuk, refah ülkeye hakim oldu. Bir başkaldırı olarak, bir direniş olarak doğan AK Parti'ye karşı iktidardayken de ne kumpaslar kurmaya çalıştılar ama hiçbirinde başarılı olamadılar, başarılı olamazlar, başarılı olamayacaklar"

Başbakan Davutoğlu: "Hedefimiz net. Türkiye'yi daha ileri noktalara taşıma ve İstanbulumuz başta olmak üzere bütün şehirlerimizi dünya ekonomisinin canlı, ekonomik merkezleri kılmak. Demokrasisi daha da ilerlemiş, cunta mirası, baskıcı anayasadan kurtulmuş, daha çok üreten, ürettiğini daha hakça paylaşan bir Türkiye için yola koyulduk. Türkiye 1 Kasım'da huzura, güvene, istikrara yelken açtı"

"Siyasi hayatının tamamında ve yaşanan her krizde, 'Buyurun milletin huzuruna çıkalım, demokrasi sandıktır, yani millet iradesidir' diyen bir lidere, bir siyasi lidere diktatör demek sadece ve sadece kendini aldatmaktır. Çünkü halk hiçbir zaman aldanmadı, halk hiçbir zaman aldatılamadı"

"Gaziantep'te Şerif Dağdelen. 70 yaşında bir emeklimiz. Tek başına yaşıyor. Tek başına hayatını sürdürüyor. Belki haberlerde görmüşsünüzdür, görünce hemen kendisini ben de aradım. Emekli maaşıyla geçinirken tam 8 nüfuslu bir Suriyeli aileyi evine alıyor ve onlara bakıyor. Dün telefonda görüştük. Kendisine milletimiz adına teşekkür ettim. Avrupa'da mülteci karşıtı gösteriler yapılırken, mültecilerin ayaklarına çelmeler takılırken bir yiğit insan, bir irfan sahibi insan, tek başına yaşayan Şerif amca, 8 nüfuslu bir aileyi evine alıyor, bağrına basıyor. Bu millet ne yüce bir millet, ne geniş gönüllü, engin gönüllü bir millet. Anadolu'nun görmüş, geçirmiş irfanı şahsında temsil eden bu Şerif amcalar olduktan sonra, Allah'ın izniyle bizim sırtımız yere gelmez, bu milletin, bu ülkenin sırtı, mazlum milletlerin sırtı yere gelmez."

"Yeryüzünün en güzel noktasında, medeniyet tarihinin en muhteşem eserlerinin birinde Sultanahmet Meydanı'nda masum canların kanına girdiği gibi Çınar'da masum çocukların, çınar olacak o küçük fidanların kanına girebilecek kadar alçaktır terör. Sultanahmet saldırısı bunun en somut örneklerinden biri olmuştur"

"Bizim tek hedefimiz, güvenlik görevlilerimizi şehit eden, masum vatandaşlarımızı tehdit eden, öldüren, esnafımızın iş yerlerini kapatan ve yağmalayan, küçücük Kürt çocuklarını aldatıp, kalem tutması gereken ellere silah vererek ölüme gönderen, Türklere, Kürtlere, Araplara, Zazalara zulmeden bu terörü tümüyle ortadan kaldırmaktır. Tek gayemiz, bölgede terörist odaklarca baskılara ve zulme uğratılan insanlarımıza huzur ve emniyet ortamı sağlamaktır"

"Bir grup akademisyen tarafından imzalanarak yayınlanan bildiri. Üç gündür tekrar tekrar sorular sorarak kendilerini itham ediyorum. Ve diyorum, bir kez daha diyorum, hakkaniyetten oldukça uzak, gerçeklikten kopuk, ön yargıyla, Kandil zihniyetini yansıtan bir bildiridir ne yazık ki. Bu bildiri, terör örgütüne yönelik en ufak bir eleştiriye, ikaza ya da terörün saldırılarını doğrudan mahkum eden bir duruşa sahip değildir. Aralarında, imza attıkları bildirinin muhteviyatına hakim olmayan akademisyenlerin de olduğunu ben şahsen biliyorum. Bu türden hakkaniyetsiz girişimleri, hele terör örgütlerinin bu türden kanlı saldırıları ortadayken, bu imzaları anlamak mümkün değildir."

"(Akademisyenlerin bildirisi) Bir yaşındaki Ecrin, Efe ve diğer çocukların cansız bedenleri yerde yatarken, terör örgütüne destek veren, terör örgütünü yok sayan böyle bir bildiriden imzanızı çekmezseniz, hayatınız boyunca söyleyeceğiniz her akademik söz şüpheyle karşılanacaktır. Sizler, her şeyden önce o çocuk bedenlerini zihninizde bir an tahayyül ediniz ve ondan sonra bir kez daha o bildiriyi okuyunuz."

Anadolu Haber Ajansı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol