'Mukaddesimizi istismar ettiler'
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Dinimizi, mukaddesimizi istismar ettiler. Çok samimi kardeşlerimiz 'himmet' diye, ellerindeki imkanları seferber ettiler, o kardeşlerimizin hiçbir suçu yok. Ama himmetleri alıp da Mavi Marmara şehitlerine hürmetsizlik edip, 'İsrail'in otoritesine uysalardı' diyen, işte onu affetmeyiz" dedi.
 
Davutoğlu, Kuzey Kent Pazaryeri'nde düzenlenen, partisinin Kastamonu mitinginde yaptığı konuşmaya, Kastamonu'da ve ilçelerinde yaşayan vatandaşları selamlayarak başladı.
 
"Bu toprakların irfanı, mimarisi, estetiği, en güzel evleri, kültürü, istiklal aşkı, şehitlik mirası, şehitlik bilinci Kastamonu'dadır" ifadesini kullanan Davutoğlu, Kastamonu'ya her gelişlerinde tarihi, aşkı ve davayı tekrar keşfettiklerini söyledi.
 
Başbakan Davutoğlu, 1920 yılında, İstiklal Harbi'nin en yoğun anlarında, bütün ülke, millet yeis içindeyken Kastamonu'nun ayakta olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
 
"Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Şairimiz, Nasrullah Camisi'ne geldi ve Kastamonululara seslendi ve dedi ki 'Bugün birlik olma günüdür, vahdet günüdür, nifaka karşı, komitacılığa karşı birlik ve beraberlik içinde olma günüdür.' O çağrı, o gün ne kadar geçerliyse, bugün de o kadar geçerlidir. Ey Kastamonu, şehitlerimizin mirası Kastamonu, birliğe, vahdete var mısın? Nifak tohumu ekmek isteyenlere, fesatçılık yapmak isteyenlere 'Yeter, Dur' diyecek misiniz?
 
7 Haziran, 12 yıllık bir başarı hikayesinin yeni bir aşamaya gelmesidir. 12 yıl önce Türkiye, Batılı adamların deyimiyle 'Hasta adam' gibi görülüyordu. 12 yıl içinde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, başbakanlığı döneminde, Türkiye'de büyük bir hamle başlatıldı. Şimdi ikinci atılım döneminin eşiğindeyiz. Yeni bir atılım dönemine var mısınız? Bu atılım döneminde, Türkiye'yi bir cihan devleti kurmaya var mısınız? Ey Kastamonulular, 12 yıl önce Kastamonu'da havaalanı var mıydı? Kim yaptı? Bu sene 60 bin Kastamonulu uçakla, havaalanını kullandı. Helal olsun Kastamonu'ya, helal olsun Şabanı Veli'nin torunlarına. Şimdi teker teker karneye bakalım da Kılıçdaroğlu duysun. 12 yıl önce, Kastamonu'da organize sanayi bölgesi var mıydı? Kim yaptı? Bugün organize sanayi bölgesinde bin 37 kardeşimiz çalışıyor. Onlar konuşur... 12 yıl önce, Kastamonu'da üniversite var mıydı? Kim yaptı? Onlar konuşur... İşte aradaki fark bu. 12 yıllık mirasa tek tek bakın, göreceğiniz her adımda AK Parti'nin imzası, attığı adımlar vardır. 12 yıl önce, Kastamonu'da doğalgaz var mıydı? Kim yaptı? Onlar konuşur... 12 yıl önce, Kastamonu'da atık su tesisi var mıydı?  Biz 7 tane yaptık. Kim yaptı? İşte onlar konuşur... Bakın çok acı istatistiktir Kastamonulular. Böyle güzel güzel karşılıklı konuşarak yeni Türkiye'yi keşfediyoruz. Biliyor musunuz, 12 yıl önce, Kastamonu'da kaç ambulans vardı? Sadece 2 tane. Düşünün dağlarda, o güzelim Ilgaz'ın eteklerinde biri hasta oldu, Kastamonu'ya gidecek. Aynı anda bir yerde trafik kazası olsa ambulans yok. Şimdi kaç tane var, 44 tane. Helikopter ambulans var. Bütün Türkiye'de kaç ambulans vardı biliyor musunuz, 611 tane. Şimdi kaç tane var, 4 bin 387 tane. Kılıçdaroğlu, o matematik hesaplarını bilmez ya, bu rakamların hangisi küçük, hangisi büyük onu da bilmez."
 
"Kendi maaşını koruyamayan biri Türkiye'yi ne hale düşürür?"
 
Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, maaşına haciz geldiğini anımsatarak, "Kayseri Belediye Başkanımızla olan davasını kaybetti. Yargıtay onadı, 10 bin lira civarında bir para zannediyorum, ödeyemedi. Çünkü maaşından haberi yok, maaşına haciz geldi. Şimdi bu adam, kendi maaşını koruyamayan biri, Türkiye'yi ne hale düşürür? Maaşına haciz gelen adam, haciz getirir Türkiye'ye. Böyle adam, böyle insanlara Türkiye'ye emanet edilir mi?" değerlendirmesinde bulundu.
 
Genel seçimde, Kastamonulular'dan 3 milletvekili isteyen Davutoğlu, "Kastamonulular sözünün eridir, sözlerinde durur" dedi.  
 
"Buyur gel dedik"
 
Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz burada doğan, burada büyüyen, burada mücadele eden, inşallah Rabbim son nefesimizi verdiğimizde de burada olacak olan hocalardanız, öyle yurtdışında yaşayanlardan değil" ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:
 
"Ona, Cumhurbaşkanımız, 2013'te 'Buyur gel' dedi. Biz, buyur gel dedik. Geldi mi? Niçin gelmedi? Çünkü orada birtakım planların içindeydi. Şimdi dinimizi, mukaddesimizi istismar ettiler. Çok samimi kardeşlerimiz 'himmet' diye ellerindeki imkanları seferber ettiler, o kardeşlerimizin hiçbir suçu yok. Ama himmetleri alıp da Mavi Marmara şehitlerine hürmetsizlik edip, 'İsrail'in otoritesine uysalardı' diyen, işte onu affetmeyiz. Şeyh Şabanı Veli'nin, şehitlerin torunları affetmez. Mavi Marmara'da 9 şehidimiz oldu. 'İsrail'in otoritelerinden izin alsalardı' dedi. Peki sen şimdi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin otoritesine niçin meydan okuyorsun? İsrail'in otoritesini  tanıyorsun da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin otoritesini niye tanımazsın? Bunlar tarihi eşiklerdir, hepimiz sınavdayız, Allah, alnımızın akıyla çıkmayı nasip etsin. Herkes bilsin ki hangi baskı olursa olsun, biz, bu şehitler diyarından sesleniyoruz, bizi ölümle tehdit edenlere sesleniyoruz; biz baş veririz, baş eğmeyiz. Ne tuzak kuranların tuzaklarına boyun eğeriz, ne dışarıdakilerin, ne içeridekilerin."

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol