AK Parti'nin Artvin'i almasının sırrı!
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, AK Parti'nin 2014 yerel seçimleri öncesinde yürüttüğü strateji çalışmasına ilişkin, "Her il için 2 kez araştırma yaptırdık. Bir şubat ortası, bir mart ortası. İlleri 3'e ayırdık. Bir, o araştırmalardan sonra rahat olduğumuz, mutlaka kazanıyor göründüğümüz iller, diğeri, ne kadar çalışsak da artık alamayacağımızı anladığımız iller, ortada ise kritik iller, yani 'Bunlarda yeni bazı tedbirler almalıyız' dedik" ifadesini kullandı.
 
Atalay, yaptığı açıklamada, 2014 yerel seçimlerinin, oldukça meşakkatli, seçim ortamı faktörleri ile dinamiklerinin öncekilere göre farklılıklar arz ettiği ve hiç umulmayan ittifakların yapıldığı bir seçim olduğunu söyledi.
 
AK Parti'nin 6 seçim ve 2 referandum kampanyası yürüttüğünü anımsatan Atalay, partilerinin çok büyük kampanya birikimine sahip olduğunu ifade etti.
 
Çerçevesi iyi belirlenen, kapsamı iyi denetlenen dört dörtlük seçim kampanyası yürüttüklerini ve dört dörtlük de başarı elde ettiklerini belirten Atalay, parti olarak sonuçlardan çok memnun olduklarını bildirdi.
 
Seçim kampanyasının kapsamı ve koordinasyonunu anlatan Atalay, "Bu çok önemli bir konu. Üniversitelerimizde sosyal bilimlerle ilgili bölümler için seçim ortamları bir laboratuvardır. Bulamadığınız malzemeyi, bilimsel analizler için fırsatlar bulursunuz, bu öyle bir seçimdi" dedi.
 
AK Parti olarak tecrübelerinin çok arttığını bildiren Atalay, "Televizyon reklamları, gazete ilanları, sosyal medya kullanımı ve sosyal medyadaki reklamlar, miting programlarımız, televizyon programlarımız, ayrıca pek çok yayınımız var seçim öncesi hazırladığımız. Bütün bunlara baktığınızda biz tabii çok koordineli bir kampanya yürüttük. Kampanya koordinasyonunun her safhasında Genel Başkanımızın işin içinde olur" ifadesini kullandı.
 
"Seçime 2 hafta kala..."
 
Kendisinin başkanlığındaki seçim koordinasyonuyla ilgili strateji ekibinin 12 kişiden oluştuğunu dile getiren Atalay, şunları kaydetti:
 
"Biz haftada iki defa toplanırız. Herkes alandadır, Başbakanımız mitinglerdedir, bakanlarımız, milletvekillerimiz illerindedir. Bizler de gündüz alanlarda çalışırız ama akşam 18.00'de Genel Merkez MYK salonumuzda pazartesi ve perşembe günü bir araya geliriz. Herkese daha önce verilmiş görevler vardır. Kimileri muhalefet mitingini izler, kimimiz kendi mitingimizi izleriz, basın takip edilir, her hafta bir kamuoyu yoklaması gelir önümüze. Biz gece boyu nerelerde sorun var, nerelerde iyiyiz, kampanya nasıl gidiyor, muhalefet ne yapıyor, biz ne yapıyoruz, çok ince eleyip sık dokuyan bir strateji yürütürüz.
 
Seçime iki hafta kala, bu her seçimde böyledir, çünkü iki hafta kala evrensel bir şeydir. Her kampanya kendisini 2 hafta kala gözden geçirir. 2 hafta hala düzeltme imkanı verir. Bir hafta kala yaparsanız toplantıyı geç kalmıştır, yanlış bir şey varsa bile düzeltemezsiniz. Biz seçime 2 hafta kala, toplantımızı Çanakkale'de yaptık. Başbakanımızın vaktini bulmak zordu, çok mitinge gidiyordu. Çanakkale'de önceden randevulaştık. 17 Mart akşamı geldi, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümü. O gün saat 3'e kadar çalıştık."
 
Strateji ekibi olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a her şeyi çok açık söylediklerini bildiren Atalay, "Mitingde şu konulara şu kadar yer veriyorsunuz, onun dozunu biraz azaltalım, şunu biraz artıralım", "Şu konulara yeniden etkili şekilde değinelim" gibi tekliflerde bulunduklarını dile getirdi.
 
Seçim için il bazında çalıştıklarını vurgulayan Atalay, "Her ili ayrı bir dosyada. Her ile 2 kez araştırma yaptırdık. Bir şubat ortası, bir mart ortası. İlleri 3'e ayırdık. Bir, o araştırmalardan sonra rahat olduğumuz, mutlaka kazanıyor göründüğümüz iller, diğeri, ne kadar çalışsak da artık alamayacağımızı anladığımız iller, ortada ise kritik iller, yani 'Bunlarda yeni bazı tedbirler almalıyız' dedik" ifadesini kullandı.
 
"20 kritik il tespit etmiştik"
 
Çanakkale toplantısında daha çok kritik illeri görüştüklerini anlatan Atalay, şöyle devam etti:
 
"Ankara'ya ondan sonra gece mitingleri koyduk Başbakanımıza. Keçiören ile ilgili falan sorunlarımız vardı. O mitingler yanında Ankara'ya özel programlar uyguladık. Çünkü Ankara'yı biz başından beri kritik gördük. Veya Antalya'yı veya Balıkesir'i veya Ordu'yu. Yine bu şekilde uğraştığımız Adana, Mersin, Hatay, Van gibi büyük şehirler. Kritik illerden yarısını aldık, yarısını alamadık. 20 kadar kritik il tespit etmiştik. Diyelim ki Artvin, gidip geliyordu adeta, Başbakanımıza dedik ki 'Bir miting de oraya koyacağız.' Bir miting koyduk, oraya gitti ve o mitingle biz Artvin'i aldık."
 
Strateji ekibi olarak çok etkili bir çalışma yaptıklarını vurgulayan Atalay, her toplantılarından sonra da Başbakan Erdoğan'a bilgi notu sunduklarını söyledi. Atalay, "Bu not haftada iki kez kendisine gider. 'Aman şunlara dikkat, şurada şu sorun var' diye. Başbakanımız mutlaka bunlara uyar. Böyle bir özelliği vardır" dedi.
 
Bazı günler miting öncesi Başbakan Erdoğan'ın Keçiören'deki konutuna gittiğini belirten Atalay, evinin altındaki ofiste "Gece çalıştık, şurada size iletmemiz gereken şöyle bir konu var, aman bugünkü konuşmanızda buna yer verin" şeklinde yüz yüze görüşerek kısa değerlendirmeler yaptıklarını ifade etti.
 
"Dombra, miting alanlarını salladı"
 
Her seçimden sonra çok iyi analiz yaptıklarını da bildiren Atalay, şunları kaydetti:
 
"Seçimden sonra bir hafta çalıştık ekip olarak ve iyi bir değerlendirme raporu çıkardık. Kampanyamız nasıl yürüdü, aksayan nelerdi? Hangi birimlerimiz en iyi çalıştı, hangi birimlerde sorun vardı? Alamadığımız illerdeki temel sorunlar neler olabilir? Türkiye geneli seçimden alacağımız mesajlar nedir? CHP, MHP, BDP'nin durumu nedir, bunların başarı veya başarısızlıklarının iyi bir analizi, hangi illerde iyiler? Gerçekçi bir şey, onu hazırladık. Geçen toplantıda 3 saat kadar Başbakanımıza da bunu sunduk. Orada da çok iyi analizler yaptık. Tabii onun özelliği geleceğe dair. Şimdi neler yapmalıyız? Orada bizim tekliflerimiz var Başbakanımıza. O teklifleri de özel olarak anlattık."
 
Profesyonel bir seçim yönetimi yürüttüklerini dile getiren Atalay, "Diyelim ki şarkılarımız, bu seçim için 12 kadar şarkı sipariş ettik ama her seçimde bir tanesi çok tutar. Bu seçimde 'Dombra' şarkısı çok tuttu ve miting alanlarını o salladı. Hatta miting bittikten sonra Başbakanımızla, 10 dakika miting alanı dağılmadı, o şarkıyı söyledi. Adeta bir senfoni gibi oldu" diye konuştu.
 
Atalay, AK Parti'nin seçim kampanyası konusunda profesyonelleştiğini, çok tecrübeli duruma geldiğini ifade etti.
 
"Çözüm sürecinin somut sonuçlarını bu seçimde gördük"
 
Çözüm sürecinin seçimlere etkisini değerlendiren Atalay, bunun Türkiye'nin önündeki en hayırlı ve önemli projelerden biri olduğunu, bütün kararlılıkları ve samimiyetleriyle süreci yürüttüklerini bildirdi.
 
Güneydoğu ve doğuda ilk defa terörün olmadığı, çözüm sürecinin yürüdüğü bir ortamda seçim yapıldığını ifade eden Atalay, "O bölgelerde yerel seçim daha önemsenir, şehirlerin yönetimi olduğu için. O bölge ve Kürt vatandaşlarımız şunu gördü. Demokrasiyle ve siyasetin içinde sorunların çözümü hem daha risksiz hem daha rahat hem daha seviyeli hem daha güzel. Şiddet yerine siyasetin içinde sorunları konuşmak ve çözmek gerekir" dedi.
 
Bölgede seçime katılımın çok yüksek olduğuna işaret eden Atalay, şunları kaydetti:
 
"Bölgede yine parti dağılımı olarak biz birinci partiyiz. Hiç oy alamadığımız yerlerde yüksek oylar aldık. Diyarbakır'da önceki oyumuzun 8 puan daha üzerine çıktık, her yerde öyle. Özellikle oradaki insanlar şunu gördüler, 'Çözüm süreci çok değerli. Siyaset kurumu daha daha fazla gündemde olsun. Türkiye'de kim, hangi sorunu çözecekse siyasetin içinde çözsün. Bunun mesajı iyi verildi ve çözüm süreci bu seçim ortamında güçlendi. Çözüm sürecine büyük destek geldi. Çözüm sürecinin somut sonuçlarını bu seçimde gördük."
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.