“Diyanet’te çalışan personelin sorunları bir an önce çözümü kavuşturulmalıdır”
SAYIN BAŞKAN’IN DİKKATİNE SUNUYORUZ!
 
Demokratik Sendikalar Konfederasyonu (DESK) ve Din Bir-Sen Genel Merkezi son zamanlarda ziyaretçi akınına uğruyor. Toplumu ilgilendiren her konuda görüşlerini hiç çekinmeden kamuoyuna açıklayan, özellikle Diyanet personelinin sorunlarını gündeme taşıyarak yetkililerin dikkatini çeken DESK ve Din Bir-Sen, bu sorunların çözüme kavuşturulması için görüş ve önerilerini sendika yetkililerine iletmek isteyen Diyanet personelinin akınına uğruyor.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında çalışan personelin sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini söyleyen Genel Başkan Lütfi Şenocak, bu sorunların çözüme kavuşturulması için D.İ.B. Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez’in dikkatini çekmek üzere yazılı bir açıklama yaptı. Hizmetin verimliliği, kalitesi ve zamanında vatandaşa ulaştırılması, verilen hizmetten vatandaşın memnuniyeti, o hizmeti sunan kurumun düzgün çalıştığını ve personel memnuniyetinin ön planda olduğunu gösterir, diyen Şenocak, açıklamasında şunları söyledi: “Sayın Başkan’ın iyi niyetli olduğunu biliyorum. Ancak iyi niyetli olmak personelin mağduriyetinin giderilmesi için yeterli değil. Personelin mağduriyetine neden olan, memnuniyetsizlik yaratan adil olmayan konular var. Özellikle personel özlük haklarında iyileştirme yapılması gerekiyor. Çalışma barışı, iş huzuru ve motivasyonun sağlanması açısından bu sorunların çözüme kavuşturulması önem arzediyoruz.”
 
Memur iken şef kadrosuna atananların yan ödeme puanı 700 iken, VHKİ kadrosundan şef kadrosuna atananların yan ödeme puanı 2.250’dir. Aynı işi yapan memurun yan ödemesindeki farklılık doğal olarak memnuniyetsizlik yaratır. 
 
Şeflerin Rotasyon Süresi Yeniden Düzenlenmelidir:
 
D.İ.B. Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği Taşra Teşkilatında Şeflerin Hizmet Süresi başlıklı 16. Maddesinde, “Taşra teşkilatında görev yapan şeflerin bulundukları yerde hizmet süreleri beş yıldır. Bu süre Başkanlıkça bir yıl uzatılabilir.” Hükme yer almaktadır. İlçe Müftüsü ve Şube Müdürü kadrosunda olanların mali durumları şeflere oranla çok iyidir. İlçe Müftülerinin tahsisli lojmanları var. Amir konumundaki bu görevlilerin her beş yılda bir rotasyona tabii tutulması gerekirken, özlük hakları bakımından durumları iyi olmayan alt görevde çalışan şef pozisyonundaki insanların beş yılda bir rotasyona tabii tutulmasında hakkaniyet yoktur.
 
İlahiyat Fakültelerinde okuyan personelin eğitimine izin verilmiyor. Din görevlilerinin eğitimlerinin engellendiğine dair pek çok şikâyet alıyoruz. Teşkilat mensuplarının eğitimlerini rahat bir şekilde yapmalarını arzu ediyoruz. Müftülükler bu konuda farklı yaklaşım içindedir. Kimi izin verirken kimi izin vermiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yapılan teftişlerde, İlahiyat Fakültesinde okuyan teşkilat mensuplarımız ile bunlara izin veren yetkililer cezalandırılıyor. Bu mantığı anlamamız zor. Böyle bir yaklaşımı kabul etmiyoruz. D.İ.B. Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin 37. Maddesinin c fıkrasında; ”Başkanlık personelinin tahsil seviyelerini ve aldıkları eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla Yüksek Öğretim Kurulu, İlahiyat Fakülteleri ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile koordinasyon ve işbirliği çalışmaları yapmak,” ayrıca birçok birimin görevleri arasında personelin “eğitim seviyesinin yükseltilmesi” ile ilgili metin vardır. Hâl böyle iken okuyan din görevlilerine zorluk çıkarılması, eğitimlerinin engellenmesi izah edilemez. İlahiyat Fakültelerinde okuyan din görevlilerinin eğitimlerini sorunsuz yapmalarına imkân tanınması amacıyla 04.04.2014 tarih ve 459 sayılı yazımızla D.İ.B.'nın
gündemine taşıdık.

 
Uzun Zamandır Çalışan Uzmanlar İle Yeni Göreve Başlayan Uzmanlar Arasındaki Ücret Adaletsizliği Giderilmelidir:
 
Bilindiği gibi Diyanet İşleri Başkanlığı 633 Sayılı Teşkilat Kanununda 6002 Sayılı kanunla değişiklik yapılarak Başkanlıkta 200 adet Diyanet İşleri Uzmanı 50 adette uzman yardımcılığı kadrosu ihdas edilmiş, bu kadroların 40’ına atama yapılmıştı. 6002 Sayılı kanunla yapılan değişiklikte, Başkanlık teşkilatında uzun süredir görev yapan APK, Eğitim ve Din Hizmetleri Uzmanları ile ilgili bir düzenleme yapılmaması Diyanet İşleri Uzmanları ile APK, Eğitim ve Din Hizmetleri Uzmanları arasındaki maaş farkını adeta uçurmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı’nda uzun yıllardır görev yapan ¼ ‘ndeki 2 çocuklu bir APK Uzman 2.885 lira, Eğitim Uzmanı 2.895 lira, Din Hizmetleri Uzmanı ise 2.895 lira maaş alırken, 6002 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikle yeni göreve başlayan Diyanet İşleri Uzmanı 5.125 lira, Uzman Yardımcısı ise 3.650 lira alıyor. Bu örneklere baktığımız zaman hakkaniyet bunun neresinde diye sormak istiyoruz. Bu konuda çok büyük rahatsızlık olduğunu biliyoruz. 
 
MBST SINAVLARININ YAPILACAĞI İLLER YENİDEN PLANLANMALIDIR:
 
Diyanet İşleri Başkanlığı,  Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavlarının (MBSTS) 21 ilde yapılacağını duyurdu. Sınavların yapılacağı iller hangi kriterler dikkate alınarak tespit edildi. Daha önce yaptığımız basın açıklamasında da Artvin’deki bir din görevlisinin en yakın il olan Trabzon'a nasıl gideceğini sorarak örnek vermiştim. İki il aradaki mesafenin çok uzun olması, geliş gidiş masrafı, yol yorgunluğu gibi hususların dikkate alınıp alınmadığını sormuştuk. Bu yorgunluk haliyle sınava giren bir din görevlisinin başarılı olması beklenebilir mi? Bu, sadece bir örnek… Dolayısıyla illerin seçiminde büyük bir hata var. Bu hatanın düzeltilmesini istedik. 03.04.2014 tarih ve 446 sayılı yazımızla D.İ.B.nın dikkatini çektik. Ama cevap verilmedi. Herhalde ‘biz ne düşünmüşsek, nasıl planlamışsak o doğrudur,’ mantığı ile hareket ediliyor. 
 
İhtisas Eğitimi Kursiyerleri Başarılı Oldukları Derslerden Sınava Girmeyerek Vaiz Olarak Atanabilmelidir.
 
Dünyada mevcut eğitim sistemlerinin hiç birinde öğrenciler ayrı ayrı sınava girip başarılı oldukları derslerden tekrar sınava tabi tutuldukları bir uygulama yoktur. İhtisas kursiyerlerinin, 1 yıl boyunca devam eden “hazırlık döneminde girdiği sınavlar hariç, 2 yıl boyunca devam eden “İhtisas döneminde 50’den fazla dersten ayrı ayrı sınava tabii tutulmaktadır. Bu sınavlarda başarı gösteren kursiyerlerin tekrar aynı derslerden ”Temel İslam Bilimleri Bölümü/Vaaz ve İrşad Hizmetleri Bilgi ve Beceri Geliştirme Programına Geçiş Sınavı”na tabii tutulmaları mervi eğitim sistemi ve anlayışına aykırıdır.
 
İhtisas Eğitimi Merkezi Kursiyeleri ve İlahiyat Mezunları Eşdeğer Tutulmamalıdır.
 
Yine 30 ay boyunca Eğitim Merkezi’nde başta Arapça olmak üzere Temel İslami İlimler ve diğer derslerde ihtisas gören, uzmanlaşan kursiyerlerin, İhtisas eğitimi almamış olan İlahiyat Fakültesi mezunları ile eşdeğer tutulmaları başta Başkanlığımızın bu güzide kurumlarına, hocalarına ve burada eğitim gören kursiyerlere hakkını teslim etmemektedir. Personelinin kalifiyeli, temel kaynaklara vakıf olması için gayret sarf eden Başkanlığımızın, Eğitim Merkezlerinde mezun olacak olan kursiyerlere hakkını vermesi misyonunun bir gereğidir.
 
2 Yıllık İlahiyat Mezunlarının Lisans Tamamlamaları İçin Girişimde Bulunulmalıdır.
 
Açık Öğretim Fakültesi 2 yıllık ilahiyat yüksekokulundan ön lisans mezunu olan personelin eğitimlerini 4 yıla tamamlayarak lisans mezunu olmaları için Diyanet İşleri Başkanlığı üniversitelerle anlaşma yapabilir. Böyle bir konuda çalışma yapılmasına teşkilatımızda ihtiyaç vardır. Bu konunun hiç gündeme getirilmemesine bir anlam veremiyoruz. Nitekim Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı kendi personeli için böyle çalışma yapmıştır. Sendika olarak bu konuyla ilgili İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünden böyle bir talepte bulunduk.
 
Vekil İmam-Hatip, Müezzin Kayyım ve Fahri Kur’an Kursu Öğreticilerine Kadro Verilmesi İçin Hükümet Nezdinde Girişimde Bulunulmalıdır.
 
Diyanet teşkilatında Vekil İmam-Hatip, Müezzin Kayyım ve Fahri Kur’an Kursu Öğreticileri büyük bir umutla kadro bekliyor. Sendikamıza konuyla ilgili çok sayıda yardım talebi geliyor. Sendika olarak konuyla ilgili gerek Başbakanlık gerekse meclis düzeyinde çalışma yaptık. Basın açıklamasıyla konuyu gündeme taşıdık. Görev süreleri dolmak üzere olan Vekil İmam-Hatipler var. Bunlar endişeli bir bekleyiş içindedir. Diyanet İşleri Başkanlığı bu görevlilere kadro verilmesi için ilgili Bakan, Başbakan ve Meclis düzeyinde görüşme yapabilir. Teşkilatın bu görevlilere ihtiyacı olduğu gerekçesiyle resmi kadro talebinde bulunulmalıdır.
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahmet 3 yıl önce

tesbitler çok yerinde.allah razı olsun lütfi başkandan.fahri ve vekillere kesinlikle kadro verilmelidir.diyanet-sende aynı açıklama ve çalışmayı yapmalıdırlar

Avatar
anadolu51 3 yıl önce

kesinlikle diyanet kurallarından vazgeçmemeli.fahriye kadro müslümana zulümdür.ilahiyat tamamlama zaten var beleşcilik saçmalığından diyanet personeli kurtulmalı.

Avatar
adam gibi 3 yıl önce

Sayın başkandan Şube Müdürlüğü mülakatında yedek sıralamaya alınanlarla alakalı çalışma yapmasını da bekliyoruz. Sınav sürecinde yapılan haksızlıklar karşısında sessiz kalan sarı sendikalar gibi olmadıklarını hiç olmazsa yedeklerle alakalı çalışma yaparak göstermesini istiyoruz.

Avatar
adam gibi 3 yıl önce

Sayın başkandan Şube Müdürlüğü mülakatında yedek sıralamaya alınanlarla alakalı çalışma yapmasını da bekliyoruz. Sınav sürecinde yapılan haksızlıklar karşısında sessiz kalan sarı sendikalar gibi olmadıklarını hiç olmazsa yedeklerle alakalı çalışma yaparak göstermesini istiyoruz.

Avatar
ahmet 3 yıl önce

anadolu 51 hangi kuraldan bahsediyorsun.biz fahrilerden yeterlik olan ve kpss den belirli bir puan alanlara kadro verilmesini destekliyoruz.beleşçi kelimesi ayıp olmuyor mu.

Avatar
E.Bilenser 3 yıl önce

hakkımızı helal etmiyoruz:kimlere neden?bu ülkede herkes adaletli bir şekilde hak ederek bir yere gelmeli….beleşçilikten arınarak maç ortası kural değişmeyerek…
bizler yetrliliği+kpss olan ilahiyat önlisans+ilahiyat fakültesi mezunu k.kursu öğreticisi bayan adaylarız,2008 yılından bu yana .yüksek tahsilden yoksun,kpss ve yetrlilik sınavlarından başarı gösterememiş binlerce fahriye aday ‘’yıllarca hiçbir karşılık beklemeden arı gibi çalışan allah rızası için fahriyeler’’slogonu atılarak kadroya binlerce kaliteli adyların hakkı yenilerek atandırıldılar….ilgili yetkililer yeter artık bu yapılan haksızlıklar……fahriye olana kadar allahrızası diye uğraş,ondan sonrada bizlere hakverin diye uğraş….artık bu beleşçilik bitmeli….herkes alımlarda eşit olmalı ..kriterler bozulmamalı…1.sırada tahsil 2.sırada yetrlilik 3.sırada kpss bu şartları tutanlar puan sıralamasına göre değerlendirilmeli....

Avatar
f.şahin 3 yıl önce

2 yıllık ilahiyat önlisans mezunlarının eğitimlerini 4 tu ama yıla tamamlamalıdır...ibaresi çok yerindedir.ama:BELEŞÇE DEĞİL...OKUMAK İSTEYEN HOCAM GİRECEK DİKEY GEÇİŞ SINAVINA KAZANACAK ONDAN SONRA ...BU 4 YILIGI BİTİREN ARKADAŞLARIMIZIN EMEKLERİNE HAKARETTİR...

Avatar
İ.ŞİMŞEK 3 yıl önce

2yıllık sosyalbilimlermezunlarıda 2 yıllık ilahiyat haklarından yararlanmalarını istiyoruz bizimzamanımızda açık ilahiyat diye bir şey yokidi diyanet bizi oraya yönlendirdi biz bitirdik açık ilahiyat çıktı yada farklı derslerden bizi imtihan etsinler yutdışı görev bizede verilsin açık ilahiyat okuyanlar acaba bizden çokmu bilgilİ yani olmuyor bizim zamanımızda açık ilahiyat vardıda bizmi bizmi bitirmedik veya okumadık İLAHİYAT 3. SINIF DİKEY GEÇİŞ HAKKI BİZEDE TANINSIN