IŞİD’a Katılımın Ekonomik ve Dini Boyutları incelenmelidir
Şenocak, açıklamasında şunları söyledi: “Almanya ve Çeçenistan gibi Avrupa ve Asya ülkelerinin yanı sıra Türkiye’den Adıyaman, Bingöl, Mardin, Diyarbakır, Kırşehir, Konya, Ankara, İstanbul ve Kocaeli’nden ciddi katılım olduğu daha önce basında yer aldı. IŞİD’a katılımın 30 yaşın altında olduğu gerçeği, katılanların işsiz gençlerden oluştuğunu düşündürmektedir.

Geçtiğimiz günlerde Konya Müftülüğü’nün aylık mutad toplantısında bir araya gelen ilçe Müftüleri bu konuda bilgilendirildi. Suriye’ye geçenlerden 10-15 kişinin bombalamada öldüğü belirtildi. IŞİD’ın örgüte katılanlara aylık 500 dolar ödediğini basında yer alan haberlerden öğrendik. Gençlerimiz, işsizlik nedeniyle terör örgütüne paralı askerlik yapıyor. Bunların aileleri perişan. Çocuklarından haber alamıyorlar. Devletin, IŞİD terör örgütüne katılımın nedenlerini araştırması gerekir. Bu konu göz ardı edilecek bir konu değildir. Ülkemiz için ciddi bir konudur. Sonuçları da ağır olacaktır.

Günümüzde dini konularda açıklama yapan, yöneten ve yönlendirenlerin konuyu ifade ediş tarzlarında ciddi problemler bulunmaktadır. Din görevlileri, toplumun hareket tarzında ve yaşayış biçimlerinde etkili olan insanlardır. Onların yanlışları ve yanlış algıya neden olacak sözleri, toplumun bütün katmanlarını etkileyecek ve yanlışa sürükleyecektir. Dolayısıyla IŞİD terör örgütüne katılımın ekonomik ve dini boyutları enine boyuna incelenerek araştırılmalı ve rapor haline getirilerek devletin ilgili birimlerinin dikkatine sunulmalıdır.

Din Bir-Sen olarak, IŞİD’ın daha çok yoksul mahallerde taraftar topladığını düşünüyoruz. Ekonomik durumları zayıf olan, ailesini geçindirmekte zorlanan ailelerin çocukları ya da yetişkin bireyleri para uğruna ölümü göze alarak terör örgütüne katılıyor. Çocukların da bu örgüte katılıp katılmadığı araştırılmalıdır.

IŞİD’a katılımın ekonomik boyutlarının yanı sıra dini boyutlarının da olduğunu düşünüyoruz. Dini bilgiye sahip insanların IŞİD gibi bir terör örgütüne katılmasının mümkün olamayacağı aşikârdır. IŞİD militanlarının, fakir, yoksul ve dini bilgisi zayıf olan insanların kafasını karıştırarak örgüte katılımı sağladığını kuvvetle düşünüyoruz. IŞİD’a katılımın nedenlerini ve boyutlarını ele aldığımız zaman, burada din görevlilerine büyük görev düşmektedir. Din görevlilerimiz, gerek camilerinde gerek aileleri ziyaret ederek dini yönden bilgi vererek toplumu aydınlatmalıdır. Toplumda din görevlisinin bir saygınlığı vardır. Sözü dinlenir. Dolayısıyla bu konuda da din görevlileri etkili olacaktır.

Devletin ilgili birimlerine ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na buradan sesleniyorum: IŞİD’a katılımlar önlenmelidir. Buradan yaptığımız uyarıları, önlemleri ve yapılması gerekenleri devletin ilgili birimleri ile birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı da dikkate almalıdır. Çocuklarımızın ölüme gitmesine göz yummayın. Analar ağlamasın. Aileler perişan olmasın.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.