AK Parti'nin B planı: Abdullah Gül
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın arası bozulur mu? AK Parti'de kongre kararı Gül'ün önünü kesmek için mi alındı? Hem Cumhurbaşkanı Gül hem de Başbakan Erdoğan'ın asıl amacı ne?  Erdoğan, Gül’ü tasfiye etmek mi istiyor? Peki Cumhurbaşkanı Gül bundan sonra ne yapacak? 
Vatan'dan Hüseyin Yayman bu soruların cevabını ve daha fazlasını yazdı.İşte Yayman'ın bugünkü yazısı: 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir”  açıklaması siyasette dalgalanmaya yol açtı. Gül’ün bu açıklaması muhalefet ve Gülen hareketi çevresinde yeni bir heyecan yarattı. Bugün veya MGK toplantısı dolayısıyla yarın Gül-Erdoğan görüşmesi var. Bu açıklamayla görüşme öncesi Gül, Erdoğan’a “Bu denklemde ben de varım” mesajı gönderdi. Ayrıca Gül’ün bu açıklamasının arkasında partili bazı isimlerin olduğunu söylemek gerekiyor.
 
Kongre kararı Gül’ün önünü kesmek için mi alındı:  Mevcut durumda Abdullah Gül milletvekili olmadığı için zaten Başbakan olamıyor. Erdoğan onu partinin başına getirse dahi Başbakan olmak için 2015 seçimini beklemek durumunda. Hal böyle olunca kongre kararının Gül’ün önünü kesmek maksadıyla değil, Erdoğan partinin başında iken genel başkanlık/başbakanlık meselesini çözme motivasyonuyla yapıldı.
 
Kongre kararı ne zaman alındı: Kongrenin ne zaman yapılacağı dün ilan edilmiş olsa da karar geçen hafta içinde belirlenmişti. Durum böyle olunca kongrenin 27 Ağustos’ta yapılmasının seçim sonuçlarıyla veya Gül’ün önünün kesilmesiyle bir ilgisi bulunmuyor.
Erdoğan, Gül’ü tasfiye etmek mi istiyor:  Daha önce de yazdım. Erdoğan ile Gül arasında bir siyaset farkı bulunmuyor. Erdoğan siyasetinin ana fikrini pragmatizm oluşturur. Erdoğan son tahlil de kendisinin değil, partisinin ve ‘davanın’ çıkarlarını gözetir. Siyasetin gidişatı ve toplumsal koşullar Gül’ün gelmesini gerektirirse Erdoğan tereddüt etmeden Gül’ü partinin başına getirir. Muhalefet kendi açısından haklı olarak iktidar olma yolunu AK Partiyi bölmekte görüyor. Çünkü geçen on iki yılda iktidar olma umudunu topluma veremeyen liderler son çare olarak AKP’yi içerden çökertme stratejisi güdüyor.
 
Erdoğan ne yapmak istiyor:  Tayyip Erdoğan, partisinin sonunun ANAP/DYP olmaması için en güçlü olduğu zamanda onu kurumsallaştırmak istiyor. ‘Erdoğan’ın partisi’ olmaktan çıkartıp geleneği yeniden üretmeye çalışıyor. Durum böyle olunca Erdoğan, meseleyi Gül veya Davutoğlu meselesi olarak değil partiyi bir arada tutacak ve birinci yapacak bir kombinasyon arıyor.
Gül bundan sonra ne yapacak:  Gül, bu partinin kurucusu. Amaçları Erdoğan karşıtlığı olanların telkiniyle ‘bir bölen olarak değil, bir bilen’ olarak hareket edecektir. Gül son beyanıyla ‘siyaset yapmak’ istediği birkez daha deklare etti. Ancak bugün için olağan kongreye kadar mümkün görünmüyor.
 
Partinin B Planı Gül:  Takvim gereği, Gül’ün 2015 olağan kongresini beklemesi icap ediyor. Ancak burada önemli bir hatırlatma da bulunmak lazım. Erdoğan sonrası dönemde parti krize girdiğinde Gül, kurtarıcı olarak partinin başına gelecektir. Başka bir deyişle işler kötüye gittiğinde Erdoğan’ın B planı devereye girecek ve Gül partinin başına davet edilecek.
Erdoğan-Gül tartışması AK Parti hegemonisini yeniden üretiyor:  On iki yıllık Erdoğan iktidarına sahici muhalefet yapamayanların son umudu Erdoğan-Gül çatışması. Erdoğan ile Gül arasındaki yorum farkından siyaset farkı çıkarma mühendisliği yapılıyor. Ancak bu projenin de tutması zor görünüyor.
 
Sonuçları üzerinden bir okuma yapıldığında bu tartışmalar muhalefet için iktidar olasılığını değil, Erdoğan hegemonisini yeniden üretme anlamına geliyor. Erdoğan-Gül değişimini isteyen çevreler farkında olmadan ikinci bir on yıllık AK Parti iktidarı için toplumsal algının yerleşmesine zemin hazırlıyorlar.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.