Erdoğan'dan paralel mesajı, 'Açık açık söylüyorum'
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ak Parti istişare toplantısında konuştu...
 
13 yıl boyuncu bizi yoğun bir taarruz durumunda tuttular. Amaçları Ak Parti iktidarını çalışamaz, iş göremez haline getirmek istiyorlar. Arkadaşlar 13 yıllık süreçte hem partimizi dimdik ayakta tuttuk. Hem de Allaha hamd olsun Cumhuriyet tarihimizin en büyük reform ve yatırımlarını gerçekleştirdi. Asli vaziefelerimizi layıkıyla yerine getirdi. Ak Parti'yi milletin kurduğunu unutmayın. Milletimizin her bir talebi, arzusu, hayalleri ve istekleri Ak Parti'nin yapısında ete bürünmüştür. AK Parti 13 yıl boyunca manda ve himaye kabul etmeyen, milletin egemenliğinden başka egemenlik kabul etmeyen bir yapıda devam etmiştir. Medya millet egemenliğine biliyorsunuz ortaktı. Üstelik de egemenlik üzerinde milletten daha fazla bir güce sahipken, Ak Parti bu dönemde sona erdirilmiştir. Ak Parti döneminde, sermaye, cunta, asker vesayeti de sona ermiştir. Bu dönemin en önemli kazanımlarıdır bunlar. Ak Parti aldığı her kararı milletle almış ve milletle yerine getirmiştir. Biz partimizi kurduğumuz da bize ömür biçenler vardı. Ama hepsi yanıldı ve onların dedikleri olmadı. Allah'ın dediği oldu.
 
Ne yazık ki bizimle beraber yürüyenlerin içerisinde bile son zamanlarda Ak Parti'nin kısa zaman içinde dağılacağını söyleyenler bile var. Bu da çok manidar. Biz sadece milletten yetki alan bir parti olduk. Ama biz milletin hayır duasını da her daim yanında bulun bir parti olduk. Milletimize mahcup olmamak için 13 yıl boyunca çok büyük bir hassasiyet ile hareket ettik ve milletimize mahcup olmadık. 13 yıl içinde 9 seçime girdik. Bizim tükeneceğimizi, dağılacaığımızı, yorulacağımızı düşünenler her seçimin arkasından hayal kırıklığı yaşadılar. Çünkü niyet hayır akibet hayır. Bizle böyle yürüdük. Ama onların niyeti hayır değil şerdi. Genişletilmiş il başkanları vesilsiyle bir kere daha 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminde bize olan desteklerinden ve hayır dualarından dolayı teşekkür ediyorum. Burada teşkilatın her kademesindeki kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tüm çalışma arkadaşlarıma da bizatihi teşekkür ediyorum. 10 Ağustos seçiminde saedce Ak Parti'ye gönül vermiş kardeşlerime değil. CHP, MHP, HDP, BBP ve diğer tüm partilere de teşekkür ediyorum. Bize desteklerini açıklayan siyasi partilere de teşekkür ediyorum. Sivil toplum kuruluşlarını da teşekkür ediyorum.
 
Değerli arkadaşlarım 10 Ağustos seçiminde her zaman olduğu gibi burada mukayeseli oranları vereceğim 81 vilayetin her birinden oy aldık. Bu şu bakımdan çok önemli. Ak Parti için sürekli ayrımcılık suçlaması yapanlara bir cevapdır. Diğer siyasi partilerin hangi konumda olduğunu söylemesi bakımından bile önemli bir olaydır. Bizim en düşük oy aldığımız yerler Tunceli ve Şırnak'tır. Buralarda da yüzde 14'ün üzerindedir. Bizim yüzde 15'in altında oy aldığımız il sayısı iki. CHP ve MHP'nin ortak adayı 12 ilimizde yüzde 15'in altında kaldı. Ortak adayın yüzde 5'in altında oy aldığı 11 il var. Bu da manidardır. Hani şimdi bazı medya unsurları çıkıp diyorlar ya Türkiye'yi kapsayan parti oldu diyorlar ya, işte olmadığının ispatı. Ortak aday bir ilde yüzde 2'nin altında. HDP adayı ise 21 ilde yüzde 1'in altında kaldı. 30 Mart seçimiyle kıyaslandığında sadece 7 ilde oyumuzun düştüğü görülüyor. Ortak adaya göre ise 80 ilde oy kaybına uğramışlar. Ortak aday sadece bir ilde oy artırdı. Biz ise 70 ilde oy oranlarını arttırdı. Çünkü Ak Parti siyasi Kürtçülük, ne de siyasi Türkçülük yapıyor. Biz tüm Türkiye'nin partisiyiz, bizim farkımız bu.
 
Bu seçimin şampiyonlarına gelirsek birincilik yine Rize'de. Rize'ye buradan selamlarımı gönderiyorum ve bir kere daha teşekkür ediyorum. İkincilik Bayburt'ta, Bayburt'un bu tevccühü benim için çok önemli. İnşaallah en kısa zamanda teşşükür ziyareti yapacağız. Üçüncü en yüksek oy veren ilimiz Gümüşhane oldu.

Gümüşhane'de beni çok duygulandırdı, oraya da selam ediyor, teşekkür ediyorum. Sıralamada dördüncü sırada Konya var. Ama büyükşehirler sıralamısnda birinci oldu. Son mitingimizi Konya'da yapmıştı. Konya'ya da yine selam gönderiyor teşekkür ediyorum. Beşinci sırada ise Aksaray yer aldı. Aksaray he seçimde ham olsun bakıyorsunuz istikrarını koruyan bir ilimiz ve partimize desteğini istikrarlı bir şekilde devam ettiren bir ilimiz. İlçelere gelince, en yüksek oyu veren ilçemiz Adıyaman'ın Sincik ilcçesi oldu. Oy oranı yüztde 96 oldu. Sincek'e buradan selamlar, inşaallah Adıyaman'a teşekkür ziyaretinde Sincek'e özellikle uğrayacağım. İlçelerde sıralama Şanlıurfa Harran ikinci sırada. Rize Güneysu üçüncü sırada. Oralarada selam sev sevgilerimi gönderiyorum ve teşekkür ediyorum.
 
Biz bu noktada kendimizi acı çekerken evlatlarımız aynı acıyı çektiler. Yeni kuşakların aynı bu acıyı çekmesini istemedik. Bizim bu konuşmalarımıza dudak büken herkese diyorum ki; yaptılarımıza bakın ve ona göre konuşun. Sözlerimize inanmayanlar yaptıklarımıza bakarlarsa orada samimiyetimizi ve sözlerimize olan vefayı göreceksiniz. Hangi reformu hangi yatırımı yapsaydık 70 milyonun refahını düşünerek yaptık. Basın özgürlüğünün kısıtlandığı bir ülke olarak gösteriliyoruz. Buradan açıkca söylüyorum. Bazı medya mensupları bana ve arkadaşlarıma her türlü hakaretleri yapabiliyor mu? Hatta bazı yargı mensupları taraf davranıyorlar ki; bu eleştiriye girer siz siyasetçisiniz diyorlar. Bu sebeple olumsuz karar veriyorlar. Bizi basın özgürlüğünü kısıtlamakla suçlayanlar, Gazze'de neden ortalıkta yoklar onlara bakalım. 12 gazeteci Gazze'de öldürüldü. Bazıları yaralandı. Medya ofisleri bombalandı. Bazı gazetceiler İsrail yanlısı haber yaptıkları için görev yerleri değiştirildi. Gezi olaylarında dünyada medya organlarının hepsi bize saldırdı.
Azınlıklar noktasında dünyada bizim gösterdiğimiz hassasiyeti gösteren başka bir ülke yoktur, bunu açıkca söylüyorum. Türkiye'De bütün azınlıklar huzur içinde. Gazze'de bu kadar olay oluyor, biz ne dedik Türkiye'deki Museviler bizim vatandaşımızdır ve onlara kimse bir şey yapamaz dedik. Bizim derdimiz İsrail yönetimidir dedik. Şu anda Irak'ta türkmenlerin derdini kendisine dert eden tek ülke var Türkiye. Hassasiyetimiz devam ediyor. Arapları da, Kürtleri de, Sunnileri de düşünen tek bir ülke var o da Türkiye. Suriye muhacirlerine kucak açan tek ülke var Türkiye. Bazı sıkıntılar yaşamamıza rağmen sabrediyoruz. Çünkü onlar muhacir biz ensarız. O yüzden vatandaşlarımıza da diyorum ki lütfen sabredin. Gazze'deki yaralıları buraya taşıyan ve tedavi ettiren ülke Türkiye. Bu mücadele de devam ediyor. Bakın bugün çok önemli bir günü idrak ediyoruz. Bugün 14 AĞustos Rabia günü. Tabi Rabia'nın iki anlamı var. Biri Mısır'da, birisi de Türkiye'de. Türkiye'de teklik anlamı taşıyor. Mısır'da ise darbeye karşıtlığı ifade ediyor.
 
Biz önce hakka sonra millete bakarız. Bizi çeşitli sıfatlarla diktatör olmakla itham edenlerin hepsini vicdanlarıyla bırakıyor ve bu konuda onları pek de muhatap almıyorum. Değerli kardeşlerim eğer bize ve hadiselere gönül gözüyle ve vicdan gözüyla bakarlarsa yanıldıklarını anlayacaklar. 77 milyonun Cumhurbaşakın olarak özlediğimiz bu toplumsal uzlaşmanın tesis edilmesi için de ne gerekiryorsa yapacağım. Yeni Türkiye'de bir arzumuz var. Ne biliyor musunuz, yeni bir muhalefet. Çünkü Türkiye'ye yeni bir muhalefet yakışır. Muhalfet kendini sorgulamalı ve bedel ödemek gerekiyorsa ödemeli. Böyle bir anlayış 77 milyon ile asla bulaşamadım. Yarın da buluşamaz. Bu açık ve net. Bir kısmı sahillere sıkışıp kalır. Bir kısmı da doğuda bazı illere sıkışıp kalır çıkamız. Tehditle ve zorlukla oraları elle tutabilirler ama bir müddet sonra oraları da kaybederler. Ben teşkilatıma söylüyorum. Yüzde 14'ün altında olduğumuz yerlerde de çalışmalarımızı hızlandırıp eksiklerimizi gidermemiz lazım. Hakarette muhalefet olmaz, olmuyor da zaten.
 
Muhalefet yaşadıkları hezimeti görmekle ve ona göre adım atmakla yükümlüdür. Zaten kendileri aday olmadılar çünkü yenilirlerse bize birşey olmasın dediler. Bu işe de böyle girdiler. Milletten de tokadı yediler. Sonra ne oldu, o da dediki bende laf bitti. Başta CHP ve MHP olmak üzere muhalefet partilerine gönül veren kardeşlerimin hak ettikleri bir muhalefet kavuşmaları gerek yok diye düşünüyorum.
 
Pazartesi günü MYK'yı topladık ve gündemi değerlendirdik. Önemli kararlar aldık. İnşaallah 27 Ağustos'ta partimizi genel kurulunu yapıyoruz. Tabi bu genel kurulda genel başkanlık görevini inşaalalh delegelere teslim edeceğim. Bunlar da aranızdan birine teslim edecekler. Bu yola çıkarken yaptığım konuşmada çok önemli bir konuyu iki kez üst üste vurguladım.
 
13 yıl boyunca bu sözlerimin tam manasıyla arkasında durduğumu düşünüyorum. Burada üç başlık çok önemli. Katılım istişare ve ortaklık. Hele hele bizim için önemli olan birşey var ki o çok çok önemli. Bütün işlerimizde istişare ediniz ilkesi, prensibi bizim için anlamlıdır ve biz buna inanırız. Partimizin ve hükümetimizin her adımına bu hakim olmuştur. Bütün kararlarımızı istişare ile aldık. Cumhurbaşkınlığı adaylığım açıklanmadan önce çok yoğun istişareler yaptık. Şimdi de partimizin yeniden şekilleneceği bu durumda da yoğun bir istişare yapıyoruz.
 
Bu akşam inşaallah partimizin kuruluş yıldönümü resesiyonundan sonra da milletvekilleriyle de toplanıp istişare edeceğiz. Böylece inşaalalh genel kurulumuza giderken bu konuda tercihin hangi istikamette olduğunu öğrenip ona göre hareket edeceğiz. Ortak akıl ne diyorsa biz de ona uyacağız. Biz kulislerin istikamet çizdiği değil, ilkelerin ve kuralların istikamet çizdiği bir partiyiz. Uzun süredir çok zorlu bir imtihat sürecinden geçiyoruz. Bu tür hareketleri hazmedemiyenler boş durmaz. Şeytan böyle dönemlerde devreye girer. onun için de bu birliği ve beraberliği nasıl bozarız diye düşünür ve elinden gelen gayreti gösterir. İŞte bu tuzağı bozmak bizim birliğimizde yatıyor. bizler şu veya bu şekilde istişarenin neticesinden değil de nefsimizin vereceği karara uyarsak partimizin birliğini ve bütünlüğünü bozmuş oluruz. Buralara büyük emeklerle geldik ve böyle devam ettirmeliyiz. Önümüzdeki iki haftalık süreçte bu imtihanın ağırlığı daha da artacak. Hiç bir gönüldaşımızın içinden geçtiğimiz imtihandan başarısızlıkla çıkacağına inanmıyorum. Hırs, makam tutkusu, rütbe sevdası ve bencillik bizden uzak oldu ve hep uzak olsun. Hele hele bizimle yakından uzaktan alakası olmayan veya dolaylı alakası olanların da aynı şekilde partimizin içinde kendilerine yönelik uzantılara arayıp fitne çıkartmak isteyenlere fırsat vermeyelim.
 
13 yıldır hergün AK Parti'de çatlak oluşacak diye el ovuşturanları biliyorsunuz diye. Ço ilginçtir hani zaman zaman bizden ayrılanlar oldu ya, bu ayrılanları belli yerlere çağırarak, sen o partide niye duruyorsun o parti kapıtılacak kurtul dediler. Cumhurbaşkanlığı teklif edilenler ve ayrılanlar oldu. Bu hatay adüşenler, bu davaya haksızlık etmiş oldular.
 
11 AĞustos sabahından itibaren muhaletefetin hezimetinin konuşlamıs beklenirken, Ak Parti'nin dağılacağı konuşuluyor. Buna fırsat vermeyin. Bu yüzden meclisi tatil ettik. Ak Parti'nin yalpalamasını bekleyenleri sevindirmeyelim. Ak Parti bu milletin umududur ve bu milletin umudu olmaya da devam edecektir. Telefonlarda ağlayarak bu ifadeleri kullanan liderleri dinledik. Sorumluluğumuzun mesuliyetimizin ne kadar ağır olduğunu biliyorum ve bunu da sizlere hatırlatmayı bir görev telakki ediyorum. Onun için bu süreci yaralayan ülkeye millete tarihe büyük haksızlık etmiş olur. Bu sözlerimle asla kimseyi işaret etmiyorum. Çünkü bizim içimizde bu sözlerin hilafında hareket edecek kimse yoktur.
 
10 Ağustos zaferinden sonra Gazze'li masum çocuklar sevinç çığlıkları atıyorsa, bu omuzumuzdaki yükün büyüklüğünü göstermektedir. Bizim bu kadromuz medya üzerinden irtibat kuran bir kadro değildir ve olmayacaktır. Kulisler ve ayak oyunları bu kadronun, bu harekitin dışıdadır. kimin ne söyleyeceği varsa çıkar kurullarımızda bunu ifade eder. bunun ötesinin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Her bir arkadaşımızın da bu önümüzdeki iki haftayı layıkıyla atlaacağını inanıyorum. Bir tek arkadışımız dahi üzmeden ve kırmadan bize umut bağlayanları hayal kırıklığına uğratmadan bu süreçten çıkacağız.
 
Bir kuralımız daha var. İstişare ile aldığımız bir kural. 3 dönem kuralıdır. Çünkü Ak Parti bir farkın partisidir dedik. Bu da farklılığın en önemlilerinden biridir. Fakat burada birşey söylemek istiyorum. 3 dönem kuralı değerli arkadaşlarım bir kişinin siyasi yaşamının bitmesi değildir. 3 dönem kuralı sadece parlementoya giriş ile alakalı 3 dönem arka arkaya görev yapdıysa, ara verip sonra tekrardan girebilir. Partinin diğer görevleri yapabilir.
Biz genç arkadaşlara da zemin hazırlamamız lazım. Onlar da gelsin temsil edilsinler. Biz seçilme yaşını 18'e düşüreceğiz dediğimiz zaman ilk muhalefet karşı çıktı ve meclisimizi biz çoluk çolukla mı dolduracağız dediler. Bunu söyleyen genç nesillere hocalık yapıyorsun ve o gençleri parlementoya layık görmüyorsun.
 
Avrupa'da birçok yerde seçilme yaşı 18. Bu kadar açık ve net ortada. Ya buralarda oluyor da, bunları genci parlementoya layık da bizim gençlerimiz niye layık değil. Kaldı ki biz 21 yaşında bir karanlık çağı kapatan, aydınlık çağı açan Fatih'in torunlarıyız. Bizim bu farkımız var. Onun için Ak Parti önümüzdeki dönemde, bu adım ıatmak suretiyle gençlerimizin önünü açarak istikbalini genişletmek zorundadır. İşte Avrupa'da bir ülke. Dışişleri Bakın 27 yaşında. Avrupa seyehatinde dertleştik konuştuk. Ondan önce de devlet başkanını özel sekreteriydi. Bu makamlara gelebiliyor. Biz de sıkıntı ne. Bunu aşmamız lazım. Burada yöneticiler olarak devlet olarak sorumluluktan kaçamayız. Gençliğimizi daha iyi yetiştireceğiz ve onları daha da geliştireceğiz. Onları devletin önemli kademelerinde de göreceğiz. Unutmayın seçilmek zorunda değil, seçmek zordur. Seçmeye gelince problem yok, seçilmeye gelince niye problem olsun.
 
Siyasetin bu sayede genç ve dinamik kalacağına inanıyorum. şimdi önemli bir konu daha var. Bu da paralel yapıyla mücadeledir. Bunu burada medyanın huzurunda ve milletimle paylaşıyorum. Bize karşı oluşturulmuş ittifakı gördünüz. Millet 30 Mart'ta en çok da paralel yapı ile ilgili mücadele konusunda güvendi ve yetki verdi. Bu mücadelenin sözünü verdik. 10 Ağustos seçimlerinde de bu sözün etkisi oldu. MGK'da da bunu ortaya koyduk ve kararlılıkla sürdüreceğimizi söyledik. Genel Başkanlık ve Başbakanlık makamına gelceek arkadaşın da, ulusal güvenliğimizi tehdit edecek bu yapıya karşı mücadele etmesi çok önemlidir. MGK'da da bu kararı aldık ve bu artık listeye girdi. Burada bir kez daha tekrar etmekte fayda görüyorum. Bu çete bizzat bana çaldırdı. Yol arkadaşlarıma insafsızca saldırdı. Bütün bakan arkadaşlarımızı kriptolu teleufonlardan dinlediler. Şimdi ulaşıldı bunlara. Artık bunlar yakalandı. Ne kadar kaçırmaya gayret ettilerse de yakalandılar. Şimdi işin diğer safhalarına geçeceğiz. Bu bir ihanet şebekesi ve bunu sağa sola saptırmaya gerek yok.
 
Herkese şantajla diz çöktürmek istediler. Hizmet hareketi dediler, saf temiz bir kitleyi hem maddi, hem manevi olarak sömürdüler. Üzerimize sinsice geldiler, mertçe gelmediler. En alçakca metodlarla bizi sindirmek istediler. İçimizde ya da dışımızda bu alçaklığı önemsemiyenler olabilir. Recep Tayyip Erdoğan'a karşı şahsi kini olup da bu olaya sempati ile bakanlar olabilir. Etrafında bunlara kucak açanlar olabilir. Bunlara imkan temin edenler olabilir. Onlara buradan bir kez daha hatırlatıyorum. Paralel ihanet çetesinin hedefi, Recep Tayyip Erdoğan değildir. Bu çetenin hedefi istiklalimizdr, bayrağımızdar, vatanımızdar ve milletimizdir. Bunun böyle bilinmesi lazımdır. Eğer hala bunu göremeyenler varsa, gözlerindeki ve kalplerindeki mühürlerin açılması için ben dua ediyorum. Ama bunu gördüğü halde şahsi ikameti için ses çıkarmayanları da milletime havale ediyorum. İnsan bir kere ölür. Hergün ölmenin ne anlamı var.
 
Değerli kardeşlerim çok açık ve net 30 Mart'at bize nasıl saldırdıklarını gördünüz. Bu yenilir yutulur birşey mi? Kimlerle nasıl kumpasa girdiklerini gördünüz. Ak Parti'nin karşısında kim güçlüyse onlarla iş tuttular. Ya bunların ilkesi falan yok. Bunlar kıbleyi falan kaybettiler. Böyle bir durum var. Bir oluşumun bir ilkesi olur. Kuralları olun ama bunların böyle birşeyi yok. Herşey ortada, bunları anlatmama gerek var mı? Bunları yaşadınız zaten. Zaten belediye başkan adaylarımız bunları seçim sürecinde yaşadılar. Sizlerle el ele, kol kola olanların nasıl sapıttıklarını gördünüz. Bütün bunları gördükten sonra biz hala kalkıp bunun hesabını sormayacakmıyız? Millet Pensilvanyanın ve onun ihanet çetesinin gerçek yüzünü görmüştür arkadaşlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanlığı görevini devraldığımda da bu mücadeleyi şahsen sürdüreceğim. Gözümün arkada kalmayacağını biliyorum. Ak Parti'nin ve hükümetin ihanete boyun eğmeyeceğini biliyorum ve bu gönül rahatlığı içinde söylüyorum. Bu ihanete boyu eğmek, 91 yıl önce kapımızda bekleyen manda himayesine boyu eğmektir.
 
Ailelerini çökerttiler arkadaşlar. Birbirlerinden ayırdılar. Kim bunlara kol kanat gerer ve kollarsa millete hesap verir. Parelel yapının içinde saf, temiz kardeşlerimiz var. Bu kardeşleriiz sanal bir ortamda bir arada tutulmaya çalışıyorlar. Şimdi şunun hesabını yapıyorlar. Neymiş 15 Ağustos'dan sonra istifa etmek zorundaymışım. Ya iti işine yahu. Yokma senin işin gücün. Git işen artık. Bunlarda malesef farkıl şekilde gerileme de başladı. Bunlar bir zaman partinin genel başkanlığından benim çekilmemi istiyorlardı. bunun için de birçok adım attılar ama hiçbiri tutmadı. Kendilerine bazı adımlar, acaba nasıl ön keseriz derdindeler. Bunların hizmet diye derdi yok. Ya AYM'nin kapısında, ya da Yargıtay'ın kapısında sürünüyorlar. Sen millete git millete.
 
Biz yolumuza aynı kararlılıkta devam edceğiz. İnşaallah genel kurulumuz da bir araya geleceğiz. Orada sizlerle siyasi çatımızın altında bir muhabbetimiz olacak. Bu sizlerle benim son genişletilmiş il başkanlarım toplantısı olacak. Bu beraberliğimizi daim kılsın. Seçilecek genel başkanımız ve başbakanımızla birlikte yeni süreci çok daha farklı bir heyecanla sürdüreceğimize inanıyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 2015 seçimlerinin işaret fişeği olmalı demiştik. Bu seçimle anayasayı değiştirebilecek bir çoğunluk edle etmeliyiz. Zaten süratle yoğun bir şekilde yeni genel başkanımızla birlikte, beldeler, ilçeler, iller bütün bu seçimler inşaalalh 2015 seçimine kadar bitecek. Sonra da 2015 seçiminden sonrada olağan büyük kongre yapılacaktır. Buralardan da çok daha güçlü bir şekilde hücreler tazelenmiş olarak çıkacaktır. Bu performansınızı devam ettireceğinizden hiç şüplem yok.
 
Bu bakımdan şimdilik her birinizi ALlah'a emanet ediyorum. Ak Parti'nin 13. kuruluş yıldönümü mubarek olsun diyorum. Rabi'nın yıl dönümü de Mısır için ferahlık olsun diliyorum. Bir kez daha 10 Ağustos seçiminin ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırla vesile olsun diliyorum. Toplantımızın da hayırla vesile olmasını diliyorum. Yeniden görüşünceye kadar Allah'a emanet olun.
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.