Başbakan'dan çok önemli açıklamalar
İşte Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları;

"Ermenek'teki maden kazası dolayısıyla bir kez daha şahsım adına üzüntülerimi dile getiriyorum. Ailelerine sabır diliyorum. İnşallah en kısa zamanda hayırlı haberler almayı, bir kez daha bu tür kazaların olmamasını niyaz ediyorum. Alınması gereken tedbirler konusunda dün Bakanlar Kurulu'nda kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Ayrıca Yalvaç'ta ve İstanbul'da trafik kazasında vefat edenlere taziyelerimi iletiyorum.

Geçtiğimiz hafta içinde üç önemli yıl dönümü idrak ettik. Birincisi 29 Ekim, Cumhuriyetimiz her gün güçlenerek demokrasiyle taçlanarak tarihteki özgün ve onurlu yerini alacaktır. İkinci yıl dönümü aşure 10 Muharrem. Üçüncü yıl dönümü ise 3 Kasım 2002'nin yıldönümü. Eski Türkiye tarihi yerini aldı. AK Parti güneşi doğdu. 12 yıldır güneş yükselmeye devam ediyor. Tarihte 12 yıl kısa bir süre. Devletlerin yükselişinde 12 yıl aslında uzun olmayan bir süre. Güneşin doğduğu ve iştirak vaktinin yaşlandığını söyleyebiliriz. Kısa bir mukayese yapalım. Eski Türkiye'de milli irade vesayet tehdidi altındaydı. 28 Şubat'ın gölgesi eski Türkiye'nin üzerindeydi. Eski Türkiye'de insanlar düşünceleri, inançları, giydikleri kıyafetler nedeniyle dışlanıyor, tehdit olarak algılanıyordu. Yeni Türkiye'de artık herkes tam bir düşünce ve fikir özgürlüğüne sahip oldu. Artık eşit vatandaşların yeni Türkiye'si doğdu' ifadelerini kullandı.

Eski Türkiye'de 16 ayda bir hükümet değişiyordu. Eski Türkiye'nin hükümetleri ayakta kalmaya çalışıyordu. Bunun için de popülist ekonomik politikalar takip ediliyordu. Bir şekilde iktidar dönemimi tamamlayayım, özellikle 28 Şubat döneminde nasıl bir ekonomik felaketin milleti tarumar ettiği ortadadır. Yeni Türkiye istikrar ve kalkınma demektir. Eski Türkiye'de bir felaket olduğunda felaket yerine ulaşamayan bir devlet vardı. Düzce depreminde nasıl bir ızdırap yaşadık hep beraber. Bahçeli, Ermenek kazasında yaşanan acıları bizlerle paylaşmak yerine istismar etmeyi tercih ediyor. İhmal varsa gerekli cezayı bulacak.

Sayın Bahçeli'ye sesleniyorum onun iktidarında bu ülkenin Başbakanı Ankara'dan Sakarya'ya gitmek için günlerce beklemişti. Bizim iktidarımızda haber bize ulaşır ulaşmaz bakanlarımız alana intikal etti. AFAD bütün birimleriyle alana ulaştı. Hemen ertesi gün ben ve Sayın Cumhurbaşkanımız maden kazasında oradaki vatandaşlarımızla acıyı paylaştı. Kazanın yaşandığı madene doğru indim ve orada gözlemde bulundum. Sayın Bahçeli o büyük deprem sonrası Kocaeli'ye ne zaman ulaşabilmişti?

Şimdi bu maden kazasını istismar edenler, Kocaeli ve Adapazarı depremlerinden sonra kaç yıl sonra o şehirlerin kalkınabildiğinin hesabını vermek durumundadır. Eleştirmeliyiz tamam. Biz de eleştiri yapıyoruz. Acılar üzerinde bir kez siyaset yapmak alışkanlığı devreye girerse bunun sonu Türkiye'de 'kısır siyaset' demektir. Eski Türkiye 'OHAL Türkiye'siydi'. Bu özgür ve pratik ülke bir daha OHAL benzeri durumlarla karşı karşıya kalmayacaktır. Eski Türkiye, faizler ödemeye çalışan bir Türkiye'ydi. Bahçeli ve o gün kadrolarını barındıran CHP bir özeleştiri yapmak durumunda. Yeni Türkiye bir daha değil namerde, merde bile ihtiyacı olmayan Türkiye'dir. Eski Türkiye ekonomide faiz ödemelerini bile yapmaktan aciz bir Türkiye'ydi. Yeni Türkiye gayrisafi milli hasılasını 3,5 katı büyütmüş, 2023'e kadar en yüksek kalkınma hızını gerçekleştiren yükselen Türkiye'dir.

CHP'nin, MHP'nin, HDP'nin belki siyasi geçmişleri farklı ama mantıkları aynı. Vizyon üretemiyorlar. AK Parti'nin üzerinden siyasi rant elde etme çabası. Türkiye'nin temel meseleleri ile ilgili kanaatlerin nedir? Eğer AK Parti'nin dünya politikasından takip ettiği merhamet ve vicdan politikası yanlışsa sizin politikanız nedir, onu söyleyin. Paralel vesayet sistemi, o beddualar, o karamsarlıklar hiçbir zaman bu güneşin yükselmesini engelleyemeyecek. Güneş bir kez daha yükselmiştir, yükselmeye devam etmektedir. Bu güneşin yükselişini izleyen milletimiz, 2002'den bu yana desteğini vermiştir.

Bu felaket tellallarının zikrettiği felaket senaryolarına rağmen, veriler Türk ekonomisindeki canlılığın olumlu seyrettiğini gösteriyor.

Türk ekonomisi çok akıllı bir strateji ile büyüyor. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi kriz bizi teğet geçti. Cari işlemler açığında ciddi bir azalma görüldü. İstihdam küresel krizden bu yana 6 milyon arttı. 17-25 Aralık ithamlarıyla bizi suçlayanlara soruyorum. Yolsuzluk olsa bu kalkınma olur muydu?

AK Parti iktidarları popülizme gitmedi. Kısa ve orta vadeli gözlemcilere göre, AK Parti bu ülkede söz sahibi olmaya devam edecek. AK Parti iktidarları bu ülkenin geleceğini şekillendirmeye devam edecek.

Ülkeye gelen dış yatırım 8,6 milyar dolar.Kılıçdaroğlu kime sorsam endişe beyan ediyor diyor.Tahminim aynayla konuşuyor.

Ekonomik dönüşüm paketinin ilk 9 maddesini perşembe günü açıklayacağız.

Gezdiğimiz vilayetlerde bu iki ay içinde bakınınız; MHP lideri neredeydi, CHP lideri neredeydi? Hiç meydanlara çıktılar mı? Hiç halkla karşı karşıya geldiler mi? Ankara'da kapalı salonlarda, kapalı kapılar ardında basın önünde, sadece ve sadece AK Parti'ye saldırmakla meşgul oldular. Onlara çağrım şu; Siyaset yapacaksanız, inin bu milletin insanlarıyla buluşun. Sadece kendi kendinizle konuşan, kendi kendinize propaganda yapan ve sonra da kendi partiniz içindeki türbülanslarla uğraşma siyasetinden vazgeçin ve alana inin.

Biz Brüksel'de Avrupalı gibi konuşuruz. Ortadoğu'ya gittiğimizde, Bağdat, Şam, Kudüs'e gittiğimizde bir Ortadoğulu Müslüman olarak, bir Ortadoğulu olarak bu kadim kültürden konuşuruz. Taşkent'e, Semerkant'a, Buhara'ya, Aşkabat'a, Bakü'ye gittiğimizde bir Türk olarak konuşuruz. Balkanlara gittiğimizde, Üsküp'te veya Saraybosna'da bir evladı fatihan olarak konuşuruz. Herkesle gönül diliyle konuşmayı biliriz biz.

Ülkede enflasyon tekrar çift haneli rakamlara çıkar diye bir felaket tellallığı yapanlar ve böyle bir karamsar tablo için neredeyse bütün enerjilerini sarf edenlere kötü bir haberimiz var; İnşallah bu ülke, bir daha onların dönemlerinde olduğu gibi iki, üç haneli enflasyonlarla yönetilmeyecek. Ve enflasyon da önümüzdeki dönemde gittikçe artan bir hızla düşecek.

Yeni hükümet kurulduğunda yaptığımız ilk iş, daha güvenoyu almadan yaptığım ilk toplantı çözüm süreci mekanizmasını oluşturma toplantısı oldu. 1 Ekim'de de Başbakanlık kararnamesiyle çözüm süreci mekanizmasını ortaya koyduk. Peki cevap ne oldu? 6-7 Ekim'de eşkıyalıklarını zirveye çıkardılar. Biz bunlara sessiz mi kalacağız!"

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
SADIKLAR 2 yıl önce

İSRAİL MESCİDİ AKSAYA GİRDİ. HAVUZCULAR NERDESİNİZ. BİRAZ SESİNİZ ÇIKSIN.BELKİ BURADAN SİZE BİR HAVUZ DA YÜZME İMKANI ÇIKAR.HADİ BİRAZ DİN TACİRLİĞİ YAPIN.BU TİCARETTEN İYİ KAR EDYORSUNUZ.BELKİDE SAHİLLERDEN BİRİNİ DAHA KAPAMA İMKANI DOĞAR SİZE.BÖYLECE SAHİLLERDE YÜZERSİNİZ....