Her Miraç’da ağlayan  mescid !...Mescid-i Aksa
Grup Sayfamız için

Her emrinde biz kulları için sayısız yararlar bulunan yüce Rabbimiz belli gün , gece ve ayları emrine uymamıza ve rızasına ermemize vesile kılmıştır. Rahmet ve mağfiretin bol bol verildiği kandiller durağı üç aylar içerisindeki kandillerden ikincisi olan Miraç kandilini 15 Mayıs Cuma  gününü16 Mayıs  Cumartesine  bağlayan gece idrak edeceğiz inşallah…
         
Miraç Kandili üç aylar içinde idrak edeceğimiz ikinci kandil olması sebebiyle büyük önem arz etmektedir. Karanlık geceleri nurlandırdığı gibi karanlık kalpleri de nurlandıran, rahmet ve bereketin yeryüzüne yağmurlar gibi indiği Recep ayını uğurlamanın Mirac’a, Şaban ayına kavuşmanın sevincini mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz.
           
Kandil gecelerimiz hayatımızdaki noksanlıkların telafi edilebileceği eşsiz zamanlardır. Üç ayların ilki olan Recep ayına girildiğinde Allah’ın Resulü bu aylara kavuşmanın sevincini şöyle dile getirmiştir: Allah’ım Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına kavuştur “diye duada bulunmuştu. İşte Recep ayını geride bırakıyoruz. Şaban ayına girecek olmanın hazzını yaşıyoruz Recep ayının 27. gecesi vuku bulan. İsra ve Miraç hadisesinin İslam tarihinde ve Hz. Peygamber efendimizin hayatında önemli bir olaydır.
        
Miracı hazırlayan sebeplere baktığımız zaman Peygamber Efendimizin Nübüvvet görevini yerine getirirken çektiği sıkıntı ve meşakkatleri Rabbimiz adeta sevince çevirerek onu katına yükseltmiştir. Müslümanlara yapılan baskı ve işkencelerin dayanılmaz hal alması, efendimizin hayatta en çok destek ve yardımlarını gördüğü hanımı Hz. Hatice ve Amcası Ebu Talibin vefatı, ardından insanları sadece doğru yola çağırmak için gittiği Taif'te gördüğü kötü muamele hem efendimizi hem de Müslümanları derinden yaralamış bu olay üzerine  sanki yüce Rabbimiz Sevgili peygamberimizin bu kederini, üzüntüsünü sevince çevirmek için onu hiçbir beşerin ulaşamayacağı bir makama yükselterek taltif etmiştir.
              
Peygamberliğin 13.yılında Hicretten 8 ay önce Recep ayının 27. gecesi vuku bulan Mirac bu ümmete birçok yeni hakikatin kapılarını açmış,hakkın emekleyerek de olsa daha erken hedefine ulaşacağını,Hz. Peygamber efendimizin ilahi kudretin tecelli ettiği Sidretül- Müntehaya yükselişi beşer ilminin durmadan ilerleyeceğine,işaret etmektedir.
          
Allah ile insan arasındaki yolu işlek duruma getiren namazın farz kılınışı, Allaha ortak koşmayan müminlerin bağışlanacağı müjdesi ,gücümüzün ,takatimizin kaldırmadığı bir görev ve sorumluluğun verilmeyeceğinin bildirilmesi, binbir zafiyet ve eziyet içinde bocalayan insan için bundan daha kıymetli bir hediye olabilir mi?
       
Kardeşlerim Miracı kutlarken gözden kaçırmamamız gerek bir hususa dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
         
Bildiğiniz gibi İsra ve Mirac hadisesi Mescid-i Haram ile Mescid-i Aksa arasında gerçekleşen bir olaydır. Üzülerek ifade etmek gerekir ki bugün her iki mescid de (Mescidi Haram suud zihniyetinin mubarek Kabenin ahengini bozan devasa otel inşaatlarıyla) Mescidi Aksa ise iki milyar nüfusa sahip Müslümanların basiretsizliği nedeniyle Bir avuç Yahudi Siyonistlerin işgali altından kurtulmayı beklemektedir
          
İsmi Kuran-ı Kerim’de zikredilen Mescid-i Aksa Kudüs şehrindedir. Hz.İsa’nın doğumundan takriben bin yıl kadar önce Hz Davut (a.s) oğlu Hz. Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Miraç esnasında peygamber efendimizin ilk durağı aynı zamanda Müslümanların ilk kıblesidir.
         
Suriye’nin fethinden sonra Şama gelen Hz. Ömer bu seferi sırasında Kudüs’e uğramış, Mescid-i Aksayı ziyaret etmiştir. Telbiye getirerek buraya girmiş, sabah namazının ardından ortalık aydınlanınca Kudüs halkı ile birlikte bu mabedin etrafını temizlemiştir.
     
Mescidi Aksa zelzele ve diğer tabi afet ve savaşlar neticesi zaman zaman harap olmuş, tamiratı yapılmış, Emeviler,Abbasiler ve Osmanlılar bu tadilatı bizzat üstlenmişlerdir.Yavuz sultan Selim,Sultan ıı. Mahmut Han Kudüs ü Şerife ve Mescidi Aksaya büyük hizmetlerde bulunmuşlar. Ne yazıkkı ki 1. Dünya savaşında Kudüs’ü kaybettik o tarihten itibaren sahipsiz ve bakımsız kaldı.1967 yılında yapılan Arap –İsrail savaşından sonra Yahudi esareti altına girmiştir.Defalarca saldırılara ve suikastlara maruz kalan bu Mescid kurtarıcısını ve gerçek sahiplerini beklemektedir.           
          
Bugün 3 milyon Yahudi’nin işgali altında bulunan Kudüs ve Mescid-i Aksa 2 milyar nüfusa sahip dağınık, ,perişan ve İslami şuurdan yoksunluğu bu mabedin esaretini devam ettirmektedir.Yeryüzünün en faziletli mescidinden biri olan Mescid-i Aksa garip … Mescid-i Aksa mahsun…Mescid-i Aksa esir… Ey Müslüman !... Altı asır Kudüs’ün bekçiliğini yapan ,bununla şereflenmiş necip milletimiz kendine gelip, her miraç kandilinde feryatları arşa yükselen Mescid-i Aksanın sesini duyabilirsek ,miraç kutlamanızın bir anlamı olacaktır.
             
Yoksa cami ve mescit yapımının milyar dolarlık çinilere, süslemelere, avizelere paralar harcanıp esas camilerin süsü cemaatin eğitiminin ihmal edilmesi, her yıl binlerce ibadete açılan camilerin cemaatin, derneklerin, vakıfların,grupların ,hiziplerin,şeyhlerin,müritlerin seyitlerin,hizmeti şova ve riyakarlığa dönüştürenlerin çoğalıp sosyal hayatın bozulduğu,tüm yeryüzündeki zulme müslümanların duyarsızlaştığı,mazlum mağdur yüzlerce muhacir Suriyeli kardeşlerimiz sokaklarda perişanken onlara Ensarlık vazifemizi yapamıyorsak,

Mesid-i Aksa esir, Ayasofya İstanbul’da cemaate hasretse ,yılda değil birkez, bin defa kandil de kutlasak ferdi ve toplumsal Mirac’a ulaşamayacağımızı bilmeliyiz.

MESCİD-İ AKSA
Toptan sarılalım yüce kurana
Çünkü rahmet inmez ayrı durana
Müminler İslam’a darbe vurana
Biraz öfkelenip kafayı taksa
Esir mi olurdu Mescid-i Aksa
 
Bulunmaz mı çare nedir bu illet
Böyle hayat sürmek ne büyük zillet
Müslüman’ım diyen bu kadar millet
İslam gözü ile kendine baksa
Esir’mi olurdu Mescid-i Aksa
 
        
Kardeşlerim… Böyle feyizli ve bereketli gecelerde dünya işleri ile yorulan ruhlar ancak yaradana yönelerek onda af ve bağışlanma dileyerek dinlenme imkanı bulur. Bu gece Allah’a yönelen yüzler ebediyen aklanacağı, Allah’a yaklaşan kalplerin paklanacağı ibadet gecesidir Yapılacak ibadetler , alınacak manevi haz ve kararlar bizi on bir ayın sultanı Ramazan ayına daha canlı ve hazırlıklı girmemize vesile olacaktır.
           
Kandil gecelerine özel bir ibadet şekli yoktur. Ancak gecenin ihyasi için de gündüzünü oruçlu geçirmek, anne ve babalarımızın ellerini öpüp hayır dualarını almak,Kur’anı Kerim okumak , kaza namazları kılmak tövbe etmek , salat ve selam getirmek , hasta ziyaretlerinde bulunmak,çocukları ve yetimleri sevindirmek gecenin ihyası adına güzel davranışlardır.
             
Ayrıca bu gecelerde bütün hal ve hareketlerimizi düzenleyecek prensip kararları alalım. Kendimizi ailemizi,insanlığı,kötü alışkanlıklar dan kurtaracak adımlar atalım.Dünyanın ceşitli yerlerin de acı ve sıkıntı çeken kardeşlerimizin sıkıntılarının sona ermesi için ,dünyanın sulh ve barışı , insanlığın hidayeti için , Rabbimize yalvaralım.
              
Her zamankinden daha çok beraberliğe kardeşliğe ,dayanışmaya ihtiyacımızın olduğu bu günlerde kandili de fırsat bilerek birbirimize kenetlenelim.    Tüm İslam dünyasındaki sıkıntıların bir an evvel son bulmasını diliyor dua ediyoruz..     
             
Diyanet-Sen Mersin Şubesi
olarak camiamızın, Mersinli kardeşlerimizin tüm ülke insanımızın İdrak edeceği Miraç kandilini tebrik eder başta ülkemize ,islam alemine hayırlar ve güzellikler getirmesini , İslam aleminin birliğine ,insanlığın barış ve hidayetine vesile olmasını Cenabı Hak’tan temenni ve niyaz eder hepinizin idrak edeceği kandilini tebrik ederim.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ali günebakan 2 yıl önce

eline sağlık başkanım...