Diyanet-Sen: Çift karakterli bir cumhurbaşkanı istemiyoruz
Halkın adayıyım dedi, halkın diyanetine saldırdı
 
Halkların adayı söylemleri ile yola çıkan Demirtaş’ın Diyanet’i siyasi malzeme yapmaktan vazgeçmesini temenni eden Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar;
 
Diyanet’in safını belirlediğini düşünen Demirtaş’ın bu yanılgısı ‘Diyanet Kaldırılmalıdır’ söylemindeki amacı ne din, ne diyanettir. Kendince heterodoks devlet sistemini hayata geçirmeye çalışmış olan Demirtaş’ın , kendi düşünce sisteminin dışına ittiği mezhep anlayışı ile, kavuşturan cumhurbaşkanı adayı arasındaki tezat sıkıntı oluşturmuştur şeklinde konuşan Genel Başkan Bayraktutar şöyle konuştu.
 
‘‘Adayın Dini jargonu kullanmadan oy toplayan, sadece gerçek değerleri ile yola çıkan lider olma yolunda ilerlemelidir. Başbakan’ın imam hatip kökenli olmasından dolayı , İhsanoğlu’nun din alanında ki kimliği münasebetiyle bu konularda yorumlamalarda buluna bildiğini düşünen Selahaddin Demirtaş’ın açıklaması ise din konularına mesafeli olan kişilerin bulunduğu toplantıda Başbakan ve İhsanoğlu’ndan geriye kalanların oylarını toplama niyeti ile dile getirilmiştir.
 
Tamamen orada bulunan bir kesim için özenle ele alınmış bir yaklaşımdan ibaret olan bu açıklama bir kesimden alkış alırken, halkların adamı sloğanıyla birkez daha ters düştüğünü ispatlamıştır.
 
Bunu yapmakla dini karşısına almış, belli kesimin oyları sahiplerini bulmuşken onun dışında kalan oylara talip olduğunu bu yaklaşımı ele vermiştir. Sunuş itibariyle de keskin kutuplaşmalara, keskin ayrışmalara neden olmuştur.
 
Her ülke kendi kurallarından sorumludur. Dünyanın bir çok yerinde din- diyanet alanıyla ilgili bir kuruluş varken, Türkiye’de 1924 den bu güne diyanet alanında devlet eli ile hizmet veren bu kurum , ramazan ve bayramların nasıl
 
olması gerekeceği, namaz vakitleri fetvalar gibi bir çok alanda istismara yol açmayacak şekilde en güvenilir kaynak olma noktasında tavizsiz bir başarı elde etmiştir.
 
Diyanet’in kapatılmasını isteyenlerin, bu tarz söylem geliştirenlerin devlet birliğine aykırı olduğu inancındayız, Bu yaklaşım böl ve yönet mantığının dışa vurumudur.
 
Diyanet kapatılmalıdır demek yerine diyanet özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır ifadesini kullanmasını umduğumuz Demirtaş’ın sloganıyla örtüşmemektedir.
 
Zorunlu dersler kaldırılmalıdır diyen Demirtaş’ın bu bilgisini tekrar tazelemesini, kendisine hatırlatırken, seçmeli derslerin hiçbir şekilde zorunlu dersler grubunda olmadığını bilmesini istiyoruz.
 
Mevcut hükümetin başarısı olan Alevi kardeşlerimizi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarına taşıyanların yaptığını geliştirmek yerine kaldıralım mantığını anlaşılır bulmuyorum.
 
Eyyamcı bir yaklaşımla tamamen günü kurtarmaya dönük ifadelerin sebebi, elde etmek istediği başarı olurken, malzeme kaynağı olarak da Diyanet’i seçmiş olması büyük bir talihsizliktir.
 
Çünkü Cumhurbaşkanı makamı partiler ustu bir makamdır, halkın temsilcisini halkın bütün kesimlerini hiç bir sınıf ve zümre ayırt etmeksizin kucaklayıcı bir yaklaşım söz konusu olması gerekirken , halkı bu şekilde gruplaştırmaya sürükleyen, azınlığın düşüncesini çoğunluğa dayatma gibi bir anti demokrat sistem geliştirirken çoğunluk da ben çoğunluğum diyerek azınlığı görmemezlikten gelmemeli, sistemi komple ret etmek yerine sistemin içindeki boşlukları kapatmak gibi bir yol izlenilmelidir.
 
Diyanet kurumunu kaldırırsanız ne olur?
 
Eğer ki sız bir sistemi ya da bir kurumu ortadan kaldırmaya çalışıyorsanız alternatifiniz ve analitiğini de ifade etmeniz gerekir, yanı onun yerine geçebilecek, onun işlevini yerine getirecek bir çözüm yöntemi de bulmanız gerekir, sadece bu ortadan kaldırılmalıdır demesiyle dindar kesimi üzmüştür.
 
Ya biz anketleri okumuyoruz, ya da sosyolojik tahliller yapamıyoruz, o zaman burada halkı tanımıyorsanız üst kaymak bir kesime göre toplumu şekillendirmeye çalışıyorsanız toplum mühendisliğinden başka bir şey yapmamış oluyorsunuz demektir. Anketlerde Türkiye’de en güvenilir kurum unvanını elinde bulunduran tek işleyişin Diyanet İşleri Başkanlığı olduğunu da unutulmamalıdır.
 
Her inanç sistemini benimsemeyen bir cumhur reis olabilirken, cumhur Reis’in inancımın temsil makamını kaldırma düşüncesinde olmasını bütün insanları kucaklayan bir makama aykırı buluyorum. Senin cumhurun, benim cumhurum söz konusu olunca partiler ustu bir sistem yerine, tamamen partilerin ideolojik yaklaşımına dönüştürülmeye çalışılan bu talihsiz yaklaşım kucaklayıcı kimliğe aykırılık teşkil etmektedir.
 
Çift karakterli bir cumhurbaşkanı istemiyoruz. Ramazan döneminde böyle bir açıkla yaparak tepkileri üzerine çeken Cumhurbaşkanı adayı, televizyon kanallarına baktığında halkın tercihleri noktasında yapılan dini programların varlığını görecektir. Toplumun çoğunluğunun nasıl bir inanç sisteminde olduğunu, özellikle en güvenilir kaynak olarak gördükleri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ramazan projelerine verilen ilgi dahi söz konusu adayın nasıl bir yanlış cümle kurgusu içerisinde olduğunu açık seçik şekilde ortaya koymuştur.
 
Hem Diyanet’i kaldırırım diyeceksiniz, hem de oylarınızı bana verin diyeceksiniz. Karar mekanizması olarak gördüğü Şişli’nin sosyal yapısına bakarak Türkiye akıbetinin yol haritasını çizmeye çalışan adayın, bir kesimin adayı olmadığını yaptığı açıklamayı düzeltmesiyle göstermesini istiyoruz. Aksi taktirde çift karakterli aday kimliği ile iyi bir örnek olmadığını açıklamak zorunda kalacağız.
 
Evinin duvarlarına en güvenilir takvim diyerek diyanetin takvimini takıyorsa, ramazan da sahur ve iftar saatini diyanetin belirlediği zamana göre tutuyorsa, fetvalar ve din konusunda merak ettiği bütün soruların güvenilir cevabını diyanet verir diyorsa Türkiye’nin , yüzde 98 Müslüman olduğunu da dikkate alıyorsa söz konusu adayın yanlış bir düşünce sistemine sahip olduğunu dile getirerek bütün Diyanet mensuplarından özür dilemesini umuyoruz. Seçilen’in seçene saygı iadesi yapmasını kendisinden bekliyoruz.’’
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abdullah şerif 2 yıl önce

sizin çift değil bir kaç karekter taşıdığınızı tüm diyanet camiası bilir,Siz başkalarının karekter sayımını bırakında henüz hayatta iken kendinize iyi kötü bir karakter satın alın ne tuttuğu belli olmayan diyanet-sen başkanı...