Güldemir; Diyanet’te, Siyasette ve Bürokraside daha etkin bir sendika..
Sayın Divan, Saygıdeğer Genel Başkanım;

Değerli Genel Başkan Yardımcılarım....

Muhterem Misafirler Hanımefendiler Beyefendiler


Edirne’den Kars’a, Erzurum’dan İzmir’e, Antalya’dan Diyarbakır`a, İstanbul’dan Trabzon’a, Ülkemizin her köşesinde özlük ve özgürlük mücadelesi veren, çalışkan, vefakâr, fedakâr ve cefakâr Şube İl İlçe Başkanlarım Yönetim Kurulu üyeleri, Delege kardeşlerim; 5.Olağan Genel Kurulumuza,  Demokrasi şölenimize Hoş Geldiniz sefalar Getirdiniz Şeref Verdiniz.

Pek Kıymetli Delegelerimiz ve Muhterem Misafirler,

Bugün 28 Şubat, anlamlı bir gün. 18 yıl önce post modern darbe olarak tarihe geçen, bin yıl süreceği iddia edilen bu kara günü tarihin çöp sepetine atarak sendikamız ve ülkemizin geleceği için demokrasi şölenine çevirme fırsatı veren Âlemlerin Rabbine hamd ediyorum. Ve yine sevgililer sevgilisi, Âlemlerin Efendisi Peygamberimize Salat-ü Selam ediyorum.



Sendikamızın Kurucu Genel Başkanı Merhum Ahmet Yıldız Başkanımı rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhu şad mekânı cennet olsun. Yine sendikamızın kurucularından, Onursal Genel Başkanımız İsmail Karakaya Hocamı, Konfederasyonumuzun kurucusu Rahmetli Akif İnan ve ismini sayamadığım bu dava yolunda mücadele etmiş olanları da saygıyla yâd ediyor ve kendilerine yüce Allah’tan rahmet diliyorum.

Sendikal mücadelemize hizmet etmiş ve şu anda aramızda bulunmayanlara da sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum.


Peygamber Varisi ve toplum önderi siz değerli dostlar;

Sizi Hz. Âdem ile Havva Annemizi bir araya getiren, Arafat Dağı’nın mübarekliği ile selamlıyorum.
Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı zaman metafizik kurallarını ters yüz eden imanıyla selamlıyorum.
Hz. Eyüp’ün vücudu yaralarla kaplandığında gösterdiği sabrıyla selamlıyorum.
Hz. Yusuf un ömrünü zindanda geçirme pahasına koruduğu hayâ duygusuyla selamlıyorum.
Hz. İsmail’in bıçak boynunu kesmek üzereyken gösterdiği teslimiyetle selamlıyorum.
Hz. Musa’nın Kızıldeniz’i kendisine yol yapan azmi ve özgürlük ateşiyle selamlıyorum.
Hz. Muhammet (SAV) Efendimizin 1500 yıl önce Erdemliler Hareketi, Faziletliler Yemini diye tanımlanan ve çağımıza sendika ismiyle taşınan hak mücadelesiyle selamlıyorum. 



Kızıl Çin İşkencesine direnen Anayurt’un bekçisi Doğu Türkistan’a,
Putperest Budistlerin ateşinde imanlarını diri tutan, kendini ateşe atan ama imanını ateşe atmayan Arakan’ a,
Osmanlı’nın Yetimi, Evlad-ı Fatihan Bosna’ya,
İstanbul’dan önce fethedilen Kosova’ya,
Ümmetin sınıfta kaldığı imtihanı Filistin’e,
Miracın ilk durağı, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’ ya,
Haremeyni Şerifeyn, Mekke ve Medine’ye   selam olsun.
Ümmetin bilgesi Muhammet İkbal’e,
“Her şeye kadir olan Allah’a yemin ederim ki köle olmayacağız” diyen Bilge Kral Aliya İzzet  Begoviç’e,
Hürriyetimiz, zulüm ve kahrın döktüğü kanlarla kazanılacaktır diyen, Kafkas Kartalı İmam Şeyh Şamil’e,
Mısır zindanlarında tutsak kardeşimiz Muhammet Mursi’ ye,
21. Yüzyılın müceddidi, davası uğruna şubat soğuğunda boncuk boncuk terleyen, savunan adam Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a selam olsun.


Kıymetli Dostlar;
Sizi Ağrı Dağı’nın yüceliği,
Mezopotamya topraklarının kadim medeniyeti,
Karadeniz’in hırçın dalgalarındaki çığlığı,
Ege Efelerinin meydan okuyan duruşu,
Akdeniz’in kavuran sıcağındaki serin yüzü,
Anadolu bozkırının fışkıran bereketi,
İslam Dünya’sının başkenti İstanbul’u,
 İstanbul’un kalbi Eyüp Sultanı, Eyüp Sultan ki gölgesinde kurulan Diyanet-Sen’i ve onun dava erleri olan sizleri gönülden selamlıyorum.

Sayın Divan, Değerli Arkadaşlar,

2002 yılından itibaren başlayan sırasıyla, il yönetim kurulu üyeliği, il başkanlığı, şube başkanlığı, Memur-Sen il başkanlığı ve sizlerin teveccühü ile iki dönemdir Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliğim süresince, davama, sendikama ve sizlere hizmet etmek için tüm çabamla mücadele ettim.

Sendikamız DİYANET-SEN’i bir adım daha ileri götürmek adına elimin erdiği, gücümün yettiği, nefesimin kesildiği yere kadar bıkmadan, usanmadan, yorulmadan, inançla, azimle kararlılıkla üzerime düşen görevi yerine getirmeye çalıştım.

On yıldır sendikamıza hizmet eden, yedi yıl beraber çalıştığım Sayın Genel Başkanıma çok teşekkür ederim. Yine uyumlu ve anlayışlı davranışlarından dolayı yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ederim.

Her şeyin üstünde tuttuğum siz değerli teşkilat mensuplarım, yedi yıl boyunca sevdiniz saydınız ve değer verdiniz. Sizlere candan teşekkür ediyorum.

Kıymetli Dostalar;

Bizleri birbirimizle tanıştıran, aramızdaki sevgiyi ve muhabbeti yeşerten, burada bu salonda toplanmamıza vesile olan, sendikamız Diyanet-Sen’i daha iyi noktalara getirmek üzere, yine sizlerden gelen talep, teşvik, destek ve ısrarlar neticesinde gerekli istişare ve değerlendirmelerimi yaparak, beklentileri karşılamak, büyüyen DİYANET-SEN’ i yüksek hedeflere ulaştırmak adına sorumluluktan kaçmak vebal olur düsturuyla, görevden kaçmak sorumsuzluk olur diyerek, sizlere hizmet etmeyi davaya kendini adamış arkadaşlarımla beraber göreve talip olduk.



Ben Genel Başkana rakip olarak karşınıza çıkmıyorum. Biz birbirimizin refikleriyiz, kardeşiz.

Biz sendikamızın geleceğine adayız. Bizden sonra gelecek kuşaklara emaneti taşımak için adayız.

Tüm içtenliğim ve samimiyetimle ifade ediyorum ki “Ya Rabbi! Sendikamızın selameti için kimler yararlı olacaksa onların göreve gelmesini nasip eyle”

“Ya Rabbi! Bu kutsal ve onurlu görevi, bir o kadar da sorumluluğu ve mesuliyeti ağır görevi layıkıyla yerine getirecek olanlara nasip eyle.”

 Değerli Dava Erleri;

Bu hareketi kuranlar bakın bu davaya nasıl bakıyorlar;

Konfederasyonumuzun Kurucusu Rahmetli Akif İNAN’ a arkadaşları “Üstad nerden çıktı bu sendika sırası mıydı? Sen şiir ve edebiyat adamısın” cevap; “Dostlar ben sendika derken Hak diyorum, Adalet diyorum, Özgürlük, eşitlik,  diyorum, kısaca Hakkı hayata hakim kılmak için sendika diyorum”

Rahmetli Genel Başkanımız Ahmet Yıldız “Yürüttüğümüz bu görev bir amel-i salihtir.”, “Din görevlisine hizmet dine hizmettir.” , “Mümin kardeşinin sorununu çözmek için bir adım atan kişi Kırk rekat nafile namaz kılmaktan daha fazla sevap alır hadisine nail olmak için sendika diyorum”

Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu “Benim mücadelem, vesayeti deşifre etmek, statükoyu sonlandırmak, bürokratik oligarşiyi bitirmek ve mazlumların yanında yer alma mücadelesidir”

Dışımızdan biri “ilahiyat fakültesindeki bir hoca Diyanet-Senli doktora öğrencisine: “Benim doçentlik tezim Hz. Musa’nın firavunla olan mücadelesidir.”  “sizin mücadelenize çok benzetiyorum. Ben bunu tezimde üç başlıkta toplamıştım. Onur, Refah ve Özgürlük. Size bakıyorum onurlu bir hayatın mücadelesini veriyorsunuz. Geçiminizi sağlayacak kadar refahtan pay istiyorsunuz. İnançlarınızı yaşayacak kadar özgürlük istiyorsunuz. Mücadele biçiminiz çok benziyor da sizi sendika kelimesi tam ifade etmiyor. Size bir isim bulalım. Sizin isminiz olsa olsa bir İyilik Hareketidir.” diye ekliyor.  Bu ulvi ve yüce duyguların iz düşümünden bana yansıyan;

Biz kuru kavgaların değil, büyük sevdaların teşkilatıyız.

Bizler değerlerle donanmış ve güçlenmiş, çağın bilgi ve birikimine sahip, zihinsel enerjisini, ülkesini ve milletini yüceltmek için kullanan “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir.” Şuurundan hareketle her an bu sorumluluğun ağır yükünü omuzlarımızda hissederek, Seza Karakoç’un deyimiyle de “Bizler koşu bittikten sonra da koşan atlarız” diyerek yeni hedeflere koşmak için daha spesifik çalışmalar içinde olmak durumundayız.
1998’den 2001’e kadar varlık mücadelesi veren, 2004’e kadar yetki mücadelesini sürdüren, bugüne kadar camiamızın bir çok sorununu çözen, varlık, dirlik ve yetki mücadelesinde fedakâr çalışmalarıyla teşkilatımızı bu seviyelere taşıyan şube, il, ilçe başkanlarıma ve yönetim kurullarına bize itimat ederek bünyemize katılan üyelerimize çok teşekkür ediyorum. Üye demişken, bizim için üyelik, atılan sıradan bir imza değil, hak ve menfaatlerini korumamız için teslim edilen bir emanet olarak görüyoruz.


Şimdi yeni bir yolculuğun eşiğindeyiz. Soylu mücadelede zirveden yukarı doğru yolculuğun kolay olmadığı bu ortamda; merkezinde insan olan, özlük ve özgürlük olan Büyük Usta’dan nasiplenerek “Sahipsiz kalırsa bu öksüz yapı, onu sürdürmeyen çırak utansın” dizlerinden ilham alarak yola çıkıyoruz.

Yola ne yalnız çıktık, nede yalnız yürüyoruz, sizlerin iradesini karşılıksız bırakmamak adına sendikamızın geleceğine ilişkin düşleri olanlarla huzurunuzdayız.

“Hayatta hayal olanları, hayalini kuranlar başarmıştır.” İyi ve güzel olanın hayalini kurarak yola çıkıyoruz. Bu yolculukta bizimle yarenliğe var mısınız?

İmkânsız diye bir şey yoktur. Başarmak için nedenimiz varsa, başarmamak için sebep yoktur.

Sorunların çözümü için örgütlü olmanın kaçınılmaz olduğu bu dünyada emek ve ekmek adına katmerleşen sorunlar bizi çileden çıkarıyorsa, çileye talip olmaya var mısınız arkadaşlar?

İşin başında, “bu iş size göre değil” denmiştir. İnanmışsınız ama bir çiçekle bahar olmaz diyenlere Rahmetli Erbakan Hocamızın ifadesiyle “Her bahar bir çiçekle başlar”. En uzun yolculuklar bir adımla başlar, gelecek kuşaklar için Arif Nihat Asya’nın “içimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kenarında bekleriz” köprü olmaya aday kadromla beraber “menzil yolun kendisidir” diyerek vira bismillah demeye var mısınız?

Saygıdeğer Arkadaşlar;

Küreselleşen dünya hızlı bir değişim geçirirken, bilgi çağında iletişim araçları baş döndüren hızla ilerlerken, ülkemiz “Yeniden Büyük Türkiye” sloganıyla hedef belirlerken, tarihi misyonunu yeniden kuşanma çabalarını sürdürürken bizler bu duruma kayıtsız kalamazdık.

“Yeni Türkiye’ye Yeni Diyanet-Sen” sloganı, “Hedef Yüz Bin Üye” parolası ile etkin ve saygın bir duruşla Diyanet’te, Siyasette ve Bürokraside daha etkili, hareketli, canlı, dinamik, aktif, aksiyonel koşan ve koşturan bir yönetim olmak için yola çıkıyoruz.


Yeni dönemde 70 bini aşan üyemiz ve yeni kazanacağımız üyelerle kadim medeniyetimizin inşası, temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması için yola çıkıyoruz.
               
<"Kim var!" diye seslenince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert "Ben varım!" cevabını veren,  "Benim olmadığım yerde kimse yoktur!" duygusuna sahip > bir anlayış ile dünyanın gidişatına kayıtsız kalmaksızın ve davamızın bize kazandırdığı irfanı da göz ardı etmeksizin erdemliler hareketini yürütmek adına adayız.
                
Yeni dönemin yenilendiğimiz dönem olması için adayız, reddi miras açmazına düşmeden, köklerine bağlı, geçmişin bakiyesine sadık, yeniliğe açık sendikacılık anlayışı ile yeni ufuklara yolculuk için adayız.
               
Teşkilat eğitimleriyle, teşkilat çekirdeğinin çelikleştiği, üye olmakla birlikte üye olmanın gereklerinin yerine getirildiği, yeni bir döneme merhaba demek için adayız.
              
Sorunları alt alta sıralayarak, kahır sendikacılığı anlayışına düşmeden, çözüm yolu tıkanmışsa tavır ve eylem sendikacılığı yapmak için adayız.

Tempomuzu artırarak içimize, işimize ve dışımıza yolculuğa çıkmak için adayız.

Yönetim anlayışı olarak üyesine sahip çıkan, temsilcilerini karar alma mekanizmasının içine katan, yalın, saydam bir yapı oluşturmak için yola çıktık.

                Tüm üyelerimize eşit düzeyde beklentilerini karşılayacak, hizmet üreten, sorunlarını iletme fırsatı ve imkânının verildiği yönetişim kavramını uygulayacağız.

                Kaynakları etkili ve verimli kullanan, iletişim teknolojilerinden yararlanan, üyelerinin taleplerini karşılayan etkili ve verimli bir kadro olacağız.


                Tecrübelerimizi paylaşarak, başkalarının tecrübelerinden istifade eden, nitelikli dayanışma anlayışına sahip kadrolar oluşturacağız.

                Özgür yapısını daima koruyan, bağımlı sendikacılık anlayışını reddeden, üye ve delege iradesine dayanan,
                Sendika – Siyaset, Sendika – Bürokrasi ilişkisinde ne teslim olan, ne de teslim alan, ilkeli sendikacılık misyonunu sürdüren,

                Ufkunu genişleterek toplumun tamamını kucaklayan, iletişim kuran, yeni bir vizyon oluşturan yönetim olacağız.


Saygıdeğer Dostlar;


Yeni dönemde sizlere taahhüt ettiğimiz maddelerin tamamını okuyarak zamanınızı almak istemiyorum; broşürümüzde hepsi mevcut sadece birkaç tanesini paylaşmak istiyorum.

1.       Üç ayda bir başkanlar kurulu
2.       Şube başkanlarına profesyonelliği teşvik
3.       Şube ve illerimize hizmet aracı tahsisi
4.       Diyanet- Sen Avantaj Kart ile ülke geneli yaygın indirim anlaşmaları
5.       Üyelerimizin hizmetine ambulans ve cenaze aracı
6.       İslamofobi’ ye yönelik İslam Hobi’yi hayata geçirecek proje
7.       Ahmet Yıldız Araştırma ve Kültür Merkezi’nin kurulması
Camiamızın acil çözüm bekleyen sorunlarından bazıları;


Rotasyon, İLİTAM’a sınavsız giriş, sınav yönetmeliği, cami lojmanları, diğer lisans mezunlarının ek göstergeleri, hac ve umre görevlendirmelerinde hizmet yılı esası, vaizlerimiz, eğitim görevlileri ve murakıpların ücretleri, din hizmetleri, genel idare hizmetleri yardımcı hizmetler ve teknik hizmetlerinin bilinen sorunlarına acil çözümler üreteceğiz.

Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarımızın bilinen bütün sorunlarını masaya yatıracak, ihmalkârlık duygularına son vereceğiz.

“Sen de bu yönetimde değil miydin?” diye bir soru soruluyorsa eğer. Evet! yapılan iyi şeylere de, yapılamayanlara da ortağım. Bütün kararlarda benimde imzam var. Bir takım sorunlar çözmek için lokomotif olmak gerekiyor. Tren katarının hızı, lokomotifin hızı kadardır. Katar lokomotifi geçmeye kalkarsa raydan çıkar kaza olur.

Van Müniti bakanlar kurulundan kim söylerse söylesin, liderin söylediği etkiyi asla oluşturamazdı.

Değerli Dostlar;

Yeni Anayasa çalışmalarına destek vererek temel hak ve özgürlükleri koruyan, çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını genişleten bir anayasa olması için mücadele edeceğiz.

Yıllardır inkâr ve asimilasyon politikalarıyla kardeşler arasına nifak tohumları atanlara inat Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinde daha aktif rol alarak atılan olumlu adımları destekleyip umutların yeşerdiği şu günlerde, toplumsal barışın sağlandığı günlerin hayalini kurarak, taşın altına elimizi koyarak, ülkemizin bütünlüğü, milli birlik ve kardeşliğimizin tesisi için mücadelemizi her platformda sürdüreceğiz.   ( Gelle Bıran Hebune ve Hebune meye) arkadaşlar varlığınız varlığımızdır.


Sorumluluk anlayışımız gereği demokratik toplum düzenini bozan, halkın iradesine kasteden her türlü yapılanmaların, karşısında duracağız.

Üyelerimizin, Diyanet ve Vakıf Çalışanlarımızın ifa ettikleri hizmetin bedeli ölçülemez boyuttadır. İnsanca yaşamak adına hak ettiği payı almak ve emeğimizin karşılığını istemekten yorulmayacağız.

Şüphesiz geldiğimiz yer, varmak istediğimiz yer değildir. Önümüzde kat edecek mesafe, yerine getirilecek sorumluluklarımız var. Ecdat yadigârı eserleri onaran, tarihimizi bizden sonraki nesillere aktaracak olan Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarının bizden beklentisi var. Sakarya’daki din görevlisinin, Ordu’daki şefin, Konya’daki kuran kursu öğretmeninin, Manisa’daki müezzinin, Kayseri’deki hizmetlinin, vaizlerimizin, murakıplarımızın tüm Diyanet ve Vakıflar çalışanlarımızın bizden beklentisi var.


Ayasofya’nın sırtına vurulmuş müze zulmünü bitirmek isteyen genç Fatihlerin, Soma’da karalar bağlayan ailenin, Ermenek’te maden ocağında kalan oğlu için “oğlum yüzme bilmezdi ki” diyen annenin, bizden beklentisi var.
Gazze’ye insani yardım götürürken şehit edilen Furkan Doğan’ın, kurban eti dağıtırken katledilen Yasin‘ i kirli emellerine alet ederek çocuk yaşta hayatına mal oldukları Berkin Elvan‘ ın maneviyat yoksunu sistemin sokağa saldığı canilerin kurbanı olan Özgecan Kızımızın bizden beklentisi var.

Abdürrahim Karakoç’un şiirinde dediği gibi;
İnsan kaçarsa itler saldırır emmi,
Dik duran insan iti yıldırır emmi,
Hele bir yiğitçe hücum eyle de gör,
İtlerde sahibi de çıldırır emmi.
Dercesine 28 Şubat’ın beşli çeteleri sizler olmadığınız için meydanı boş buldular diyen mağdurların bizden beklentisi var.
Arkadaşlar;
Uluslararası alanda, özellikle bölgemizde gelişen olaylar karşısında, hakkın, Haklının, mağdurun ve mazlumun yanında olmayı sürdüreceğiz.

Değerli Delege Kardeşlerim;

Mevlana’nın dediği gibi “bu dünyaya ayırmaya, bölmeye, parçalamaya gelmedik. Bizler parçaları birleştirmeye, onarmaya, dağılanları toplamaya, köprü olmaya talibiz.

Aynı yerde kalmak için bile çok hızlı koşmaya mecbur olduğumuz, sendikal inşanın gündönümü olan bir DİYANET-SEN.

Aidiyet duygusu gelişmiş hiç kimsenin ötekileştirilmediği, mensubumuz olmayanların bile içinde yer almak istediği bir DİYANET-SEN.

Kitleselleşmenin getirdiği esneklikle ile kurumsallaşmanın oluşturduğu disiplini birleştirerek ortak aklı, ortak duyguyu, ortak hissi harekete geçiren bir DİYANET-SEN.

Yazılı ve görsel medyada daha fazla yer alan, gündem oluşturan ve gündemi yöneten bir DİYANET-SEN.

Farkındalık oluşturup, farkı fark ettiren bir DİYANET-SEN.

Sen yoksan biz bir eksiğiz sloganı ile herkesi kucaklayan bir DİYANET-SEN.

Ücret sendikacılığının yanına hizmet ve değerler sendikacılığını katan bir DİYANET-SEN.

Amatörce heyecanını hiç yitirmeden, profesyonelce çalışan bir DİYANET-SEN oluşturmak için göreve talip olduk.

Bu onurlu görevi kadromla beraber bize lütfederseniz “Hesabın üstünde bir hesap vardır” düsturuyla, Münker – Nekir Hesabını göze alarak hareket edeceğiz.

Yoklukta kazandıklarımızın kıymetini bilerek, varlıkta kaybetmeden üstüne koyarak çalışacağız.

Yedi kıtada, dört iklimde destanlar yazan ecdada layık olacak şekilde çalışacağız.

Şu soğuk kış günlerinde içimizi ısıtan bir sözü kar taneleri ne kadarda güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden yol almanın mümkün olduğunu.

Seçim süresi boyunca tüm teşkilat mensuplarımızı ve göreve talip arkadaşlarımızı centilmen davranışlarından dolayı hepsini tek tek tebrik ediyor ve başarılar diliyorum.


Tohum saç
Bitmezse toprak utansın  
Hey gidi küheylan koşmana bak sen
Çatlarsan doğuran kısrak utansın
Ustada kalırsa bu öksüz yapı
Onu sürdürmeyen çırak utansın.
Şimdi sizlere önümüzdeki göreve talip lokomotif kadroyu tanıtmak istiyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
imam1616 2 yıl önce

Bugün'e kadar siz başkanlığına aday olduğunuz sendikanın yöneticisi değilmiydiniz, yapacağınızı iddia ettiğiniz hususları yapmak istedinizde elinizi tutan mı oldu, yoksa belli ki hele bi seçilelim derdindesiniz, birileri gibi..

Avatar
Nurullah atalay 2 yıl önce

güzel Konuşmuşsunuzda laf değil icraat Lazım bu güne kadar hangi işi siz yaptınız da bunları yapmak için talipsiniz hani diyorsunuz ya bölmeye değil birleştirmeye geldik DİE siz içinizdekilerimi Diyanet' çalışanlarını mı birleştireceksiniz bu güne kadar şucu bucu ayrımı yapan siz değilmisiniz ya peki şube başkanlarınız başka sendika üyesi DİE Allah'ın selamını esirgedi bu ne peki nasıl olacak insanları ve imam hatip arkadaşlarımızı lütfen menfi duygularınız için kaldırmayınız artık