Camilerimiz, insan ve şehir buluşmasının merkezidir
Şenocak, camilerimiz ile ilgili yanlış algının değiştirilmesi gerektiğini belirterek yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamasında şunları söyledi: “Camilerimizi hep ibadet edilen yer olarak biliyoruz. Sekiz on yaşlının namazını kıldığı, sonrasında duvar dibine oturup sohbet ettiği, hiçbir sosyal aktivitesinin olmadığı mekânlar olarak benliğimize yerleştirildi. Geçmişte Diyanet İşleri Başkanlığı yapan zatlar bu konuyu önemsemedi. Bunun sonucunda camilerimiz sadece yaşlı ibadethanesine dönüştü. Çocuklarımız, gençlerimiz unutuldu. Camilerimizin hayatın gerçeği olduğu unutturuldu.
 
Kurtuluş Savaşı verdiğimiz dönemlerde camilerimiz, millet ruhunun şahlandığı yerler olmuştur. İmamlarımız ve vaaz veren din âlimlerimiz, vatan, millet, bayrak, din ve namus gibi önemli değerlere sahip çıkılması noktasında Müslümanları bu mekânlarımızda uyandırmıştır. Müslümanlar, camilerde toplanmış, sohbet etmiş, teşkilatlanmış, bayrağın değerini bu mekânlarda öğrenmiştir.
 
Dinin, ne yaş ayrımı ne de cinsiyet ayrımı vardır. Din, insanlık için en tabii ve fıtri bir ihtiyaçtır. Dinsiz millet olmaması bu yüzdendir. Her dinin de bir mabedi mutlaka vardır. Bu mabetler kutsal yerlerdir. Buralara özel ihtimam gösterilir, korunur. Müslümanlar için camii ve mescitler, insanların sosyalleşmesini sağlayan mekânlardır. İnsanların bir araya gelmesine vesile olmuştur. Bilgi ve tecrübeler paylaşılmış, halk aydınlatılmıştır. Müslümanların dini mekânları, Allah (c.c) tarafından “Allah’ın evleri” olarak isimlendirildiği için bu mekanların Müslümanlar için önemi daha fazladır.
 
Camilerimiz, daima hayatın içinde yer almıştır. İmece usulü camiler yaptırılmış, imece usulü temizlik yapılmış, para toplanmış, ihtiyaçları giderilmiştir. Cenaze namazlarımız camilerimizde kılınarak bu mekânlardan kaldırılmıştır. Bayramlarda ilk bayramlaştığımız yerlerdir. İbadetin yanı sıra, yardımlaşma, hoşgörü, iyilik yapmak gibi kavramların dile getirildiği ve toplumda hayata geçirildiği mekânlardır. Camilerimiz, hayatımızın içinde bizimle birlikte yaşayan kültürümüzdür. Bu kültürün özünde insan vardır. İnsanın oluşturduğu şehir kültürü vardır. Dolayısıyla camilerimizi, hayatın içinden, insandan ve şehir kültüründen ayrı düşünmek mümkün değildir.
 
Türkiye nüfusu, farklı kültür katmanlarının bir araya gelerek oluşturduğu etnik gruplardan oluşuyor. Herkesin kültürü farklı, herkesin camiye bakış açısı farklıdır. Bu farklılıklara camii kültürünü benimsetmek, hoşgörü kültürünü oluşturmak, yardımlaşma, dayanışma ve iyilik yapmak kültürünü geliştirmek için camii kültüründen faydalanmak gerekiyor. Bunun için camilerimizi nezih mekânlar haline getirmek zorundayız. Camilerimizi sosyal hayatın bir parçası olarak kabul edip, toplumsal fayda sağlayan çeşitli etkinliklerle benimsetmeliyiz. Önünden geçip gidilen mekân olarak değil, faydalı bilgilerin edinileceği mekânlar olarak algı oluşturmalıyız. Müslüman kimliğinin benimsetileceği mekân, camilerimizdir. Bu nedenle camilerimiz hak ettiği değeri yeniden kazanmalı ve toplum hayatının içinde önemli bir yeri olduğu anlaşılmalıdır.”

Diyanet Haberler'e dair ilk haberleri kapalı grup sayfamızdan öğrenmek için


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yılmaz 2 yıl önce

Yorumunuz Evet camiler toplumun buluşma merkezleridir.bu güzel açıklamalarından dolayı dinbirseni ve başkanı tebrik ediyorum çalışmalarında başarılar diliyorum