Hitabet dünya kurulduğundan beri kitleler üstünde en fazla tesir uyandıran bir sanattır. Hitabet sadece sözle değil jest mimiklerle hatta sessiz kalarak da iletişimin gerçekleştirildiği bir sanat. Toplumuz için de söylenmiş bir sözü hatırlayalım. “Türk Milleti kulağından sulanır”.
 
Hal böyle olunca, insanımıza İslam’ın mesajını, doğruları ulaştırmada, hangi materyaller kullanılmalı insanımızın eğitiminde hangi şeylere dikkat edilmeli ve uyulmalı ki azami verim hasıl olsun.
 
Öncelikle şu önemli tespiti yapalım. Eskilerin lazım-ı gayr-ı mütefarik dedikleri olmazsa olmaz durumu ortaya koyalım Nedir o peki? Tabii ki “Güleryüz ve Tatlı Dil”
 
10 tane yabancı dil bil, ama yılanı deliğinden çıkaran dili bilmiyorsan insanlarla iletişim kuramazsın, onlar üstünde etki uyandıramazsın. Başta idarecilerimiz olmak üzere irşad vazifesi yapan arkadaşların büyük çoğunluğunda bu eksik maalesef var. Örneğin hatibimiz tebessümün sadaka olduğunu, gülümsemenin Allahtan olduğunu anlatıyor ama kendi suratı mozole-i hümayun gibi yani asık bir surat… Allah aşkına dinleyiciye bu şekilde nasıl etki edebilirsiniz? Hz Ali’nin şu güzel sözünü akıllardan hiç çıkarmamak lazım. Biz de bu güzel sözü  talebelerimize, dinleyicilerimize mütemadiyen hatırlatıyoruz. Çok da faydasını gördüğümüzü söyleyebilirim. Neydi o güzel söz?
 
“Tatlı su başı kalabalık”
 
Anlattığımız şeyle dünyanın en güzel şeyleri olsun eğer suratınız bu güzellikleri yansıtmıyorsa anlattıklarınız dinleyicinin kulak kepçesinden geri dönecektir.
 
Vaktiyle ben Ankara’da görev yaptığım yıllarda mûsikî dersleri alırken Kültür Bakanlığından bir hocamızdan iletişim-diksiyon ve sahne estetiği dersi adı altında dersler almıştım. Ciddi manâda faydasını gördüm. İnanın konuşurken veya bir eseri icra ederken elimi kolumu nereye koyacağımı, nasıl kullanacağımı bilemezdim, çok çekingendim, sonradan açıldım, şimdi binlerce kişinin karşısında hiç çekinmeden konuşabiliyorum veya bir eseri icra edebiliyorum.  Binaenaleyh her biir meslektaşımıza bu tip kurslara katılmasını öneriyorum.
 
Olmazsa olmaz şartımzın yanında Tüm irşad ekibi için faydalı olabilecek şu hususları hatırlatmak isterim.
 
 Göz İlişkisi: İnsanların yüzüne bakanlar, bakmayanlardan daha çok hoşa gider! İnsanlarla, onları rahatsız etmeyecek ölçüde, ancak mümkün olduğu kadar çok göz ilişkisi kurun!
 
 Yüz İfadesi: Canlı olun! Mümkün olduğu kadar sıcak ve dostça tebessüm edin ce gülün! Yüzünüz, çevrenize olan ilginizi yansıtsın! Donuk ve ifadesiz görünmekten kaçının!
 
 Baş Hareketleri: Karşınızdaki konuşurken sık sık başınızı hafifçe aşağı , yukarı hareket ettirerek onu dinlediğinizi ve anladığınızı hissettirin! Söylenenleri kabul edip etmemeniz önemli değildir, sizinle konuşana “anlaşıldım” duygusunu yaşatın! Başınızı hafif dik tutun!
 
 Jestler: Çok aşırıya kaçmadan, jestlerinizi kullanın! Ellerinizi cebinizde tutmaktan ve kollarınızı çalıştırmaktan, ellerinizle ağzınızı örtmekten kaçının! açık ve anlaşılır jestleri tercih edin!
 
 Postür (Beden Duruşu): Ayaktaysanız, dik durun! Oturuyorsanız sandalye ve koltuğunuzu tam olarak doldurun ve arkanıza yaslanın! Birisiyle konuşurken ve birisi doğrudan sizinle konuşurken öne eğilin ve ilginizi ögsterin!
 
 Yakınlık: İnsanlara daima, onları rahatsız etmeyecek, mümkün olan en yakın mesafede durmaya gayret edin!
 
 Yöneliş: Daima konuştuğunuz veya sizinle konuşan insana dönük durun! İkiden fazla bir grup insanla bir grup oluşturuyorsanız, sizin için önemli olanların dışındakilere merkezinizi kapatmayın!Mümkün olduğu kadar çok kişiye merkezinizi açık tutun!
 
 Bedensel Temas: İnsanları tedirgin etmeden, mümkün olan her durumda bedensel teması kullanın! Özellikle sizden gençlerle aynı cinsiyetten olanlarla, sizden daha alt statüde olanlarla bedensel temas kurmak için her fırsatı değerlendirin!
 
 Dış Görünüş: Grup normlarına, toplumsal rol ve statünüze uygun giyinin! Giyiminize mümkün olduğunca renk katın! Kadınlar erkeklerden daha çok renk kullanabilir! Saç ve el bakımınıza özen gösterin!Kendinize gösterdiğiniz özen, kendinize verdiğiniz değerin ifadesidir.
 
Aile İrşad ve Rehberlik Bürolarında ise Şunlar Yapılmalı
 
 
1- Bu büroda “Şeker Suratlılar” veya “Bal Vaizeleri” adı altında bir masa oluşturulacak, en az beş kişiden oluşacak.
 
2- Burada görev yapan personel bilgi olarak donanımlı kimselerden oluşmalı, Mümkünse iletişim ile ilgili alanlarda yüksek lisans ve doktora yapmış kişilerden oluşmalı.
 
3- Burada görev yapan personelin müstakil kadroları olmalı, Kuran Kursu Öğreticileri buralarda görevlendirerek işler savsaklanmamalı.
 
4- Bayanlarımıza ciddi anlamla ulaşıldığında ailedeki tesiri düşünülerek hadisenin ne kadar önemli olduğu bilince olunmalı. Kadın fethedildiği zaman bir ailenin fethedileceği düsturu akıldan çıkarılmamalı.
 
5-Burada görev alan personel bilgi ile donanımlı olmakla beraber şeker suratlı olmalı yani devamlı mütebessim olmalı, Mütebessim olmayanlara tahsilleri bile olsa görev verilmemeli.
 
6- Aile İrşad Büroları, araç gereç materyaller cihetiyle zenginleştirilmeli, bu bürolarda öğretici eğitici broşürler kitapçıkları olmalı bunları bol miktarda ailelere ulaştırmalı. Büronun kendine ait irşad minibüsü olmalı...
 
7- Personelin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının illerdeki şubeleriyle irtibatlı olmaları
 
8- Görev yaptıkları şehirdeki dul kalmış, eşinden şiddet gören veya görme tehdidi altında olan bayanlara psikolojik destekler sağlayabilmeli. Hatta bir araya gelebilecek barışıp yuvayı kurtarabilecek durumlarda şeker suratları ile arabuluculuk görevi yapmaları
 
9- Bu büronun personeli sadece müftülüğe gelen bayan vatandaşlarımızın dini sorularına cevap vermekten de öte hizmeti ayağa götürme planlamaları yapmalı. Örneğin Yaşlılar yurdunda, gençlerin kaldıkları yurtlarda haftada bir tatlı sohbet halkaları oluşturabilirler. Bu noktada sohbetleri daha çekici  hale getirebilmek için mûsikî ve mini tiyatral etkinlikler düzenleyebilirler. Bu noktada mürşidelerimiz bir anaokulu öğretmeni aşkıyla bunu yaptıklarında çok güzel neticeler alacaklardır.
 
10- Kadınların altın günleri çok önemlidir buralarda onlarla güzel diyaloglar kurup mesaj ulaştırabilirler. Onlara Kuran Öğretimiyle başlayıp devam eden sohbet halkaları oluşturmak çok tesir uyandıracaktır.
 
11- Kadınların en duygusal dönemleri olan cenazelerinde, mutlu günleri olan düğünlerinde, yavrularını askere gönderirken, yanlarında olunması veya dünyaya bir çocuk getirdiklerinde annenin hastanedeki odasına
 
Bu “Bal Vaizeleri” veya “Şeker suratlılar” ellerinde bir çiçekle girdiklerinde bir kadının gönlü bünyesinde  toplumun müspet anlamda fetholunduğunun bilinmesi…
 
12- Bu “Bal Vaizeleri” cezaevindeki bayanlardan tutun da hacdan-umreden gelen insanımıza ziyaretlere kadar, hastanelerde mahzun gönüllerine bir teselli bekleyen hastalarımıza moral vermeye kadar birçok gönül fetheden faaliyetlerde bulunmalı. Anneler günü veya dünya kadınlar günü vs. platformlarında etkin rol oynayarak İslam’ın Kadına bahşettiği ve aile kurumunu nasıl takdis ettiğine dair mesajları ulaştırmaları.
 
13- Bu büroda fedâkârca görev yapacak personelin maaşları  iyileştirilmeli, özlük haklarına güzellikler yapılma noktasında cimrice davranılmamalı. Taşrada görev yapan personelimizin merkeze kıyasla biraz üvey evlat muamelesi gördüğüne  dair kahir ekseriyette bir kanaat husule de gelmiştir. Büyüklerin dikkatine….
 
Haydi o halde hayatımızın her döneminde olması gereken sloganımızı söyleyelim.
 
“TATLI SU BAŞI KALABALIK”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol