Diva Sen 2014 Yılı Güz Dönemi YİK Toplantısı yapıldı
22-23-24 ve 25 Eylül tarihlerinde Nevşehir İl’i Kozaklı İlçesi Roze Resort Termal otelde yapılan Diva-Sen 2014 yılı Güz Dönemi Yüksek İstişare Kurulu Başkanlar toplantısı çok verimli geçti.

Toplantıya katılan bütün Şube başkanları ve il-ilçe temsilcilerinin “Diva-Sen üye sayısınıdaha yukarılara nasıl taşırız”? Sorusuna cevap aradıkları yüksek istişare toplantısı, sendikamızın yeni bir ivme kazanması yanında birlik ve beraberlik içerisinde sarsılmadan yoluna devam edeceğinin de bir görüntüsünü vermesi dikkatlerden kaçmadı.

Zira saha çalışmalarında karşımıza çıkan iftira ve karalama kampanyalarının yanında, Diva-Sen’in bölüneceği yönünde art niyetli kişi ya da kişilerin beklentilerinin boşa çıkmasına sahne olmuştur. Diva-Sen Genel Merkez yöneticilerinden Mustafa Çopursuz’un yönettiği oturumlarda tam bir profesyonel anlayışla ve medeni görüntüler sergilenerek mezkûr soruya cevaplar arandı.

Konuşan bütün başkanların ortak ifadeleri, Diva-Sen’in gerçek bir alternatif sendika ve yapılan menfi propagandaların tamamının iftiradan ibaret olduğu yönünde olmuştur. Diva-Sen’in prensiplerine ve kırmızıçizgilerine uyum sağlayamayan art niyetli kişilere de iltimas gösterilmeyeceğinin kararlılığının gösterildiği YİK toplantısı, tarihe not düşecek kararlar alarak sona ermiştir.

Ayrıca, Diva-Sen’in kırmızıçizgilerinden olan siyaset üstü olma özelliği, her geçen gün dimağlarda daha fazla yer ederek yoluna devam ediyor olması da kayda değer bir tespit olmuştur. Başkan ve temsilcilerin konuşmaları, Diva-Sen’in gerçekleriyle kalplerde yer ettiği, samimi olanların başarılı olacağı, sendikamıza halel getirecek bütün davranışlardan uzak olunması gerektiği ve Diva-Sen ailesinin ferdi olmanın bir ayrıcalık olduğu imajının verilmesi de ciddi bir ayrıntı idi.

Genel merkezlerin başarısının il ve ilçe temsilciliklerinin başarısına endeksli olduğu gerçeği bir kez daha hatırlatılan toplantı, sadece üyelerin değil, Diyanet’de çalışan bütün görevlilerin tamamının sorumluluklarını üzerlerinde taşıdıklarına inanan Diva-Sen’e gönül verenler, toplantıdan sonra da aynı aşk ve şevkle çalışmalar yapacaklarını, ulaşabilecekleri yerlere ulaşmaya çalışacaklarını da sözlerine ekledi.

****
DİVA-SEN 2014 YILI GÜZ DÖNEMİ YİK TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ
 
22-23-24 ve 25 Eylül 2014 tarihlerinde Nevşehir İli Kozaklı İlçesi Roza Resort Termal Otelde yapılan, Diva-Sen Yüksek İstişare Kurulu Başkanlar Toplantısı sonuç bildirgesi yayımlandı.
Genel Başkan Hüseyin DEMİRCİ tarafından okunan sonuç bildirgesi:
 
1 – Diyanet İşleri Başkanlığı özerk olmalıdır.
Siyasallaşan ve siyasetin tasallutu altına giren Diyanet istemiyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile beraber kurulan bir kuruluştur. Vatandaşların dini ihtiyaçlarını karşılamak ve ibadet yerlerini yönetmek amaçlıkurulan Diyanet, aynı zamanda bünyesinde görev yapan her kademedeki görevlilerin bütün ülkenin ortak değeri olmalarını sağlamaktır. Ancak değişen her iktidar döneminde en fazla siyasallaşan ve siyasi tasallut altında kalan maalesef Diyanet olmuştur. Özellikle Müftü, İmam-Hatip, Müezzin-Kayyım ve Kur’an Kursu Öğreticileri atamalarında devreye giren siyaset ile son zamanlarda yetkili sendikanın “iktidarın sendikasıyız, istediklerimizi yapmaz iseniz istediğiniz il’e müftü olamazsınız, personele de, üye olmaz iseniz nakilde istediğiniz yere naklen gidemezsiniz” gibi baskı ve tehditler oluşturması mihrap ve minber hakkaniyetini ihlal etmektedir. En bariz örnek olması hasebiyle, zikredilen bu mevzudan hareketle Diyanet’in özerkleşmesi gerekmektedir. Bu durumda seçimle işbaşına gelecek olan başkan, köy, ilçe ve illeri dolaşarak kendisini ve projelerini anlatacak ve destek isteyecektir. İşte o zaman ülkemizin en ücra yerlerinde görev yapan görevlilerin de hal ve hatırı sorulmuş, problemler yerinde tespit edilmiş ve kendilerine bir değer verildiği hissettirilmişolacaktır.

2 – Rotasyon kararı yeniden düzenlenmelidir.
Ben yaptım oldu mantığıyla icrada bulunan Diyanet, sendikaların ve çalışanların görüşlerine müracaat etmediği için, uygulamaya koyduğu bütün kararlarında tepkiler toplamaktadır. Oysa yapılması istenilen hususların, psikolojik ve sosyolojik yönlerinin de dikkate alınması icap etmez mi? Ancak ne yazık ki; siyasallaşan ve üyelerini köle durumuna düşüren yetkili fakat etkili olamayan sendikanın teslimiyetçi anlayışı neticesi, bütün kurumlarda olduğu gibi Diyanet tarafından da diğer sendikaların serzenişlerinin dikkate alınmamasının sebebidir. Başka bir ifade ile din görevlilerinin hürriyetleri elinden alınmış bulunmaktadır. Diva-Sen olarak yaptığımız saha çalışmalarında, görevlilerin görüşlerine değer verilmediği tespitini yapmış bulunmaktayız. Buradan Sayın Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr.Mehmet Görmez’e seslenmek istiyoruz. Danışmanlarınızın özelliklerine bakıldığında, mihrap görevlilerini temsilen bir danışmanınızın olmaması eksiklik değil midir? Filhakika danışman olarak alacağınız bir İmam-Hatip, yapacağı saha çalışması ile başkanlığı daha objektif bilgilendirecek ve daha isabetli kararlar alınmasını sağlamış olacaktır. Diva-Sen olarak daha önce de rotasyon hakkında görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmıştık. Tribünlere seslenmeyip kendisini sorumlu saydığından diğer konularda olduğu gibi rotasyon meselesinde de ortaya attığı önerilerinin yetkililer tarafından dikkate alınmasınıistiyoruz. Uzun yıllar bir yerde görev yapan görevlilerin yer değişikliği, tamamen görevlinin inisiyatifine bırakılmalı, karşılıklı yer değiştirmelerin önü tamamen açılmalı ve illa yapılması isteniyorsa, görevlinin görevinin ilk 5.yılında rotasyonu gerçekleştirilmelidir. Beş yıldan daha fazla görev yapmışolanlar kesinlikle rotasyona tabi tutulmamalıdır.
 
3 – Nakil sınavlarında mülakat kaldırılmalıdır.
Diva-Sen kurulduğu 2005 yılından beri sürekli nakillerin kıdem ve puan sistemine göre mülakat sınavı olmaksızın bilgisayar ortamında yapılması gerektiğini savunmuştur. Çünkü yapılan bütün mülakatlı sınavlarda şaibeler söz konusudur. Siyasallaşan kurumda bu endişe ve şüphelerimiz sürekli artarak devam etmektedir. Bir müftü atamalarında bile illa falanca kişiyi müftü olarak isteyen siyasilerin (Bakanlar, Milletvekilleri, parti İl ve İlçe başkanları, Encümen üyeleri vs.) taleplerinin yerine getirilmesi bu tereddütlerimizin en bariz ispatıdır. Özellik ve sıfatlarından dolayı İl ve İlçelerde statü sahibi şahısların da nüfuzları ortadan kaldırılmalıdır. “İş ehline verilmez ise otur kıyameti bekle” buyuran Hz.Muhammed (sav)’in ikaz ve uyarıları dikkate alınıp, mihrap ve minberin adaletsizliğe ve usulsüzlüğe alet edilmemesi sağlanmalıdır. Her ne kadar son zamanlarda yapılan nakil sınavlarında esas teşkil eden kıdem ve puan sistemi uygulanmaya konulmuş olsa da, sözlü mülakatın yapılıyor olması şüpheleri tamamen ortadan kaldırmışdeğildir. Bunun için mutlak surette mülakat sınavlarının kaldırılması ve bilgisayar ortamında yapılmasını önemsiyoruz. Özellik arz eden camilere atamanın ise, yıl içerisinde sertifika almaya hak kazanan görevlilerden seçilmesi cihetine gidilmelidir.

4–Murakıplık kaldırılmalı, yerine İl Teftiş Kurulu Başkanlıkları oluşturulmalıdır.
Kurum içerisinde kanayan yaralarımızdan birisi de Murakıpların sistemden kaynaklanan özlük hakları ve başka kurumlarda benzeri olmayan çalışma koşullarıdır. Ortaya atılan bazı şişirme haberler murakıplarımızı ciddi beklenti içerisine sokmuş lakin bir netice alınamamıştır. İl teftiş kurulu veya bölge teftiş kurulu başkanlıklarıkurulmalı, mevcut murakıplardan şartları tutanlar müfettiş yardımcısı olarak atanmalıdır. Mali yönü itibariyle de ücretleri daire içi çalışanlardan hizmetli kadrosundaki görevlilerin ücretlerinden biraz fazladır. Bahsedilen arızalar giderildiği zaman iyileştirilmiş bir ortama sahip olacakları için tahkikatlara öz güven getirecektir. Bu nedenle görevlerini yapmak için ulaşım giderleri dâhil, güvenlik sorunları ile de baş başa kalan murakıplarımız kendilerine uzanacak bir el beklemektedirler.

5 – İsimsiz ve İmzasız şikâyet dilekçelerinin işleme konulmaması.
Özellikle internet üzerinden Bimer aracılığıyla görevliler aleyhine yapılan isimsiz ve imzasız şikâyet başvuruları artarak devam etmektedir. Çamur at tutmaz ise izi kalır düşüncesinden hareketle yapılan bu tür şikâyetler, görevlilerin motivasyonunu bozmakta ve dairesi ile arasının açılmasına sebep olmaktadır.

6 – Diyanet personelinin İlitam’a sınavsız geçişi sağlanmalıdır.
Son zamanlarda Diyanet çalışanlarının büyük ölçüde üniversite mezunu olmaları memnuniyet verici bir durumdur. Ancak daha önce başka kurumlarda olduğu gibi, Lisans tamamlamak isteyen İlahiyat Ön Lisans mezunlarının da DGS’ye gerek kalmaksızın öğrenimlerini devam ettirebilmelidir.

7 – Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerimiz başta olmak üzere, diğer bölgelerimizde de mahrumiyet bölgesi olan yerlerde görev yapanların durumlarında düzenlemeler yapılması.
Sendikal çalışmalar yapmak üzere ziyaret ettiğimiz söz konusu bölgelerlerde görev yapan arkadaşlarımızın motivasyonlarının sağlanması adına; lojmanı müsait olmayanlara devlet tarafından lojman yapılması ve maaşlarında düzenlemeye gidilerek hatırı sayılır tazminatlar tahakkuk ettirilmesi görevde verimliliği artırmanın yanında farklılığı da gösterecektir.

8 – Göreve yeni başlayacak olan İmam-Hatiplerin ilk önce köylerde göreve başlaması teminine gidilmelidir.

9– Çözüm süreci desteklenmeli, en kısa zamanda kardeşçe yaşamanın yolları aranmalıdır.
30 yıldan beri ülkemizin ekonomik ve huzur ortamını alt üst eden, yuvalar yıkıp kaos ortamıyaşatan terör örgütünün faaliyetlerinin son bulması adına ortaya atılan çözüm sürecinin kesintiye uğramaması için milletin her ferdi üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. İyi niyet olarak ortaya atılmış olan sürecin hayat bulmaması için çaba sarf edenler zaman zaman karamsarlık oluşturmaya yönelik var güçleriyle çalışmaktadırlar. Oysa çözüm sürecinin dillendirilmesi bile belirli bölgelerde bahar havası yaşatmış, yollar emniyetli, meralar otlayan büyük-küçük hayvanlarla dolup taşmıştır. Ülkemizin her bölgesinde bulunan vatandaşlarımıza karşı ötekileştirme ortadan kalkmış, kültürel farklılıkların zenginlik olduğu anlaşılmıştır. Anaların, eşlerin ve sevenlerin gözyaşlarıdinmiştir. Bu nedenle, söz konusu bahar esintisinin sürekliliğine katkıda bulunmak lazımdır.

10– Vatandaşlık görevlerimizi yerine getirmek zorundayız.
Geçmişi bir arada yaşama kültürü ile süslenmiş olan bir milletiz. Çanakkale ve Kurtuluşsavaşlarında ırk, dil ve bölge farklılığı oluşturulmadan bir arada yaşayan necip milletimizi bölüp parçalayıp yutmak isteyen şer güçlerin süfli emellerine yem etmemek için sağduyulu herkesin üzerine düşen vatanseverlik görevini yerine getirmesi elzemdir. Ülkemizin bulunduğu coğrafya ve kültürel yapısı, kötü düşünceli devletlerin ve milletlerin sürekli gündemindedir. Özellikle kanayan yara Ortadoğu; Müslüman kanının oluk oluk akıtıldığı, vahşilerin sırtlanlar gibi dişlerini gösterdiği, kutsal topraklar olduğuna inanan canilerin cirit attıkları kerbela halini almıştır. Gözü dönmüş canavarların planlarınıgerçekleştirmek için mutlak surette cennet vatan Türkiye Cumhuriyeti Devletini yok etmek arzuları sürekli depreşmektedir. Bu vesile ile tarihin çeşitli evrelerinde uygulamaya koydukları lakin muvaffak olamadıkları senaryolarıartırarak devam ettirmektedirler. Onun için Türk-Kürt-Laz-Çerkez-Abaza-Arap ayrımıyapmadan bir ana ve babadan dünyaya gelmiş olma inancı ile ortak yaşama kültürünü geliştirme arayışlarına yardımcı olmak bir vatandaşlık görevidir.

11 – Kurum çalışanlarının ekonomik durumlarının düzeltilmesi.
Yetkili fakat etkili olamayan, çalışan bütün memurların hürriyetlerini elinden alıp sadece siyasi iktidarı memnun eden sendika ile işveren hükmünde olan hükümetle masaya oturulduğunda, 2014 ve 2015 yılı için uygun görülerek altına imza konulan net 123 liralık artış maalesef hem enflasyon hem de vergi dilimi karşısında erimiştir. Geçim standardı çok değiştiğinden dolayı, tahakkuk eden ücret, aileleri geçim sıkıntısı ile baş başa bırakmıştır. Hükümet tarafından hâkim ve savcılara yapılan iyileştirmenin en azından bir kısmının da üvey evlat konumunda olan memurlara verilmesi gerekmektedir.

12 – Müftülüklerde keyfi uygulamalara son verilmelidir.
Kurum çalışanları, hala adam yerine konulmayı beklemektedir. Bazı müftülerin beklenti içerisinde olmalarından dolayı, kendisini hükümetin sendikası yerine koyan sendika temsilcilerinin etkisi altında kalarak ötekileştirme politikasıgüttükleri bir gerçektir. Asli görevi, bütün personelin resmi işlemlerini yürütmek olan daire çalışanları da yandaş seçme anlayışı ile hareket ettikleri için kurum içi çalışma barışını ortadan kaldırmıştır. Sendikacılık kültürü oluşmadığından, hak- hukuk gözetilmemektedir. Bu nedenle, sendika üyesi olma ile asli görevlerini unutup tarafgirlik sergileyen müftü dâhil bütün daire çalışanları takip altına alınmalı ve beraber çalışma anlayışı oluşturulmalıdır. Bunun için Diyanet İşleri Başkanlığından bütün müftülüklere hassasiyetlere uyulması, kimin hangi sendikaya üye olacaksa hür iradesine ipotek konulmaması,iş üretirken ayrımcılık yapılmaması, sendika farklılığından dolayı kayırma ve iltimasların olmaması hususunda genelge yayımlamasını istemekteyiz.

13- Büyükşehir yasası ile yaşanan sıkıntıların çözüme kavuşturulması.
Nakillerde ve kurs-seminer gibi etkinliklere katılanlara ödenen yolluk ve yevmiyeler, Büyükşehir Yasasından dolayı ödenmez hale geldiğinden mağduriyetler oluşturmuştur. Her ay yapılan nakil sınavları ve yılın muayyen zamanlarında yapılan eğitici kurs programlarına iştirak eden görevlilerin bu mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir.

14- Fazla çalışma mesailerinin verilmesi.
Sendikamız tarafından 2007 yılından beri savunula gelen fazla mesai ücretleri talebimiz devam etmektedir. Devlet memuru statüsünde olan İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyımların da fazla çalışma mesai ücreti alma hakkı verilmelidir. Diğer memurlar gibi haftada iki gün izin istemiyoruz. Ancak haftada bir gün ve resmi tatillerin tamamında fazla mesai ücretinin tahakkuk ettirilmesini talep ediyoruz. Bu konuda, daha önce talebimizi benimsemeyen fakat şimdi aynı talebi dillendirme noktasına gelen yetkili sendikanın geldiği nokta, Diva-Sen’in haklılığını ve ferasetini de tescil etmesi bakımından çok önem arz etmektedir.
 
15 – Kur’an Kursu Öğreticilerinin durumları ve ek ders ücretleri.
Kur’an Kursu Öğreticileri yıl içerisinde gerek Diyanet gerekse de Müftülük tarafından seminerlere tabi tutulmaktadır. Görevde verimliliği artırmak için yapılması önem arz eden bu tür seminerleri Diva-Sen olarak önemsiyoruz. Ancak, Kur’an Kursu Öğreticileri seminerlere katıldığı zaman ek ders ücretlerini alamamaktadır. MEB ve diğer kurumların personelleri görevleri doğrultusunda seminerlere katıldığızaman ek ücretlerini almaktadır. Yönetim tarzı ve anlayışı ile başka bir kuruma benzemeyen Diyanet, var olan bu bozukluğu da telafi etmelidir.

16– Hükümetin bütün sendikaları muhatap alması ülke barışı açısından çok önemlidir.
Seçildikten sonra 77 milyonun hükümeti olan siyasi iktidarın organları, Milletvekilleri, Belediye Başkanlarıve İl-İlçe Başkanları sivil toplum örgütlerine karşı tarafsız olmalıdır. Ancak, malum sendika dışında diğer sendikaların varlığını dahi kabul etmeyen, randevu taleplerini karşılamayan, amir-memur atamalarında da kendi arka bahçesinde olmayan sendika üyelerini yanına dahi yaklaştırmayan anlayış, ilkel çağlarda kalan davranış biçimi olması hasebiyle asla kabul edilmeyecek tutumdur. Zira var olan problemler herkes tarafından görülen ancak çözüm önerilerinin farklıolduğu sorunlardır. Amir-memur atama ve nakillerinde bile siyasi iktidar tarafından gözetilen sendika farklılığı, ülkemizde sivil toplum örgütlerinin tam anlaşılmadığının bir göstergesidir. Malum sendikaya üye olmadığı zaman geleceğinin kısıtlanma korkusunu yaşadığı için mecburi üye olan devlet kamu çalışanı ise elinde hürriyeti alınandır. Kendi geleceklerini düşünerek üyelerinin ve üye olmayan kamu çalışanlarının hayallerini suya düşürenler, hesaplarının bir gün tersine döneceğini de unutmamalıdırlar.
Elhasıl,
Daha önce gerçekleşmesini istediğimiz bazı konuların hayata geçirilmesi Diva-Sen olarak bizlere haklı gururu yaşatmıştır. İlgililere teşekkür ederiz. Bu sevinci yaşamamıza vesile maddeler şunlardır.
1- Kur’an Kursu Öğreticilerinin nakillerinin kıdem ve puan sistemi esas alınarak bilgisayar ortamında yapılması gerçekleşmiştir.
2- Bayan Kur’an Kursu Öğreticilerinin Hac ve Umre seferlerinde kafile görevlisi olarak görevlendirilmeleri sağlanmıştır.
3- Eşi SGK ve BAĞKUR’lu olarak çalışan personelin nakillerde mazeret grubuna dâhil edilmesi gerçekleşmiştir.
4- İl dışı tayinlerin üç yıldan iki yıla, İl içi tayinlerin ise bir yıldan altı ay’a indirilmesi uygulaması başlatılmıştır.
Ayrıca

  • Diyanetİhtisas Eğitim Merkezi Kursiyerlerinin mağduriyetlerinin giderilmesi
  • Yüksek öğrenim ve lisansüstü eğitim yapan diyanet çalışanlarının öğrenim gördükleri illere tayin / nakillerinin yapılması hususları da gerçekleşmesini istediğimiz taleplerimizdir.
  • 30 yıl görev yapanların bir kere de olsa Hac veya Umre’ye gönderilmeleri de sağlanmalıdır.
 
Kamuoyuna saygılarımızla
     Hüseyin DEMİRCİ
Diva-Sen Genel Başkanı
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.