Cumhurbaşkanı Erdoğan: İdlib'e asker göndereceğiz

İngliz haber ajansı Reuters'a konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'İdlib'e asker göndereceğiz' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İdlib'e asker göndereceğiz

İngliz haber ajansı Reuters'a konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'İdlib'e asker göndereceğiz' dedi.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
22 Eylül 2017 Cuma 06:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İdlib'e asker göndereceğiz
banner221

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Reuters'a verdiği özel mülakatta, gündeme ilişkin konularda değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. Türkiye Cumhurbaşkanı verdiği demeçte, gerilimi azaltma bölgeleri konusunda varılan anlaşma kapsamında Suriye'nin İdlib bölgesine asker konuşlandırılacağını açıkladı.

Erdoğan, 'Türkiye’nin stratejik ortağı olan ABD'nin başarısız bir darbe girişiminde bulunan Fethullah Gülen'i iade etmesi gerektiğini' söylerken "Kaldı ki bizim ülkemizde şuan idam yok, rahatlıkla iade edebilirsiniz" dedi. Erdoğan ayrıca Washington yönetiminin Suriye'de IŞİD’le savaşan YPG güçlerini silahlandırmasının Washington ve müttefiklerine zarar verebileceği konusunda uyarıda bulundu. Söyleşide Almanya ile siyasi ilişkilerin geliştirilebileceğini ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'e Türkiye'yi ve politikalarını eleştirmekten kaçındığı için Erdoğan’ın övgüde bulunduğu belirtilirken, Rusya'nın S-400 füze sistemini satın almasına rağmen Türkiye'nin NATO ile olan bağları güçlü olduğunu söylediği belirtildi.

'85 KOLİ BELGEYİ OBAMA YÖNETİMİNE VERDİK'

Fetullah Gülen’in ABD'den iadesiyle ilgili yöneltilen soruya ilişkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 85 koli belgenin eski ABD Başkanı Barak Obama döneminde kendilerine verildiğini belirterek, "85 koliyi Sayın Obama döneminde biz bunlara verdik ve böyle bir adım atılırken PKK aynı şekilde burada örgütleniyor. PKK'nın da burada çok ciddi bir örgüt ağı var. Bunların hepsini bildirdik. Tabii Amerika Birleşik Devletleri gibi adeta demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden bir ülkede teröristlerin barındığını görmek bizi üzmektedir. Biz bunları dosyalarla veriyoruz. 85 koliden bahsediyorum bakın 85 kitaptan değil ve bunlar belge. Bunlardan bahsediyorum. Bizde herhangi bir teröristleri olduğu zaman veyahut da bir vatandaşları olduğu zaman hemen kendilerine bizden vermelerini istiyorlar. Bu tabii adil bir yaklaşım tarzı değil. Temenni ederim ki stratejik ortağımız olan ABD yanlışı süratle giderir ve bizim ülkede devlete karşı darbe girişiminde bulunan, 15-16 Temmuz bu iki gün içerisinde benim 250 vatandaşımın ölmesine neden olan, parlamentomuzu bombalayan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni bombalayan, Emniyet Harekat Merkezimizi bombalayan bütün bunlarla beraber İstanbul Boğaz Köprüsü'nde ki şimdi Şehitler Köprüsü oldu burayı bombalayan bu alçaklara karşı bizim atılması gereken adımları atmamızda yardımcı olması gerekir." dedi.

'ÖSO'YU VERELİM, KARA HAREKATINI TÜRKİYE İLE YAPIN DEDİM'

Erdoğan, şöyle devam etti:  "Bunlar sıradan bir olay değil. 2 bin 193, benim vatandaşım yaralandı. Bu gerçekleri ABD görmezse kim görecek. Şu anda bakın Suriye'de DEAŞ'a karşı biliyorsunuz yanına PYD'yi YPG'yi almak suretiyle bir mücadele veriyor. Ben kendilerine şu teklifi yaptım. Dedim bizimle beraber yapın bu işi. İki tugay asker verelim, Özgür Suriye Ordusunu verelim ve kara harekatını Türkiye ile beraber yapın. Siz bize sadece hava harekatında destek verin. Bildiğiniz gibi Cerablus, Rai, Dabık ve El Bab'da 2 bin kilometrekarelik alanda 3 bini aşkın DEAŞ'lıyı etkisiz hale getirdik. Bunu yaparken kimseden destek almadık. Şimdi de Rakka'da DEAŞ'a karşı mücadeleyi biz sizinle rahatlıkla veririz ama yarın terör örgütüyle anılmayın. Bir terör örgütünü yok etmek için başka bir bir başka terör örgütünü kullanmanın doğru olduğuna ben kesinlikle inanmıyorum ve bu aklı verenlerde bence yanıltmanın politikasını gütmüşlerdir."

'MGK'DAN SONRA ADIMLARIMIZI ATACAĞIZ'

Erdoğan, Reuters'a verdiği söyleşide Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) 25 Eylül'de yapılacak olan bağımsızlık referandumuna ilişkin açıklamalarında şunları söyledi:

"Bizim 27'sinde bir MGK toplantımız vardı. Tabii bu 25'indeki gelişme sebebiyle MGK toplantısını yarına aldık. Yarın  MGK toplantımızı yapacağız, hemen arkasından da Bakanlar Kurulu toplantısı gerçekleştirilecek. Yeni bir adım var. Buradaki yaptırımlar neler olacak, hepsini MGK'da etraflıca görüşeceğiz. Bu yaptırımların zamanlaması yol haritası ne olacak, tüm bunları MGK'da, Bakanlar Kurulu'nda görüşmek suretiyle yapacağız. Gündeme gelen yeni bir adım daha var, cumartesi günü de hükümetimizin yurt dışına asker gönderme kararı söz konusu. Bunu parlamentoya getirecek.  Bu kararın çıkmasıyla çok farklı bir süreç olacak. Biz hep şefkat elimizi uzattık, kredi imkanları verdik. Kerkük petrol boru hattıyla alakalı bu noktadaki sıkıntılarında yanlarında olduk. Bunlar etraflıca ele alınacak. Bunlar ele alındıktan sonra adımlarımızı ona göre atacağız."

'MERKEL TÜRKİYE'YE KARŞI SALDIRMADI'

Berlin-Ankara hattındaki gerginliğe ilişkin olarak da konuşan Erdoğan, şunları söyledi:

Yeşiller Partisi'nin bize saldırmasını önemsemem. Onların karakterinde olan bir şey. Sol grupların Türkiye'ye saldırmasını önemsemem, onlar saldırır. Merkel çok daha önemli bir politika gütmüştür. Merkel herhangi bir saldırıya girmemiştir. Bazı açıklamalar yaptım. Oradaki bütün soydaşlarımıza açıklamada bulundum. Türkiye düşmanlarına oy vermeyiniz dedim."

'ALMAN HALKIYLA ASLINDA BİR SORUNUMUZ YOK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Almanya ilişkileriyle ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine, umudunun düzeleceği noktasında olduğunu belirterek, "Çünkü bizim Alman halkıyla aslında bir sorunumuz yok. Sorun Alman yönetiminindeki bazılarının diyorum bakın istisnalar var yanlış davranışları ve Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı takındıkları tavırdan kaynaklı ve ki bunların içinde eski dost bildiğimiz arkadaşlar var. Çok iyi münasebetlerimizin olduğu arkadaşlar var. Hepsi politik yaklaşımlarla yani Türkiye'ye karşı olursak bize daha çok oy gelir düşüncesiyle bize saldırdılar ve bunlar bizi şaşırttı" dedi.

'AB'YE ÜYELİK KONUSU HİÇ BİR ZAMAN İYİYE GİTMEDİ Kİ, 54 SENEDİR ALMANYA KAPIDA BEKLETTİ'

"Peki sizce bu durum AB'ye katılım sürecini daha da zorlaştırdı mı sizin bu konudaki tahmininiz nedir? Türkiye'nin AB'nin bir parçası olması konusundaki sizin beklentileriniz ne yönde?" sorusu üzerine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "AB'ye üyelik konusu hiç bir zaman iyiye gitmedi ki. Sene 1963 resmi müracaatımız var. Sene 2017, 54 sene. 54 senedir Almanya hep kapıda bekletti ve devamlı da her zaman kötüye gitti. Mesela ben başbakan olduğum zaman yani 15 sene önce bütün liderler zirvesine katılırdım. Ama Fransa'da Sarkozy, Almanya'da Merkel iş başına geldikten sonra liderler zirvesine bizler katılamaz duruma geldik. Bunun birkaç kez gerekçelerini sorduk gerekçe açıklayamadılar. Böyle uygun gördük. Ve göreve geldiğimde fasıllar aç kapa yapılıyordu ve daha sonra bizim bir fasıl aç kapa yapılmıştı. Ondan sonra aç kapa yapılamaz hale geldi. Sadece fasıl açılıyor ama kapama yapılamıyor. Ve şu ana kadar yanılmıyorsam 14 faslın bir tanesinin aç kapası yapılmıştır diğerleri sadece açılmıştır ama kapama yapılmamıştır. Ve verdikleri hiçbir sözü de tutmamışlardır. Örneğin vizelerin kaldırılması. Çoktan kaldırılacaktı. Kaldırmadılar."

'6 MİLYAR EURO SÖZ VERİYORSUN, VERİLEN 825 MİLYON EURO'

"Bu mültecilerle ilgili konuda, biz tabii şu ana kadar 30 milyar doları aşkın burada bir harcama yaptık. Ve en sonunda 2016'nın 1 Temmuz'u itibarıyla bize kendileri 3 milyar dolar, yıl sonuna kadar da bir 3 milyar dolar toplamda 6 milyar dolar kendi belirledikleri uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla bizim Kızılay'ımıza aktaracaklardı. Şu ana kadar gelen ne biliyor musunuz? 825 milyon avro. 6 milyar avro söz veriyorsun verilen 825 milyon avro. Öbür tarafta Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliğine bakıyorsunuz buranın da gönderdiği işte yaklaşık 525 milyon dolar. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Ve Türkiye kendi imkanlarıyla kendi gücüyle bütün bu çevredeki mültecilere desteğini verirken sadece burada mı kalıyor hayır. Tüm dünyadaki imkansız, sıkıntılı neresi varsa hepsine de bu noktada önüne açtı. Bakın şu anda işte Arakan sorunu var. Ve Bangladeş-Arakan sınırında oradaki bütün o maalesef sıkıntı içerisinde olan insanlara ben eşimi gönderdim, oğlumu gönderdim, dışişleri bakanımı, aile ve sosyal bakanımı oraya gönderdim ve yerinde tespitler yaptık. İl etapta bin ton gıda, ilaç, giysi vesaire oraya ulaştırdık. İkinci etapta da 10 bin ton yine aynı şekilde gıda, ilaç vesaire göndereceğiz ve Sayın Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina ile görüşmem oldu, cumhurbaşkanıyla görüşmem oldu. Ve onlarda orada bunlar için bir ada tahsis ettiklerini söylediler. Ve bu adayla ilgili de Bangladeş'te müşterek çalışma yapıp, orada bunların barınacağı yerleri de süratle yaparak bu sefaletten bu mültecileri bir an önce kurtaralım istiyoruz. Dayanışma halinde, dayanışma içinde Bangladeş Kızılay'ıyla, Türk Kızılayı beraberce bu adımı atabilirler. Bütün bu çevredeki mültecilere destek verirken sadece burada mı kalıyor, hayır tüm dünyadaki."

'PUTİN İLE GÖRÜŞECEĞİZ'

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın iktidarda kalmaması gerektiğini savunan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Pazartesi günü Putin'le görüşeceğiz, perşembe günü de Ankara'da yemek yiyeceğiz. Suriye'de ne gibi adımlar atılması gerektiğini, bunların terör örgütlerinden arındırılmasıyla barışın olduğu bir zemine nasıl kaydıracağız bunun gayretinde olacağız. Bu konuları da İran Devlet Başkanı ile burada görüştük, Astana'da görüştük. Nasip olursa 4 Ekim'de de İran seyahatim olacak. Benden önce de Genelkurmay Başkanımın bir seyahati olacak, Irak Genelkurmay Başkanı'nın bir ziyareti olacak."

'SURİYE HALKI EN İDEAL ŞEKİLDE ÇÖZECEK'

Erdoğani sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
"Biz Esed'i Suriye'de iktidarda kalmasını cinayet olarak görüyoruz. Devlet terörü estiren biridir. 1 milyon insanı öldüren biridir. Kimyasal ve konvansiyonel silah kullanan birinin demokratik bir ülkede kalması düşünülebilir mi? Suriye halkı kendini yönetecek birini bulmalı. Suriye halkının en ideal şekilde çözeceğine inanıyoruz. Yapılan üçlü çalışmalardan sonra Astana süreci başlamıştır. Çatışmasızlık bölgesi ile ilgil iyi gidiyordu ancak merkezde hastanenin vurulması bizi endişeye sevk etmiştir. İdlib'teki çatışmasızlık bölgesinde Rusya'nın güvenlik tedbiri var içeride Türkiye'nin tedbiri var."

'OHAL'İ 1 AYDA KALDIRDIK'

Erdoğan'ın açıklamalarının devamından satırbaşları şöyle:

(OHAL'in kaldırılmasına ilişkin soruya) OHAL bir defa teröre karşı aldığımız bir tedbirdi. Biz iktidara gelince OHAL vardı 1 ayda kaldırdık. Ülkemi devirmeye yönelik bir darbe girişimi var bunu niçin uygulamayacağız?

ABD'ye 12 terörist teslim ettik. ABD'nin teröristleri barındırması üzücü. 

'SINIRSIZ BİR ÖZGÜRLÜK OLABİLİR Mİ?'

Bir defa açık net söyleyeyim, Türkiye'de basın özgürlüğü noktasında sıkıntı yok. Sınırsız bir özgürlük olabilir mi? Basın mensupları da sınırsız özgürdür diyebilir miyiz? Basın mensubu ruhsatsız silah taşırsa ve yakalanırsa gereği yapılmayacak mı? Hırsızlık yaparsa gereği yapılmayacak mı? Muhalefet medyasının kapatıldığı yalan. Darbe medyasının kapatıldığını söylerseniz doğru. Darbeyi yapanların medyasını mahkemelerimiz kapatmıştır. 150 kişi filan içeride yok. 'Ben gazeteciyim' diyene inanmayın. Terör örgütü herkese birer kart veriyor. Sarı basın kartı bulunanların sayısı 50'yi geçmez. Basın özgürlüğü noktasında şahsıma, aileme, çocuklarıma öyle saldıranlar var ki. Bunlar hakkında zaman zaman ancak hakkımı mahkemelerde arıyorum. O gazetelerin patronları ziyarete geldiklerinde sorduğumda 'Olmaz böyle şey' diyorlar. 'Olmuş işte' diyorum.

'NATO İLE İLGİLİ BİR SIKINTI YAŞAMIYORUZ'

Rusya'dan olumsuz bir yaklaşım olmadıkça almakta kararlıyız. NATO'dan istediğim silahları alamıyorum. Ama terör örgütü ile iş birliği yapıyorlar bunu neyle açıklayacağız? Biz dostları artıracağız, düşmanı azaltacağız. Yunanistan'da S-300 var. NATO, S-300'lerle alakalı bir şey söylememiştir. NATO Genel Sekreteri bununla ilgili bir açıklama yapmıştır. Sekretere burada yaptığım görüşmede etraflıca konuştuk. Şu anda bizim NATO içerisindeki ülkelerle konularda herhangi bir sıkıntı yaşamadığımız gibi, NATO'nun yapısı içerisinde bir sıkıntı söz konusu değildir. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.