Bir mübarek Ramazan-ı Şerif ayını daha tamamlamak üzereyiz. Bu kutlu ayı oruç, teravih, mukabele, iftar, sahur gibi bu aya mahsus ibadet ve taatlerle, infak ve ikramlarla olabildiğince değerlendirmeye çalıştık. Artık onbir ayın sultanı Ramazan’a veda etme zamanı yaklaştı. 1 Temmuz Cuma gününü Cumartesi’ye bağlayan gece idrak ettiğimiz mübarek Kadir Gecesi de zaten Ramazan’ın sonuna yaklaştığımızın habercisidir. Mü’minler olarak böyle kadri yüce bir geceyi idrak etmiş olmanın sevincini yaşarken, bir yandan da Ramazan ayına veda ediyor olmanın hüznünü yaşıyoruz.
 
Büyük bir kazanç mevsimi olan bu mübarek ayın kıymetini idrak edememek, onun rahmetinden, mağfiretinden feyz ve bereketinden gereği gibi istifade edememek ne kadar büyük bir kayıptır. Burada Hz. Peygamber (s.a.s.)’in, “Ramazan’a ulaşıp da kendini affettiremeden bu aya veda eden kimseye yazıklar olsun” (Tirmizî, Daavât, 100) mealindeki hadis-i şerifini hatırlamakta yarar var. Bu konuda yapılması gereken şey, yapıp yapamadıklarımızın bir muhasebesini yapmak ve hiç değilse Ramazan-ı Şerif’in şu son günlerini en güzel şekilde değerlendirmeye çalışmaktır.
 
Bilindiği gibi, Hz. Peygamber (s.a.s.) de Ramazan’ın son on gününde, her zamankinden daha fazla ibadet eder ve aile fertlerini de buna teşvik ederdi. (Buhârî, FadluLeyleti'l-Kadr, 3) Ramazan ayının son günlerini değerlendirme konusunda Yüce Mevlamızın biz mü’minlere büyük bir ikramı olan mübarek Kadir Gecesi önemli bir fırsattır.
 
Kadri yüce bir gece; Kadir Gecesi

Kadir Gecesi, çok kıymetli, çok değerli ve faziletli bir gecedir. Zira Kadir Gecesi, tüm insanlara dünya ve ahiret mutluluğunun yollarını gösteren, insanlığı karanlıklardan çıkarıp, aydınlığa kavuşturan, hidayet rehberimiz Kur’an-ı Kerim bu gecede indirilmiştir.  Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in bu gecede inmesi diğer zaman dilimleri arasında ona müstesna bir şeref kazandırmıştır. Bizzat Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de bu müstesna gecenin adıyla müstakil bir sure tahsis etmek suretiyle bu gecenin kadrini yüceltmiştir. Kur’an-ı Kerim’in doksan yedinci suresi “Kadir Suresi”dir.
 
Bu surede Kadir Gecesi’nin önemi ve faziletleri çok açık bir şekilde zikredilmektedir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Doğrusu biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirmişizdir. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır, melekler ve ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”(Kadir, 97/1–5)
 
İnsanoğlunun sahip olduğu şeyin kıymeti, onu elde ederken gösterdiği çaba, fedakârlık ve verdiği emek ölçüsündedir. Bunun gibi, Kadir Gecesi’nin bir kişi için taşıdığı değer de, ona verdiği önem ve ondan istifade edebilmek için sarfettiği gayret kadardır. Yoksa Kadir Gecesi, kıymetini bilmeyenler için bir kıymet ifade etmez, ihya etme lüzumu hissetmeyenler için de herhangi bir yarar sağlamaz. Bu nedenle mü’minler, Yüce Allah’ın büyük değer verdiği, Cebrâil (a.s.) ve meleklerini yeryüzüne göndererek nurlandırdığı, Kur’an’ın indirilmeye başlandığı, bin aydan daha hayırlı bu geceye gereken ehemmiyeti verirler ve onu namaz, Kur’an tilaveti, zikir, tevbe-i istiğfar, dua gibi ibadet ve taatlerle ihya etmeye gayret gösterirler.
 
Hz. Peygamber (s.a.s.), “Kim faziletine inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır”(Buharî, Leyletü’l-Kadr, 1; Müslim, Müsâfirîn, 173-176) buyurarak, Kadir Gecesi’ni ihyâ etmenin önemini bildirmiştir. Allah Resûlü (s.a.s.), Kadir Gecesi’ni nasıl ihyâ etmek gerektiğini de Hz. Aişe validemizin bu konudaki sorusuna verdiği cevapta şöyle ifade buyurmuştur: “Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni de affet! diye dua et.”(Tirmizî, Deavât, 84)
 
Bu ayda ayrıca fakirleri, yetimleri, mülteci kardeşlerimizi görüp gözetmeli; fıtır sadakalarımızla, zekâtlarımızla sıkıntılarını gidermeliyiz. Ramazan-ı şerif, oruç ayı olmasının yanında aynı zamanda yardımlaşma ve paylaşma ayıdır. İmkanlarımız ölçüsünde daha çok din kardeşimize ulaşıp onların dertleriyle alakadâr olup gönüller yapmaya çalışmalıyız. Böylece bir Ramazan ayını daha dolu dolu geçirmenin huzurunu yaşamalıyız. Bunun yanında bu ayda kazandığımız güzel alışkanlıklarımızı, ibadet yoğunluklu yaşantımızı bundan sonra da devam ettirme kararlılığında olmalıyız.
 
Ramazan Bayramı

Rahmet ayı Ramazan’ın ardından sevinç ve mutluluk günü olan Ramazan bayramını kardeşlik duyguları içinde hep birlikte coşku ile kutlamalıyız. Bu bayramı dargınlıkları, kırgınlıkları ortadan kaldırmak; bozulan akraba, komşuluk ve dostluk ilişkilerimizi onarmak; birlik-beraberlik ve kardeşlik bağlarımızı pekiştirmek için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle; daha nice Ramazan-ı Şerif ayına sağlık, afiyet içerisinde kavuşmak temennisiyle mübarek Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ediyor, ülkemiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

 

 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
beyhan kaya 5 ay önce

Hocam ağzınıza ve gönlünüze sağlık.Rabbim hayırlı ömürler versin