14 Şubat Sevgililer Günü Hurafesi
Grup sayfamız için  

Sevgililer günü’nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına dayanır.. Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Sevgililer günü her yıl 14 Şubat’ta kutlanır. Aslı Eski Roma İmparatorluğu kilisesine dayanır. İsmini Valentine adında bir din adamının isminden almıştır.
      
Kapitalist sistemin çılgınca israf ettirmek için kullandığı günlerden biri olan “Sevgililer Günü” aslında bir Hıristiyan bayramı. Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan bu günde insanlar, pagan ve Hıristiyan adetlerine göre “kutsal” sayılan bir günü kutlarken, aynı zamanda da kapitalist sistemin istediği şekilde çılgınca bir tüketim ve  alışveriş israfı  içerisine girerek dehşet verici bir tuzağa düşüyorlar.
 
“Biz sevgilerimizin istismar edilmesine, tüketilmesine, bir güne sıkıştırılmasına ve bir Hıristiyan adetini kutlamamızı istemelerine elbette karşı çıkarız.    “İslam sevgi üzerine kurulmuştur  ama bunu istismar ediyorlar”     

“İslam'daki sevgi, adalete dayanır ve gelip geçici değildir. Müslümanın sevgisi, nefsin arzularının tatmin edileceği türden bir sevgi değildir.  
      
Bugünkü manada bir Sevgililer Günü, İslam'da asla yoktur. Bir insanın hayatının bütün aşamasını İslam ve sevgi kaplamıştır. Geçiciliği İslam kabul etmez. Sevgi bütündür, devamlıdır, İslam hukuku ve ahlakında geçici bir sevgi yoktur. Nefsi tatmine dayalı bir sevgi ve Sevgililer Günü anlayışı kesinlikle İslam'da yoktur.  
 
Bugün vatandaşın cebine göz diken kapitalist şirketlerin cirolarını katladığı sözde özel günlerden biri olan   14 Şubat Sevgililer  Günü dünyanın pek çok ülkesinde kutlanıyor.
       
Bütün bir yıl boyunca yakınlarına yarenlerine eşlerine  herhangi biriymiş gibi davranıp yılın bir gününde bir hediye ile gönül almaya çalışmak, büyük bir çelişki arz ediyor
.
 
Ancak İslam kültüründe  aile hayatının, eşin, değerinin ne kadar yüksek olduğu düşünüldüğünde, mevcut sistemin bizim en kıymetli değerlerimizi bir gün anmaya ve hatırlamaya zorlaması dikkat çekmektedir..

Günümüzde sırf kapitalist ekonomik sistemi hareketlendirmek adına insanlar tüketim çılgınlığına özendirilmektedir.Dikkat ederseniz bir haftadır bankalar sevgililer günü için  cazip faizlerle kredi verdiklerini ,Mağazalar indirim yaptıklarını,Şehrin en görkemli yerlerinde bilbordlarda sevgililer günü dolayısıyla yapılan kampanyalarını tüketicilere duyurarak tuzaklarına düşürmek istemekte ve insanları alışverişe hediye almaya israfa davet etmekteler..
 
Yapılan araştırmalarda, aslında sevdiğimiz insanların  bir hediye beklentilerinin olmadığını   bu konuda tek isteklerinin sık sık hatırlanmak,sadakat,samimiyet ve birbirlerine  karşı fedakarca ve sıcak bir gülüş olduğunu göstermektedir..

 
Fakat, kapitalist ekonomik sistemin tüketim kültürünü canlandırmak adına sevgiyi istismar ederek   bağlılığı hediyeye indirgeyerek insanlara sunması kültürümüzdeki   sevgiyi de  yaralamaktadır..   “Birini  sevindirmek için mutlaka hediye al” mantığı ile insanları tüketim ve israf  kültürüne yönlendiren sistem, en kutsal değerlerden olan   sevgiyi ranta, kazanca çevirerek servetlerine servet katmaktadır.
    
“BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE   SEVGİ TEK GÜNE  HAPSEDİLMEMİŞTİR”

KAPİTALİZM TÜM SEVGİLERİ   METALAŞTIRIYOR
 Değer verdiğimiz birini  sadece yılın bir gününde hatırlamak, ona gerekli değeri vermiş olmayı göstermemektedir.   “Günümüz tüketim toplumu, her şeyi metalaştırdığı gibi,   sevginin her çeşidini , ona bir hediye almak ile geçiştirilmesi gereken bir görev gibi anlıyor.   En değerli varlıklarımızın, bir eşya karşılığında mutlu edilebileceğine dair bir kanaat empoze ediyor”  İnsanları  mutlu edecek onlara hizmettir,ihtiyaçlarının karşılanmasınıdır.Güzel ve gönül alıcı sözlerle onların duasını almaktır. Hediyeleşme  güzel ve İslami bir gelenektir.   Ancak bunu kapitalist ekonomiye hareket kazandırarak değil, kendi değerlerimizi ayakta tutarak yapmamız gerektiğine inanıyoruz.
 
Kişileri yalnızlığa ,perişanlığa terk ederek sadece belli  günlerde bir demet çiçekle insanlık  görevlerini yaptığını zannedenler böyle zamanlarda  bir kez daha  nefis muhasebesi yaparak insanlık  sorumluluklarını gözden geçirmeliler.
 
Bu tip konular bazı insanlara çok ufak tefek ayrıntılar gibi gelebilir.   emperyalizmin en tehlikelisinin kültürel emperyalizm olduğu da bir gerçektir. Dünyanın en güçlü ordusuna sahip olsanız bile kültürünüzü kaybettiğiniz an asimile olursunuz. Tarihte yıkılan  milletlerin  en büyük yıkılma sebeplerinden biride kültürel asimilasyon sürecidir. Eğer sizin diğer milletlerden görünüm, tavır,yaşayış ve dünya görüşü açısından bir farkınız kalmamışsa siz onlardan olmuşsunuz demektir ve isminizin Ahmet ,Muhammet olmasıda   bunu değiştirmez.
 
Sonradan uydurulmuş (bidat) bir hurafe, hiç de bizim kültürümüzde ve inanç sistemimizde olmayan, Sevgililer Günü diye adlandırılan bu ahir zaman fitnesi, artık ülkemizde alabildiğine yayıldı ve gençlerimizi İslam dışı yollara iten, tüketimi körükleyen bir fenomen haline geldi.  
          
İnsanların sevgilerini paylaşmak adına hediyeleşmeleri de güzeldir, şayet bu meşru sınırlar içerisinde gerçekleşiyorsa tabi. Fakat üzerinde düşünülmesi gereken  asıl konu, ‘sevgililer günü’ diye bize dayatılan bu günde, milyonlarca kişinin çeşitli propaganda ve reklamlara kapılarak, hipnotize edilmiş kuklalar gibi gidip saçma sapan hediyeleri alma çabalarıdır. Şekilden şekile girmelerindeki gülünç ve acınası haldir.  
           
Bu vatandaşlarımız, kutladıkları günün anlam ve önemi (!) hakkında bilgi sahibi oldukları kadar, kökeni hakkında da bilgi sahibi değildirler. Sahi, bu sevgililer günü nereden gelmiştir bize, kökeni nereye dayanır kutlayanlarımız hiç araştırmışlar mıdır?  
        
SELAM OLSUN EN SEVGİLİYE… .SEVGİLİLER SEVGİLİSİ Hz.MUHAMMED(SAV).e ….ONUN ÖNDRELİĞİNDE MEYDANA GELEN SEVGİYE….

Anahtar Kelimeler:
DiyanetDinihaberler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol