Bu ayların feyiz ve bereketinden azami ölçüde istifade edebilmek ve Ramazan-ı Şerife gereği gibi hazırlanabilmek için bu ayların değerini bilmeli ve en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Öyleyse ne yapmalıyız ki, bu ayları ihyâ etmiş olabilelim?

Her konuda insanlığa en güzel örnek olan Hz. Peygamber (s.a.s)’in uygulamaları bize bu konuda ışık tutmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) üç ayları sevinçle karşılar, bu aylarda diğer zamanlardan daha fazla oruç tutar, nafile namazı kılar, çok tövbe eder, Kur’an okur ve daha çok infakta bulunurdu. Özellikle Ramazan ayında ibadetlerini yoğunlaştırır,  Ramazan’ın sonlarına doğru kulluğun zirve noktasına çıkardı. Bizler de Peygamberimizin yaptığı gibi içtenlikle Yüce Allah’a yönelerek, ibadetlerimizi, hayır ve iyiliklerimizi artırarak manevî kazanç mevsimi olan bu ayları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmalıyız.
 
Bunun için öncelikle yapmamız gereken şeylerden biri nefis muhasebesi yapmak, kulluğumuzu gözden geçirmek ve hatalarımızı düzeltmeye çalışmaktır. Hadisi şerifte; “Hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekiniz” (Tirmizî, Kıyamet, 14) buyrulduğu üzere kendimizi hesaba çekmeliyiz. Çünkü böyle kıymetli vakitler kendimizi hesaba çekmemiz, nefis terbiyesi yapmamız ve kulluk bilincimizi tazelememiz için önemli bir fırsattır. Mübarek gün ve gecelerde günahlarımızın affı için bol bol tövbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Ayrıca kul haklarından kurtulmak için de üzerimizde hakkı bulunan kimselerle helalleşmenin yollarını aramalıyız.
 
Bu aylarda yapılabilecek ibadetlerin başında oruç gelir. Çünkü Recep ve Şaban aylarında oruç tutmak suretiyle Ramazan’a hazırlanmış oluruz. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de Receb ve Şaban aylarında oruç tutmaya büyük önem vermiş ve bu aylarda çokça oruç tutmuştur. (İbn Hanbel, I, 27; Nesâî, Sıyâm, 70) Hz. Aişe (r.anha) Validemiz Peygamber Efendimizin bu mübarek aylara verdiği önemi şöyle haber veriyor: “Resûlullah’ın Şaban ayındaki kadar oruçlu olduğu bir ay görmedim.” (Müslim, Sıyam, 175)
 
Yine Hz. Aişe validemizin bildirdiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s.) Ramazan’dan başka hiçbir ayı tamamen oruçlu geçirmemiştir. (Nesâî, Sıyâm, 35) Bundan dolayı bu ayların tamamını oruçlu geçirmek yerine belirli günlerde oruç tutmak suretiyle Ramazan’a hazırlanılmalıdır. Mesela bu ayların başında ortasında ve sonunda veya her ayın Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutulabilir.
 
Bu mübarek aylar Kur’an’la daha fazla hemhal olmamız gereken zamanlardır. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in indirildiği rahmet ayı Ramazan’a hazırlanırken Kur’an’a hayatımızda daha çok yer vermeliyiz. Çokça Kur’an okumalı, hatimler indirmeli, okunan Kur’an’ları dinlemeli ve onun evrensel mesajlarını daha iyi anlamaya ve hayatımıza tatbik etmeye çalışmalıyız.
 
Yine namazlarımızı vaktinde ve camide cemaatle kılmaya gayret göstermeli, eğer kılamadığımız namazlar varsa bunları kaza etmeli, fırsat buldukça çokça nafile namaz kılmalıyız. 
 
Duaların makbul olduğu kandil gecelerini içinde bulunduran Recep, Şaban aylarını dua ve niyazlarımızla ihya etmeye gayret göstermeli, kendimiz için olduğu kadar anne-babamız, aile fertlerimiz, ebediyete göçen yakınlarımız, devletimizin bekası, milletimizin ve tüm din kardeşlerimizin huzur ve mutluluğu için bol bol dua etmeliyiz. Bu mübarek vakitlerde Allahu Teâlâ’yı çokça zikretmeli, çok tövbe etmeli, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e salavat getirmeliyiz.
 
Zekât ve sadaka-ı fıtırlarla fakirlerin sevindirildiği, Müslümanların birbirlerine iyilik ve ikramlarda bulunduğu hayır ayı Ramazan’a yaklaşırken hayır ve hasenatımızı artırmalı, cömertlik duygularımızı canlandırmalıyız. En yakınlarımızdan başlamak suretiyle çevremizdeki ihtiyaç sahiplerine imkanlarımız ölçüsünde yardım etmeli, bol bol sadaka vermeliyiz.
 
Bu mübarek aylarda yapılabilecek güzel davranışlardan biri de sevgi, saygı ve kardeşlik duygularımızı pekiştirmektir. Bunun için dargınları barıştırmalı; kin, nefret ve düşmanlıklara son vermeli; birlik-beraberliğimizi bozan, kardeşlik hukukumuza zarar veren yalan, dedi-kodu, sui zan, iftira ve haset gibi kötü davranışlardan son derece sakınmalıyız. Ayrıca anne-babalarımızı arayıp sormalı; akraba ve komşularımızla ilişkilerimizi düzeltmeye özen göstermeli; öksüz, yetim, kimsesiz, hasta ve yaşlılarla ilgilenmeliyiz.
 
Kısaca içinde nice ilâhî tecellilerle şereflendirilen mübarek Regaip, Mirac ve Berat gecelerinin bulunduğu Recep ve Şaban aylarını en güzel şekilde ihya ederek Ramazan-ı şerife hazırlanmalıyız.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.