Nedir Satanizm? 
Öyle demiş şair:
“İşte insanoğlu bir yerde böyle sapık
Beşerin böyle delaletleri var
putunu kendi yapar kendi tapar.”

 
Değerli okuyucu, bu dizelerde ifade edildiği gibi, Şeytanı kutsayan ve ona perestiş edenler de olmuş ve olacaktır da. Satanizm böylesi bir felsefi akımdır. Bu, öyle bir akımdır ki, tarihin derinliklerinden gelip, en son ABD’de yeniden canlanma ve taraftar çekme imkânı bulmuştur. Ve ABD’den atak yaparak Rusya’ya, Zambiya’ya varıncaya dek gençleri etkisi altına alan bir akım olmuştur.
 
Evet, çeşitleri arasında bir de, “Ateistik satanizm” var. Bunun kurucusu AntonSzandorLavey’dir. Macar asıllı Lavey, 1966 yılında ABD’nin San Fransisko şehrinde “Şeytan’ın Kilisesi”ni kurmuş “ ve oranın başrahibi olmuştur. Daha sonra da, Satanizmin 9 ilkesini belirlemiştir. Şeytanı, “günah diye adlandırılan tüm zevklerin simgesi” olarak nitelendiren bu Satanizm, insanlara ve gençlere çağrıda bulunuyor ve diyor ki:

1)    Satanizm sana, dilediğin gibi yaşama özgürlüğü sunar.
2)     İçi boş umut ve hayaller yerine; asıl gerçekliği sunar.
3)    İkiyüzlülükle kendi kendini aldatmak yerine, lekesiz, tertemiz aklı sunar.
4)    Nankörlere boşuna harcanan sevgi yerine, hak edene sunulması gereken incelik ve kişiliği sunar.
5)    Sana vuran birine, diğer bir yanağını çevirmek değil; intikam alacak gücü sunar.
6)    VAMPİR olmak için vakit harcamak yerine, uğraşman gereken daha gerçek sorumlulukların olduğunu hatırlatır.
7)    Satanizm sana derki: insan, bazen, dört ayak üstünde yürüyen hayvanlardan daha kötü ve tüm hayvanlardan daha vahşi olabilir.
8)    Satanizm sana der ki, günah diye bilinen her şey, aslında fiziksel, duygusal ve zekasal birer zevkten ibarettir.  
9)    Kilisenin şu ana kadar sahip olduğu en sadık arkadaşı şeytandır... Çünkü O, bu işi yıllardır yapıyor...
Şeytanın Kullarına Yaptırdıkları Şeytan, kullarını, Vampir, Cadı, Şeytanın Oğlu gibi bir takım unvanlarla da taltif ediyor.

İşte "Vampir" olduğunu iddia eden 20 yaşındaki Thomas Gough’ın bir cinayeti işlemesinin gerekçesi. O, 34 yaşındaki arkadaşı Whitehurst'ü içki içmeye davet etti. Bir süre oturduktan sonra sevgilisinin gözleri önünde arkadaşının kolunun ön tarafını jiletle kesip yaraladı. Mağdurun kanı akmaya başladığında da kanı bir bardağa koyup içti ve bunu gerekçesini de  mağdura şu cümleyle özetledi:

"Hayatta kalmak için kan içmem lazımdı.” Bizdeki üç satanist de, İstanbul Ortaköy ’de 13 Eylül 1999 gecesi, henüz 17 yaşındaki Ş.C.’yi bir satanist ayininde vahşice öldürdüler. Katiller, cinayet sebebini de şöyle açıklıyorlardı: “O gün ayın 13 idi; uğursuz bir gün. Üstelik 5.8 şiddetinde deprem de olmuştu. Şeytanla konuştuk, altı (sekiz) kardeş olan Ş.C’nin kurban edilmesi gerekliydi…”

Satanizm Ülke Gündeminde
1990’lı yıllarda Satanizm, ülke gündeminde önemli bir yer tutuyordu. Medyamız, konuyla ilgili haberleri şu manşetlerle veriyordu: “Gençlerimiz Sahipsiz…” 26. 6. 1998 tarihinde, “13 yaşındaki bir erkekle, 17 yaşındaki bir kız, bir binanın balkonundan atlayarak intihar ettiler,” “ Adana’da iki kız bir binadan atlayarak intihar etti…..” İzmir’deki Satanistler de “Ateist olma, Satanist ol” sloganıyla gençlere çağrıda bulunuyorlardı.
  
Evet, 1990lı yıllarda medyamızın gündeminde “Satanizm” vardı. Açık oturumlarda uzmanlar konuşuyordu. 27.9. 1999 tarihinde bir T.V. kanalında (Kanal D, F. Altaylı) bizdeki ve dünyadaki satanistler şöyle anlatılıyordu:
Bizdeki Satanistler, kısmen milliyetçidirler. Düşüncelerine, müziklerine, düşünce ve inançlarına da satanik ögeleri yansıtırlar. Eski Türk dininden esintilerle desteklerler.

“Ölüm ve Cenaze” gibi dergileri yüzbinler satar. Yazışma adresleri açık olduğu için sosyal bir çevreye katılmamış gençlerin ilgisini çekerler ve onları üye yaparlar. Çünkü bu gençler yeni ergen olmuşlar, herhangi bir aidiyet duygusuna sahip değillerdir.

Satanistlerin bir üçgeni vardır ve bu üçgenin uçlarına CİNSELLİK, UYUŞTURUCU VE MÜZİK yerleştirilmiştir.
  
Kan ve kurbanın, bunların dünyasında önemli bir yeri vardır. Kedi, keçi ve tavuk kurbanlarının yanında, kendi aralarından çıkan gönüllü bir kurbanın akan kanlarından son derece zevk alırlar..

Özellikle kedinin kurban edilmesi onları hadsiz mutlu eder, bundan son derece haz duyarlar. Onlara göre, Hz. Peygamber kediyi çok severdi. İşte bu kedi, karşısına çıkan bir yılanı imha etmiştir. “Onun için Kedinin kanı akıtılmalıdır,” derler.

VELHASIL
Evet, Ülkemiz insanı neler yaşadı neler gördü. Bir zamanlar, ülkemizin gündeminde birçok İZM’in yanında bu İZM de vardı. Satanizm hangi zeminde yayılıyordu? Başka versiyonları da var mıydı?  TAVUS, melek miydi şeytanın ta kendisi miydi? Müslüman Misyonerler de kimdi? Hepimiz bu akımların muhatabı mıyız? Neler yapmalıyız?
    
Bu ve benzer soruları gelecek yazımızda cevaplamak üzere sağlıcakla kalınız..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.