Başbakan Davutoğlu'ndan Rusya'ya uyarı!
Başbakan Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları;
 
"Ekonomik kalkınma için siyasi istikrara ihtiyacımız var.
 
Sivil toplum da demokrasiye sahip çıkacak. Önümüzdeki 4 yıl size istikrarı garanti ediyoruz. Bize oy vermeyenlerin de iktidarıyız. Bize çok radikal sözler söyleyenleri de dinleyeceğiz.
 
Yüzde 49,5 oy aldık ve çok güçlü bir kamuoyu desteği, bir halk desteğiyle şu anda önümüzdeki 4 yıl için size istikrarı vaat edebiliyoruz. Ama emin olunuz ki bize oy versin vermesin, yüzde 100'ün, 78 milyonun hükümeti olarak bu bilinçle hareket edeceğiz. Bize oy vermemiş dahi olsa, hatta en aykırı görüşlerle bize karşı çıkmış olsa dahi her vatandaşımızın sesine kulak vereceğiz
 
Kutuplaştırıcı bir dilden kaçınalım. Kim hesap vermeyen bir gücün arkasına saklanamaz.
 
Bizleri gerektiğinde eleştireceksiniz. Aynı sivil toplumdan 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta E-Muhtıra zamanında da aynı yüksek sesle seçilmişlerin yanında yer almasını bekliyoruz.
 
Yatırım ortamının geliştirilmesi için en gerekiyorsa yapacağız. Bütün yatırımların, kesin bir teminat altında bulunması için gerekli adımları atacağız.
 
Biz Brüksel'de Avrupalı olarak konuşuyoruz .
 
"ÇEVREMİZDEKİ KRİZLERİ NE ÇIKARTAN NE DE TIRMANDIRAN TARAF OLDUK"
 
Rusya ile istemediğimiz bir krizin içine girdik. İstemediğimiz diyorum çünkü; hükümetin kurulması sürecinde bunlar yaşandı. Bu süreç, Türkiye ile Rusya'nın sınırları üzerinde yaşanan bir krizden kaynaklanmıyor. Bu gerilim, Türkiye ile Rusya arasındaki doğrudan meseleden de kaynaklanmadı. Suriye'deki güvenlik riskleri ve Türkiye'nin aldığı tedbirlerden dolayı yaşandı. Biz Rusya'yı, coğrafyamızın ve tarihimizin bir zorunluluk olarak komşu olduğu bir ülke olarak görüyoruz. Son 12 yıl içinde de Türkiye-Rusya ilişkileri güç kazanmıştır. Bu ilişki ne kadar önemliyse, Türkiye'yi ve sınırlarımı korumak da önemlidir.
 
Çevremizdeki krizleri ne çıkartan ne de tırmandıran taraf olduk. Bu krizlerin ülkemize etkisiyle, çözüm irademizi ortaya koyduk. Türkiye'nin kara ve deniz sınırlarının, hava sahasının korunmasıdır. Suriye'den gelen her uçak, Türkiye'ye dönük olarak hava sahası ihlali yaparsa tehdit olarak algılanacağını belirttik.
 
Bütün ülkelerde bu süreci şeffaflıkla paylaştık. Türkiye'nin bu ateş çemberinin dışında tutabilmek için gereken tedbiri alma talimatı verdik.
 
Rusya ile temas haline geçmeye çalıştık. Son günlerde yükselen söylem gerilimin, düşmesini istiyoruz. DAEŞ'ten petrol alındığına dair ithamlar, gerçeklikle izah edilemez. Rusya da biliyor ki, Türkiye, DAEŞ'e karşı operasyonlarını kararlılıkla sürdürmektedir.
 
Rusya'daki dostlarımıza sesleniyorum: Gelin masada konuşalım. 
 
Hava sahası ihlali olmamış olsaydı, o Rus uçağı düşmüş olmazdı. Bize operasyon bilgisine verselerdi, biz de o bölgelerde DAEŞ olmadığını bildirirdik.
 
"BU YAPTIRIMLARDAN KİM ZARAR GÖRÜRSE TELAFİ EDECEĞİZ"
 
Ekonomik yaptırımlar üzerinden ilişkilerimizin bozulmasına izin vermeyelim. Tedbirleri aldık. Bu yaptırımlardan kim zarar görürse, telafi edeceğiz.
 
İki ülke arasındaki konularda iş adamlarını cezalandırmak uluslararası normlara sığmaz. Türkiye'ye yatırım yapan kim olursa olsun, Türk yatırımcı olarak görüşecektir. Haksız muameleyi görmeyeceklerdir. Ukrayna krizi konusunda Rusya'ya ambargo koyulduğunda biz buna uymadık.
 
"TÜRK'E ŞANTAJ YAPILAMAZ"
 
Biz sabırla bu krizi yönetmeye devam edeceğiz. Rus yetkililer, Türk-Rus ilişkilerinin önemini fark ederler. Şantaj dili kullanmak isteyenler bilsinler ki bir Türk'e her şey yapılır da şantaj yapılamaz."

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol