banner222

Baydemir, "HDP'nin başına gelen yarın CHP'nin başına da gelebilir!"
banner221
Hiçbir suç işlememiş de iktidar elde ettiği güçle HDP'lileri içeri atıp susturuyormuşçasına Baydemir CHP'ye seslenip kendilerine destek olmadıkları takdirde bir gün CHP'ye de sıranın geleceğini söyledi.

Zaten CHP, HDP'nin izinden gitmeye devam ettiği sürece pek yakında operasyon yapmak zorunlu olacak.

 
HDP Merkez Yüksek Kurulu (MYK) üyesi ve Urfa Milletvekili Osman Baydemir, parti milletvekillerinin tutuklanmasına ilişkin yaptığı açıklamada CHP’ye çağrıda bulundu. Baydemir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’a yapılan silahlı saldırıyı da hatırlatarak “Bugün Demirtaş'a, Yüksekdağ'a, HDP’ye yapılanlar, siz susmaya devam ederseniz, yarın size de yapılacaktır. Hiç şüpheniz olmasın. Önce ayağınıza kurşun sıktılar. Denediler, sizi sınadılar. Daha sonra başka adımlar atacaklardır” ifadelerini kullandı. 

Baydemir, AKP İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık “Halk cezaevlerini basacak, mahkûmları asacak” sözlerine ilişkin olarak da “Cumhurbaşkanı'na soruyorum; siz bu bilgiden haberdar mısınız? Bu algı operasyonundan, bu zemin hazırlamadan bizatihi tutuklama gibi siz mi mesulsünüz? Adalet Bakanı'na çağrıda bulunuyorum, siz bu işin neresindesiniz? Başbakan'a soruyorum, sizin bundan bilginiz var mı? Siz bu işin neresindesiniz?” diye sordu.

Baydemir, HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin cezaevi koşullarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Baydemir şunları söyledi:

Türkiye toplumunun adeta umudu olan, sürü olmayı reddeden ve toplumu sürü halinde yönetmenin hiç kimseye fayda sağlamayacağına inanan, bu konuda yegane muhalefet olan eşbaşkanlarımızın ve milletvekillerimizin tutuklanması bir darbedir ve maalesef bu darbe kesintisiz bir şekilde sürdürülüyor. HDP, tek bir fert kalıncaya kadar asla ve kata toplumun sürü haline getirilmesine izin vermeyecektir, rıza göstermeyecektir. Boyun eğmeyecektir. 

Asla ve kata Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın esaret altında tutulmasını, tecritte tutulmasını kanıksamayacağız, bunu meşru görmeyeceğiz. Eşbaşkanımız Selahattin Demirtaş ve milletvekilimiz Abdullah Zeydan, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. Silivri 9 nolu Cezaevi’nde milletvekillerimiz Leyla Birlik, Nursel Aydoğan, Selma Irmak, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve milletvekilimiz Nihat Akdoğan tutuluyor. Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde, Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ, milletvekillerimiz Gülser Yıldırım, Ferhat Encü, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, önceki dönem milletvekilimiz Ayla Akat Ata ki kendisi aynı zamanda KJA sözcüsü, yine Kandıra 2 nolu F tipi Cezaevi'nde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı ve Grup Başkanvekilimiz İdris Baluken tutuluyor.

"Arkadaşlarımız savcılığa çıkarılmadan cezaevlerinde hazırlık yapılmış"

Burada iki hususa dikkatinizi çekmek istiyorum. Bütün bu arkadaşlarımız, eşbaşkanlarımız, milletvekillerimiz daha gözaltına alınmadan, daha mahkemeye çıkarılmadan söz konusu cezaevlerinde hazırlık yapılmış. Yani arkadaşlarımızın tutuklanma kararları daha önceden verilmiş ve hangisinin hangi cezaevine konulacağı daha önce karar altına alınmış. Ortada bir hukuk, bir adalet yok, ortada işleyen bir yargı mekanizması yok. Şu anda arkadaşlarımızın tamamı, başta Eş Genel Başkanlarımız Demirtaş ve Yüksekdağ olmak üzere tecrit altında tutuluyorlar. 

"HDP’lilerin cezaevinde olmasının tek sebebi..."

Bugün Demirtaş’ın, Yüksekdağ’ın ve milletvekillerimizin cezaevinde oluşunun yek talimatı vardır. Bu talimatı veren Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı size sesleniyorum; Demirtaş ve Yüksekdağ muhaliftir ve rakiplerinizdir. Rakiplerinizle demokratik bir zeminde hesaplaşmanın yegane yolu var, o da sandıktır. Sandıkta alt edemediğinizi cezaevine koymak darbedir. 15 Temmuz darbesi nasıl ki millet iradesine bir darbeyse, bugün sizin talimatınızla cezaevine konulan eşbaşkanlarımızın, milletvekillerimizin yaşamış oldukları da aynı şekilde bir darbedir ve gayrimeşrudur. Size çağrım bu gayri meşruluktan bir an önce vazgeçmenizdir.

"Tutuklanan HDP’liler neden bulundukları illerin cezaevlerinde değiller?"

Demirtaş neden Edirne’de tutuluyor? Diğer arkadaşlarımız neden tutuklandıkları illerin cezaevlerinde tutulmuyorlar? Burada çok ciddi endişelere, kaygılara da dikkatinizi çekmek istiyorum. Sakın ha sakın, aklınızdan geçirmeyin. Bu felaketi başka bir felaketle derinleştirme çabasından bir an önce vazgeçin. Tutuklama hukuksuzluktur, tutuklama darbedir ama tutuklama ile de yetinilmiyor. Öyle görülüyor ki bambaşka bir saldırının ve kaosun fitili cezaevleri üzerinden derinleştirilmeye çalışılıyor. 

"Haberdar mısınız?"

AKP İzmir milletvekilinin atmış olduğu bir tweet var. Bir suikast girişimi olduğunda halk cezaevlerine saldıracak ve cezaevindekileri linç edecek diye. Cumhurbaşkanı'na soruyorum; siz bu bilgiden haberdar mısınız? Bu algı operasyonundan, bu zemin hazırlamadan bizatihi tutuklama gibi siz mi mesulsünüz? Adalet Bakanı'na çağrıda bulunuyorum, siz bu işin neresindesiniz? Başbakan'a soruyorum, sizin bundan bilginiz var mı? Siz bu işin neresindesiniz? 

"Kendimizi özgür hissetmeyeceğiz"

Cezaevinde bulunan eşbaşkanlarımız Demirtaş ve Yüksekdağ, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız gayri hukuki, gayri ahlaki, demokrasi dışı yöntemlerle zindana konuldular. Onlar zindandan çıkmadığı müddetçe biz de kendimizi özgür hissetmeyeceğiz. Onlar çıkıncaya kadar, bu parlamento çatısı altında mücadeleye dahil oluncaya kadar mücadelemiz devam edecektir.

"Tırnaklarına zarar gelirse..."

Eşbaşkanlarımızın ve milletvekillerimizin başına herhangi bir şey gelirse, tırnaklarına zarar gelirse bunun birinci derecede sorumlusu Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı ve dokunulmazlığın kaldırılmasına el kaldıran milletvekilleri olacaktır. Az önce sözünü ettiğim sosyal medya paylaşımını yapan milletvekili sizin kumpasını kurduğunuz algı operasyonunun bir parçası mıdır, yoksa ortaçağ engizisyon döneminin çağrısını yapan başka bir kripto mudur? Bunu açığa çıkarmak sizin sorumluluğunuzdadır.

"HDP’ye kaybettirmek size kaybettirmek olacaktır"

Çatışmanın, ölmenin, öldürmenin bu topluma faydası olmayacaktır. HDP'yi yok etmenin, olağanüstü bir rejimle toplumu susturmanın, Cumhurbaşkanı size de faydası olmayacaktır. HDP'ye kaybettirmek size kaybettirmek olacaktır. Çünkü demokrasi zeminini ortadan kaldırıyorsunuz. Çünkü legal siyaset zeminini ortadan kaldırıyorsunuz. Çünkü binmiş olduğunuz dalı kesiyorsunuz. 


"CHP'ye sesleniyorum..."

Ana muhalefet partisine sesleniyorum; bugün Demirtaş'a, Yüksekdağ'a, HDP’ye yapılanlar, siz susmaya devam ederseniz, yarın size de yapılacaktır. Hiç şüpheniz olmasın. Önce ayağınıza kurşun sıktılar. Denediler, sizi sınadılar. Daha sonra başka adımlar atacaklardır.

Sevgili eşbaşkanımız Demirtaş ile insan hakları aktivistiyken çok sık kullandığımız, insan hakları ortamının veciz bir sözü vardı: Susma, sustukça sıra sana gelecek.


 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
delikanlı 5 ay önce

bu milletin ekmeğini yiyip hainlik yapamaz kimse hainler sıra elbette geleçek korkun devletin gücünden

Avatar
ah adalet 5 ay önce

bunu halen daha konuşturuyorlar mı?

banner220