SSK'yı Batıran Adam: Kılıçdaroğlu, Türk halkıyla dalga geçti

Cumhurbaşkanı Erdoğan sonunda beklenilen açıklamayı yaptı ve “Birilerinin şahsımın adına adeta racon kestiği, herkese ayar vermeye çalıştığı anlaşılıyor. Kimsenin racon kesmesine ihtiyacım yoktur. Eğer bir racon kesilecekse, bu raconu bizzat kendim keserim” dedi.

SSK'yı Batıran Adam: Kılıçdaroğlu, Türk halkıyla dalga geçti

Cumhurbaşkanı Erdoğan sonunda beklenilen açıklamayı yaptı ve “Birilerinin şahsımın adına adeta racon kestiği, herkese ayar vermeye çalıştığı anlaşılıyor. Kimsenin racon kesmesine ihtiyacım yoktur. Eğer bir racon kesilecekse, bu raconu bizzat kendim keserim” dedi.

Raşit Tavus
Raşit Tavus
23 Ağustos 2017 Çarşamba 00:03
SSK'yı Batıran Adam: Kılıçdaroğlu, Türk halkıyla dalga geçti
banner221


Ne kadar haklı olursa olsun ekranlardan ve köşelerden birilerinin muarızlarını susturma, korkutma ve haddini bildirme adına, “Senin o köşede son günün…”

“Bak yakında sıra sana da geliyor…”
“Yakında savcı seni alıp içeri tıkacak…”
“O adamı ekrandan almazsan patron olarak senin işin zor…” türü edilen beylik laflardan millete gına geldi.

Hele bu tür beylik laflar edenlerin tehditlerine ilaveten Cumhurbaşkanı ve Başbakan Yıldırım ile nerede, ne zaman, ne maksatla çektiği belli olmayan resimlerle servis etmeleri pek de hoş değildi.

Bu tür tehditler özgür düşüncenin önünde engel olduğu gibi ülkede birileri elince oluşturulmak istenen despotizmin de ayak sesleri idi.

Bu tür alışkanlıklar eskiden sol/laikçi/azınlık/Atatürkçü kanatta temerküz ederdi.



Her ne zaman hoşlarına gitmeyen bir durumla karşı karşıya kalsalar, “Atatürk hayatta olsa böyle yapardı…”

“Atatürk olmasa siz şu an hayatta olmazdınız…”
“Atatürk olmasa babanız Gorki olurdu…”
“Atatürk cumhuriyetinde bu ne cüret…” türü başlayan sözler milleti epey bir bıktırmıştı.
Atatürkçü azınlıkların bu görgüsüz ahlakının bazı yazar ve medya organlarınca Müslüman mahalleye taşınmak istendiğini gören Erdoğan, tam zamanında çıkışını yaptı ve ‘…racon kesilecekse ben keserim…”
dedi.

Yani, “Ben tüm yetkilerime rağmen racon kesmiyor. Mahkemelere işi havale ediyorken size ne oluyor da elinize kalem, karşınıza ekran aldınız diye ne oldum delisi olup millete parmak sallıyorsunuz. Oturun oturduğunuz yere ve haddinizi bilin!” dedi.

Bizim inancımızda yol kesme, hırsızlık, gasp ne kadar haram ise aynı şekilde tehdit de bir o kadar haramdır ve hoş karşılanmaz.
Tehdit bizim kültürümüzde yoktur. Lakin birilerinin işlediği suçu yazıp tehdit etmeksizin savcıları göreve davet de bir o kadar millete olan vefa borcudur.

***
Kemal Kılıçdaroğlu'nun adalet ismi altında PKK ve FETÖ'ye destek olarak yaptığı yürüyüş esnasında Hürriyet muhabirince çekilen atletli fotoğrafı basında oldukça ses getirdi.

Hürriyet gazetesi kendince muhabirinin yaptığı bir röportajı ve o esnada çektiği resmi muhabirine jest olarak yaptı ise buna kimsenin bir diyeceği yok.
Ama bu fotoğraf basında yer aldığı şekliyle Kılıçdaroğlu'nu, “Köylü Kemal… İşçi Kemal… Vatandaş Kemal…” göstermek için yapılan bir PR çalışması ise kimse kusura bakmasın ama bu aptallığın daniskası…

Bizim köylümüz, vatandaş ve işçimiz nerede ne şekilde giyineceğini bilir. Örfümüzde giyim, misafir ağırlama gibi adabı muaşeret konularının sınırları da CHP medyasının özendiği Avrupa gibi kaypak değil açık, kesin ve net olarak çizilmiştir.

Kültürümüzde bırakın evi, deniz kenarında bile atletli durmak kabalık ve pespayeliktir.

Hatta evde olmasına rağmen bir baba dahi çocuklarının yanında kolay kolay atletle oturmaz. İlla oturacaksa tişört benzeri bir kıyafetle oturur.

Kılıçdaroğlu'nu ‘köylü, işçi, vatandaş” olarak pazarlamak isteyenlerin bilmesi gerekir ki, kültürümüzde atlet ile misafir karşılamak köylülük, işçilik değil edebe mugayir bir davranış, görgüsüzlüktür.

İnsanın hele de bir parti liderinin karşıladığı konuk, muhabir de olsa ona saygı olarak üstünü başını düzeltmesi adabı muaşerettendir. Atletle karşılanan o muhabirin de kendine saygısızlık edildiği gerekçesiyle ortamı terk etmesi adabı muaşeretin gereği olduğu kadar kendisine duyduğu bir saygının göstergesi olacaktı.

Maalesef bu saygıyı, her iki elamanda da göremediğimizi itiraf etmemiz gerekiyor.  

Diyeceğim o ki köylülük, işçilik atlet giyip saygısızlık etmekle değil vatandaşın inancı, kültürü, örf ve adetine saygı duymak ve hallenmekle olur.
Anladık!

Kemal'i millete kakalamak niyetindesiniz.

Tamam da… Hiç olmazsa köylüyü, işçiyi misafir ağırlamasını bilmeyen edepsiz yurduna koymayın!

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 23.08.2017 00:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner274

banner273