Çok şerefli ve pek kerim olan Ramazan’ın sonuna geldik. Uzundu, sıcaktı derken birkaç gün sabır gösterebilenler için bir ömürlük kazancın devşirildiği günleri keyifle idrak ettik. Müminler amel-i salih pazarlarında adım adım dolaşıp en güzel amellerini bir bir Rablerine sundular. Dünyanın değer vermediği o ameller Rabbin katında kâh günahlardan mağfirete dönüştü kâh cennette bir köşke. 

Neler yoktu ki o pazarlarda? Kimisi sımsıkı sarıldı Kuran’ına camilere, kurslara koştu mukabele için; kimisi birkaç nazla da olsa devam etti yaz kursuna hem de ilk orucunda; kimisi yorgun bedenini tok bir mide ile yatağa bırakmak yerine teravihleri fırsat bildi, başını secdelerle kulluğa eğdi. Kimisi bunların hiçbirini yapamadıysa da evine helal bir lokma götürmenin derdine düştü. Oruç tutmayanların artan sayısına inat Rabbine verdiği ahde sadık kalmaya her gün bir kez daha oruçla niyet etti. 

Vee bitti Ramazan da. Kıymet bilelim, yokluğu gönlümüze sıza, gözümüze yaş olup düşsün, hasretle beklenen bir sevgili olsun da yolları gözlensin diye bitti. Güzel bir rüya, lahuti bir ses gibi her tarafı saran, şefkat kollarında bizleri ağırlayan Ramazan, bayramın o şen kahkahaları arasında sessiz sedasız gitmeye hazırlandı. Oysa yakışır mıydı bunca güzelliğin sahibine böyle çekip gitmek? Şimdi bayram telaşı ile gözden kaçırılan yokluğuna üzülmemek? Çorak ruhlarımız onun ab-ı hayatından tatmışken onsuz kalabilmek mümkün müydü? 

Madem yolcuydu ve gidecekti bir düğüm atmak, ömrün bu yılı, bu ayı için bir iz bırakmak lazımdı. Hani en sevilen anların fotoğraflarını çekmek, dosttan aldığımız bir mektubu saklamak gibi bir şey olmalıydı ondan bize kalan. Hatırası baktıkça nisyanı ile malül ve maruf olan hafızamız bu Ramazan’ı hatırlamalıydı. Ömür ipimizi varlığı ile incelten, incelttikçe ömrü urgandan ipliğe- ipeğe çeviren, değerini arttırdıkça artıran Ramazan için bir düğüm atmalıydı? Ramazan bir vedaya hazırlanırken onun yüzünü güldürecek bir karar vermeliydi. 

Mesela oruç tutmak için Ramazan’ın gelmesini beklemeyecekti artık, her hafta iki gün oruçlu olacaktı. Mesela Kuran’la hemhal olması yılda bir değil de belki ayda bir ya da iki ayda bir olacaktı. Mesela bir halka kuracaktı. Toplayacaktı eş dosttan bir kaçını olmadı mı oturacaktı çoluk çocuğu ile susturup televizyonu âlemler sultanına haftada bir akşam olsun kulak kesileceklerdi. Bundan sonra yoksula vermek için fırsat kollayacak, yetimi bir başka gözetecekti... Yerlerin ve göklerin ağladığı o musibetten1 sağ salim kurtulmak için bir yol bulmak lazımdı. Herkes kendince, gücünce bir düğüm atıp Ramazanı unutmamak için bir çare bulacaktı. 

Çareler Bulunacaktı ve Ramazan bayramla bağlanacaktı, yoğunlaşıp kıvama gelecekti, tadını bulacaktı, kendine gelecekti ve bizleri kendine getirtecekti. Onun hatırasının, bu yıldan hanemize eklenen salih amellerin, güzel huyların dizleri dibinde geçirilecekti bir yıl ve daha büyük bir aşkla gözlenecekti sevgilinin yolları….
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.