Diyanet-Sen Sivas Şubesi'nden Çanakkale zaferi mesajı
Grup sayfamız için  

Yaşamak için değil, yaşatmak için savaştılar. Geri dönmek için değil ölmek için gittiler. 'İnanoğlu’na ait bu en yüksek duygu Çanakkale Ruhudur. Milletimizin kahramanlık destanı Çanakkale Savaşı’nı zaferle sonuçlandıran bu ruhu 100. yıldönümünde yeniden anlamak ve değerlendirmek durumundayız.

Bu millet, Çanakkale Savaşındaki acıyı, onuru, milli haysiyeti ve zaferi, kültürünün doğal verileriyle, türküleriyle, ağıtlarıyla, şiirleriyle her dem yaşar hale getirmiştir. Bu zaferin mimarları, yediden yetmişe koca bir millettir. Çanakkale Zaferi’nin bedeli milletimiz için çok ağır olmuştur.

Bu savaşın sebep olduğu ekonomik yıkımın yanında, en verimli çağında 250 bin insanımızdan, yüz binden fazla Öğretmen, Mülkiyeli, Tıbbiyeli yetişmiş aydınımızdan da yoksun bırakmış, bu yetişmiş insan gücünün eksikliği Cumhuriyetin kurulduğu dönemde can yakıcı bir şekilde hissedilmiştir.

Yani Çanakkale Savaşları Türk milletinin gençliğini yemiş bitirmiştir. Bağımsızlığına göz dikilmesine tahammül edemeyen o günün gençlerinin ortaya koyduğu bu fedakârlık, bugün sayıları 20 milyonu aşan çocuk ve genç öğrencilerimize örnek olmalıdır. Onlar savaşarak istikbalimizi korudular. Bugünün çocukları ve gençleri ise çalışarak istiklalimizi oluşturmalılar.

Çanakkale destanı, bir milletin bütün dünyaya karşı onurunu, şerefini, namusunu ve bağımsızlığını kanının en son damlasına kadar nasıl koruduğunu gösteren emsalsiz bir şahlanış destanıdır. Tarihin anlatmakta kifayetsiz kaldığı bu mücadele, şanlı bir vatan müdafaası olmak yanında uluslararası sömürge ortaklığına ve bu ortaklığın var ettiği haksızlığa ve zulme karşı zaferle sonuçlanmış bir isyanın adıdır.

Kendisini yok etmeyi amaçlayanlara karşı ölümü göze alacak bir mücadele veren bu millet, “Ezeli ve ebedi düşmanlık olmaz” erdemini sergileyecek kadar da insanidir. Çanakkale savaşında, insanlıktan çıkmış bir şekilde insanımıza ve toprağımıza saldıran düşmanlarına dahi kucak açan bu millet, Çanakkale Savaşı’nda kendisini yalnız bırakmayan devletler ve milletlere de “ahde vefa” ilkesinin taklidi mümkün olmayan örneklerini göstermiştir ve halada zulme uğrayan vatanından çıkmak zorunda kalanlara kucak açarak göstermeye devam etmektedir.

Dün; Çanakkale Destanı, Kurtuluş Savaşı’nın önsözüydü. Sonra Çanakkale ruhu, Kurtuluş Savaşı azmi ve kararlığıyla bütünleşerek sömürülen üçüncü dünya ülkeleri için bağımsızlık modeli oldu. Bugün ise dünya barışı adına sözün bittiği yer Gazze ve Kudüs Çanakkale’dir; Bağdat ve Kabil Çanakkale’dir; Suriye ve Arakan Çanakkale'dir. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda nasıl dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar Türkiye’ye yardım elini uzattıysa bugün yardım etme görevi ve nöbeti bizlerdedir. “Çanakkale Geçilmez” diyerek destan yazan milletimiz aynı ruhla Bağdat’a, Kudüs’e, Gazze’ye, Arakan’lı Müslümanlara, Suriyeli kardeşlerimize sahip çıkarak yeni destanlar yazmalıdır. Çanakkale dışta bağımsızlığın sembolü iken içerde milletimizi birbirine bağlayan çimentodur.

Anadolu insanının bin yıllık kardeşliği Çanakkale ruhu etrafında güçlenerek devam etmektedir, etmelidir. Bu duygularla 18 Mart Şehitler Günü’nde; vatanımızı koruma bilincini yeniden kuşanırken şehitlik mertebesine ulaşan bütün aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, mekânları cennet, ruhları şad olsun diyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.