Pensilvanya'nın uşağı oldular
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Tayyip Erdoğan, ATO Congressium'da düzenlenen 'Yörük Türkmenleri Cumhurbaşkanını Seçiyor' programına katıldı. Muhalefeti, Türkmenleri seçim malzemesi yapmakla eleştiren Erdoğan, özetle şunları söyledi: 100 yıl önce 1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı cihan devletini, Sultan Abdulhamit'in deyimiyle, 'bir kadavraya' çevirdiler. Canlı olarak parçalayamayacakları imparatorluğu kadavra haline getirdiler ancak cesedini parçalayabildiler. 1. Dünya Savaşı'nın ardından kurulan Cumhuriyetimiz, o ağır savaşların neticesinde içine kapanmak zorundaydı. İşte bunun için bölge sorunlarıyla yeterince ilgilenilmedi, mazlumlara sahip çıkılamadı. Ancak bu içine kapanma, bu suskunluk gerektiğinden çok fazla sürdü.
 
STALİN'E TESLİM EDİLDİ
 
Devlet, Doğu'da, Güneydoğu'da kendi vatandaşının haklarını inkar ettiği, milletin öz kültürünü, değerlerini, inançlarını görmezden geldi. İçeride olduğu kadar, dışarıda da devlet dostlarına, kardeşlerine, geride bıraktığı akrabalarına duyarsız kaldı. Ülkemize sığınan Azeri kardeşlerimiz, İnönü'nün o tek parti iktidarı tarafından Stalin'in askerlerine teslim edildi. Boraltan Köprüsü'nün karşısında gözümüzün önünde katliam yapılırken, seyirci kalan bir CHP vardı. Azeriler, 'Keşke bizi, Stalin'in askerleri değil de siz öldürseydiniz' diye sitem etti. Gazze'de 7 Temmuz'da İsrail'in soykırım girişimi başladığında Gazze'nin yanında durduk. Çünkü Türkiye'ye yakışan budur. Gazze için sesimizi yükseltince 'Gazze'yi bırak Türkmenler'e bak. Suriye ile ilgilendiğiniz kadar Türkmenler'le ilgilenin' dediler. Bizim için mazlumun dini, mezhebi, dili, derisi, rengi, ırkı önemli değildir. İşte muhalefet bunu anlamadı, anlamak istemedi. Bu işin hassasiyetini, bu işin özelliğini anlayamadılar.
 
SEÇİM MALZEMESİ YAPTILAR
 
Irak ve Suriye Türkmenleri'ni burada iç siyaset malzemesi yapmak, seçim istismarı malzemesi yapmak son derece tehlikelidir. Çünkü bizim yaptıklarımızın anlatılabilecek olanı vardır, anlatılamayacak olanı vardır. Bunu Bahçeli de biliyor, bunu Kılıçdaroğlu denen adam da biliyor. Ama hakkı söylemek er kişinin işidir, her kişinin değil. Muhalefetin yaptığı açıklamada, Irak ve Suriye'deki kardeşlerimizin hayatlarını tehlikeye atıyor, şartlarını daha da zorlaştırıyor. Ancak muhalefet son derece sorumsuz, son derece bilinçsiz, şuursuz şekilde Türkmenler'in hayatı üzerinden istismar siyaseti yapmaya devam ediyor.
 
İŞTE ÇAPLARI BU KADAR
 
Kemal Kılıçdaroğlu gittiği her yerde, kendilerini IŞİD hakkında konuşmamakla eleştiriyor. Bunu Musul'da alıkonulan 49 vatandaşımızın hayatını tehlikeye atmak için yapıyorlar. İşte çapları bu kadar, vatan sevgileri bu kadar. Dış politikadan, diplomasiden anladıkları işte bu kadar. Suriye'deki Bayırbucak Türkmenleri'ne MİT eliyle yardım ulaştırdık. 2 TIR'ın Adana'da paralel yapı zihniyetini taşıyan bir savcı, emniyet içindeki bazı polisler ve jandarmalar tarafından önü kesildi. Önünü kesenler ortada. Bahçeli'nin sesi çıktı mı? Kılıçdaroğlu'nun sesi çıktı mı? Ve dünyaya da bunu nasıl gösterdiler? 'Türkiye teröre destek oluyor' diye yaygara yaptılar. Kimler sayesinde Bahçeli, Kılıçdaroğlu gibi siyasetçilerin sayesinde. Pensilvanya ihanet çetesinin bunlar uşaklardır, uşakları... Peki bu CHP, bu MHP, bu ihanet karşısında ne yapıyorlar? Susuyor, seyrediyor. Hatta bu Pensilvanya ihanet çetesine destek vermeye devam ediyor. Hani siz Türkmenlerin yanındaydınız?
 
Ey Doğan Grubu şunu bilesin ki…
 
Başbakan Erdoğan Muğla'da kendisini hedef alan Alman Der Spiegel dergisine ve Türkiye'deki uzantılarına tepki gösterdi. Erdoğan, şunları kaydetti: Bizi eleştiriyor, bu dayatma adaya da övgüler diziyor. Ta Almanya'dan buraları karıştırmak için bu gayret niye? Çünkü işin içinde iş var. Bunların içeride yol arkadaşları olan medya işlerini görecek, sözünü dinleyecek cumhurbaşkanı olsun istiyor. İstiyorlar ki İsrail'in soykırımlarına sessiz kalsın. İşte Doğan Grubu'nun yayın organı Radikal gazetesinde 'İsrail saldırı altında' diyor. 2 bine bine yakın Gazzeli, Filistinli öldürülüyor, bunu manşete almıyor ve utanmadan, sıkılmadan, 'İsrail saldırı altında' diyor. Kardeşlerim, bu Doğan Grubu'nun nereye hizmet ettiğini öğrenin, tabi ki Doğan Grubu Tayyip Erdoğan ile iyi geçinemez, Tayyip Erdoğan da bunları açık açık ifşa eder, etmeye de devam edeceğiz. Milletim bunları iyi tanısın. Ey Doğan Grubu şunu bilesin ki, Erdoğan sizin idare edeceğiniz bir siyasetçi değildir. Bu başlığı atana bilesiniz ki hiçbir zaman bizden saygı olmaz.
 
Üslup dersini hocasına versin
 
Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası kapsamında Aydın Adnan Menderes Bulvarı'nda onbinlere hitap etti. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu eleştiren Erdoğan, özetle şunları söyledi:
 
MİLLETE DE KÜFREDİYOR
 
Bu monşer aday birkaç gündür kendince bize uslüp dersi vermeye kalkıyor, kendince nezaketten falan bahsediyor ancak kendisini piyasaya sürenlerin yani efendilerinin diline, uslübüna, edep, adap dışı konuşmalarına bakmıyor. Pensilvanya. Bu Ekmel'i tezgaha sürenlerin başında o var. Aylardır sesi, soluğu kesilmişti. Önceki gün çıkmış bir kez daha beddua etmiş. Ağıza alınmayacak ifadeler, denge bozulmuş. Bize kendince üslup dersi veren Ekmel, gitsin o dersi Pensilvanya'daki hocasına versin.
 
Bir genel başkana (Kılıçdaroğlu), Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na küfretmek yakışır mı? Bununla kalmıyor, millete de küfrediyor. Bunlarda seviye diye bir şey yok. Kendi dar muhayyilesi ile yerlerde dolaşan edebiyle, milletin adayına, milletin adayı kavramına, aslında bizzat milletin kendisine hakaret ediyor. Eğer Ekmel de ders verecek kapasite varsa gitsin ikinci efendisi CHP Genel Müdürüne üslup dersi, edep dersi versin'' dedi.
 
İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALMAMIŞ
 
MHP'nin Genel Başkanı diyor ki, 'sen bizimle nereden kardeş oluyorsun'. Ey Bahçeli, sen kardeş olarak kabul etmeyebilirsin ama ben MHP'nin tabanında, CHP'nin tabanında kardeş olabileceğim insanların olduğuna inanıyorum. Sen zaten bu işlerden nasibini almamış bir genel başkansın. Çünkü bu ülkenin başbakanı 3 kez, ülkenin meselelerini görüşmek için senden randevu istedi randevu vermedin, sen bu kadar insanlıktan nasibini almamış birisisin.
 
EZANDAN RAHATSIZ OLMUŞ
 
Bizim yeni reklam filmimizi izlediniz mi? Cumhur ile halk ve başkan kucaklaşıyor. MHP, filmdeki ezan sesinden, seccadeden, duadan rahatsız olmuş. Seccadedeki o hanım kardeşimin namaz kılmasından rahatsız oluyor. Bununla ilgili Yüksek Seçim Kurulu'na müracaat ederek 'bunu yapamazsın' diyor. Yüksek Seçim Kurulu da 6'ya 4 oy çokluğuyla onların isteği istikametinde karar veriyor. Reklam filmimiz yasaklanmış. Ne yaparlarsa yapsınlar, cumhurun cumhurbaşkanıyla kucaklaşmasını engelleyemeyecekler.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol