Bu da Diyanet'i kaldırmanın başka bir versiyonu


DiNiHABERLER.COM / öZEL

 
Zerdüşt müftü yine yapacağını yaptı ve Diyanet'in kaldırılmasını başka bir versiyon ile dile getirdi.


Zerdüşt müftü bir gazeteye vermiş olduğu demecinde; "TOBB ile siyasetin ilişkisi bir nezaket ilişkisidir. Seçimle gelmiş, tamamen özerk, kendi ekonomik ilişkilerini tanzim eden o şekilde faaliyetlerini yürüten bir kurum olarak karşımıza çıkıyor TOBB. Peki Diyanet niye bu şekilde nezaket ilişkisinde olmasın? Niçin bir müftü o şehre atansın. Hatta kendimi diyeyim: Ben resmi gazeteden atamamı öğrenmek yerine Diyarbakır’ın kendi müftüsünü seçmesi daha iyi olmaz mıydı? Elbette bunun kriterleri var. Ehliyet, yetenek, kabiliyet, yeterlik olmalı. Kriterleri bellidir. Diyarbakır kendi müftüsünü seçsin, şafi ağırlıklıdır. Yozgat, İzmir kendi müftüsünü seçsin, Hanefi ağırlıklıdır. Dersim kendi müftüsünü seçsin, alevidir. Iğdır kendi müftüsünü seçsin, Caferi ağırlıklıdır. Bunun özeti biz inanç hizmetlerinin din hizmetlerinin de kendi selameti için tartışılmasından yanayız. Nasıl ki hukukun selameti için yargı bağımsızlığını tartışıyorsak, Diyanet hizmetlerinin de selameti için yeniden yapılanması gerekir, tartışılması gerekir" dedi.


Madem her il müftüsünü seçecek, Trabzonlular laz müftü, Artvinliler gürcü müftü ve Edirneliler de göçmen müftüsünü seçsin.

Tamam...

O zaman Diyanet ne iş yapacak?

Bu açıklamada Silho'nun "Diyanet kaldıracağız" demesinin bir başka versiyornudur. Görüyoruz ki Zerdüştler çok çabuk kaynaşmışlar. Zerdüşt müftünün yıllarca Diyanette görev yaparken içinde başka düşüncelerinin olduğunu da bu açıklamasıyla ele verdi. Ayrıca müftünün ne kadar cahil olduğunu göstermektedir. Çünkü islamda müftü olmanın şartları bellidir.  Zerdüşt müftünün bu açıklamasına göre Ermeni müftü de olabilir. Savunduğu tez bu dur. Bu tez ise Türkiye'yi kamplaşmaktan ve kutuplaşmaktan öteye götürmez. Alevilik bir din mi ki alevi müftüsü olsun.

İşte Zerdüşt müftünün içler acısı durumu...
 
 
HERKES KENDİ MÜFTÜSÜNÜ SEÇSİN

Dindarlığı bir yatırım aracı olarak gören hükümetin Diyanet ile böylesine iç içe olması normal mi? Aralarındaki ilişki ve mesafe nasıl olmalı? Diyanetin yeniden yapılanması gerektiğini düşünenlerdensiniz bildiğimiz kadarıyla. Nasıl ve sadece Hanefiler için mi? Şafiilere, Alevilere ve Hristiyan topluluklara eşit yaklaşım sağlanması mümkün mü? Yatırımlar konusunda hükümet çok ustadır. Mesela Suriye’ye yatırım yaptı. Suriye’ye kriz yatırımı yaptılar. Şimdi de kriz üretiyorlar. Şimdi de bu kriz, bu üretim beraberinde kaos getirdi. Şu andaki diyanet yatırımları da aynıdır. Siyasetle diyanet ilişkisinin çok da nezih olduğunu söyleyemeyiz. Bizim anlatmak istediğimiz siyasetin Diyanet üzerindeki tahakkümünün kaldırılmasıdır. Biz istiyoruz ki Diyanet sivil olsun. Antidemokratik bir yapı olmasın. Tarafsız olsun. Özerk olsun. Bunlar toplum tarafından tartışılsın. Hatta Diyanet bugünkü sistemiyle diğer inanç gruplarına cevap olamadığı için, ki uygulamaları bunun ispatıdır, yeniden yapılandırılsın. Bütün inanç gruplarının diyanet hizmetlerinde, inanç hizmetlerinde kendilerini ifade edebileceği ve bir vatandaşlık hakkı olarak haklarını kullanabileceği bir sistemle hizmetin yürütülmesi gerekir. Zaten sistemde siyaset ve diyanet arasında mutlaka mesafe olmalı. TOBB örneğini verdim daha önce. TOBB ile siyasetin ilişkisi bir nezaket ilişkisidir. Seçimle gelmiş, tamamen özerk, kendi ekonomik ilişkilerini tanzim eden o şekilde faaliyetlerini yürüten bir kurum olarak karşımıza çıkıyor TOBB. Peki Diyanet niye bu şekilde nezaket ilişkisinde olmasın? Niçin bir müftü o şehre atansın. Hatta kendimi diyeyim: Ben resmi gazeteden atamamı öğrenmek yerine Diyarbakır’ın kendi müftüsünü seçmesi daha iyi olmaz mıydı? Elbette bunun kriterleri var. Ehliyet, yetenek, kabiliyet, yeterlik olmalı. Kriterleri bellidir. Diyarbakır kendi müftüsünü seçsin, şafi ağırlıklıdır. Yozgat, İzmir kendi müftüsünü seçsin, Hanefi ağırlıklıdır. Dersim kendi müftüsünü seçsin, alevidir. Iğdır kendi müftüsünü seçsin, Caferi ağırlıklıdır. Bunun özeti biz inanç hizmetlerinin din hizmetlerinin de kendi selameti için tartışılmasından yanayız. Nasıl ki hukukun selameti için yargı bağımsızlığını tartışıyorsak, Diyanet hizmetlerinin de selameti için yeniden yapılanması gerekir, tartışılması gerekir.
 

 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
M. Rauf Haznedar 2 yıl önce

Senin gibi bir müftüyle keşke çalışsaydım senin ne olduğunu ipe sererdim. Ben seni o zaman seçerdim müfti olarak...
müfti terbiyecisi

Avatar
o zaman 2 yıl önce

bu müftü yü neden il müftülüğü makamına kadar yükselttiniz buda diyanetin idare zaafiyeti olduğundandır

Avatar
Din gönüllüsü 2 yıl önce

Diyanet te bu zihniyete çok muftu var... bunları bu mevkilere getirenler utansın.

Avatar
düşünür 2 yıl önce

Kimin adina konuşuyorsun şurda kalmiş uç beş yıl sen gerisini düşün bakalım öbur tatafta ne cevap vereceksin yaşasın zalimler için cehennem

Avatar
a.kadir ceylan 2 yıl önce

Siz hdp ye küfrederek Ak parti ye düşman kazandırıyorsunuz. Tıpkı Ziya Gökalp in Kürtlük projesinde başarılı olamayınca Türkçülük yapması gibi. Ama şunu unutmayın Ak partililer ve Hdp liler Müslüman olarak kardeştirler. Ve barış içinde yaşamaya devam edeceklerdir. Siz istemesenizde

Avatar
hoca 2 yıl önce

seni o göreve getirenler de suç

Avatar
hoppa dedik 2 yıl önce

Biraz araştırma yapılırsa daha böyle müftü ve imamların olduğu görülecektir. Diyanete duyrulur...

Avatar
özeleştiri 2 yıl önce

Diyaneti yönetenlere şu gerçeği bu köşenizde anlatın.Bugün şu müftü ve üst yöneticiler için personel arasında gizli anket yapılsa,göreceksinizki yüzde 90 gibi personel bunları sevmiyor.Seven yüzde 10 luk kısımda yalakalık yapıp istediğini yaptıranlar.Önce bunların kurumda itibarını kazanmaları lazım.personel yanında yaptıkları yüzünden itibarları sıfır.Vekil olmak istiyorlar.Kurumlarında değeri olmayanların mecliste işi ne .Demekki yanlış kişiler müftü yapılıyor.Diyanet baştan reform edilmeli.