Diva-Sen Başkanı Çopursuz ilk mesajını yayımladı
 
“Sayın Basınımızın güzide temsilcileri,
 
25-26 Nisan 2015 tarihlerinde Ankara Bera Otel’de yapılan Diva-Sen 4. Olağan Genel Kurulu Kongresinde saygı değer delegelerimizin teveccühleriyle şahsıma tevdi edilen Genel Başkanlığımın üyelerimiz,  camiamız ve Ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
 
Özünde hukuki, idari, şahsi ve genel konularda üyelerinin yanında yer almak, sosyolojik ve psikolojik olarak üzerine düşen görevi Sivil Toplum Kuruluşu olma şuuru içerisinde deruhte etmek olan sendikaların siyasallaşması neticesi alternatif olarak kurulan DİVA-SEN, kurulduğu günden beri çizgisinden sapmadan yoluna devam etmiştir. Bundan sonra da aynı anlayışla yürüyüşünü sürdürecektir.
 
Sendikacılıkta duayen olarak kabul ettiğimiz Sayın Genel Başkanımız Hüseyin DEMİRCİ’nin bıraktığı bayrağı, elimize aldık ve götürebileceğimiz yere kadar götürme azmindeyiz. Günümüzde siyasallaşmadan sendikacılık yapmanın çok zor olacağını hatta imkânsız olduğunu savunanlara inat, bütün siyasi partilere eşit mesafede olma özelliğine ve güzelliğine asla gölge düşürmeden yolumuza devam etme kararlılığındayız. Şahsi menfaatimizden daha ziyade, üyelerimizin derdi ile dertlenmek, sevinçleri ile sevinmek yolumuzu aydınlatan ışık olacaktır. Sayın Genel Başkanımızdan almış olduğumuz sendikal bilgi ve becerilerinden istifade ederek, dikleşmeden dik durmaya, gelenin keyfi için geçmişimizi satmamaya, Mihrap ve Kur’an ehli olduğumuzu unutmamaya, sendikacılığa ümit besleyenlerin hayallerini suya düşürmemeye, kilim deseni gibi gergef gergef işlenmişçesine et ve kemik misali hal alan aziz milletimiz arasında ayrımcılık yapmamaya, dil, ırk ve bölge farkındalığı oluşturmamaya söz veriyoruz.
 
Bu yola çıkışımızın hayırlara vesile olmasını, çalışmalarımızda bizi samimiyetten ayırmamasını Allah (cc)’dan dan niyaz ediyorum.
 
 
Talip olduğumuz görevin dünyevi ve uhrevi sorumluluğunu çok iyi biliyoruz. Omuzlarımıza yüklenen yük kaldırılamayacak kadar ağır ancak bunun bilinci içerisindeyiz. Çünkü bu mücadele hak arama mücadelesi.
 
Merhum Mehmet Akif’in belirttiği gibi,
 
HALIKIN NAMÜTENAHİ ADI VAR EN BAŞI HAK.
 
NE GÜZEL ŞEY İNSAN İÇİN HAKKI TUTUP KALDIRMAK.
 
HAK arama mücadelesi olan bu davamızda bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çatışmadan yana değil çalışmadan yana olacağız.
 
Kurumumuzun itibar ve saygınlığını asla ve asla zedelemeyeceğiz.
 
Eleştirilerimizi aile ortamı içerisinde kırmadan incinmeden incitmeden hüsnü niyetle yapacağız.
 
Merhum Erzurumlu Alvarlı Lüfti efe’nin dediği gibi;
 
Hazer kıl kırma kalbin kimsenin canını incitme
 
Esiri gurbette nalan olan insanı incitme.
 
Evet, arkadaşlar  Cenabı hakkın hanesi olan kalplerimizi kırmayacağız. Hepimiz biliyoruz ki insanın kalbi Kâbe den bile yücedir.
 
Latin bir atasözü var. İnsan insanın KURDU dur. Hâlbuki İslam irfan anlayışına göre insan insanın yurdu dur. İnsan insanın umududur. İnsan insanın gönlüdür. İnsan insanın dostudur.
 
Unutmayalım ki toprak tohuma, tohum yağmura, yağmur buluta nasıl muhtaç ise bizler de birbirimize öyle muhtacız.
 
Bu duygu ve düşenlerle, Yönetim kurulum adına,
 
Kamuoyuna saygılarımı sunuyorum
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.