Başbakan Davutoğlu'ndan önemli açıklamalar
İşte Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Tüm oturum son derece dinamik, eleştiriye açık, yapıcı oldu.

Çözüm sürecinde 100 yıl sonra sadece Türkiye için değil bölgemiz için de tek başarı hikayesidir. Mutlaka kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu mesele milletimizin bütünleşmesi bakımından önemlidir ve ülkemizin bekası açısından kaçınılmazdır. Desteklemeye devam edilecektir. Halkımızda nasıl bir güven uyandığını görmek de bizim bu kararlılığımızı teyt etmek bakımından önemli olmuştur. Bu ülkenin her bir santimetrekarasinde kamu düzeni egemen kılınacaktır. Her bir bölgesinde.

Kamu düzeni ile çözüm süreci arasında bir tür ikilem yaratılmasına fırsat verilmeyecektir. Aidiyet bağının zayıfladığı toplumlarda (Suriye, Irak) neler olduğunu görüyoruz.

"HEP BİR KESİMİ DIŞLAYAN POLİTİKALARI VAR"

Eş zamanlı olarak biz Afyon'da toplanıyoruz, onlar da bir başka bölgede. İki toplantı arasında sürece baktığımızda aralarındaki farkı görürsünüz. AK Parti istişaresine Türkiye'nin her yerinden katılım var ama diğer partiler bir araya geldiklerinde sadece ülkemizin bir kesimi ya da bir bölümü var. Hep bir kesimi dışlayan politikaları var.

"AK PARTİ BİR ARAYA GELDİĞİ ZAMAN KİMSE DIŞARIDA KALMAZ"

HDP'nin açıklamalarına baktığımız zaman sadece belli bir bölgedeki vatandaşlarımıza hitap etmeye çalışır. Ya da MHP, belli toplumsal kesimlerin temsil edilmediğini görürsünüz. CHP için de bunlar geçerli. AK Parti kadroları bir araya geldiği zaman dışarıda kimse kalmaz. Kimse kendisini dışlanmış hissetmez.

AK Parti varoldukça hiçbir vesayetçi, paralel yapılanmaya izin verilmeyecektir.

Türkiye'de açılmış, ya da dış destekle yıpranmış bu aidiyet bilinci güçlendi. Bir taraftan da Türkiye'nin oluşturduğu bu model aslında çevre bölgelere de ilham kaynağı olmuştur. Aslında çevremizde yaklaşık 7-8 dost ülkelerin travmalarına çözüm de ortaya çıkmaktadır. Türkiye'nin siyasi iktidarını sürdürebilmek için gerekli olan her türlü tedbiri alacağız.

Çevre bölgelerde, bütün Balkanlarda, Ortadoğu'da Kafkaslarda bizde dönük taleple geldiklerinde onların taleplerine her türlü imkanla karşılık vermeye çalışacağız.

Türkiye ile ilgili uluslarlarası medyada sürdürülen terörist gruplarla alakalandırma çabalarına içeriden yardım edenler aslında tuzağın piyonlarıdır. Türkiye herhangi bir terörü desteklememiştir, desteklemeyecektir.

"AVRUPA MİLLETLERİN VE DEVLETLERİN ORTAK KITASIDIR"

Bu açık ve şeffaf politikamız sürdürülecek. Türkiye, dünya ile bütünleşme çabalarını sürdürecektir. Avrupa kıtasını tek bir etnik ya da dini yapı ile izah etme çabalarına biz 'Avrupa tüm milletlerin ve devletlerin ortak kıtasıdır' demeye devam edeceğiz.

Önümüzdeki dönemde, G-20 toplantısı için Avustralya'ya hareket edeceğiz ve Türkiye'nin küresel vicdan olma özelliğini devam ettireceğiz.

90'lı yıllarda dünya ekonomisi büyürken Türkiye ekonomisi küçüldü. AK Parti iktidarı ise tam tersine dünya ekonomisi küçülürken, Türkiye ekonomisi ortalam 4.5 - 5 oranında büyümeye devam ediyor.

"TÜRKİYE GERÇEK BİR BAŞARI HİKAYESİ OLUŞTURMUŞTUR"

Ekim ayında cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatı gerçekleşti. Hani biri Türkiye'yi karamsar tablonun içine çekme istiyor ya, onun inadına Türk ekonomisi istikrarlı şekilde yoluna devam ediyor. Birçok travmaları, sıkıntıları, meydan okumaları görüyoruz ama ekonomimiz inadına büyüyor. TÜİK rakamlarına göre Ocak-Eylül ayında ihracatımız 118 milyar 542 milyon dolar oldu. Ekonominin büyümesinin temel gücü dış talep olmaya başlar.

Avrupa ekonomilerinde dış talep daraldığı zaman biz çevre bölgelere yöneldik. Ortadoğu'ya. Ortadoğu'da daralmaya başladığı zaman Afrika'ya yöneldik. Bu ekonomi-politik zihniyettir. Türkiye gerçek bir başarı hikayesi oluşturmuştur.

"KISA VE ORTA VADEDE İKTİDARIMIZIN ALTERNATİFİ YOKTUR"

Dünya ekonomisinde krize girildi diye Türkiye'de karamsar tablo üretmeye çalışanlar başarılı olamayacaklar. Önümüzdeki günlerde 25 sektörel değişim ve dönüşüm programı açıklanacak. Hiçbir zaman seçim ekonomisi uygulamadık. Şuna inandık. Kısa ve orta vadede iktidarımızın alternatifi yoktur. Popülist politikalarda bir sonraki seçimi kazanıp kazanmayacağını bilmeyen iktidarlarla, 91-92 yılında sosyal güvenlik alanında yapılan hataların bedelini bu ülke hala ödüyor. Bizim için böyle bir alternatif söz konusu değil.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol