Kutlu Doğum Haftasını kutlarken
Diva-Sen Genel Başkanı Hüseyin DEMİRCİ;

Âlemlere rahmet olarak gönderilen iki cihan serveri Hz. Muhammed Mustafa (SAV)’ın dünyayı teşriflerinin yıl dönümünü kutluyoruz. Her yıl ayrı temaların işlendiği kutlama programında bu yıl “DİN SAMİMİYETTİR”üzerinde durulmakta ve Hz. Peygamber Efendimiz (SAV)’in insan sevgisi ve samimiyeti her platformda anlatılmaktadır. Bu manada Allah Resulünün vahşileşen insanlığı evcilleştirmesi en büyük mucizelerinden birisidir. Peygamberlikle görevlendirilmezden önce de kendi nefsini değil insanların bulundukları durumlarından nasıl kurtuluşa ereceklerini düşünmesi ve peygamberlikle görevlendirildikten sonra da “La İlahe illallah deyin kurtulun” sözleriyle de insanları huzura davet etmesi, O’ndaki insan sevgisini ortaya koymaktadır.

İnsanlarla olan münasebetlerinde gönül dilini kullanan Efendimiz (SAV) aynı zamanda kalplerin fethinin nasıl olacağını da bizlere göstermiştir. Küçükler ve büyükler arasında ayrım yapmamış, ağlayan bir çocuk gördüğünde onun yanına oturmuş ve beraber ağlayarak çocuğun ağlamasını dindirmiştir. Doğruluktan sapılmaması için “İnandım de ve dosdoğru ol” buyurması, İslam dininde aldatmanın olmayacağını ifade için, “Bizi aldatan bizden değildir” fermanı, “Kendi nefsi için düşündüğünü diğer kişi için de düşünmeyen kâmil mümin değildir” düsturu,“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” tespiti, Allah resulünün bizlere insan sevgisi hususunda sahip olmamız gereken ölçüleridir.

Ne yazık ki 21.Asırda insanlık, insan sevgisinden yoksun hale gelmiştir. Cahiliye dönemindeki insanların yaşantıları ile günümüz insanların yaşantıları arasında sadece görüntü değişikliği vardır. Özellikle Müslüman ülkelerde gittikçe artan zulüm ve işkenceler, insanlık âleminin Hz. Peygamber Efendimiz (SAV)’in hayat veren sevgi ölçülerine ne kadar da ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Zira yüzlerde olması gereken mutlulukların yerini burukluk, sevgi ve saygının yerini kin ve nefret, paylaşmanın yerini bencillik, yardımlaşmanın yerini neme lazımcılık, içtimai mutluluğun yerini ferdi mutluluk, beraber yaşama kültürünün yerini, “benden değilsen yaşama hakkın yoktur”,hayırda yarışmanın yerini şerde yarışmanın aldığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Oysa Allah’ın Resulünü öğrenmek, O’nu anlamak olmalı değil mi? Öyle ise, güya Hz.Muhammed (SAV) sevdası ile yandığını söyleyen diller neden kin ve nefretle doludur? Özellikle bizim camiamızda faaliyet gösteren sendikanın faaliyet ve proje yerine iftira metodunu seçmesi ne ile izah edilebilir?

Filhakika bugün dinde samimiyetin ölçüsü ilahi olmaktan çıkmış kişisel görüşlere dönüşmüştür. Bir takım çevreler dinde samimiyeti kendi görüş ve düşüncelerine göre lanse etmeye çalışmaktadır. Bundan dolayıdır ki istenilen hoşgörü ortamı bir türlü yakalanamamaktadır. Nitekim Allah Resulünün hayatının hiçbir devresinde kişileri inancından ve kültüründen dolayı ötekileştirdiğini görmemiz mümkün değildir. O’nun hayatında nefsine karşı yapılan hakaretleri bile “bilseler böyle yapmazlardı” ifadeleriyle karşılık bulmuştur. Maalesef günümüzde dünyalık adına nüfuz elde edebilmek için yapılan hiçbir faaliyetin ölçüsünün Allah ve Resulü olduğunu söyleme şansına sahip değiliz.

Tüm Memur-Sen ve Diva-Sen ailesi olarak, Hz. Ahmed’i Mahmud Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizin dünyaya teşriflerinin yıl dönümü, ağlayan gözlerin gülmesine, yanan yüreklerin acısının dinmesine ve unutulan insanlığın yeniden neşet etmesine vesile olmasını dileriz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.