Başbakan Erdoğan'dan hodri meydan

Almanya'nın Köln kentindeki temaslarını sürdüren Başbakan Erdoğan, Türk STK temsilcileriyle bir araya geldi. Erdoğan görüşmelerinin ardından Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UEDT) 10. yıl kutlamasının yapılacağı Köln Lanxess Arena Spor Salonu'na geçti. 

Başbakan Erdoğan, Arena'ya gelişinde gurbetçi Türk vatandaşları tarafından büyük coşkuyla karşılandı. Vatandaşlar cep telefonlarının ışıklarını açıp havada tutarak Başbakan'ı selamladı. Kendisini karşılayan vatandaşlara uzun süre el sallayan Erdoğan, Arena'daki platforma çıkarak buradan da vatandaşlara uzun süre el salladıktan sonra salondaki yerini aldı. 

18 bin kişilik spor salonu hınca hınç gurbetçilerle doldu. Çok sayıda gurbetçi ise salona sığmadı. Türkiye saatiyle 18.00'de başlayan etkinlik Kuran-ı Kerim tilavetiyle ve kasidelerle devam etti. Daha sonra dua için kürsüye Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz çıktı. 


- Ardından Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Başkanı Süleyman Çelenk kürsüye çıktı ve konuşmasını yaptı. Çelenk, "Bizler Başbakanımızı çok seviyoruz. Avrupalı Türklere yarım asırlık önemi sayın Başbakan Erdoğan ve çalışma arkadaşları tarafından verilmiştir. Bunun en önemli göstergesi de yurtdışında yaşayan Türklere seçme hakkı tanınmıştır. Bunun için bizler Başbakan Erdoğan'a müteşekkiriz. Buradan önümüzdeki seçimlere katılmanızı diliyorum." dedi

- Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Başkanı Süleyman Çelenk konuşmasını tamamlamasının ardından Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler kürsüye çıktı ve konuşmasını yaptı. İşler, "Buraya ilk gelenler Jön Türklerdi, bugün ise schön Türkler var, Türkiye artık göç veren ülke değildir, 70 sente muhtaç hiç değildir. Buraya ilk gelen gurbetçilerimizden vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Sizleri Yeni Türkiye'nin mimarı ile başbaşa bırakıyorum "dedi.


BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN GURBETÇİLERİ COŞTURAN KONUŞMASI

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;
- Sanmayın ki sadece sizler gubettesiniz sizlerin hasretiyle inanın 10 yıllardır bizler de gurbeti içimizde yaşıyoruz

- Herbirinizden iftihar ediyor gurur duyuyoruz. Sabrınız için dirayetiniz için şahsım, ülkem ve milletim için gerçekten teşekkür ediyorum.

- Başbakan Erdoğan daha sonra Necip Fazıl'ın Gurbet şiirini okudu.

İşte Erdoğan'ın gurbetçileri coşturan o şiir

Dağda dolaşırken yakma kandili, 
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet! 
Ne söylemez, akan suların dili, 
Sessizlik içinde çağlama gurbet! 
Titrek parmağınla tutup tığını. 
Alnıma işleme kırışığını 
Duvarda, emerek mum ışığını, 
Bir veremli rengi bağlama gurbet 
Gül büyütenlere mahsus hevesle, 
Renk dertlerimi gözümde besle! 
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle, 
İçimde dövünüp ağlama gurbet!..


- Rabbim sizleri de bizleride muhafaza eylesin diye dua ediyoum

- Geçen hafta salı günü Soma'da elim bir kaza yaşadık. 301 kardeşimizi hakka uğurladık. Türkiye'de hissettiğimiz acıyı sizler burada hissettiniz


Soma'dan 10 kişilik bir madenci heyeti geldi. Oturduk dertleştik. Onlarla görüşmemin arkasından sayın Şansölye ile telefon görüşmesi yaptık. Bize taziyelerini iletti. Soma için neler yapılabileceğini konuştuk. Almanya makamlarına Soma için bize verdikleri moralden dolayı kendilerine şükranlarımı sunuyorum. 

ALMAN MEDYASINA SERT TEPKİ

- Maalesef ana muhalefetin bazı milletvekilleri de bunlarla birlikte bu eylemlere ortak oluyorlar. Şurada İstanbul, Beyoğlu, Şişli, Okmeydanı'nda illegal eylemlere girdiler. Bir gencimiz orada, maalesef orada öldü. Ardından bir gencimiz daha öldü. Ölenlerden birinin kız kardeşi, 'Siz bu eylemleri yapmasaydınız benim kardeşim ölmeyecekti' dedi. Bakıyorsun hemen buraya yansıması olmuş. Burada bir kısım medya ve bazı örgütler ne yazık ki Soma faciasını kendileri için ranta dönüştürmek için Türkiye Başbakanı'na farklı şekillerde hakaretler ediyorlar. Bir tane kendini bilmez derginin attığı manşet manidardı. Şahsımı cehenneme gönderiyordu. Nasıl biliyorsa cehennemin yolunu?"

- Ülkemdeki medya ile buradaki medyanın koordineli olması anlamlı. Benim milletim size en güzel dersi 30 Mart'ya verdi. 




(Başbakan Erdoğan'ın konuşması sık sık sloganlarla ve alkışlarla kesildi.)

MİLLETİN İRADESİNE SAYGI DUYACAKSINIZ

-Benim ülkemin halkının verdiği kararı bir yerlerin onaylamasına ihtiyacımız yok, sadece milletimizin onayıdır asıl olan. Biz herhangi bir ülkedeki seçim sebebiyle oralara müdahale noktasına gidiyor muyuz? Biz ne napıyoruz, dışarıdan izliyoruz, telefon açıp tebrik ediyoruz. Yapmanız gereken, Türk milletinin o sandıklardan çıkardığı neticeye saygı duymaktır, olay budur. 


BUNLAR ANCAK BOĞAZ'DA DEMLENİRLER

- Soma'daki kazaya bizim içimiz yanıyor. Birileri çıkıyor bunun üzerinden oyun oynamaya çalışıyor. Bunlar benim kömür ocağına giren vatandaşıma bidon kafalı dediler bunlar bişey bilmez dediler.

- Tayyip Erdoğan kömür ocaklarının havasını bilir. Ben masada oturarak değil kömür ocağına indim. Kömür ocağının derinliklerinde indim oradan kömür çıkardım daha sonra madenci arkadaşlarımızla orada yemek de yedik ama bunlar boğazın o soğuğuna bakarak demlenirler.



TERÖR ODAKLARINA TAVİZ VERMEYECEĞİZ

- Ortalığı kan gölüne çevirdiler iki gencimizi öldürdüler. Bunların görevi terör estirmek ama başaramayacaklar

- Referansımız her zaman demokrasi olacak, hukuk olacak, barış olacak. Nefes alıp verdiğimiz her yerde uyumu savunduk, uyumlu bir toplum olduk; bundan sonra da, asimile olmadan, özünden, öz kültüründen, öz dilinden taviz vermeden entegrasyonu teşvik etmeye devam edeceğiz

- Hem Türkiye'nin hem Almanya'nın kalkınması için, büyümesi için, daha güvenli, daha huzurlu ülkeler olması için her aşamada birlikte hareket etmeyi önemsiyoruz.


BU MİLLETİ YOK SAYDILAR

- 10 yıllar boyunca bizler yok sayıldık. Kürt dediler, Alevi dediler, sünni dediler, değerlerimizi yok saydılar, mütedeyyin dediler, başörtülü dediler, namaz kılıyor dediler, maneviyatımızı yok saydılar. Hüngür hüngür okulların kapısında ağlayan anneler babalar bilirim. Üniversitelerde başörtüleri başlarından söküp alınan yavrularımızı bilirim. Ne dediler, sen işçisin işçi kal, yoksulsun yoksul kal dediler, senin başörtün var senden ancak kapıcı olur dediler. Sen doktor, öğretmen, avukat olamazsın dediler. Parlamentoya giremezsin dediler. 

- Türkiye'ye tepeden bakmayı alışkanlık haline getirmiş olanlar var. Türkiye'ye parmak sallamayı, Türkiye'yi kendince tedip etmeyi, terbiye etmeyi kendisine hak görenler var. İçerdekilere söylediğimizin aynısını, dışardaki bu kibir abidelerine de söylüyorum: Türkiye, artık eski Türkiye değil. Köprünün altından çok sular geçti.


DEVLETİN BORÇLANMA FAİZİNİ TEK HANELİ RAKAMLARA İNDİRDİK

-Sene 2002, Türkiye'nin IMF'e borcu 23 milyar dolar. Biz o Gezi dedikleri dönemde o borcu sıfırladık. Bizden öncekiler aldılar, biz kapattık. Merkez Bankası'nın kasasında 27.5 milyar dolar vardı. Şu anda ise 130 milyar dolar. Gezi eylemlerinin olduğu dönemde ise 136 milyar dolar dolayında idi. Devletin borçlanma faizi yüzde 63 iken, biz tek haneli rakama indirdik. Daha da inecek. Biz yüksek faizin bir sömürü aracı olduğuna inanıyoruz.

-Yeni Türkiye'yi artık herkes kabullenmek zorundadır. Büyük ekonomisiyle, aktif dış politikasıyla, 21'inci yüzyılı şekillenmesinde teri olan Türkiye'yi artık herkes görmek ve hazmetmek zorundadır. Hiç kimse, hiçbir ülke, hiçbir uluslararası çevre, parmağını sallayarak, kibirle bize istikamet çizemez. Hiç kimse Türkiye'yi azarlayamaz. Kendisine hak gördüğünü, hiç kimse Türkiye'den esirgeyemez.


BÜTÜN HAKSIZLIKLARA RAĞMEN KARARLILIKLA YÜRÜYECEĞİZ

- Biz, AB'ye tam üye olmayı önüne bir hedef olarak koymuş, bunun için samimi olarak çalışan bir ülkeyiz. Bütün engellemelere, yapılan haksızlıklara rağmen, reformlarını kararlılıkla yapan bir ülkeyiz. Dostlarımız bizden korkmasın, bizden çekinmesin. Barıştan başka, demokrasiden, hukuktan, insanca yaşam şartlarından başka hedefimiz yok bizim

KİRLİ BİR İTTİFAK İÇİNDELER

- Türkiye içinde, millete kibirle bakanlarla, Türkiye dışında kibirle bakanlar, maalesef çok kirli bir ittifakın içindeler. Yaptıkları karalama kampanyalarıyla, yaptıkları algı operasyonlarıyla, Türkiye'de iktidarı zayıflatmak, demokrasiyi zayıflatmak, geçmişte olduğu gibi millete tahakküm etmek istiyorlar. Dikkat edin sevgili kardeşlerim, içerde, o kibir abideleri ne söylüyorsa dışarda da aynıları, aynısını söylüyorlar. İçerdeki bazı siyasetçilerle, dışardaki bazıları aynı dili kullanıyorlar




- Almanya, belki de 'Cehenneme Git Erdoğan' tarzı, ahlaktan, edepten yoksun, ırkçı ve nefret dolu manşetleri yılda bir görüyor. Ama Türkiye'de her gün onlarca gazete bundan daha ağır manşetleri atarken, kim çıkıp da 'Türkiye'de medyaya baskı yapılıyor' diyebilir.



- Recep Tayyip Erdoğan fanidir, her canlı gibi, vakti zamanı geldiğinde, bir an bile erken ya da geç değil, ölümü mutlaka tadacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti, kutlu yolculuğuna kesintisiz olarak devam edecek, hedefleriyle inşallah buluşacaktır. Benim şahsım üzerinden Türkiye'ye operasyon çekmeye çalışanlar, bilsinler ki milletin kararlı duruşunu, şu dik duruşunu, asil duruşunu karşılarında bulacaklardır

- Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye'yi gerçek fotoğraf üzerinden okusun. Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye üzerine değerlendirme yaparken, yanlı medyanın, kışkırtıcı siyasetin, çıkar çevrelerinin, ideolojinin etkisinde kalmasın, hakkaniyetle değerlendirmeler yapsın. Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye'ye bakarken, sadece elitleri, sadece belli kesimleri, belli zümreleri değil, 77 milyonun tamamını görebilsin.




- Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye'yi gerçek fotoğraf üzerinden okusun. Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye üzerine değerlendirme yaparken, yanlı medyanın, kışkırtıcı siyasetin, çıkar çevrelerinin, ideolojinin etkisinde kalmasın, hakkaniyetle değerlendirmeler yapsın. Biz istiyoruz ki Avrupa, Türkiye'ye bakarken, sadece elitleri, sadece belli kesimleri, belli zümreleri değil, 77 milyonun tamamını görebilsin.



- Artık Türkiye, siyasetiyle, ekonomisiyle, insanıyla, misyonuyla, değerleriyle Avrupa'nın bir parçasıdır. Avrupa, özellikle de Avrupalı siyasetçiler bunu artık görmek, kabullenmek durumundadır. Avrupa siyasetinin sorunları, Türkiye kullanılarak değil Türkiye ile çözülür.



- Mavi Kart ile ilgili çalışmalarımız son noktaya geldi. İnşallah fevkalade bir durum olmazsa Meclis kapanmadan yasal düzenlemeyi yapıyoruz, bunu da Meclisimizinden geçireceğiz

KARALAMA KAMPANYALARINA FIRSAT VERMEYECEĞİZ

- "Onlar da bizim vatandaşlarımız. Onlar da bizim kardeşlerimiz. Hiçbir provokasyona mahal vermeden, sağduyu içinde, soğukkanlılık içinde evlerimize döneceğiz. Vakarımızı, ağır başlılığımızı azami derecede sergileyecek, karalama kampanyalarına fırsat tanımayacağız. Türkiye'deki olaylar burada nasıl kışkırtma için kullanılıyorsa buradaki olaylar da aynı şekilde kışkırtma amacını taşıyor. Hiçbirimiz bu tuzağa düşmeyeceğiz. 77 milyon Türkiye'de kardeş iken, yurtdışında da kardeşliğimizi en güçlü şekilde muhafaza edeceğiz

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol