Erdoğan: Türk askeri, ABD'li özel kuvvetleri oradan çıkardı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'de gerçekleşecek BM toplantısı öncesinde açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

Birleşmiş Milletler'in 71. Genel Kurul görüşmelerine katılmak üzere az sonra New York'a hareket edeceğiz. Görüşmelerde tüm ülkelerin katılması bekleniyor. Katılımcı ülkelerin büyük çoğunluğu devlet başkanları, dışişleri bakanları nezdinde katılıyor. Ziyaretimde bana bakanlarımız Veysi Kaynak, Bekir Bozdağ, Fatma Betül Sayan, Ömer Çelik, Mevlüt Çavuşoğlu, Nihat Zeybekci, Berat Albayrak ve milletvekillerimiz eşlik ediyor.

BM GENEL KURULU'NDA KONUŞMANIN KONUSU

Program kapsamında salı günün BM Genel Kurulu'na hitap edeceğim. Konuşmamda terörle mücadele başta olmak üzere Suriye ve Irak krizi, mülteci sorunu,15 Temmuz darbe girişimi, ki bizim demokrasi mücadelemiz olmuştur. Bunun karşısında Türk milletinin duruşu ile dünyanın duruşunu değerlendirme noktasında olacağım. Bunu muhataplarımla paylaşacağım.

71. Genel Kurul, ülkemiz açısından hassas bir dönemde gerçekleşiyor. 15 Temmuz'un yaraları sarılırken diğer taraftan Fırat Kalkanı Harekatı ile Suriye kaynaklı terörle mücadele veriliyor. Sınırlarımız içinde de başarılı operasyonlar yapıyoruz.

İşin Suriye, Irak yönü olsa da PKK ile eş değerde olduğu için diğer örgütleri de zikretmeden geçmek doğru değil. Terörle mücadele önümüzdeki günlerde yeni boyutlar kazanarak devam edecek.

'BUNDAN SONRA DÜNYANIN HİÇBİR YERİ FETÖ VE MİLİTANLARI İÇİN GÜVENLİ DEĞİL'

Genel kurula hitabım FETÖ'nun tüm dünya kamuoyuna en doğru biçimde anlatılması için vesile oluşturacaktır. Terör örgütünün tehdidi için dostlarımız da uyarmaya devam edeceğiz. Bundan sonra dünyanın hiçbir ülkesi FETÖ'nun militanları için güvenli bir sığınak değildir, olmayacaktır.

Dünya 5'ten büyüktür diyerek ortaya koyduğumuz reform ihtiyacını da ortaya koyacağım.

SURİYE KRİZİ

Harekat kapsamında bugüne kadar 900 kilometrekarelik bir alan terör unsurlarından temizlendi. Şu anda güneye doğru ilerliyoruz. Cerablus sakinleri başta olmak üzere Suriyeliler, DEAŞ'tan arındırılan bölgeye dönmeye başladılar. Sivil toplum kuruluşlarımız bu kardeşlerimizin her türlü ihtiyacını karşılıyor. Güvenli alanlar çoğaldıkça, Suriye'ye geri dönenlerin sayısı da artacaktır. Suriye sorunu sadece Suriyelilerin veya Suriye'ye komşu ülkelerin meselesi değildir. Bu kriz sonuçları küresel bir boyut kazanmıştır.

'SURİYE BM İÇİN UTANÇTIR'

Suriye konusunda vakit kaybı BM için utançtır. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere artık insanlığın bu konuda sorumluluğunun farkına varması gerekiyor.

Devlet ve hükümet başkanları ile görüşmelerim olacak. 21 Eylül günü DEİK ile bir akşam yemeğinde ABD'deki yatırımcılrala bir araya geleceğiz. ABD'nin değişik televizyon kanalları ile yayınlarımız olacak. Ziyaretim sırasında ABD'deki Türk ve Müslüman toplum temsilcileri ile de görüşeceğiz. Her açıdan oldukça yoğun bir program bizi bekliyor.

'ABD ÖZEL KUVVETLERİ, ÖSO TARAFINDAN İSTENMEDİ'

Özel kuvvetler ÖSO tarafından istenmedi. ÖSO'ya yönelik ABD'li yetkililerin davranışları süreci bu yöne itti. Bizim yetkililerimiz, bizim özel kuvvetler mensuplarımız 30 kadar ABD'li özel kuvvetleri oradan çıkardı.

Bu konuyla ilgili olarak Amerikalı yetkililerin açıklaması, yanlış tespit istikametinde, bunun daha ilerisini belki seyahatte, hayırdır, nasıl oldu diye biz de sorar bunun gerçeğini orada daha yakından öğrenme fırsatını buluruz.

ABD Özel Kuvvetleri, ÖSO tarafından istenmedi, istenmiyor. ÖSO'ya yönelik de burada ABD'li yetkililerin davranışları süreci buraya doğru itti. Bizim özel kuvvetler mensuplarımız onları oradan çıkardılar ve böylece bir sulh ile işi bitirmiş oldular.

Bizim kesinlikle Suriye'nin kuzeyinde bir PYD-YPG gibi bütünlük içinde terör koridoru oluşmasına müsaade etmeyeceğimizi hep söyledik. Devlet ifadesi kullanmayı zul addediyorum. IŞİD ismi ile İslam'a hakaret ettiklerinin de hala farkında değiller. IŞİD diye bir terör örgütünü kabul etmiyoruz. Bunun adı DEAŞ'tır. Bizim dinimiz terörü reddediyor.

'BURADA BİZİ DİNLEYİN'

Tel Abyad denilen yer Arapların yerleşim bölgesidir. Bu yerleşim bölgesini çeşitli operasyonlarla PYD-YPG'ye bıraktı DEAŞ. Bu Haseke'den gelen bir süreç. Bu şekilde geldiler. Hedef Akdeniz'e açılmak. Biz hep sabrettik, artık yetti dedik. Bunu Amerika'ya, Rusya'ya söyledik. Münbiç operasyonunda biz kesinlikle PYD-YPG olmayacak dedik. Orası Araplara aittir. Bunlar tuttular, sanki PYD-YPG'ye aitmiş gibi gösterdiler. Bize 3-4 ay sürer dediler, 15-20 günde iş bitti, haklıymışsınız diyorlar. Burayı tanıyan biziz. Burada bizi dinleyin ya. NATO'da biz sizinle beraberiz. Buradaki pisliği temizleyelim.

'BAB'A İNECEĞİZ'

'Bab'a neden iniyorsunuz?' deniyor. Biz Bab'a ineceğiz. Buraları bize tehdit unsurları olmaktan çıkarmamız gerekiyor. Biz inşaat olayını halledelim, sizler bize mali destek verin.

Merkel'in ifadesi vardı, ben buraya 10 milyar dolar ayırırım diye. Tamam destek olun biz konutları inşa edelim. Uygulamaya gelince hepsi kayboldu.



 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol