Davutoğlu'ndan önemli açıklamalar

Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları;

- Kendine güvenen bir parti olarak barajın arkasına da saklanmadık barajdan da korkmadık

- Milli Güvenlik Kurulu'nda hiçbir cemaat konuşulmamıştır, hiçbir cemaate karşı da tedbir düşünülmemiştir. Paralel bir yapı, paralel bir örgüt konuşulmuştur ve ona karşı tedbir düşünülmüştür çünkü biliyoruz ki onlar hedeflerine ulaşmış olsalardı Türkiye'de meşru siyaset yapma alanı kalmayacaktı

PARALEL YAPI BİR CEMAAT DEĞİLDİR

Bir kere bazı kavramların ne kadar yozlaştırıldığı, ne kadar anlam kayması olduğu bu Cemaat kavramında son zamanlarda yaşananlardan dolayı nasıl değiştiğini gördük. Cemaat gönül beraberliğidir, şu cemaat olur, bu cemaat olur eğer bu muhabbet gönül birliğine dayanıyorsa yasaklarla kaldırılacak şeyler değil bunlar. Cemaatler kanunla, yasayla bir araya gelmezki bunlarla tekrar kaldırılsın. Herhangi bir cemaate devletin tavır alması demek sosyolojiye tavır alması demektir. Ama Paralel Yapı bir cemaat mi derseniz? Cemaat değil. Hiç bir gerçek cemaat yapısı AK Parti iktidarlarında kendini zor durumda gördü mü? 28 Şubat'ın bunaltıcı tavrından bu ülkeyi kim çıkardı? Burada oyun başka bir oyun, 28 Şubat'ta herkes maske taktı, herkes birşeyler söyledi. Bu maskeleri kaldıran AK Parti iktidarlarıdır, 'Oğlunuz Kuran'ı Kerim kursuna gidiyor mu?' diye soruyorlardı herkese. O vasıfla zorlukla karşılaşmayanlar şimdi neden karşılaşıyor? Çünkü, cemaat diye gösterip kendini farklı faaliyetlerde bulunanlardı. Ankara'da bürokrasiyi örgütleyerek millet adına otorite kullanmaya kalktılar. O zaman, 'Sen cemaat değilsin artık' deriz. Bunlara cemaat adı vermek, cemaat adına ihanettir. Paralel Yapı diyoruz bunlara çünkü cemaat vasfını kaybetti bunlar. Birisi eğer bu devleti örgütlenmek suretiyle ele geçirmek isterse, bu 60'lı yıllardaki cunta faaliyeti şeklinde olsun, başka şekilde olsun bir şekilde devletin içinde Paralel bir örgütlenmeyle devlet iradesine hipotek koymaktır. Şimdi buna cemaat faaliyeti denir mi? Cemaat vasfını yitirmemiş olsalardı geçmişte ne iseler aynı şekilde yürürlerdi. Siz kendi yakınlarınızı devletin belli kademelerine getirmek için sınavlara müdahele edeceksiniz sonrada ben hayır işi gönül işi yapıyorum diyeceksiniz. Buradan kesinlikle hayırlı bir niyetle destek veren vatandaşlarımızı tenzih ederiz, onlar Türkçe'yi yayan, bayrağı temsil eden faaliyete destek veriyoruz dediler. Ama öyle bir kriminal yapı oluştu ki, Cumhuırbaşkanımızın odasına böcek yerleştireceksiniz, benim ofisimden gizli toplantıları deşifre edeceksiniz sonra da 'Biz yapmadık' diyeceksiniz. Fakat neden sahip çıktınız? O tapeleri yayarak ne yapmaya çalıştınız. İyi niyetlilere soruyorum, bu şimdi cemaat faaliyetimidir? Bu yapı, böyle yakalanınca bu sefer diğer cemaatleri de kendi kategorileri içinde göstermek için aslında hakarette bulunuyorlar. Hayır onlar sizin gibi değil, başka hiç bi cemaat böyle bir eylem içine girmedi. Emniyet içinde örgütlenerek, yargı içinde örgütlenerek 'Bir tek benim elemanlarım buraya girer' demedi. İnsanların namahremlerine girmedi, kime yapılırsa yapılsın bu bizim için suçtur. Bu yapılar, cemaatler neden bunu üstüne alınsın ki? MGK'da hiç bir cemaat konuşulmamıştır, hiç bir cemaate karşı da tedbir görüşülmemiştir. Hiç bir cemaat, hiç bir sivil toplum örgütü baskı altına alınmayacaktır ama kim olursa olsun halktan meşruiyetini almadan devlet üzerinde ipotek koymaya kalkarsa karşı konulacaktır. Muhalefet yapacak olan buyursun çıksın er meydanına. 'Siyasetten uzağım' diyecekseniz uzak durun o halde. Ben akademisyen kimliğimdeyken siyasetten uzaktım mesela. Cemaatin o pak, güzel ismini kimsenin yozlaştırmaması lazım. Cemaatlerimizin de hiç bir şekilde tedirgin olmaması lazım, tekrar söylüyorum hiç bir sivil toplum faaliyeti, demokratik bir toplumda tehdit altında değildir. Taki sivil toplumun sınırlarını aşarak kamu tekelini kullanmaya kalkmasın.

İşte AK Parti'nin son oy oranı!

"BÜTÜN BU TORTU ÜZERİNDEN YENİ BİR ŞEY İNŞA ETMEK DURUMUNDAYIZ"


6-7 Ekim olaylarının alarm edici bir etki yaptığını anlatan Davutoğlu, "Bir daha böyle bir örneğin yaşanmaması sebebiyle şimdi konuşacağımız bir dönem var. Kimseye de bir tarih vermek istemem. Tarih verip de bu süreçler her an provoke edilen, kolay bir süreç değil. 30-35 yıl süren bir sorun. İnsanların hayatları yanmış. Bunun arkasında 12 Eylül Diyarbakır hapishanesinde yapılan işkenceler de var, hepsi var. Bütün bu tortu üzerinden yeni bir şey inşa etmek durumundayız. Bu üç şeyden geçiyor, kamu düzeni, atılabilecek diğer adımlarla bilikte güvenin ihtas edilmesi, silahları bırakma adımının geçilmesi" dedi.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Davutoğlu, "Gönül ister ki biz seçimlere kadar bu meseleyi büyük ölçüde çözelim. İstiyoruz ki karşı tarafa doğru kulaçları hızlı atalım. Birileri bu kulacı atmaya çalışanların ayaklarını çekmeye çalıştı 6-7 Ekim olaylarında. Biz buna takılmadık kulaç atmaya devam ediyoruz. inşallah seçimden önce nihai noktaya geliriz, mümkün olsa yarın. Ama önemli olan biz bunu dediğimizde bütün aktörlerin de aynı iradeyi göstermesinden emin olmamız lazım. Atılması gereken adımlar neyse atılır. Biz, kararlı bir şeklide iyi niyetli bir şekilde tutumumuzu sürdürürüz, gerekli adımları atarız. İnşallah en kısa zamanda nihai hedef olan kimsenin dışlanmadığı siyaset anlayışının yerleşmesi, silahlı bütün faaliyetlerin tamamıyla devre dışında kaldığı bir evre olur" diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE FELAKET TELLALI BOL"

Türkiye'nin bu hafta G-20 dönem başkanlığını üstlendiğini hatırlatan Davutoğlu, "Türkiye'de felaket tellalı bol. Reel sektörün dönüşümü ile ilgili önümüzdeki hafta da ekonomiyle ilgili müjdeler vereceğiz. 8 pakette özellikle sosyal destek boyutunda. Bunların hepsi reform paketleri. Bundan sonra her hafta reform paketi ilan ederek yolumuza devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Türkiye'de büyüyen bir nüfusun olduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, "Dinamik bir nüfus olduğu için tabii ki daha fazla iş talebi gelecek. Çok yüksek oranda memnuniyet var. Burada önemli olan üretimimizi daha hızlı artırabilmek, Türkiye'nin orta gelir tuzağına girmeden gelişmiş 10 ekonomi arasına girmesini sağlamak" ifadelerini kullandı.

Şeffaflıkla ilgili açık tedbirlerin alınacağına dikkati çeken Davutoğlu, yolsuzlukla mücadele alanın da atılacak adımların olduğunu ifade etti.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN YAPISI

"Son YAŞ toplantısında, iki noktaya dikkatleri çektim" diyen Davutoğlu, "Bir, silahlı kuvvetlerimizin insan yoğunluklu ordu yapısından teknoloji yoğunluklu ordu yapısına geçmesi. Belli teknikleri, caydırıcı özelliklere sahip olduğunuzda riskleri minimize etmiş oluyorsunuz. Mesele asker sayısını artırmak değil, etkin bir askeri güç, etkin bir teknolojik güç kapasitesine ulaşmak. O zaman savunma sanayimizi geliştireceğiz. Elektronik savaş kabiliyeti bunları artıracağız. Şu anda bunu finanse edecek ekonomik gücümüz var. İkincisi insan mümkün olduğu kadar profesyonelce askerliği meslek olarak benimsemiş insanlara ağırlık vermek lazım. Meslek olarak askerlik yapacak olanların TSK içindeki oranını artıracağız. Vatani görevi herkesin onur duyduğu bir şey ama bu kısa sürelerde de yapılabilir. Bedelli askerliğe buradan geldik, TSK'nın ilerideki yapılanmasına dönük perspektifi...Bu tekrar edebilecek bir şey değil, ümit ederiz vatandaşlarımız bu imkanı iyi kullanırlar" açıklamasında bulundu.

Çankaya Köşkü'ne ne zaman taşınacağının sorulması üzerine Davutoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanlığı sarayına tümüyle taşındığında, Başbakanlık bürokrasisi geniş bürokrasi. Doğal seyri içinde bunlar olur. Bu binaların hepsi millete aittir. Biz, kiracı bile değiliz. Omuzunda sorumluluk taşıyan, ateşten gömlek taşıyoruz. O bizi yakmadan, o binalarda bizi dar bir şeye sokmadan bir sonraki nesle halkımız kimi tercih ederse ona devredeceğiz" dedi.

ANKETLER

Son gelen anket sonuçlarında bütün partilerde düşüş eğiliminin olduğunu anlatan Davutoğlu, "AK Parti'de yükseliş var. Muhalif tarafta kim olursa olsun AK Parti'nin var olan oylarını muhafaza ettiğine dönük işaretler var. Sürekli bu anketleri yaptırıyoruz" diye konuştu. Başbakan Davutoğlu, İstanbul'daki metro ağının daha da genişletileceğini dile getirdi. Yoğun iş temposuna karşın aldığı kendisinin bir vitamin alıp almadığının ve bu konuda bir önerisinin olup olmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, "Vatandaşla karşılaştığınızda kucaklaşın, gönlü gönlünüze geçsin" ifadesini kullandı

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Anahtar Kelimeler:
Başbakan Ahmet Davutoğlu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hüsnü 2 yıl önce

pkk da paralel.. hem de paralelin alası.. adamlar hakkariye vali atamışlar.. delirecem ya! bir hükümet yetkilisi de çıkıp, pkk terör örgütü doğuda paralel bir devlet kurmaya çalışıyorlar demiyor.. çözüm diye diye çok taviz verildi pkk'ya. öcalan'a kanaat önderi diyen mi ararsın; öcalan'ın saygınlığını düşüneni mi ararsın.. hükümetin çok yanlış söylemleri oldu son zamanlarda.. bunları da görmek lazım.

Avatar
.... 2 yıl önce

şimdi mgk irtica ve pkk terör örgüt listesinden çıkarıldı yerine cemaatler geldi yaklaşık 1 yıldır paralel diyorlar ama ortada somut bir şey yok hani iddianame hani suçlular cezaevlerinde kimse yok sadece laf