Borsanın eski patronu Meclis yolunda
Ekonomi bürokrasisinde üst görevlerde bulunan Doç. Dr. İbrahim Turhan, AK Parti'nin İzmir'de 2. Bölge birinci sıra adayı olarak katılacağı milletvekili genel seçiminde ulusal ve uluslararası ekonomi çevrelerinin en dikkatle takip ettiği isimlerin başında geliyor.
 
Turhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AK Parti'nin millet iradesinin son söz ve karar merci olmasını kendisine şiar edinmiş bir hareket olduğunu, burada yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.
 
Mesleki yaşantısında belli bir tecrübe ve birikiminin oluştuğunu dile getiren Turhan, politikaya atılma nedenini "Önce akademisyen, sonra Ankara bürokrasisi, sonra Borsa İstanbul'daki bilgi ve tecrübelerimi milletin hizmetine sunma yolunun siyaset olduğunu düşünüyorum" diye açıkladı.
 
"Beklenti içerisinde değilim"
 
AK Parti'nin "Halka hizmet hakka hizmettir" prensibini kendisine şiar edindiğini, yaptıkları her çalışmayı halka, hakka hizmet yolunda bir gayret olarak gördüklerini ifade eden Turhan, kendisinin seçimden sonra ekonominin üst yönetiminde yer alacağı iddialarına ilişkin şunları söyledi:
 
"Bu kutlu yürüyüşün içerisinde yer aldıktan sonra, Yeni Türkiye'yi inşa edecek ekibin bir parçası olduktan sonra görevlendirmelerin, makamların, mevkilerin, konumların ben konuşulmasını bile gereksiz addederim. Şimdiye kadar benim için en büyük motivasyon gösterilen güvene layık olmaya çalışmak ve milletime hizmet etme şerefine onuruna sahip olmak oldu. Bunun dışında herhangi bir şey beklentisi içerisinde değilim."
 
"Kısa vadede yüzde 4 büyüme"
 
Genel seçimlerle birlikte başlayacak dönemde ekonomi politikalarının temel odağının büyüme olacağına işaret eden Turhan, şöyle konuştu:
 
"Kısa vadede yüzde 4'lük büyüme, ondan sonraki dönemlerde de bunu yüzde 5'e çıkarma hedefimiz var. Bunun gerçekleştirilebilir olduğunu düşünüyor ve savunuyorum. Ama bunun için şu hususlar gerçekten önemli. Bir taraftan ekonomide sürekliliği sağlarken ki bunun için temel unsurlar özel mülkiyet hakkının güçlendirilmesi, piyasa etkinliğinin arttırılması, Türkiye'nin küresel yatırımlar açısından cazip bir yatırım merkezi olmasını sağlayacak açık ekonomi politikasının sürdürülmesi ve özel sektör öncülüğünde büyüme modelinin etkinleştirilmesi olacak.''

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol