Konuyu doğru anlamaya yardımcı olması için, önce amel ve Salih amel konusundaki tanımları bilmek faydalı olacaktır.

Sözlükte Amel: İş, çaba, davranış.

Terim Olarak Amel: İnsanın bir gayeye yönelik olarak yaptığı iş. Dini emir ve yasaklara konu olan ve neticesi itibarıyla mükâfat veya ceza gerektiren davranış.

Amel İle Fiil Arasındaki Fark: Bilgisiz ve gayesiz olarak yapılan işlere fiil, niyet edilerek bilinçli bir şekilde yapılan işlere ise amel denir.

Sözlük Anlamı İtibarıyla Salih Amel: İyi, güzel ve faydalı iş.

Terim Olarak Salih Amel: Kur’an ve sünnet tarafından yapılması istenen ve insanın Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak niyetiyle yaptığı iyi işler, ibadetler ve insanların yararına olan davranışlar.

Zahiri Amel: İnsanın bedeni ve organlarıyla yaptığı iş ve ibadetler. Namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek, cihad etmek gibi.

Batıni Amel: Duygu ve düşüncelere dayalı olan niyet, tasdik, inkâr gibi hususlar.

Bu tanımlardan sonra, bir amelin sahih olması için hangi şartları taşıması gerektiğini merak etmemiz beklenir.

Bir Amelin Salih Olmasının Şartları:

1-Amel sahibinin mü’min olması.

2-Yapılan işin iyi niyetle yapılması.

3-Yapılan işin dini açıdan adının farz, vacip, sünnet veya müstehap olması.

4-Yapılan işin dini adının haram, mekruh veya müfsit olmaması.

5-Salih amel işlendikten sonra irtidat edilmemesi.

Hz. İbrahim (a.s.)’in Kur’an’da ayet olarak yer alan duası şöyledir:

"Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat."[1] Bizler de bu duayı sık sık tekrarlamalıyız.

Kur’an’da Salih amel işlemek genellikle iman etmekle beraber gelir. Çünkü iman etmeden yapılan güzel işlerin karşılığını ahirette görmek, mümkün değildir. Amel, iman sayesinde geçerli olur.

Allah’ın kendisinden hoşnut olmasını isteyen, iman edip salih amel işlemelidir.

Salih amel konusunu ayet-i kerimelerin ışığı altında incelemeye çalışalım.

1. Allah, Salih Amel İşlenmesini Emretmiştir:

"... (Ey Davud hanedanı!) İyi işler yapın. Kuşkusuz ben, yaptıklarınızı görmekteyim, diye (vahyettik)."[2]

Allah, bu ayette Hz. Davud hanedanına iyi işler yapmalarını emretmektedir. Hitap Hz. Davud ve hanedanına olmakla birlikte hükmü umumidir. Allah’ın, güç ve saltanat verdiği Hz. Davut ile hanedanının salih amel işlemelerini emretmesi, saltanat sahiplerinin güçlerine güvenip yanlışa sapmamaları gerektiği şeklinde de yorumlanabilir. Velhasıl her insanın salih amel işlemesi icap eder.

2.Salih Amel Olan İşler, Güç Yetirilemeyecek Şeyler Değildir:

"İnanıp da iyi işler yapanlara gelince -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklar."[3]

Allah, mü’minleri güçlerinin yetmeyeceği şeylerle sorumlu kılmamıştır. Yapmamız gereken namaz, oruç, hac, zekât gibi ibadetler gücümüz dahilindedir.

3.Salih Amel Sahibi Mü’minlerin Önceki Yanlış İşleri Bağışlamıştır:

“İman edip salih ameller işleyenlere; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.” [4]

Bu ayetten şunları anlıyoruz:

1-Tebliğ sürecinde bir şey haram kılınınca, öğrendikleri andan itibaren ilgili emre uyanların, o konuda daha önce işlediklerinden dolayı sorumlulukları yoktur.

2-İman ederek salih amel işlemeye başlayanların önceki günahları bağışlanmıştır.

3-Kurtuluşa ermenin ve Allah tarafından sevilen kullar olmanın yolu; iman etmek, Allah’tan sakınmak ve Salih amel işlemektir.

4-İman eden Allah’tan sakınmalı, Allah’tan sakınan ise günahları terk edip Salih amel işlemelidir.

5-Allah, önemine dikkat etmemiz için takvayı üç kere, salih amel işlemeyi iki kere tekrarlamış, ayrıca işlerin güzel yapılması gerektiğini zikretmiş ve en son Allah’ın işlerini güzel yapanları sevdiğini ifade buyurmuştur.

"İman edip iyi işler yapanların (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz."[5]

İman edip salih amel işleyenlerin, iman etmeden önceki günahları affedilir, İman edip güzel amel işleyenlere, hayatlarının bu dönemlerinde yaptıkları salih amellere karşılık, daha üstün ve daha güzel bir mükâfat vardır.

4. Allah, Salih Amel Sahiplerine Güzel Bir Hayat Yaşatır:

"Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz."[6]

Bu ayetten şunları anlıyoruz.

1-Güzel bir hayat yaşamak isteyen kadın ve erkekler salih amel işlemelidirler.

2-Salih amel işleyenin hayatı güzel olur; çünkü güzel işer yapmak, insanın hayatını güzelleştireceği gibi, kötü ve haram işlerden sakınmak da insanı bir takım çirkinliklerden korur.

3-Salih amelin ahiretteki karşılığı ise ebedi cennet nimetleridir. Cennet nimetleri her açıdan dünya nimetlerinden üstündür.

5.Baki Kalacak Salih Amel, Allah Katında Daha Hayırlıdır:

"Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır."[7]

Dünyanın birer süsü olan mallar ve evlatlar, insanı, ebedi hayatını önemsemekten alıkoymamalıdır. Salih ameller, sevap açısında ölümsüzdür. İnsan işlediği salih amel ile Allah katında umduğuna nail olur. Salih amel, sonuç itibarıyla, insan için her türlü dünya süsünden daha hayırlıdır.

6. Halkın En Hayırlısı İman Edip Salih Amel İşleyenlerdir:

Kur’an, iman edip salih amel işleyenleri halkın en hayırlıları olarak tanımlar:

"İman edip salih ameller işleyenlere gelince, halkın en hayırlısı da onlardır. Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O'na saygı gösterenler) içindir."[8] 

İman edip salih amel işleyenlerin durumu şöyledir:

1-Yaratılanların en hayırlılarıdırlar.

2-İçinde ebediyen yaşayacakları ebedi cennet nimetleriyle mükâfatlandırılırlar.

3-İman edip salih amel işledikleri için, Allah onlardan razıdır.

4-Cennetle mükâfatlandırıldıkları için, kendileri Allah’tan razıdır.

5-İman edip salih amel işleyenler, Allah’tan sakınan kimselerdir.

7.Rabbine Kavuşmayı Uman Kimse, Salih Amel İşlemelidir:

"... Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”[9]

Ahirete iman edip Rabbine güzel bir şekilde kavuşmayı ümit eden kimse, salih amel işlemeli ve ibadet ederken gerek riyakârlık nedeniyle, gerekse Rabbi ile arasına başkasını sokarak Allah’a şirk koşmamalıdır.

8. Şan ve Şeref İsteyen Salih Amel İşlemelidir:

"Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır. O'na ancak güzel sözler yükselir (ulaşır). Onları da Allah'a amel-i sâlih ulaştırır. ..."[10]

Bu ayetten şunları anlamalıyız:

1-Dünyada ve ahirette her türlü izzet ve şeref, Allah’a aittir.

2-İzzet ve şeref elde etmek isteyen, onu başka yerde değil, Allah’a bağlılıkta aramalıdır.

3-Sahip olunan izzet ve şerefin makbul olması için, kişinin iman, söz ve amelinde Allah’ın rızasına uygun bir durumda olması gerekir.

4-Allah’a ancak güzel sözler yükselir. Allah’ın zikredilmesi ve doğrunun söylenmesi güzel sözlerdir.

5-Salih amel, iman ile değer kazanıp Allah indinde makbul olur. En güzel söz, kalpteki imanın ifade edilmesidir.

9. Allah’tan Salih Amel Sahibi Olmayı Dilemeliyiz:

“Nihayet Karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi. Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: “Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”[11]

Hz. Süleyman, ordusuyla beraber karıncalar vadisinden geçerken, bir karıncanın; “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!” demesi üzerine gülümseyip ayette geçtiği şekilde Allah’a yalvarmıştır. Bu iki ayetten şu dersleri çıkarmalıyız:

1-Sahip olduğumuz güç ve kuvvet nedeniyle, çevremize karşı özensiz davranmamalıyız. Karıncanın, “farkına varmadan sizi ezmesin” demesi, Hz. Süleyman’ın çevresine gerekli özeni gösterdiği anlamına gelir.

2-Sahip olduğumuz güç ve kuvvet nedeniyle, Allah’a şükretmeyi unutmamalıyız.

3-Sadece bize verilen nimetlerden dolayı değil, hem bize hem de ana babamıza verilen nimetlerden dolayı Allah’a şükretmeliyiz.

4-Allah’ın razı olacağı salih ameller işlemeliyiz. Allah’ın razı olmayacağı işler, salih amel değildir.

5-Yukarıda anlatılan hususlar ile birlikte Allah’ın bizi salih kullarının arasına katması için dua etmeliyiz.

10.Salih Amel İşleyenler Salihler Zümresine Katılır:

"İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız."[12]

Kulluk için insana düşen iki görev vardır. Bunlar, iman etmek ve salih amel işlemektir. Salih kişi, erdemli insan demektir. Salih olmak için, dünyaya ve ahirete müteallik görevlerin, Yüce Yaratıcının rızası doğrultusunda yerine getirilmesi gerekir. Bu hususlara riayet eden kimseler, Allah tarafından salihler zümresine sokulurlar.

Hz. Yusuf’un yaptığı gibi bizler de şöyle dua etmeliyiz:

"... Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat."[13] 

11.Cehennemlikler, Salih Amel İşlemek İçin Oradan Çıkarılmayı İsterler:

"O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen! Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir."[14]

Suçlular, mahşer alanında, salih amel işlemek için Allah’tan dünyaya bir daha gönderilmelerini isteyecekler, ancak bu istek kabul edilmeyecektir. Artık cennetlikler ile cehennemlikler belli olmuştur. Mahşer alanındaki pişmanlık fayda vermez. Pişmanlık ve tövbe ancak bu dünyada geçerlidir.

"Onlar orada: Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım! diye feryat ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? (Niçin inanmadınız?) Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur."[15]

İyi işler yapmak için yeniden dünyaya gönderilme isteği yerinde değildir. Çünkü Allah, bu dünyada insanlara yeteri kadar fırsat tanımıştır.  Akıl ve irade sahibi insanların, peygamberler de kendilerini uyardıkları halde doğru yola girmeyip yanlış işler yapmaları, dünya imtihanlarını kaybettikleri anlamına gelir. Artık yeni bir imtihana tabi tutulmaları söz konusu değildir. Herkes ne yapacaksa ölmeden yapmalıdır.

12.Kur’an, Salih Amel İşleyenleri müjdeler:

"Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler."[16]

"Onu dosdoğru (bir kitap) olarak (indirdi) ki katından gelecek şiddetli azaba karşı (insanları) uyarsın ve yararlı işler yapan müminlere kendileri için güzel bir mükafat bulunduğunu müjdelesin."[17]

"İşte Allah'ın, iman eden ve iyi işler yapan kullarına müjdelediği nimet budur. De ki: Ben buna karşılık sizden akrabalık sevgisinden başka bir ücret istemiyorum. Kim bir iyilik işlerse onun sevabını fazlasıyla veririz. Şüphesiz Allah bağışlayan, şükrün karşılığını verendir."[18]

"(Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü’minleri, içlerinde ebedî olarak kalacakları güzel bir mükâfat (cennet) ile müjdelemek ve “Allah, bir çocuk edindi” diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı."[19]

"Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükâfat vardır."[20]

"İnanıp iyi işler yapanlara gelince, Rableri onları rahmetine kabul eder. İşte apaçık kurtuluş budur."[21]

Bu ayetlerdeki müjdeler hakkında özetin özeti:

1-İman eden ve salih amel işleyenler için büyük bir mükâfat vardır.

2-Kur’an’ın misyonlarından biri de salih amel işleyen mü’minlerin güzel bir mükâfata kavuşacaklarını haber vermektir.

3-Allah, inanıp salih amel işleyenlere, cennette yaşamayı vaat etmektedir.

4-Kur’an, mü’min kullarını, içinde ebedi olarak kalacakları cennetle müjdeler.

5-İman edip salih amel işleyenlerin mükâfatı kesintisizdir.

6-Allah, iman edip salih amel işleyenleri rahmetiyle kabul eder; asıl kurtuluşa erenler bunlardır.

13. Salih Amel, Bağışlanma ve Affedilme Sebeplerindendir:

"... Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter. ... "[22]

İnanıp salih amel işlemek, işlenen kusurların affına vesile olur.

"Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur. Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak, elbette "Kötülükler benden gitti" der. Çünkü o (bunu derken) şımarıktır, kibirlidir. Ancak (musibetlere) sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve bir büyük mükâfat vardır."[23]

Salih amel işleyen iyi bir mü’min, elindeki nimetler gidince ümitsizliğe kapılıp nankörlük yapmaz; zarardan sonra bolluğa kavuşunca da şımarmaz. Böyle davranan insanların günahları bağışlanır ve büyük bir mükâfata nail olurlar.

14.Kötülük Yapanla Salih Amel İşleyen Bir Olmaz:

"Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!"[24]

Kötülük işleyenlerle iman edip iyilik işleyenler bir olmaz; Allah onları aynı muameleye tabi tutmaz.

Kötülük işleyenlerle iyilik işleyenlerin hayatları bir olmadığı gibi ölümleri de bir olmaz. İyiler iyi muamele görür, kötüler kötü muamele.

15.Salih Amel Sahibi Mü’minler İçin Korku ve Üzüntü Yoktur:

"İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler."[25]

İman edip salih amel işleyen, namaz kılan ve zekat verenlerin ahiretteki durumları şöyledir:

1-Onların ahiretteki mükâfatları, Allah tarafından verilecektir.

2-Onlar, ahirette hiçbir korku yaşamayacaklardır.

3- Onlar ahirette üzülmeyeceklerdir.

16.Salih Amel İşleyen Cennetteki Yerini Hazırlar:

"... Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar."[26]

Bu dünyada salih amel işleyenler, cennetteki yerlerini hazırlamış olurlar. Salih amellere karşılık cennette kalacakları yerler kendileri için tahsis edilir.

17.Salih Amel Sahibi Mü’minler, Cennete Girerler:

"İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! …"[27]

Cennete gitmek için iki şart var: Birincisi iman etmek, ikincisi ise salih amel işlemektir.

"Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar."[28]

Salih amel, mü’min iken işlenmişse bir karşılığı vardır; mü’min olmadan yapılan güzel işlerin uhrevi açıdan bir karşılığı yoktur.

"İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedî kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik dilekleri “selâm”dır." [29]

İnanıp salih amel işleyenler, ebedi kalacakları cennette tam bir güvenlik içinde olacaklar ve orada hem melekler tarafından selamlanacaklar hem de kendi aralarında selamlaşacaklardır.

"İnanıp da güzel işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalırlar." [30]

İnanıp salih amel işleyen ve sadece Allah’a boyun eğip ona itaat edenler, içinde ebediyen kalmak üzere cennete nail olurlar.

Ayetlerden şunu da anlıyoruz: Önce iman, sonra amel; ikisi bir arada olmalı. İmasız amelin ahirette bir karşılığı yoktur.

Bu bölüme şu satırlarla nihayet verelim:

İman, amel etmeyi gerektirir.

Ardından amel gelmeyen iman zayıftır.

Zayıf iman, kurtuluşa ermek için yeterli değildir.

Ayrıca salih amel ile kuvvet kazanmayan imanın zamanla iyice zayıflayıp kalbi terk etme tehlikesi de artar.

İnsan, nasıl yaşarsa öyle inanmaya başlar.

Hem Batıni yönden hem de zahiri yönden salih amel sahibi olmalıyız.

Niyetlerimiz de davranışlarımız da iyi olmalı.

Allah’a karşı kulluk görevimizi yapmak için salih amel işlemeliyiz.

Cehennemden kurtulmak için salih amel işlemeliyiz.

Cenneti hak etmek için salih amel işlemeliyiz.

[1] 76/Şuara-83

[2] 34/Sebe-11

[3] 7/Araf-42

[4] 5/Maide-93

[5] 29/Ankebut-7

[6] 16/Nahl-97

[7] 18/Kehf-46

[8] 98/Beyyine-7.8.

[9] 18/Kehf-110

[10] 35/Fatır-10

[11] 27/Neml-18.19.

[12] 29/Anebut-9

[13] 12/Yusuf-101

[14] 32/Secde-12.13.

[15] 35/Fatır-37

[16] 17/İsra-90

[17] 18/Kehf-2

[18] 42/Şura-23

[19] 18/Kehf: 2-4

[20] 41/Fssilet-8

[21] 45/Casiye-30

[22] 64/Teğabun-9

[23] 11/Hud: 9-11

[24] 45/Casiye-21

[25] 2/Bakara-277

[26] 30/Rum-44

[27] 2/Bakara-25

[28] 4./isa-124

[29] 14/İbrahim-23

[30] 11/Hud-23

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yerli 2018-01-03 08:40:05

salih amel derken...? yazdıklarınızı yapanlar niye olması gereken sonucu alamıyorlar?

Misafir Avatar
yerli 2018-01-03 22:02:16 @yerli

ali bey zaten problem de tamda bu işte... bunu çözemiyoruz.. herkes kendi anlayışına uygunluğu takva ve ihlas olarak kabul ediyor.... işin düğümlendiği nokta burası...burayı çözemediğimiz sürece her şey boş...

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
Ali Bozkurt 2018-01-03 13:28:50 @yerli

sn. yerli!
salih amel, takva ve ihlasla birlikte salih amel olur. bunlarda bir eksiklik vardır.

Beğenmedim! (0)
Avatar
gizli kalsin 2018-01-03 04:37:05

çok güzel bir yazı Allah razı olsun

Misafir Avatar
Ali Bozkurt 2018-01-03 13:49:10 @gizli kalsin

sn. gizli kalsın!
teşekkür ederim. Allah razı olsun.

Beğenmedim! (0)