Bardakçı'dan ADD ile Türk Eğitim Sen'e tokat gibi cevap!

Şeyhülislam Mustafa Sabri efendinin adının Tokat'ta yeni açılan bir imam hatip lisesine verilmesine Atatürkçü Düşünce Derneği Tokat Şubesi Başkanı Cemal Güneş tepki verdi.

Bardakçı'dan ADD ile Türk Eğitim Sen'e tokat gibi cevap!

Şeyhülislam Mustafa Sabri efendinin adının Tokat'ta yeni açılan bir imam hatip lisesine verilmesine Atatürkçü Düşünce Derneği Tokat Şubesi Başkanı Cemal Güneş tepki verdi.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
16 Kasım 2017 Perşembe 23:21
Bardakçı'dan ADD ile Türk Eğitim Sen'e tokat gibi cevap!
banner221

Aynı tepkiyi ne ilginçtir ki “Komünistlere karşı birlik olalım. Sağda birleşme gerçekleştirelim. Biz Müslümanız…” deyip 28 Şubat’ta hormonlu bir şekilde büyüyen sözde milliyetçi ve maneviyatçı olan Türk Eğitim Sen de verdi. 

Türk Eğitim- Sen Tokat Şubesi Başkanı Hakan Akkaya açıklama yaparak, buna sert tepki gösterip, verilen ismin değiştirilmesini istedi.

Türk Eğitim-Sen Tokat Şubesi Başkanı Hakan Akkaya, okula ismin verilmesine tepki göstererek, "Yakın zamanda imam hatip liselerinden bir tanesine üzülerek söylüyoruz şaibeli bir ismin verilmesi bizleri üzmüştür. Bahsettiğimiz okul, Mustafa Sabri Efendi İmam Hatip Lisesi olarak bu eğitim öğretim yılında açılmış ve biz bu ülkenin milli mücadelesine sahip çıkan, bu ülkenin kurucusuna sahip çıkan, bayrağımız, milletimiz, vatanımız için yaşayan Türk eğitimcileri, Türk Eğitim-Sen yöneticisi olarak ızdırap duyduk. O ismin biz kaldırılmasını talep ediyoruz. Değiştirilmesini talep ediyoruz. Şayet herhangi bir isim bulamıyorlarsa bizim tavsiyemiz çok anlamlı olacaktır. O okulun isminin Ömer Halis Demir İmam Hatip Lisesi olarak değiştirilmesini talep ediyoruz" dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği ile aynı kulvarda din ve tarihinden habersiz Türk Eğitim Sen’e bu gün Murat Bardakçı’dan tokat gibi cevap geldi. 

Murat Bardakçı bu günkü köşesinde, “Cehaletin de bir sınırı var” deyip Atatürkçü Düşünce Derneği ile Türk Eğitim Sen’e bir güzel tarih dersi verdi.

İşte Murat Bardakçı’nın o yazısı:

Cehaletin de bir sınırı var! İdam fetvalarını Dürrizâde vermiştir!
 

BİR haftadır yurtdışındayım ama gündemi hemen her dakika değişen Türkiye’de nelerin olup bittiğini merak etmemek ne mümkün? Saat başı gazetelerin internet sitelerine giriyorum...

İki gün önce, bir “Mustafa Sabri Efendi tartışması” çıktı: Tokat’taki bir imam-hatip lisesine Tokatlı Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi’nin ismi verilmiş ama gelen tepkiler üzerine vazgeçilmiş ve okulun ismi “Tokat Şehit Yakup Akdağ Anadolu İmam Hatip Lisesi” yapılmış.

Tepkilerin gerekçesi ise, mâlûm: Mustafa Kemal Paşa, arkadaşları ve Kuvâ-yı Milliye aleyhindeki meşhur idam fetvalarını Mustafa Sabri Efendi’nin verdiği iddiası.

Tartışma işte bundan çıkıyor ama sâbık Şeyhülislâm’ı savunanların da, veryansın edenlerin de söylediklerinin hemen hepsi yanlış!

YANLIŞLAR VE DOĞRULARI

Şimdi baştan aşağı hatâlı ve uydurma olan bu iddiaların birkaçını nakledip doğrularını yazayım:

- Mustafa Kemal ve Kuvâ-yı Milliye hakkındaki idam fetvasını Mustafa Sabri Efendi vermişmiş...

Yanlış! Tarihimizin yüzkarası olan o fetvayı veren Mustafa Sabri değil bir başka şeyhülislâmdır: Dürrizâde Abdullah Beyefendi! Fetvanın tarihi 10 Nisan 1920’dir ve o tarihte “meşihat” ta, yani şeyhülislâmlık makamında Dürrizâde vardır. Dürrizâde 5 Nisan ile 30 Temmuz 1920 arasında, yani 3 ay 25 gün boyunca şeyhülislâmlık yapmış ve bu pisliği işte o sırada etmiştir.

- Mustafa Sabri Efendi, Damad Ferid’in “değişmez şeyhülislâmı” imiş ve bu makama beş defa gelmişmiş...

Uydurma! Damad Ferid Paşa beş hükümet kurmuş ama Mustafa Sabri’ye beş değil, dört hükümette görev vermiştir. Kurduğu dördüncü hükümetin sadrazamı Dürrizade Abdullah Efendi’dir ve fetva rezaleti bu hükümette yaşanmıştır.

- Mustafa Sabri Efendi, Damad Ferid Paşa ile beraber Sevr Andlaşması’nı imzalayan hükümetin de üyesi imiş!

Palavra! Sevr Andlaşması’nın altında Damad Ferid’in, Mustafa Sabri’nin yahut hükümetin imzası yoktur; bu utanç belgesini Türkiye’nin Bern’deki olağanüstü temsilcisi ve tam yetkili ortaelçisi Reşad Halis Bey ile her ikisi de “Âyân Meclisi Üyesi” yani “senatör” olan Rıza Tevfik Bey (Bölükbaşı) ve Hâdi Paşa imzalamışlardır.

AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE!

Açık söyleyeyim: Mustafa Sabri Efendi imparatorluğun son döneminin önemli bir din âlimidir, sözkonusu fetvalar gerçi ona ait değildir ama İttihad ve Terakki’ye muhalefeti yüzünden Kuvâ-yı Milliye’ye de karşı çıkmış ve Dürrizade Abdullah Efendi kadar olmasa bile millî harekete büyük zararlar vermiştir. Hele, Lozan Andlaşması’nın imzalanmasından sonra hazırlanan 150’likler listesine alınması üzerine gittiği sürgünde genç Cumhuriyet’in aleyhinde yaptığı neşriyat ile yayınladığı “Yarın” Gazetesi’ndeki yazıları da öyle yenilir-yutulur şeyler değildir. İş böyle olunca, bir okula isminin verilmesinin tepki görmesi ve okulun adının değiştirilmesi kaçınılmazdır.

Ama ortada daha vahim bir vaziyet var: Mustafa Sabri Efendi’nin aleyhinde demediklerini bırakmayanların onun hakkında hiçbirşey bilmemeleri, meselâ Kuvâ-yı Milliye aleyhindeki Dürrizade fetvalarını ona ait zannetmeleri ama âbık şeyhülislâmın ismini okula verenlerin de kahramanlaştırmaya çalıştıkları kişi hakkında tıngır tıngır olmaları ve “Bu fetva onun değil” diyememeleri...

Her iki taraf da birbirinden boş ve eskilerin “Cehâlet bir belâdır ki giriftâr olmayan bilmez” sözüne mükemmel birer örnek teşkil ediyorlar!


 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.