Erdoğan: Binlerce dava açacağız
Lyon dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, Paralel Yapı'yla mücadelenin hızlanacağı işaretini verdi. Erdoğan, Akşam Gazetesi'nden Mehmet Ocaktan'ın sorularını yanıtladı:
 
"SİYASET DIŞI ADAY TÜRKİYE'YE HAKSIZLIKTIR"
 
Gerek Viyana’daki gerekse Lyon’daki etkinliklerinize katılan Avrupalı Türklerden bazılarıyla ayaküstü yaptığım sohbetlerde, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgli şöyle bir algı oluştuğunu gördüm: AK Parti’nin sizin dışında bir ismi aday göstermesi halinde, bu kişi sadece seçime katılan adaylardan biri olarak kabul edilecek. Sizin aday gösterilmeniz durumunda ise Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 12’nci Cumhurbaşkanı olarak görülecek. Kamuoyundakiyle bire bir örtüşen bu algıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Adayımızı, biliyorsunuz, ay sonunda açıklayacağız. Evet, söylediğiniz gibi halk böyle bir tepki veriyor. Gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı siyaset dışı biri olarak değerlendirmek, aslında Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük haksızlıktır. Tüm ülkelerde siyasetin içinden gelmiş olanlar cumhurbaşkanlığına aday oluyorlar. Seçilenlerin hepsi de siyaset içinden gelenler oluyor. Son dönemde Türkiye çok güçlendi. O nedenle de siyasetin içinden gelenler ile dışından gelenlerin performansları farklılık gösterecek. İşte onun için bizim tercihimiz Türkiye için çok isabetli olacak.
 
"ÖNCE MUHALEFETİN ADAYI BELLİ OLMALI"
Neden adayı açıklamayı ay sonuna bıraktınız?
 
Çünkü önce muhalefetin adayının belli olması gerekiyor. Şu anda muhalefetin adayı kesin mi? Hayır. Kesinleşmesi için Meclis’te önergeye imzaları atsınlar, sonra ismini Yüksek Seçim Kurulu’na bildirsinler… Son ana kadar her şey olabilir. Adaylığın son günü olan 3 Temmuz çok önemli.
 
"TERS KÖŞE YAPABİLİRİZ"
Muhalefetin adayının değişmesi durumunda, sizdeki durum da değişebilir mi?
 
Olabilir. Bir bakarsınız ters köşe yapmış olabiliriz.
 
"BU İŞ BURADA BİTMEZ"
 
Ekmeleddin İhsanoğlu siyaset mühendisliği mi?
 
Ben onu bir kenara bırakıp, tabloyu şöyle görüyorum: Ergenekon, Balyoz. Herkes peş peşe çıkarıldı. Asıl manidar olan; başbakanlığı dinleyenler, böcek koyanlar, Teftiş Kurulu’nun çok ciddi tespitlerine rağmen serbest bırakıldı. Kimi savcılıkta, kimi mahkemeler tarafından. 17 Aralık darbe girişimi bitmedi, 25 Aralık teşebbüsü bitmedi. Başbakan’ı dinleyenler, ofisine böcek koyanlar bırakılıyor. Burada paralel yargı yoksa, nerede var? Ama bu iş burada bitmez. Haklarımı sonuna kadar kullanacağım. Başbakanlığı dinlemenin, Başbakan’ın ofisine böcek koymanın bir bedeli olmalı. Olmazsa herkes için felaket olur...
 
"YARGI DEVLETİNE DÖNÜŞÜRSEK TÜRKİYE BİTER"
 
'İnlerine gireceğiz' diyorsunuz, başladınız mı?
 
O mücadele olacak. Öyle uzun bir süreç de olmayacak. Yoksa cumhurbaşkanı, başbakan olmanın hiçbir anlamı kalmaz. O zaman paralel yargı gelsin, memleketi yönetsin. “Kuvvetler ayrılığı” diyorsun, bakıyorsun yürütmenin adımlarını paralel yargı köstekliyor. Türkiye bir 'jüristokrasi' (Yargının yürütme yerine geçtiği rejim) ile karşı karşıya. Bir yargı devletine dönüşürsek, Türkiye biter. Şimdi yaptığımız bazı yasal düzenlemeler Cumhurbaşkanı’nın önünde. Onaylanınca, hızlı adımlar atılacak.
 
Soruşturmalar bitince, tüm dosyalar veya davalar, tek bir mahkemede toplanabilir mi?
 
İçeride, dışarıda olanlar var. Kaçmış olanlar var. Kırmızı bültenler yayımlamaktan dava açmaya kadar her şey olacak. Onlar nasıl bize yüzlerce dava açtı, biz de onlara yüzlerce, binlerce dava açacağız. O zaman olay farklı gelişecek. Zaten bazı gelişmeler de ortaya çıkmaya başladı. Türki Cumhuriyetler’de, bazı Afrika ülkelerinde o paralel örgütün okulları kapatıldı, kapatılıyor. Bir proje geliştiriyoruz. O bitince süreç hızlanacak.
 
"AYM KARARLARI AK PARTİ SAYESİNDE OLDU"
 
Ergenekon, Balyoz davalarında sanıklardan bir bölümü darbeye teşebbüs etmiş olabilir. Ama kurunun yanında yaşın yanması gibi örnekler de olmadı mı?
 
Bakın; 2010 referandumunda biz 'Evet' ile çıktık. CHP, MHP, BDP ise 'Hayır'cı oldular. Ne oldu? Şimdi o 'Hayır'cılara 'Evet'çiler bugünkü zemini sağladı. Bireysel başvuru, yeniden yargılanma hakkı… Bu yolların hepsini 'Evet'çi AK Parti açtı. Anayasa Mahkemesi kararları, içtihatları bile AK Parti’nin açtığı yolun sonucu. 'Evet', 'Hayır'cıların işine yaradı. Referandumda 'Hayır' diyenler, şimdi taltif görüyor. Ne yaparlarsa yapsınlar (Balyozcular’ı kastediyor), artık bir şey olmaz. Çünkü artık Yeni Türkiye var.
 
IRAK'TAKİ REHİNELERİN DURUMU
 
Irak’taki rehineleri cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilişkilendiren iddialar, yorumlar var. Doğru olabilir mi?
 
Böyle bir şeyi düşünmek bile istemem. Çünkü o şahıs (Ekmeleddin İhsanoğlu’nu kastediyor) buna müsait değil.
 
Rehineler olayında son durum ne?
 
Üç noktada özetleyebilirim:
1- Takipçisiyiz.
2- Temaslar devam ediyor.
3- Bizim için önemli olan vatandaşlarımızın salimen dönmelerini sağlamak.
 
Sizi rahatlamış görüyoruz. Sanki karar vermiş insanların huzuru var. Peki, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni Başbakanı kim olacak?
 
(Güldü ve 'Tuzağa düşmem' anlamında bir ifadeyle geçiştirdi.)
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.