Rahmet: Rahman ve Rahim kelimelerinin köküdür.  İncelik, ihsan, şefkat etme, bağışlama, acıyıp esirgeme. Allah'ın kullarına acıması, onlara sevgi, şefkat ve merhametle muamele etmesi, bol bol ihsanda bulunması anlamında Kur'ani bir tabir.

Kur'an öncelikli olarak Allah'ın rahmetinden, O'nun Rahman ve Rahim oluşundan söz eder. Rahmet özelliği O'nun âlemlerin Rabbi ve her şeyin yaratıcısı oluşunun bir gereğidir. O, bu sıfatıyla varlıkları yaratmış, şekil vermiş ve onların ihtiyaç duydukları her şeyi onlara bağışlamaktadır.

Rahmet kavramı, sevgi, aşk, şefkat, rikkat (incelik), müşfiklik, ihsan ve nimet verme gibi merhametle ilgili bütün unsurları içerisine alır.

Allah Teâlâ, kullarına rahmet ve şefkatle davranmayı nefsine vacip kıldığını, şu ayetiyle açıklamıştır.

"Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size!  Rabbiniz, sizden her kim bilmeyerek fenalık yapar da arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlayan ve merhamet edendir"    En'am, 6 / 54.

Merhamet: Acıma, esirgeme, koruma, sevgi gösterme, yardım etme. İnsanı başkalarına iyilik ve yardım etmeye yönlendiren acıma duygusu. Tüm yaratılmışlara sevgi ile yaklaşma, onları kötülüklerden koruma ve kurtarma, zor durumlarında yardım etme, bağışta bulunma, affetme gibi iyi huy ve davranışların başlıca nedenidir. Kaynağı Allah'tır. İnsanlardaki merhamet, Allah'ın rahmet ve merhametinin bir tecellisi, bir yansımasıdır.

A- ALLAH (cc) IN RAHMETİ:
Allah'ın en önemli niteliklerinden birisi merhametidir. Bu niteliğini ifade eden Rahman ve Rahim adlarının Kur'an'da Allah ve Rab adlarından sonra en çok anılan adlar olması, Allah'ın merhamet niteliğinin önemini ve sonsuzluğunu gösterir. Allah bu niteliği nedeniyle besleyip büyütür, ödüllendirir, nimetler bağışlar, suçları affeder, peygamberler aracılığı ile insanlara doğru yolu gösterir. Hz. Peygamber (sav)'in gönderilmesi, Kur'an'ın indirilmesi de Allah'ın merhametinin bir sonucudur.
    
Merhamet, tüm varlığı kuşatan evrensel bir değerdir ve kaynağı da Yüce Allah’tır. Allah’ın isimlerinin başında “Rahman ve Rahim” isimleri gelir.Rahman; rahmetin en yüce derecesine sahip olan, sonsuz rahmet sahibi; mahlûkatın her türlü iyilik ve ihtiyaçlarını esirgemeden ihsan eden. Aynı kökten gelen Rahim ise, müminlere şefkat eden ve onlara her türlü iyilik ve ihsanda bulunan demektir.  Kur’an-i Kerimin ilk ayeti Rahman ve Rahim isimleriyle başlamaktadır.  Kur’an-i Kerimde 57 yerde Rahman ismi, 115 yerde ise Rahim ismi, çok bağışlayan Ğafur ismi ile birlikte geçmektedir.                                     

Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır”.  Araf su.156.

“O, merhametlilerin en merhametlisidir.”         Yusuf su. 92.   Müminün su. 118.

“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” Zümer su. 53.

“Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevla mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”  Bakara su.286.

“Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”  Araf su. 23.

“Sen, bizim Velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın.”Araf su.23.

“O (Allah)dır ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmet eder, melekleri de (size acıyıp mağfiret diler. Allah) müminlere karşı çok merhametlidir.     Ahzap su. 43.


Hz. Peygamber (sav) Bir Hadislerinde şöyle buyurmaktadır:
“Allah, varlığı yaratmayı murat edince; kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına

“Merhametim gazabımı geçmiştir (üstün geldi)” diye yazdı.” Buhari, Tevhid,15.22.28, 55.Müslim, Tevbe,14-16.

    
Bir defasında Allah Resulü (sav) in huzuruna bir takım esirler getirilmişti. Esirlerin arasında bulunan çocuğunu kaybetmiş emzikli bir kadın, gördüğü her çocuğa koşup onu kucaklıyor, bağrına basıp onu emziriyordu. Resulüllah (sav), o kadını bize gösterdi ve :

-“Ne dersiniz, bu kadın çocuğunu ateşe atar mı?”  diye sordu. Biz:

-“Hayır, kesinlikle atmaz,” dedik. Bunun üzerine Peygamber (sav) Efendimiz:

-“İşte Allah Teâlâ kullarına, bu kadının çocuğuna olan şefkatinden daha merhametlidir”  buyurdu.      Müslim, Tevbe, 22.

“Ya sizin üstünüze Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, Allah çok şefkatli ve merhametli olmasaydı (haliniz nice olurdu)….”Eğer üstünüzde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içinizden hiçbir kimse asla temize çıkamazdı. Allah dilediğini arındırır..”    Nur su. 20-21.

"Allah merhametini yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Hatta yavrulu hayvan, bir tarafını incitir endişesiyle ayağını yavrusundan sakınır"  Buhari, Edeb, 19, Müslim, Tevbe, 17/4942)

Yine Müslim'de gelen bir diğer rivayette Resulüllah (sav) Efendimiz şöyle buyurdu:
"Allah, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirmiştir. İşte anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kıyamet günü geldiği vakit Allah, rahmetine bunu da ilâve ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktır." Müslim, Tevbe 21, (4946)

Şüphesiz acıma, merhamet duygusu Rahman’dan bir cüzdür.”   Buhari Edep,13.Tirmizi, Birr.16.
    
Yüce Allah geniş rahmet sahibidir. O’nun rahmetinden ümit kesilmez amma Allah (cc) suçları da cezasız bırakmaz.  “Eğer seni yalanladılarsa, de ki: “Rabbiniz bol rahmet sahibidir. Fakat O’nun azabı da suçlu toplumdan geri çevrilmez (azabı suçluların üzerine bir indi mi, onu kimse geri çeviremez).” En’am su.147.

B- PEYGAMBER (SAV) İN MERHAMETİ:
Yüce Allah’tan insanlara doğru yayılan rahmet ve merhamet, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) de zirveye ulaşmıştır. O, insanların en merhametlisidir ve bir rahmet Peygamberidir. Onun merhameti öncelikle çocuklar, kadınlar, yaşlılar, toplumun zayıfları, kimsesizleri, acizleri, yetimleri ve yoksullarına yöneliktir. Bunun yanında Onun şefkat ve merhameti insanları, hayvanları, tüm âlemi kuşatmıştır. O tam bir merhamet modelidir.
    
Habibim, biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.”    Enbiya su.107.
    
“Andolsun, size kendi içinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.”  Tövbe su.128.
    
“Çünkü o, lanetçi değil, rahmet Peygamberiydi.”    Müslim, Fedail, 126; Tirmizi, Devat, 118.

    
“Allah’ın rahmeti sayesinde Ey Muhammed! Sen insanlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz insanlar etrafından dağılır giderlerdi. Onları bağışla, onlar için mağfiret dile, iş konusunda onlarla istişare et. Bir kere karar verdin mi Allah’a tevekkül et! Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever.”    Al-i İmran 159.


Hz. Peygamber (sav) on bin kişilik ordusunun başında baba ocağı, anavatanı Mekke’yi fethe doğru yürümektedir.  Artık bütün Arabistan hâkimiyetini tanımıştır. Ordunun en önünde ilerlerken yol üzerinde yeni doğum yapmış bir köpek ile yavrularını görür. Hemen ashabından Cuayl b. Suraka’yı çağırarak şu emri verir:  

Anneyle yavruların önünde duracak ve ordunun tamamı geçinceye kadar onlara nöbetçilik yapacak ve onları ezilmekten koruyacaksın.”

Talimat yerine getirilir ve anne ile yavrular rahatsız edilmeden ordunun geçişi sağlanır. İşte Allah Resulünün hayvanlara olan merhametinin güzel bir örneği.  Vakidi, II/ 804.

Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Merhamet edenlere Rahman olan Allah Teâla merhamet buyurur. Siz yeryüzündekilere merhamet gösteriniz ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin.”      Tirmizi, Birr, 16/1926. Ebu Davut; Edep, 58.

Ben lanetçi olarak gönderilmedim. Ben ancak rahmet olarak gönderildim.”  Müslim, Birr,87.

İslami tebliğ etmek için Taif’e gittiği zaman, cahil, putperest ve egoist Taif halkı Rahmet peygamberini sokak çocuklarına taşlatmışlardı. Dağlar meleği, Cebrail (as) ile gelerek Resulüllah (sav) Efendimize: “Şu iki dağı birbirine çarparak bu halkı helak edeyim mi?” deyince, Peygamber (sav):

Hayır, ben Cenab-ı Hak’tan onların soylarından sadece Allah’a ibadet edecek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayacak bir nesil getirmesini dilerim” buyurdu.   Buhari,Bed’ül-halk,7; Müslim, Cihad, 11.

Ben bazen uzatmak niyetiyle namaza başlarım. Fakat bir çocuğun ağlayışını duyar ve annesinin ona düşkünlüğünü bildiğim için namazı kısa tutarım.”     Müslim, Salat, 192.

“Ey Allah’ım! Ben kendime çok zulmettim, günahları ancak sen bağışlarsın. Mağfiretinle beni bağışla ve bana merhamet eyle. Şüphesiz sen çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.”   Tirmizi, Daavat, 96.

“Hayır, hayır! Doğrusu yapıp ettiklerinden dolayı kalplerinin üzeri pas tutmuştur.”  Mutaffifin, 83/ 14.

“Kul bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bundan vazgeçip tövbe ve istiğfar ettiği zaman kalbi parlar. Günahtan dönmez ve bunu yapmaya devam ederse siyah nokta artırılır ve sonunda tüm kalbini işgal eder.”   Tirmizi, Tefsiru’l-Kuran, 74.

Kuran-i Kerim, Kalbin paslanmasının yanında, kalbin sertleşmesinden, katılaşmasından, taşlaşmasından, taştan da sertleşmesinden (Bakara su.74), kalbin kilitlenmesinden(Muhammed su. 24), kalbin bağlanmasından (Araf su.100), kalbin kapanmasından (Fussilet 5),Kalbin kılıflara bürünmesinden (Bakara su.88),  Kalbin hastalanmasından (Bakara su.10),gözlerini kaybedip körleşmesinden (Hac su.46), ve sonunda kalbin mühürlenmesinden (Casiye su.23) söz etmektedir.

Kalbimizi işgal eden siyah noktalar ve kara lekeler, inançsızlık, inkârcılık, sevgisizlik, merhametsizlik, kin, öfke, intikam, haset gibi kötü duygu ve düşüncelerle izah edilmektedir. Yalan, gıybet, dedikodu, kibir, kendini beğenmişlik, bencillik, su-i zan, tul-i emel gibi illetler kalbi saran noktalar olarak tarif edilmiştir.

Kuran-i Kerime göre, kişi ile kalbi arasında Allah (cc) vardır. (Enfal su.24) Kalp paslandığı ve işgal altında kaldığı zaman Rabbine kapanır, perdelenir, kılıflanır ve basireti kapanır. Allah kişi ile kalbi arasından çıkar. İşgal altındaki kalplere ilahi güzellikler tecelli etmez.

“Kime Allah nur vermezse onun için nur diye bir şey yoktur.”   Nur su.40.

Bugün kalplerin pasını silmek ve her türlü işgalden kurtarmak için bir gönül ahlakına, yürek terbiyesine ve merhamet eğitimine ihtiyacımız vardır. Kalplerdeki pası silmek, parlamasını sağlamak, yaratıcıya açmak, ışık almasını ve ışık vermesini saplamak ancak bu yolla mümkün olur. Merhametsiz gönüllerde sevgi, şefkat, ülfet, refet, rikkat bulunmaz. Bir Hadis-i Şerifte

Peygamber (sav) şöyle buyuruyor:
“Merhamet ancak kalbi katılaşmış inançsız bedbahtların kalbinden kaldırılmıştır.”  Hâkim, Müstedrek, Tevbe ve İnabe, 7632.

Peygamber (sav) Efendimiz bir gün şöyle buyurdu: “Nefsim kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, birbirinize merhamet etmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz.” Sahabeler dedi ki: “Ya Resulellah! Hepimiz merhametliyiz.” Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu:
“Benim kastettiğim merhamet, sizin anladığınız şekilde yalnızca birbirinize olan merhametiniz değil, bilakis bütün yaratılanlara şamil olan merhamettir.”   Hâkim, Müstedrek, IV,185.


Peygamber (sav): “Merhamet etmeyen, merhamet görmez”. Buyurdular.   Buhari. Edep, 18.

"Benî İsrail'de birbirine zıt maksat güden iki  kişi vardı: Biri günahkârdı, diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Âbid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: ‘Vazgeç!’ derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, ‘vazgeç’ dedi. Öbürü: ‘Beni Allah'la baş başa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?’ dedi. Öbürü: ‘Vallahi Allah seni mağfiret etmez.’ Veya: ‘Allah seni cennetine koymaz!’ dedi. Bunun üzerine Allah ikisinin de ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülâlemînin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teâlâ ibadete gayret edene: ‘Sen benim elimdekine  Kadir misin?’ dedi. Günahkâra da dönerek: ‘Git, rahmetimle cennete gir!’ buyurdu. Diğeri için de: ‘Bunu ateşe götürün!’ diye emretti."

Hadisi rivayet eden Ebû Hüreyre (r.a.) der ki: "Adamcağız Allah'ın gazabına dokunan münasebetsiz bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de  heba etti."     Ebû Dâvud, Edeb 51, h. no: 4901)

Yüce Allah (cc) bizleri Rahmet ve mağfiretine nail olanlardan eylesin. Peygamber (sav) Efendimizin merhametini kendine ahlak edinenlerden eylesin. Allah’ın rahmeti mağfireti bereketi ve selamı hepimizin üzerinize olsun.  

Sonsuz selam ve dua ile..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
somut 2 hafta önce

sayın yazar lütfen sloganik yazılar yazmayın... bahsettiğiniz rahmet ve merhametin bugünkü müslümanların nasıl uygulayacağını yazın...