Başkan Demirci'den şura kararları ile ilgili açıklama
Genel Başkan DEMİRCİ’nin açıklaması:

“Eğitim ve Öğretim gönüllülerini yakından ilgilendiren Milli Eğitim 19.Şura toplantısında alınan ve kamuoyu ile paylaşılan kararlar bizleri biraz olsun ümitlendirmiş fakat tatmin etmemiştir. Milletin ve devletin geleceğinin şekillendirildiği bu tür şura toplantıları çok önem arz etmektedir. Sahasında uzmanlaşmış bilim ve ilim adamlarının sunumları ile çerçevesi çizilen, bürokratlar ve siyasi erk tarafından da uygulamaya konulacak olan kararlar şüphesiz eğitimde çıtayı yükseltmek amaçlıdır. Zira toplumun her kesimini ilgilendiren eğitime, hayatımızın her safhasında gereksinim duyulmaktadır. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşundan beri sürekli değişikliğe uğratılan eğitim sistemi hala gerçek mecrasına oturtulamamıştır. Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerine baktığımızda, devletlerin kuruluş aşamasında oluşturulan eğitim sistemlerinde kesinlikle köklü değişikliğe gidilmemiş olup sadece çağın gelişimine ayak uydurulması yönünde ilaveler yapılmış ve yapılmaktadır. Ne yazık ki eğitim sistemi her gelen siyasi otorite tarafından sil baştan yeniden oluşturulmaya çalışılmış, çağdaş ve evrensel yaklaşım düşünceleri yerini siyasi görüşlere terk etmiştir. Bu nedenlerle sürekli değişen eğitim sistemine eğitimin bütün taraflarınca ayak uydurmakta zorluklar çekilmiştir.

Saygıdeğer dostlar!
Mezkûr şura kararlarından üç madde üzerinde durmak istiyorum.

1 – Osmanlıcanın Anadolu İmam Hatip Liselerinde mecburi ders olarak okutulması kararı.
Aslında yıllarca özlemini çektiğimiz bir karar. Lakin millet olarak hevesimiz kursağımızda kalmıştır. Çünkü Osmanlıca dersinin sadece Anadolu İmam Hatip Liseleri ile sınırlandırılması yönündeki karar çok sığ kalmıştır. Ecdadımızın eğitim alanında yapmış olduğu başarılar asla küçümsenmemeli. Kütüphanelerin raflarında tozlanmaya ve çürümeye, teşhir salonlarında ise görücülerin ziyaretine sunulan ecdadımızın eserlerinden (Özellikle Tıp, Astronomi, Kimya, Simya, Mantık, Matematik ve diğer bütün dini ve ilmi alanlarda ortaya koydukları buluş, bilgi ve çalışmalar) toplumumuzun ekseriyeti maalesef istifade edememektedir. Kendi öz kültürüne yabancılaşan nesiller dedelerinin yazdıklarını anlayamaz hale gelmiştir. İmam Hatip Liselerinde okuyanlar zaten Osmanlıcayı çok rahat bir şekilde okuyabilmektedir. Aslolan diğer okullarda okuyan öğrencilerin de dedelerinin yazdıklarını okuyabilme seviyesine gelmeleridir. Kültür eğitimin en önemli parçalarındandır. Devlet millet sevgisi, büyüklere karşı saygı, küçüklere karşı sevgi, aile mefhumu bilinci, sosyal davranışlar, vatandaşlık bilgisi vs… konularında ecdadımızın anlayış ve yaşam biçimini öğretmek ve öğrenmek milletimize sadece güzellikler kazandıracaktır. Ne yazık ki; geçmişimiz ile olan bağlantılar koparıldığı için ecdadımızın mirasından istifade eden taraf, ecnebiler olmuştur.
2 – İlkokul 1.Sınıfından itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin okutulması kararı.
Bu kararın alınmasına vesile olanlara ciddi manada müteşekkiriz. Çünkü ilim ve bilim adamları tarafından ortaya çıkarılan 0-7 yaşarası eğitim ve öğrenmeler ömür boyu kalıcı olmaktadır. Büyüklerimizin tabiri ile taşa kazınırcasına dimağlara yerleştirilen bilgiler 0-7 yaş arası elde edilmektedir. Diğer safhalarda öğrenilse de kalıcı olmayabilmektedir. İlkokul 1.sınıfından itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerini alan bir öğrenci, hem kendisi hem de içerisinde yaşadığı toplumla barışık yaşama kültürüne sahip olacaktır. Zira vücudun ihtiyacı olan gıda nasıl bir ihtiyaç ise din anlayışıda vazgeçilmezlerdendir. Ayrıca bünyesinde ahlak barındırmayan hiçbir şey yoktur. Alış-veriş ahlakı, yeme-içme ahlakı, toplum içerisinde yaşama ahlakı,yürüme-konuşma ahlakı, vs, vs… İnsanların iç dünyalarını ahlaktan yoksun bir hale getirildiği zaman ise; anarşi, hırsız, arsız ve bütün güzelliklere düşman yetiştirecektir.
 
Elhasıl Milli Eğitim 19.Şurada alınan bu kararı destekliyoruz.
 
3 – Turizm Meslek Yüksek Okullarında Alkollü İçkiler servislerinin uygulamalı ders olmaktan çıkarılması kararı.
Kötü alışkanlıklar bir sefer deneme ile başlar. “İçki bütün kötülüklerin anasıdır” fehvasınca hareket edildiği zaman, özellikle eğitim kurumlarında özene bezene öğretilen alkollü içecekler servisi ve sunumu becerisi, genç dimağları otomatik olarak kötü alışkanlık sahibi yapmaktadır. Üzüntü duyduğumuz ve endişe ile karşıladığımız diğer bir konu ise, sigara ve uyuşturucu madde kullanım yaşının ilkokul seviyesine kadar inmiş olması. Bu durumun üstesinden gelmek için bütün taraflara görev düşmektedir. Zira ailenin vermiş olduğu ahlaki değerleri çevre faktörü alıp götürmektedir. Üç kuruş menfaat elde edebilmek için her türlü uyuşturucu maddeleri okulların çevrelerinde satışını yapanların hala önüne geçilememiştir.

Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve Diva-sen ailesi olarak, yapılmış olan Milli Eğitim 19.Şura toplantısının hayırlara vesile olmasını, Eğitim işlerinin hem milli hem de manevi değerlerimiz çizgisinden sapmadan başarılı olmasını temenni ederiz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol