Charlie Hebdo ve düşündürdükleri!
Facebook Sayfamız için  


Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve Diva-Sen Genel Başkanı Hüseyin DEMİRCİ, Charlie Hebdo vakası ile ilgili olarak yazılı basın açıklaması yaptı. Genel Başkan DEMİRCİ yaptığı yazılı basın açıklamasında:
                
“Geçtiğimiz günlerde,  bütün dünya ülkelerinin dikkatinin bir anda Fransa’ya çekilmesine sebep olan Charlie Hebdo baskını ve 12 kişinin öldürülmesi elbette tasvip edilemez. Ancak söz konusu hadise üzerinde bütün dünya Müslümanlarının çok yönlü olarak derin düşüncelere dalması gerekmektedir.
 
Tarih sürekli tekerrür ediyor.
 
Tek olan Allah inancına daveti kabullenmeyip taraftarlarının puta tapmaktan alıkonuluyor bahanesiyle Müslümanlara hem eziyet eden hem de Bedir’de savaşa katılanların, yedi düvelin gelişmiş ordusunu silahlarıyla beraber Çanakkale’ye getirenlerin, Bosna Hersek katliamı ile Irak ve diğer İslam ülkelerinde ortaya koyanların anlayışı ne ise,  Charlie Hebdo vakası da odur. Müslüman kanını akıtmakla zevk alan gözü dönmüş vampirlerin sebep oldukları bütün hadiseler tarihin tekerrür ettiğinin en güzel ispatı olsa gerek. Çünkü katliamların, namusa tecavüzlerin ve huzursuzlukların yaşandığı ülkelerin tamamının İslam coğrafyasında olması tesadüfî değildir.
 
Çok yüzlü dünya ülkeleri
 
Bahse konu bütün İslam ülkelerinde işlenen barbarlıklara seslerini çıkarmayan,  Suriye’de devam  eden iç savaşın durdurulması için birleşmiş milletleri dahi toplantıya çağırmayan, Myanmar-Arakan-Doğu Türkistan- Azerbaycan Karadağ-Somali-Eritre-Afganistan, Filistin-Gazze ve daha nice İslam ülkelerinde sahneye konan vahşiliğe göz yuman kulak tıkayan çok yüzlü dünya ülkeleri; Charlie Hebdo vakasıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadılar.
 
Kutsallara hakaret
 
İnsanlık tarihinde dini değerlere (Peygamber, mabet, namus…) saldırılar sürekli olmuştur ve bundan sonra da olacaktır. Özellikle İslami değerlerin taraftarlarını galeyana getirerek yeryüzü coğrafyasında yalnızlığa terk etmelerini sağlamak amaçlı olan bu hakaretler, Müslümanları çok ağır fatura ödemeye mahkûm etmektedir. Daha önce Danimarka’da, sonrası diğer bazı Avrupa ülkelerinde ve son olarak Fransa’da yayımlanan dergilerde Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Hz.Muhammed (sav)’e karşı işlenen hakaretler, camilerin yakılması ve nahoş yazıların yazılması biz Müslümanları hala gaflet uykusundan uyandırmamaktadır. Müslüman mahallesinde salyangoz satarcasına, ülkemizde yayımlanan başta “Cumhuriyet” gazetesi olmak üzere diğer basın yayın organları da hassas olma noktasında sınıfta kalmıştır.
 
Alınması gereken dersler.
 
Yurtiçi ve yurt dışında bulunan Müslümanlara çok büyük görevler düşmektedir. Öncelikli olarak bütün Müslümanların dinlerini çok iyi öğrenmeleri ve uygulama hususunda azami dikkat göstermelidir. Çünkü her Müslüman İslam dinini temsil ettiği bilinciyle hareket etmeli, tıpkı,  balkanların toptan Müslüman oluşuna sebep Anadolu erenlerinin anlayışı gibi. Bugün kutsal değerlere hakaret ediliyorsa, temsiliyet hususunda her Müslüman kendisini hesaba çekmek zorundadır. Komşuluklarıyla, ticari alış verişlerde güvenilir olup olmadıklarıyla vs…
 
 
Tepki nasıl olmalıdır?
 
Allah Resulü hayatta iken bizzat şahsına karşı yapılmayan eza ve cefa kalmamıştı. Nefsine karşı yapılan hakaretlerin tamamında, “bilselerdi böyle yapmazlardı” şeklinde karşılık vermişti. Söz konusu ve diğer edepsizliklerin icraata konmasının sebebi Müslümanları galeyana getirip, haçlı güruhunun emellerine kavuşması olduğuna göre, verilecek olan tepki de, Efendimiz (sav)’in ahlakına uygun olması gerekmez mi?. Bu nedenle yakarak yıkarak problemleri çözme yolunu tercih etmek kesinlikle tutarlı bir yol değildir. Bilakis Müslümanların daha çok zarar görmesine sebeptir. Özellikle Ortadoğu’da Müslümanların oyuna gelmeleri neticesi çeşitli isimlerle ortaya çıkan ve kardeşi kardeşe kırdırma hareketleri içeren yapılanmalar izahı mümkün olmayan oluşumlardır. Böl, parçala, yut prensibi ile Müslümanlar arasına salınan kin ve adavetin neticesini görüyoruz. Bir avuç Filistin’de, Kuzey Irak’ta ve Suriye’de sahnelenen savaş oyunları din adına yapılmış olan en büyük aldanmışlıktır. Zira silahları üretip piyasaya süren taraflar ile kullananlar farklı. Din anlayışından daha ziyade kurgulanmış oyunların aktörlerinin hâkimiyeti olan söz konusu kamplaşmalar yeryüzü coğrafyasında İslam’ı temsil değil Müslümanlığın yüz karası haline gelmiştir. Diyarı Dicle’den geçerken ayağı kırılan bir keçinin hesabından kendisini sorumlu kabul eden bir İslam anlayışı ile, bölgede ve diğer yerlerde cereyan eden sözüm ona din anlayışını aynı kefeye koymamız mümkün mü?  
 
Sonuç
 
Allah Teâlâ tarafından insanlık âleminin iki cihanda da mutlu olabilmesi için gönderilen yüce İslam Dini’nin yeniden öğrenilmesi, Allah’ın dininin yeryüzüne hâkim olması ve İslam ülkelerinin bir araya gelerek Dünya Müslüman Ülkeleri Birliği’nin biran önce hayata geçirilip güç birliğine gidilmesi zamanı gelmiştir.
 
Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve Diva-Sen ailesi olarak;  yeryüzü coğrafyasında din adına yapılan bütün yanlışları elimizin tersi ile itiyor, konu ne olursa olsun insanlık adına işlenen bütün saldırı, katliam ve anlayışları kınıyoruz. Bununla beraber, Avrupa ve diğer dünya ülkelerinde sindirme ve psikolojik baskı altında tutulan ve suçsuz oldukları halde hürriyetleri elinden alınarak cezaevlerine hapsedilen Müslüman kardeşlerimizin biran önce serbest bırakılmalarını bekliyoruz”.
                                                                                                 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol