İnsanın yaratılış gayesi Allah'a kullukta bulunmaktır. Oruç da İlahi iradenin, insanlara teklif ettiği bu kulluğun bir parçasıdır. İlahi rahmetin, mağfiret ve bereketin vesilesi olması bakımından kulların arınmasına, safiyetlerinin korunmasına aracılık etmektedir. Her bakımdan insanı yücelten bir aylık zaman diliminin ardından bağışlanmanın, manevi kazanç ve terakkinin sevincini yaşamayı hakkettiği için özel sevinç günleriyle ödüllendirilmiştir.
           
Bayram öncelikle her çeşidiyle Allah'ı anarak rahmeti bereketi sevabı bol bir zaman diliminin ve yoğun bir ibadet mevsiminin ardından; arınma, bağışlanma ve kurtuluşa erme muştusuna mazhar olma günüdür. "Doğrusu, temizlenip-arınan felah bulmuştur; Ve Rabbinin ismini zikredip namaz kılan" ilahi mesajı, namazın önemli bir arınma vasıtası olduğuna işaret etmektedir. Diğer günlere göre heyecan ve sevinçle bugünün başkalığının bilincinde olan kimse, Ramazan Ayından istifade etmiş, ibadetleri, tövbeleri, hayır hasenatları ilahi dergahta makbule şayan olmuş demektir.  Allah Rasulü (sav); “... Ramazan ayına kavuşma fırsatı bulduğu halde kendisini bağışlatamayana yazıklar olsun!..." buyurarak, bu mevsimin gölgesinden istifade edemeyenleri kınamaktadır.        
           
Bugünün çağdaş dünyasında insanların ruhunu ve ilişkilerini kirleten, kalbi katılaştıran ve bilinci bulandıran; şirk, küfür, cehalet, dalalet, gaflet, kul hakkı ihlalleri, varlıklara saygısızlık ve ibadetlerden uzak durmak gibi birçok neden vardır. Kurtuluşa erebilmek için iman ile küfürden, ilim ile cehaletten, hidayet ile dalaletten, zikir ile gafletten, zekât ile kul hakkından, namaz ile de nefse esaretten kurtulmak gerekir. Allah ile olan ilişkileri kirleten, dünyanın ve ahiretin hüsranına sebep olan şirk ve küfür, bünyeden temizlenmedikçe diğer kirlerden arınmak mümkün değildir. “...onların kalpleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. İşte bunlar gafillerdir[1] ilahi tehdidi, amaçlanan arınmayı gerçekleştirmeyenlerin Allah katında değerleri olmadığını dile getirmektedir.
           
İman, cehennemde sürekli kalmayı, imanı güçlendiren salih amel ise cehenneme girmeyi önler. Allah Resulü (sav); “...Allah’ın kullar üzerindeki hakkı, sadece O’na kulluk edip başka (şeyi)  ortak koşmamaları ...bu emredilenleri yerine getirdikleri takdirde kulların Allah üzerindeki hakkı, Cennet’e konulmalarıdır” ifadeleriyle kurtuluş çaresinin imanla temizlenen nefsin, salih amelle korunması gerektiğini bildirmektedir. Böyle bir imanın öncülüğünde emirlere uyarak, yasaklardan ve şüpheli şeylerden kaçınarak ilahi iradenin, insanlar için öngördüğü takva bilincine varılmış olur.
           
Dinen zengin sayılanların mallarını/kazançlarını temiz saklayabilmeleri, nefislerini de günahtan ve cimrilikten koruyabilmeleri için fakirlerin hakkı olan zekatı "onların mallarından sadaka al ki, onunla mallarını temizlersin" ilkesi gereğince halisane bir niyetle ödemeleri ve namazı kılmaları, gaflet pasını silmek ve kurtuluşa ermek için; “Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma” hitabına uyulmalıdır. Kulluk bilincini yenilemek için Ramazan ayının fırsat hatta ganimete dönüştürülmesi İslam'ın öngördüğü kulluk anlayışıdır. 
       
Kardeşlik hukuku ve ahlakının yeşerdiği, birlik ve beraberliğin güçlendiği bu günler, iman edenlerin sevinç, mutluluk ve kaynaşma günleridir. Hayatta olanları da olmayanları da küçükleri de büyükleri de küsleri, dargınları ve kavgalıları da ruhların daha da inceldiği bu sevinçten faydalandırmak gerekir. Ana babayı, eşi dostu, komşuları ziyaret etmek, fakirleri, yaşlıları kimsesizleri, çocukları sevindirmek ve onlarla kaynaşmak için iyi bir fırsat olmalıdır. Bu kaynaşmanın amacına ulaşabilmesi için sevinç gününde oruç çirkin görülmüştür.
           
Gerek akraba arasında gerekse komşular ve hukukunu paylaştığımız diğer insanlar arasındaki küslüklerin kaldırılması, lanetin kalkmasına, rızkın çoğalmasına, ecelin gecikmesine, amellerin makbul olmasına vesile olacağı bilinmelidir.  

Bu vesileyle bizlere kullukta bulunma ve arınma fırsatı veren ve bizleri bu güzel bayram sabahına eriştiren Allah'a şükürler olsun. geçen yıl bu iklimi birlikte teneffüs ettiğimiz halde Rahmet-i Rahman’a kavuştuğu için bugün aramızda bulunamayan bütün kardeşlerimize bu mübarek günün sabahı hürmetine Mevlamız rahmetiyle muamele etsin, mekanlarını cennet, derecelerini ali eylesin. Kulluk adına yaptığımız salih ameli kusurlarıyla beraber kabul buyursun. Daha nice yıllar ibadette bulunmayı kısmet eylesin.
           
Dünyanın muhtelif yerlerinde zulme uğrayan, ilaç bulunamadığı için uzuvlarını kaybetmek zorunda kalan, temel insani ihtiyaçlarını karşılayamayan, dünyadayken cehennemi yaşayan ve çaresizce uzanacak yardım elini bekleyen bütün soydaş ve dindaşlarımıza Mevlamız yardım eylesin. bu kardeşlerimize zulmü reva görenlere müstahak oldukları ile muamele etsin. İslam dünyasını, içinde bulunduğu ateşten çıkarsın, teskin eylesin. Müslümanlar arasında kardeşlik hukukunun ve ahlakının egemen olmasını muyesser eylesin. bütün yaşananlardan ders çıkartmayı kısmet eylesin. Bugünün coşkusunu, heyecanını bütün gönüllerde hissettirsin. Rabbimiz ifade ettiklerimizle yaşamayı halk eylesin. Sevabını bahşeylesin. Rabbimiz hepimizden razı olsun.

Bayramınız mübarek olsun. Dualarda buluşmak dileğiyle...  



 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.