Cumhurbaşkanı Erdoğan "Süper Teşvik Paketi"ni açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Proje Bazlı Teşvik Sistemi Tanıtımı ve 2017 Yılında Hazırlıkları Tamamlanan Yatırımlara Teşvik Belgesi Dağıtım Töreni'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Süper Teşvik Paketi"ni açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Proje Bazlı Teşvik Sistemi Tanıtımı ve 2017 Yılında Hazırlıkları Tamamlanan Yatırımlara Teşvik Belgesi Dağıtım Töreni'nde konuştu.

09 Nisan 2018 Pazartesi 16:55
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Süper Teşvik Paketi"ni açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen Proje Bazlı Teşvik Sistemi Tanıtımı ve 2017 Yılında Hazırlıkları Tamamlanan Yatırımlara Teşvik Belgesi Dağıtım Töreni'ne katıldı.

Törende bir konuşma yapan Erdoğan, teşvik belgelerinin hayırlı olmasını diledi.

Firma sahiplerine ve yöneticilere Türkiye'nin büyümesine, hedeflerine doğru ilerlemesine sağladıkları katkıları için şükranlarını sunan Erdoğan, "Belki biraz tekrar oluyor ama büyüklerimizin geçmişte sözleri var; '180 kere de tekrar etseniz bu kıymetlidir.' Bu konuyu böyle 23 proje 19 firma teşvik belgesi diye ifade edince sıradan bir hadiseymiş gibi görünür. Halbuki işin aslına baktığımızda bu 23 projenin 135 milyar lira yatırım bedeli olduğunu görüyoruz. Bu yatırımlar sayesinde 34 bin 111 doğrudan, 134 bin de dolaylı istihdam ortaya çıkacak. Bu yatırımlar ihracatımıza 6 milyar 318 milyon dolarlık katkı sağlarken, ithalatımızın da 12 milyar 312 milyon dolar azalmasını temin edecek. Böylece geçtiğimiz yıl 47 milyar dolara ulaşan cari açığımızda 19 milyar dolarlık bir iyileşme sağlamış olacağız." diye konuştu.

"Büyüyeceğiz, hep birlikte kazanacağız"

Türkiye'nin 2023 hedefleri konusunda çok önemli bir adım olarak gördükleri bu teşvik sistemini ve bugün belgelerini dağıtacakları uygulamaların hayata geçmesinde emeği olan herkesi tebrik eden Erdoğan, "Başbakanımızdan, Ekonomi Bakanımıza, kanunlaşma ve Bakanlar Kurulu kararlarının alınması sürecine, bütün bu süreçte emeği geçen, bu önemli projenin ülkemize kazandırılmasında katkısı olan herkese teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz 15 yılda milli geliri 236 milyar dolardan 860 milyar dolara çıkararak, ülkeyi üç buçuk kattan fazla büyütmeyi başardıklarını belirtti. 2003-2017 arasında ortalama büyüme oranının yüzde 5,8 düzeyinde gerçekleştiğine işaret eden Erdoğan, geçen yıl yüzde 7,4'lük büyüme oranıyla ortalamanın üzerine çıktıklarını vurguladı.

Erdoğan şunları söyledi:

"Aynı şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor. Birileri şunu diyorlar; 'Fazla büyüme hayırlı, isabetli değildir.' Niye? Kıskançlık, başka bir şey değil. Büyüme olmadıktan sonra ne işe yarar. Büyüme oranınız ne kadar artarsa o kadar güçlü olacaksınız. İşin aslı bu. Türkiye büyüdükçe, iş adamıyla, çalışanıyla, devletiyle hep birlikte kazanıyoruz. Büyüyeceğiz, hep birlikte kazanacağız. Mesela, çalışanlarımızın milli gelirden aldıkları pay 2002 yılında yüzde 25 iken, bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 30,5 düzeyine çıktı. Aynı şekilde 2005 yılında 19 milyon 600 bin düzeyinde olan çalışan sayımız, geçtiğimiz yıl 28 milyon 200 bine yükseldi. Neredeyse 10 milyona yakın bir istihdam artışı yaşandı. Kadınlarımızın ve gençlerimizin iş gücüne katılım oranları, istihdamdan daha fazla arttığı için işsizlik hala yüzde 10'un biraz üzerinde görünüyorsa da inşallah bunu da en kısa sürede tek haneli rakamlara indireceğiz."

"İhracatımızı yıllık 36 milyar dolardan 160 milyar dolara çıkardık"

Turizmdeki gelişmelerin, istihdamda da beklenilen başarıyı getireceğine değinen Erdoğan, "Türkiye sadece büyümüyor. Aynı zamanda bu büyümeyle ortaya çıkan gelirin, adil bir şekilde dağılmasını da sağlıyor. İhracatımızı yıllık 36 milyar dolardan, mart ayı itibariyle 160 milyara çıkarmış olmamız da tarihi bir başarıya işaret ediyor." dedi. 

"Yeni rekorlara imza atacağız"

Turizmde yaşadığımız darbe girişimi ve terör olayları sebebiyle meydana gelen gerilemeyi büyük ölçüde hamdolsun telafi etmiş durumdayız. İnşallah bu sezon hem turist sayısı bakımından hem gelir bakımından yeni rekorlara imza atacağız.

"Doğu'yu ihmal etmeyin"

Turizmde, darbe girişimi ve terör olayları sebebiyle meydana gelen gerilemeyi büyük ölçüde telafi ettiklerini aktaran Erdoğan, "İnşallah bu sezon hem turist sayısı hem gelir bakımından yeni rekorlara imza atacağız. Burada hemen bir sinyal vereyim. Doğu'yu ihmal etmeyin. Turizmde özellikle Van, Ağrı, Iğdır, buraları ihmal etmeyin. Üçlü Zirve'de Sayın Ruhani de ifade etti. Bakın, şurada 15 gün içerisinde 169 bin turist geldi. Bizim o bölgedeki doluluk oranı neredeyse yüzde 90'ın üzerine çıktı." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o bölgelerde altyapının tamamlanması gerektiğini belirterek, "İran'dan oraya turistler geldiği zaman orada rahatlıkla özellikle Nevruz kutlamalarını yapabilsinler. Ama orada kalmıyor. Oradan Antalya'ya geçiyor, İstanbul aynı şekilde. Bizim bunları da kokuyu iyi alıp, nereden kimler geliyor, kimler gelebilir, buna hazırlığımızı yapmamız lazım. Hazır olmamız gerekiyor. Üstelik bu büyümeyi devletimizi borç batağına sürüklemeden önemli ölçüde özel sektörümüzün dinamizmiyle gerçekleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

"Daha önce vergi gelirlerinin tamamına yakını faizlere gidiyordu"

Kamu borçlarının milli gelirimize oranı 2000 yılında yüzde 60 düzeyindeyken bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 8 buçuğun altına düştü. Daha önce vergi gelirlerinin neredeyse tamamına yakını borç faizlerinin ödemesine giden bir Türkiye vardı. Yüzde 85’leri buluyordu. Öyle ki 2002 yılında 119 milyar lira bütçe gelirine sahip Türkiye, 87 lirası faiz, 52 milyar lirası anapara olmak üzere 139 milyar lira borç ödemesi yapıyordu. 2017 yılında ise, 630 milyar lira bütçe geliri elde eden Türkiye, 86 milyar lirası faiz, 57 milyar lirası anapara olmak üzere toplam 143 milyar lira borç ödemesi gerçekleştirdi.

Bütçe gelirlerimiz 5 kattan fazla artarken borç ödememiz aşağı yukarı aynı kalmıştır. İşte ortaya çıkan bu kaynakla da ülkemizi her alanda büyüttük, kalkındırdık, bu seviyeye getirdik.

"Türkiye’yi 2 kat daha büyütmemiz gerekiyor"

2023 hedefimiz olan Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için bugünkü Türkiye’yi 2 kat daha büyütmemiz gerekiyor. Büyüme demek, yatırım demektir. Yatırım demek, istihdam demektir, üretim demektir, ihracat, teknoloji, hizmet, refah demektir. Yeni yatırımlara ihtiyacı olan Türkiye’nin bu süreçte aşması gereken hem teknik hem de psikolojik bir engel var. Az önce de ifade edildiği gibi o da cari açık sorunudur. Yurtiçinde ve yurt dışında ekonomimizle ilgili değerlendirme yapan herkesin önümüze koyduğu bu sorunu çözmenin yolu da teknoloji ve sermaye konusunda yeni yaklaşımlar geliştirmekten geçiyor.

"Enerjimizin yüzde 10'unu buradan temin edeceğiz"

Akkuyu Nükleer Güç Santrali 22 milyar dolarlık bir yatırım ve inşallah 2023'te bunun ilk etabının açılışını yapacağız. Enerjimizin yüzde 10'unu buradan temin etmiş olacağız. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin aynı zamanda ülkemize kazandırdığı, kariyeri yüksek gençler... Bu mühendislerimiz Rusya'da yetiştiriliyor. Sistem oturunca diğerleri de takip edecek. 3.500 istihdam, 10 bine ulaşacak. Bunlar Türkiye'nin nereye gittiğini gösteriyor.

"Devletin kaybı olarak değil, ülkenin ve milletin kazancı olarak bakıyoruz"

Bugün vereceğimiz teşvik belgelerinde vücut bulduğu şekilde devletin tüm imkanlarını iş dünyamızın istifadesine sunuyoruz. Yatırımın olmadığı, üretimin olmadığı, istihdamın olmadığı bir yerde devlet zaten alacak vergi de bulamaz. İş adamlarımızın önünü açarken verdiğimiz teşviklere devletin kaybı olarak değil, ülkenin ve milletin kazancı olarak bakıyoruz.

Teşvik belgeleri ile ana başlıkları şu şekilde ifade edebiliriz:

-Teşvik kapsamındaki yatırımlara gümrük vergisi muafiyeti getiriliyor. Bu yatırımlardaki makine ve teçhizatları ile inşaat harcamaları için KDV istisnası uygulanabiliyor..

-Teşvik belgesi sahiplerine yatırım tutarının iki katına kadar kurumlar vergisi indirimi veya 10 yıla kadar kurumlar vergisi istisnası imkanı sunuluyor. 

-İstihdam maliyetlerini düşürmek için 10 yıla kadar sigorta primi işveren hissesi desteği, 5 yıl brüt aylık asgari ücretin 20 katına kadar nitelikli personel desteği, 10 yıla kadar gelir vergisi stopajı desteği veriliyor.

Finansman konusunda ise 10 yıl boyunca tüketimin yarısı kadar enerji desteği, yatırım tutarının yüzde 49'una kadar devlet sermayesi tutarı sağlanabiliyor.

-Yatırımın yapıldığı kamu arazisinin 49 yıl süreyle tahsisi yapılırken, istihdam garantisi şartıyla gerekirse bedelsiz devri yoluna da gidilebiliyor.

İşte gerçek Türkiye budur. Türkiye’nin işte gerçek gündemi budur. Asıl tartışmamız, konuşmamız, tekliflerimizle yön vermemiz gereken konular işte bunlardır. Her kim ülkemizin bu asli meselelerimizi bir kenara bırakıp, siyasetimizi ve milletimizi dedikoduyla, iftirayla, hakaretle meşgu ediyorsa, onun heybesi boştur, tamtakırdır.

Kaynak: AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.