Bakan Çelik, "Atina'da cami olmaması doğru değil!"
AB Bakanı Ömer Çelik, OHAL’in FETÖ’nün kökü kazınıncaya kadar devam edeceğini belirterek, “generallerin 3’te biri darbeci çıkmış, hala atılanlar varken ‘zamanla hallolur’ deme lüksümüz yok” dedi.

Bakan Çelik, Atina’da Yunannistan Başbakanı Aleksis Çipras’la görüşmesinin ardından, Star’ın sorularını cevapladı:

Yunan’a sığınan darbeciler: Yunanistan siyasi çevreleri bu adamları asker olarak görmüyor bunlar terörist. 7’sinin başvurusu reddedildi, biri de birkaç güne kadar sonuçlanır. Temyiz aşaması var ama herhangi bir sorun olacağını sanmıyorum, biraz vakit alacak.

Atina’ya ‘cami’ eleştirisi: Bir Avrupa başkentinde tek bir cami olmaması doğru değil. Bir yasa geçirdiler, inşaat şirketi de sözleşme aşamasına gelmiş. İnsanların ana dilini öğrenebilecekleri bir ortam olması lazım. Azınlıkların temsilcileri seçilmiş müftülerdir, buna saygı duyulması gerekir. Türkiye’de azınlıklara gösterdiğimiz hoşgörüde, Avrupa’da bizim standartlarımızda bir ülke yoktur. En son Fransa’da bir kadının plajda kıyafetinin zorla çıkartılmasını düşünün, böyle bir şey Türkiye’de akla bile gelmez.

Darbeye böyle tepki vermediler: Vatandaşın bu noktaya gelmesinde de, dünyanın, en haklı olduğu konuda Türkiye’yi yalnız bırakması etkili oldu. Darbe girişiminin üzerinden kaç ay geçti Avrupa Komisyonu’nun başkanı Türkiye’yi ziyaret etmedi. Oysa Türkiye’de halkın AB’ye itibar etmesinin en önemli nedeni vesayet rejimine, darbelere karşı güvence olarak görmesiydi. Şimdi Cumhuriyet Gazetesi meselesiyle ilgili eleştirebilirler, eleştiri haktır; bizim de onlara eleştirilerimiz var. Ama bu konuda kullandıkları cümlelerin sertliği kadar darbe girişimine karşı cümle kurmadılar. Üstelik ilkeli davranılmıyor. Kendileriyle temas eden bazı gazeteciler için seslerini yükseltiyorlar ama ideolojik olarak aynı perspektifte olmadıkları gazeteciler söz konusu olduğunda öyle yaklaşmıyorlar. Bizim için de devletin ve milletin birliğinin sembolü seçilmiş cumhurbaşkanıdır; ona karşı saygın olmayan bir üslup kullanılması da bizim kırmızı çizgimizdir.

İDAM KONUSUNDA ‘GAZİ’ ÖRNEĞİ

Türkiye büyük bir tehlike atlatmış, 241 kişi şehit olmuş, binlerce yaralı var; ayrıca çok yönlü bir terör saldırısı var. Vatandaştan böyle bir talep (idam) geliyor. Nihayetinde siyasetçinin patronu vatandaştır. Siyasetçi vatandaşın dediğine kulak vermek zorundadır. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ilk şehitler toplantısı yapıldığında tekerlekli sandalyede gazi bir arkadaşımız ‘Sayın Cumhurbaşkanım’ dedi ‘Biz idam istiyoruz ama devletimiz için başka bir yol faydalıysa onu da siz bilirsiniz’... Nihayetinde vatandaşın böyle bir talebi var, siyaset de bunu bir şekilde konumlandıracaktır.

VİZE OLMAZSA SÜREÇ ÖLÜR

 Bize en son kağıt gönderdiler, inceliyoruz. Pozisyonlarını katı bir biçimde koruyorlarsa yani terörle mücadele yasasının değişmesi konusunda, bunu kabul etmeyeceğiz. Yeni bir tablo ortaya çıkmazsa bu senenin sonunda bu süreç ölür. Biz de Geri Kabul Anlaşması’nı da feshederiz. 65 ülkenin koalisyon kurup mücadele edemediği DEAŞ’ı Türk ordusu NATO sınırlarından temizledi. 1.295 km sınırımızın öbür tarafında bir ulusal ordu yok, polis yok. Bu tabloda terör yasası değişikliği istemek çok absürt. Bunlar bir Avrupa ülkesinde bu olsa onlara bunu teklif eder misiniz? Bu anlaşmaların sona ermesi Türkiye’ye zarar vermez. Asıl AB açısından problem olur.

AÇIN FASILLARI KONUŞALIM

Türkiye-AB ilişkisinin ne olacağı artık Türkiye’nin meselesi olmaktan çıktı, Avrupa’nın kendi geleceği meselesi haline geldi. Biz AB değerlerini niye paylaşıyoruz, hukuk devleti ve demokraside birlikte daha ileriye gitmek için. Oysa siz Türkiye’yle hiçbir konuda ilerleme peşinde değilsiniz, sürekli Avrupa değerlerini Türkiye’ye eleştiri konusu olarak kullanıyorsunuz. ‘Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü’ diyorlar; biz de diyoruz ki ‘dosyaların içeriğini bilmeden konuşuyorsunuz biz çekinmiyoruz’, açalım 23 ve 24’üncü fasılları somut bir şekilde bunları konuşalım. Ek protokolden 8, Güney Kıbrıs blokajından da 5 fasıl halen kapalı.

PARANOYA DA YAŞAMAYALIM, SAF DA OLMAYALIM

Bizim bu tehdidi (FETÖ) bertaraf edeceğimiz bir düzene ulaşmamız lazım. Türkiye’deki generallerin üçte ikisi bu darbenin bir parçası haline geldi. Ve hala birtakım adamlar bulunup atılıyor. OHAL bu nedenle uzatılmıştır. Bizim risk alma ve zamanla hallolur deme lüksümüz yok. Bunun kökünün kazındığına kani oluncaya kadar gitmemiz lazım. 68 kuşağının bir lafı vardır; ‘Paranoyak olmamamız takip edilmediğimiz anlamına gelmez.’ Tabii ki paranoya içinde yaşamayalım ama saf da olmayalım.  


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.