Hükümetten Kılıçdaroğlu'na çağrı! İstifa et

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bozdağ, "Onurlu bir insan gibi Kılıçdaroğlu'nun bu saatten sonra yapması gereken istifa etmesidir. İstifa etmeyeceğini bilerek onu istifaya davet ediyorum." dedi.

Hükümetten Kılıçdaroğlu'na çağrı! İstifa et

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bozdağ, "Onurlu bir insan gibi Kılıçdaroğlu'nun bu saatten sonra yapması gereken istifa etmesidir. İstifa etmeyeceğini bilerek onu istifaya davet ediyorum." dedi.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
05 Aralık 2017 Salı 06:24
Hükümetten Kılıçdaroğlu'na çağrı! İstifa et
banner221

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar kurulu sonrası açıklama yaptı. Bozdağ, Kılıçdaroğlu'nun iddialarına yönelik, "Gösterdiğin dekontlar sizin müfteriliğinizi ispat eden belge olduğu ortaya çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu, söyler misin? Alçak kim, müfteri kim, yalancı kim? Bunu net bir şekilde ifade etmesi lazım." ifadelerini kullandı.

Sayın Kılıçdaroğlu'nu onurlu bir insan gibi CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etmeye davet ediyorum. İstifa etmeyeceğini bilerek davet ediyorum. 

İşte Bozdağ'ın açıklamasının satır başları:

Türkiye'de bu alanda herhangi bir sınırlama söz konusu olmamıştır, bundan sonra da sınırlama söz konusu olmayacaktır. Cumhurbaşkanımızın herhangi bir talimatı olmamıştır. Cumhurbaşkanımızın dikkat çektiği husus sadece kendi ülkesine güvenmediği için sermayesini başka yerlere aktarmak isteyenlere yönelik bir sitem olduğunu ifade etti. 

KILIÇDAROĞLU'NUN İDDİALARI

PKK, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C terör örgütleri Türkiye'nin kaynaklarını da yurt içi ve yurt dışında terörü finanse etmek maksaıyla Türkiye'den elde ettikleri gelirlerini kullanmaktalar. 

Milli hassasiyet vurgusu var. Kılıçdaroğlu iki haftadır üst üste milyonlarca vatandaşın şahitliği önünde bir iddiada bulundu. Sonrada çıkardı elindeki dekontları çıkardı. Bu iddiaların ilk dile getirildiği zaman Cumhurbaşkanımız: benim ve yakınlarımın böyle bir para gönderimi söz konusu değildir dedi.

CHP'nin FETÖ ile işbirliği HDP'nin uzantılarıyla Türkiye'yi diz çöktürmek isteyenlerle istikameti çok açık. Salı günü grup toplantısında aldı dekontları salladı. Bunun üzerine avukatlar açıklama yaptı. Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ortada. Kağıt parçaları sahtedir. Yurtdışına giden tek kuruş para yoktur.

ELİNDEKİLERİ MEDYAYA DAĞIT!

Elindekileri yargıya ver medyaya dağıt. KIlıçdaroğlu hiçbirini yapmadı. Sıkışında belgeleri medyaya dağıtmak zorunda kaldı. Savcılık isteyince kaçacak yer kalmadı. Kağıt parçaları incelendiğinde ne çıktı ortaya? İş bankasının kapısına girse banka görevlisine elindeki dekontları gösterse yurtdışına transfer edilen para varmı yokmu diye sorsa.

Böylesi bir rezilliğin içine düşmesini engelliyecek cevap verirdi. Kağıt parçalarını incelediğimizde burada sayın Cumhurbaşkanımızın ve ailesinden herhangi birinin bir şirkete tek bir kuruş para göndermediğini bu dekontlar ispat etmektedir. 

Kaset operasyonunu yapan FETÖ ve onlarla işbirliği içerisinde olan baronlar ve karanlık güçler, Kılıçdaroğlu'nun son kullanma tarihinin dolduğuna karar vermiş durumdalar. Bu malzemeyle daha fazla bir fayda elde edemeyeceğini gördükleri için Sayın Kılıçdaroğlu'nu bir rezillikten öbür rezilliğe iterek toplum içine çıkamaz hale getirmek istiyorlar.

İSTİFA ETMEYE DAVET EDİYORUM

Bu dekontlar sayın Kılıçdaroğlu'nun müfteriliğini kesinlikle ispat etmiştir. Yalancı olduğunu ispat eden kanıtlardır. Hiçbir tartışma burada yok. Onun için bizim Kılıçdaroğlu'ndan beklediğimiz şu. Onurlu davranmak. Ben de buradan soruyorum.

Gösterdiğin dekontlar sizin müfteriliğinizi ispat eden belge olduğu ortaya çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu, söyler misin? Alçak kim, müfteri kim, yalancı kim? Bunu net bir şekilde ifade etmesi lazım.

Sayın Kılıçdaroğlu'nu onurlu bir insan gibi CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etmeye davet ediyorum. İstifa etmeyeceğini bilerek davet ediyorum. 

BÜYÜK BİR FELAKET OLUR!

Kudüs'le ilgili son günlerde çok yoğun haberler var. Kudüs'ün İsrail'in başkenti yapılması hususunda adım atılacağına ilişkin iddialar dolaşıyor. Kudüs'ün statüsü bellidir.

Kudüs'ün uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınan statüsü kaldırılarak başka adımlar atılırsa büyük bir felaket olur. Bölgede yeni çatışmalara, kavgalar yol açar. Hiç ön göremediğimiz, ne zaman biteceğini bilemediğimiz olayların ortaya çıkmasına yol açabilir. İsrail'e, başka ülkelere, bölgeye faydası yoktur.

Anlaşmalar ve BM'nin kararları Kudüs'ün statüsünü korumayı BM'ye de bir vazife olarak yüklemektedir ve BM'nin de bu statüyü korumak ayrı bir taahhüdü, sorumluluğudur. Türkiye, herkese bu noktada sorumluluklarını ve taahhütlerini bir kez daha hatırlatmaktadır.

Bölgeyi lütfen yeni felaketlere, çatışmalara, kargaşalara sürükleyecek adımlar atmaktan kaçının. Türkiye'nin duruşu bugüne kadar bu konuda neyse bundan sonra da o olacaktır. Oldu bittilere karşı Türkiye'nin 'evet' demesini kimse Türkiye'den beklememelidir.

AFRİN OPERASYONU

Suriye'de yaşanan her hadise, Türkiye'nin ulusal güvenliği ile doğrudan ilgilidir. Türkiye, bölgede çatışmaların sona ermesi, barış ortamının tesis edilmesi, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini sağlayacak ve herkesin katkı sağlayacağı bir barış ortamı tesisine son derece önem vermektedir. Ancak bunu yaparken de elbette meşru olanlarla, halkta karşılığı olan Suriye'deki bütün çevrelerle birlikte yapılmasını önemsemektedir. Terör örgütlerinin bu süreçte muhatap kabul edilmesini Türkiye reddetmektedir.

Türkiye oradan gelen saldırılara her zaman karşılık verecektir. Fırat Kalkanı, İdlib ve diğer tüm adımlarımız bu terör örgütlerine izin vermeyeceğimizin bir kanıtıdır. Afrin'e dönük bir adım atılması yaşanacak gelişmelere istinaden olacaktır. Türkiye kendi hukukunu korumak için gereğini yapmakta tereddüt etmeyecektir.

ABD'DE AMBARGO DAVASI

ABD'deki ambargo davasının ABD'de görülmeye başladığı hafta Türkiye'de de eş zamanlı olarak Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanımıza ve ailesine bir itibar suikastı yaptı. 

Kılıçdaroğlu'nun duruşu yerli değildir, milli hiç değildir. Türkiye'de 17 25 aralık sürecini başaramayan taşeron kendisine bu görevi verenlerle belliki bir işbirliğine gitti. Sarraf ile ilgili gereken soruşturmalar Türkiye'de yapıldı. Bu davanın bütün lojistiği FETÖ'dendir. Bilirkişi, tanık, yargılama yapan hakim FETÖ'cü. Bilirkişi olarak ABD'de değerlendirilen sivil toplum örgütü FETÖ'nün yardımlarıyla beslenen bir yer. FETÖ ABD yargısı işbirliğiyle 17 25 süreciyle yapılamayanın ABD'de yapılmasından başka bir şey değildir. 

TAŞERON KONUSU ELİ KULAĞINDA

Taşeron konusu, eli kulağında dersek yanlış olmaz. Çalışmalar tamamlanmış durumda. Bu hafta Bakanlar Kurulumuza gelmedi ama muhtemelen önümüzdeki hafta ya da bir sonraki hafta Bakanlar Kuruluna gelebilir. Bütçe görüşmeleri sırasında veya sonrasında Parlamentoya sevk edilecek.

Kaynak: AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.