Diyanet bir düzenleme yapayım dedi, yine eline yüzüne bulaştırdı
Yapılan düzenleme herkesi memnun etmelidir
                                                                          
Yapılan düzenlemeyi değerlendiren Demokratik Sendikalar Konfederasyonu (DESK) ve Din-Bir-Sen Genel Başkanı Lütfi Şenocak, her zaman söylüyoruz. Diyanet bir düzenlemeye gideceği zaman sendikaların görüş ve önerilerini almalıdır, dedi. 
 
Şenocak, şunları söyledi: “Masa başında yapılan düzenleme kimseyi memnun etmez. Etmesi de beklenemez, ancak düzenlemenin hakkaniyet çerçevesinde olmasını beklemek hepimizin hakkıdır. Düzenlemede olumlu bulduğumuz konular var. Bunun yanında kesinlikle olumlu bakamayacağımız konularda var. 
 
Yapılan düzenlemede kamu personeli olan eş için tayin istenmesinde, eşin memur olma zorunluluğunun kaldırılmasını olumlu buluyoruz. 
 
Aile Birliği mazeretine bağlı yer değişikliği talebinde, ihtiyaç olan yerlerde eşlerin birleştirilmesi olumlu bir karar. Düzenleme ile Eşi özel sektörde çalışan memurun tayin isteyebilmesinin önü açıldı. İl Müftülüklerinin 4 sınıfa ayrılması isabetlidir. Yine camii gruplandırmalarını olumlu görüyoruz. 
 
Yeni düzenlemeyi olumlu olarak gördüğümüzü ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nı desteklediğimizi ifade ederken, olumlu olarak görmediğimiz ve adil olmadığına inandığımız düzenlemelerde söz konusudur. Bunları da açıklamak sendika olarak görevimizdir.
 
Birbiriyle eşdeğer de sayılan kadroların düzenlenmesi hakkaniyetten uzaktır. Adil bir düzenleme yapılması gerekirken tamamen hayal kırıklığına neden olan bir düzenlemeye gidilmesi konuyla ilgili önceki açıklamalarımızda haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu. Düzenleme, eğitim süresi ile en son mezun olunan okulun birlikte baz alınarak yapılması gerekirdi. Hâlbuki düzenlemede böyle bir tercih yapılmamıştır. Hangi akla hizmet ederek böyle bir düzenleme yapıldığını anlayabilmiş değiliz. Buradaki çarpık düzenleme şaşırtıcı düzeydedir. Mesela İlahiyat Fakültelerinden mezun olmayan görevlilerin il ve ilçe müftüleri ile eş değerde görülmesinde görülen çarpıklık gibi. Tabibin, Kur’an Kursu Öğreticisi ile eşdeğerde görülmesi gibi. Bu örnekler çoğaltılabilir. 
 
Eşdeğer Kadrolar başlıklı 44. Maddenin (ç) fıkrasında tabib ve diş tabibinin; uzman imam-hatip, uzman Kur’an Kursu öğreticisi, baş müezzin-kayyım ile eşdeğerde görülmesinde hakkaniyet yoktur. Aynı maddenin 5. Kademesinde yer alan sosyoloğ, psikolog, astronom, mühendis, mimar, biyolog gibi görevlilerin; İmam-Hatip, Kur’an Kursu Öğreticisi, Cami Rehberi, Programcı, Ayniyat Saymanı, Teberrukat Saymanı, Musahhih, Şef, Tekniker, Sağlık Teknikeri, Yönetmen, Prodüktör, Film Yapımcısı, Ses Kayıtçısı, Işıkçı, Montajcı, Spiker, Muhabir, Kameraman, Müezzin-Kayyım, Bilgisayar İşletmeni, Teknik Ressam, Teknisyen, Grafiker, Hemşire, Sağlık Teknisyeni, Laborant, Veri Hazırlama Ve Kontrol İşletmeni gibi görevlilerle eşdeğer sayılması çarpık düzenlemeyi açıkça göstermektedir. Lise mezunu ile 2 ve 4 yıl yüksekokul okuyanların eşdeğer kadrolarda değerlendirilmesi adil değildir. Başka bir çarpık düzenleme (e) fıkrasında yer alan altıncı kademede görülüyor: Şoför diğer memurlarla eşdeğer kadroda görülürken, Veznedar kadrosu aynı şekilde değerlendirilmiştir. Veznedar ile Şoför meslek gruplarını eşdeğer kadroda değerlendiren zihniyetin ne düşündüğünü merak ediyoruz. 
 
Cami gruplandırmalarını ve il Müftülüklerinin 4 sınıfa ayrılmasını olumlu görüyoruz. Din-Bir-Sen olarak bugüne kadar yapmış olduğumuz açıklamalarda camii gruplandırmalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söylemiştik. Dolayısıyla bu konudaki düzenleme memnuniyet vericidir. Ancak yukarıda belirtmiş olduğumuz konularda yapılan düzenlemeler adil değil. Bir alt kadro ile eşdeğerde görülen görevlinin ne hissedebileceğini tahmin edebiliyor musunuz? Düzenlemenin objektif kriterler dikkate alınarak yapılması gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, belirttiğimiz görevlilerle ilgili düzenlemeyi yeniden gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Düzenleme yapılırken diğer devlet kurumlarındaki esas ve usuller dikkate alınarak objektif bir biçimde yapılırsa kurumlar arasındaki düzensizlik, personel arasındaki maaş dengesizliği, görevin tanımındaki çarpıklık giderilir ve bütün kurum çalışanları hakkaniyetli bir düzenleme ile istihdam edilmiş olur. Diyanet bir düzenleme yapayım dedi, yine eline yüzüne bulaştırdı.”


 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HÜSEYİN 2 yıl önce

HELAL SANA CESUR YÜREKLİ BAŞKANIM BENİM

Avatar
Uzman 2 yıl önce

İşte bu. Hiçbir sendika çıkıptı bu doğruları söylemeye cesaret edemiyor. Yazıklar olsun. Din-Bir-Sen'e teşekkür ediyorum.

Avatar
sözün bittiği yer 2 yıl önce

İsteseler adaletli bir sistem getirirler. Ama işlerine gelmiyor. Adaletli bir sistem gelirse saltanatları ellerinden gider. Buda yürek ister. Adalet gecikmez tez verilmeli...

Avatar
BU GİDISAT NEREYE 2 yıl önce

Böyle GİDISAT NEREYE ARKADAŞLAR BU KURUM DİYANET OLMAKTAN CIKMISTIR ARTIK İMAM HATİP MEZUNUNA DIYANETTE. YER YÖK GİBİ ARKADASLAR

Avatar
fikrethoca 2 yıl önce

başkanım, diyanet-sen misyonunu tamamlamış görünüyor. bu saatten sonra kandıracakları üye bulmakta bile zorlanacaklar. herkes her şeyin farkında. kendilerinin hazırladığı dört yıllık mali tablo çok şey anlatıyor. biz bazı konuları dillendirdiğimiz zaman bunları değerlendirmek yerine bize tavır aldılar. ama sıkıntı ülke geneline yayıldı ve istifalar artarak devam ediyor. devamı da gelecek. ilk zamanlar istifaların yerel bazda kalacağı zannıyla kale almıyor görünüyorlardı. şimdi bütün şube başkanlarını ankaraya çağırdıklarına göre ateş bacayı sarmış anlaşılan. şube başkanları daha bir ay öncesinde ankarada değiller miydi? sendika gömleği size dar veya bol geldi. bu işi sizin işiniz değil.

Avatar
ALİ BİLİCİ 2 yıl önce

AYNEN ÖYLE İŞTE NEYSE

Avatar
Musa tas 2 yıl önce

Yönetmeliği yazanlarin aklı bo una karışmış görünüyor...
bir kurum düşünün; bir kismina zoraki sürgün bir kısmı muaf...bu gidişle kimse memnun olmayacak...hiç birşey yapmasalar daha iyi...

Avatar
kemal 2 yıl önce

Diyanet İşleri Başkanlığının Çıkarmış olduğu Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğindeki Skandallar Bitmiyor.
Madde 5- c) Bu Yönetmelikte zikredilen grup ve sınıf hizmetine tabi personel zorunlu yer değiştirmeye tabi olup, grup ve sınıf hizmetine tabi olmayan personel ise zorunlu yer değiştirmeye tabi değildir.Denilmesine rağmen 32.Madde ise skandal burada hukukçu olmaya gerek yok söz konusu madde şöyle: (1) Zorunlu yer değiştirmeye tabi olmayan taşra teşkilatında görev yapan şeflerin bulundukları yerde hizmet süreleri beş yıldır. Hizmetin gerekleri, özellikleri ile son görev yerlerinin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık göstermesi hususları dikkate alınarak, beş yıllık hizmet süresi sonunda görev yerleri değiştirilir. Bu süre Başkanlıkça bir yıl uzatılabilir.denilmektedir. Madde içinde de görüleceği gibi çelişkilerle dolu,hem zorunlu yer değiştirmeye tabi değil denmekte aşağıda süre veriyor.Nasıl bir çelişki.