Dine,Diyanet'e ve
 
 
Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Bayraktutar Dinimize, milletimize, imanımıza, ümmeti Muhammed’e karşı taraf olanlara karşı bizler tarafız ifadesini kullandı.
 
Diyanet İşleri Başkanlığını hiçbir surette tartıştırmayacaklarını söyleyen Bayraktutar şöyle konuştu; ‘Sivil toplum örgütleri önemlidir. Bu sendikalar Türkiye’ye özgürlüğü kazandırdı. Bu sendikalar Türkiye’ye özgür düşünceyi kazandırdı. Bu sendikalar bize ne yaptı, bize ne kazandırdı? demeyin, kısaca bu sendikalar bu ülkeye kendisini en güzel şekilde ifade edebilmeyi kazandırdı.
 
Eğer bir toplumun iradesi, idareye yansımıyorsa, bir toplumun düşünceleri Ankara’da konuşulmuyorsa, bir toplumun dertleri Ankara da tartışılmıyorsa o ülkede demokrasi yoktur. O ülkede dini özgürlük yoktur. O ülkede gençliğin geleceği yoktur.
 
Geçmişte biz bunu tecrübe ettik. Geçmişte bu milletin hep dini ile alay edildi, bu milletin geleceği ile alay edildi, senelerce bu milletin camileri ahıra çevrilmedi mi, senelerce bu milletin semalarında tanrı uludur denilmedi mi, senelerce başörtülü olan kızlarımız Arabistan’a gitsinler denilmedi mi?
 
Bu milletin başörtüsü ile, din dersi ile, gençliği ile derdi olanları, çağdaşlık adı altında komünist Leninist düşüncelere karşı her zaman taraftır.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında son zamanlarda yapılan haberler konusuna da değinen Bayraktutar;
 
Biz siyasilere popüler olmak için, gündeme gelmek için dinimizi, diyanetimizi siyasetinize karıştırmayın, edebinizle siyasetinizi yapın dedik.
 
İnsan onurunu basite alan cümleler kurmayın dedik. Sivil toplum örgütlerinin seslerini duymayanların zillet içerisinde olduğunu, kulaklarının sağır, gözlerinin kör olduğunu gördük.
 
Diyanet İşleri Başkanlığının araç mevzusuna takılı kalanların, dertlerinin araç olmadığını anlayacak olgunlukta olduğumuzu, sempatik görüntülerin arkasından aba altından kurulan tuzaklara gelmeyeceğimizi gösterdik.
 
Her şeyden önce kardeşliğe ihtiyacımız var dedik, her şeyden önce değerlerimizi kötülemeden, karalamadan siyasetini büyük bir erdemle yapması gereken liderlere ihtiyacımız var dedik. Birileri kalktı göreve getirirseniz diyaneti kaldıracağım dedi, biri bu ülkede tekrar tanrı uludur denecek dedi.
 
Erdemden mahrum, edepten mahrum olanları, iftiracıları, dini diyaneti karalayanları sivil toplum örgütü olarak sandığa gömecek olan yine bu halktır, bu kalk cüret edip diyanet için saldırı dili kullananları affetmeyecektir.
 
Şimdi Çanakkale’deyiz. Gözlerinin rengi, dilleri, şiveleri farklı olan ama tek din, tek bayrak için şehit olan atinin bizden bir beklentisi var dedik. Bugün bu beklentiyi tekrar ediyorum; Dünya’da İslam’ın Şehbal açtığı Türkiye’ye ihtiyaç var. Öldürülmelerin olmadığı, karanfil kokan Türkiye’ye ihtiyaç var. Gül için dikenine katlanan Türkiye sevdalılarına ihtiyaç var dedik, demeye de devam edeceğiz.
 
Diyanet'e, ezana tahammülü olmayanların ülkesi değil burası, şehitlerimizin şehitlik sebebi bu ezansa, bu vatansa, bunları ellerimizden almak isteyenler bu ülkenin evlatları değil, üst aklın evlatlarıdır. Bu üst akıl tarihten bu yana saldırı halindedir, saldırmaya da devam edecektir.
 
Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, sana aguşunu açmış bekliyor peygamber dizelerinde peygamberin beklentisini bu ülkeden kaldırmak isteyenleri, ezanını susturmak isteyenlere bu halk destek vermeyecektir dedi.
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.