Mardin'de Diyanet-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı

Toplantıda konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar: "Irk temelli yaklaşımlar son derece tehlikeli ve şeytanlaşmış batı düşüncelerinin ürünüdür"

Mardin'de Diyanet-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı

Toplantıda konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar: "Irk temelli yaklaşımlar son derece tehlikeli ve şeytanlaşmış batı düşüncelerinin ürünüdür"

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
03 Aralık 2017 Pazar 07:46
Mardin'de Diyanet-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı
banner221

Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası (Diyanet-Sen) başkanlar kurulu toplantısı Mardin'de başladı. 

Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Yaman, "Elbette burada ekonomik ve sosyal kalkınma yapıyoruz ama bu kalkınmanın yanında manevi kalkınmayı yapıyoruz ve önemsiyoruz " dedi.

Yaman, bir otelde 81 ilin başkanlarının katıldığı Diyanet-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, programın Mardin'de yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İslami kesimin, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi dönemlerde en fazla sıkıntı yaşayan kesimler arasında yer aldığını belirten Yaman, bürokrat olarak kendilerinin de yaşadıklarını anlattı.

Mardin'de son bir yıldır büyükşehir belediye başkanlığı görevini de yürüttüğünü anımsatan Yaman, şöyle konuştu:

"Elbette yol yapıyoruz, taziye evleri yapıyoruz, onun zaten bütçesi var. Ama 25'in üzerinde sosyal proje yaptık, kadın ve gençlere. Çok ciddi bir çalışma içerisine girdik. Bu şehirde herkes şu anda elini taşın altına koyuyor. Daha moralli bir şehir olduk. Şehir olarak yeni bir hikaye yazıyoruz. Burada ekonomik ve sosyal kalkınma yapıyoruz ama bu kalkınmanın yanında manevi kalkınmayı yapıyoruz ve önemsiyoruz."

AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu ise İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan ve başkanlığını yaptığı, 12 Eylül Askeri Darbesinden Sonra Oluşturulan Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi İnceleme Alt Komisyonunda, yaşadıklarını anlattığını ifade etti.

Geçmişin bütün acıları ile yüzleşmenin gerektiğini vurgulayan Miroğlu, bu o acılar üzerinden yeni bir dünya kurmanın mümkün olduğunu söyledi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) referandum kararının doğu olmadığına inandığını ancak ilişkilerin de bu kadar kolay heba edilmemesi gerektiğine inandığını aktaran Miroğlu, "Erbil ile Ankara arasında ki ilişkilerin normalleşme sürecine girmesi gerektiğine inanlardanım." dedi.

"Dünyada demokrasinin çanları çalıyor." diyen Miroğlu, şöyle konuştu:

"Atina'daki Antik Yunan demokrasisinin merkezi turistik bir gezi yeridir. Demokrasi diye bir şey kalmadı. Bugün liberal demokrasinin Washington ve Brüksel'deki kongre merkezleri ve parlamento binalarının da sanki sonuna geliniyor gibi. Bunu sevinmek yada sevinmemek düzleminde görmüyorum. Tarih hazır bir demokrasinin dünyada artık olmadığını bize gösteriyor.

Demokrasi adalet,eşitlik ,özgürlükler vesaire eğer bizi bir arada tutacak fikirlerse bu fikirleri kendi tarihsel mirasımızla değerlerimizle buluşturmanın zamanı geldi. Bu zaman içerisinde olmak son derece önemlidir. Türkiye beka sorununu ve bağımsızlığını yeniden düşünmek bakımından tuhaf zamanlardan geçiyor. İyi ki hep beraber bu tuhaf zamanları yaşıyoruz. Çünkü geleceğe bu tuhaf zamanların içinden sapasağlam çıkıp yeni Türkiye'yi hep beraber inşa edeceğiz."

Diyanet-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı

Toplantıda katılımcılara hitap eden Bayraktutar Diyanet-Sen'in tarihi sorumluluğuna ve vizyonunak dikkati çekerek "Diyanet-Sen, Alparslan'ın, Kılıçarslan'ın, Nurettin Zengi'nin, Selahattin Eyyubi'nin, Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin, Fatih Sultan Mehmet'in, Abdülhamit'in, Menderes'in, Özal'ın, Necmettin Erbakan'ın kesintisiz bir yürüyüşle taşıdıkları dava şuurunu tarihin bu diliminde yüklenen isim oldu. Ahmet Yıldız ve Akif İnan'nın, uzun, ince yolculuğunun, günümüzdeki kumandanı ve neferi oldu" dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da Türkiye'nin yeniden kendini keşfetme sürecine gittiğine dikkati çekti. Türkiye'nin dünyada umudu ve yeniden ayağa kalkmayı temsil ettiğini aktaran Yalçın, şöyle devam etti: 

"Bu yüzden bu ülkeyi rahat bırakmazlar. Bu ülkede her türlü ayak oyunu devam eder. İçimizdeki lejyonerler üzerinden bu ülkeye her zaman diz çöktürme operasyonu yaparlar. İçimizde ne yaptığını bilmeyen kullanışlı yapılar üzerinden bu ülkeyi güçsüzleştirip bu ülkede vücudun su kaybetmesine neden olurlar. Kim bu coğrafyada Kürt'ün gururunu, sırtını okşuyorsa bilin ki niyeti başka. Kim bu ülkede Türkçülük fikrini kaşıyorsa, okşuyorsa bilin ki aynı amaca hizmet ediyor. Kim bu ülkede renkleri, dilleri,dinleri ırkları milliyetleri bir birine çatıştırmak istiyorsa bilin ki arka tarafından aynı zihniyet vardır. Bizim yıkıldığımız an birliğimizi kaybettiğimiz andır."

Birlikteliğin ve örgütlenmenin önemine değinen Yalçın, şu değerlendirmede bulundu: 

"Biz bugün 10 yıl önce birisi söylese'sen rüya görmüşsün git yüzünü yıka' diyebileceğimiz şeyleri eğer aşabildiysek bunlar örgütlü olmaktan dolayıdır. Devletin bir memuru nikah kıyarken diğer görevlisi bu milletin itibar ettiği müftüsü, din görevlisi kıyamaz diyorlarsa burada bir mühendislik var. O mühendislikte sökülüp atılacak. 5 yaşında ana sınıfındaki çocuklar kilisede eğitim alırken, '12 yaşına kadar çocuklar camiye gidemez' diyenlerin düzeni sökülüp atılacak. Kur'an-ı Kerim ve siyer eğitim programlarının içine alınacak. Çocukların ibadet hürriyeti vardır ve okullarda, kamu kurumlarında imkanlar dahilinde bunlara mekanlar tahsis edilecek."

"Türklerle Kürtleri birbirinden ayırmak mümkün değil"

Irk temelli yaklaşımların son derece tehlikeli ve şeytanlaşmış batı düşüncesinin ürünü olduğunu belirten Bayraktutar, "Zehir size bal içinde sunulur, o zehir size seve seve içirilir ve siz o zehrin farkına bile varamazsınız. Ne bu coğrafyada, ne de Türkiye içinde, Kürtlerle Türkleri birbirinden ayırmak mümkün değil. Kaderleri ortak, birbirine kardeş olmuş iki halk, geçmişi birlikte inşa ettiler, geleceği de birlikte kuracaklar. Etnik kökenlerimiz, ırklarımız, kavimlerimiz, dillerimiz, mezheplerimiz, yaşam tarzlarımız, fikirlerimiz farklı olabilir ama bu ülkede hepimiz, istisnasız, tek milletiz; devletimiz, vatanımız ve bayrağımız da hepimizindir" diye konuştu.

"Dünyanın ihtiyacı olan ruh Türkiye'de"

Bu gün İslam dünyasının içine düştüğü girdaba dikkati çeken Bayraktutar, bu girdaptan sıyrılabilen tek ülkenin ekonomisi, sanayisi, savunma sanayisi, ordusu sayesinde Türkiye olduğunu ve bunun da batının hiç hoşuna gitmediğini söyledi. Bayraktutar, "Değişmeyen senaryo, sözde dünya barışına tehdit olduklarını varsaydıkları radikal Müslümanları yok ederek, onların küllerinden ılımlı Müslüman tipi oluşturmak. Halbuki hikayenin bir de gözle görülmeyen yanı var; ılımsız Hıristiyanlar çağlar boyu Müslüman ülkelerin üzerine akın ettiler. Kendilerini durduracak bir Selahattin Eyyubi kalmayınca, gözyaşı sel oldu, oluk oluk Müslüman kanı akmaya başladı. Vakti zamanında Kızılderililere yaptıkları gibi, topraklarını korumaya çalışan Müslümanları radikal İslamcı ilan ettiler. Dünya hiç bu kadar ruhunu yitirmemişti" şeklinde konuştu.

"Emeğimizi de ekmeğimizi de kimseye çaldırtmayız"

2004 yılından bu yana sendikal manada ne elde edilmişse hepsinin Diyanet-Sen'in eseri olduğunu belirten Bayraktutar "Hayal dahi edemedikleri kazanımlarımızı kendilerine mal etmek isteyenler, dün olduğu gibi bugün de, yarın da olacaktır. Toplu görüşmelerde yıllarca dile getirdiğimiz toplu sözleşme masasına taşıdığımız hastanelere din psikoloğu, orduya din subayı ve son olarak müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi, diyanet akademisi tekliflerimizin gerçekleştiğini görmek bizim doğru yolda olduğumuzu göstermektedir. Ancak, onlar, emeğimizi zayi ettirmeme kararlılığımızla elleri boş dönecek, emellerine ulaşamayacaktır. Biz emeğimizi de, ekmeğimizi de, eserimizi de kimseye çaldırtmayız" dedi.
 

Diyanet-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı
"Onlar nikaha değil, müftünün kendisine karşıdır"

Mütfülere nikah kıyma yetkisi verilmesine değinen Bayraktutar, buna karşı olanların nikaha değil, müftülere karşı olduğunu söyledi. Bayraktutar, "Nikahı ister belediye başkanının görevlendirdiği memur, ister hakim kıysın, isterse noter kıysın. Gemide kaptan da kıysa, nikah salonunda müftü de kıysa işlem muteberdir. Şimdi bu yetkiye itiraz edenlerin maksadı başka. Onlar içinde müftü, imam geçtiği zaman kıl olurlar. Karşı çıktıkları husus, müftünün kıyacağı nikahtan ziyade, müftünün kendisidir. Ayrıca, nikahı ille de müftüler kıyacak diye bir kural yok; müftüler de kıyabilecek. Önemli olan, kayıtlara geçmesi; ilişkinin gizli, kapaklı gayrimeşru olmaması. Nesebin ve mirasın korunması, hakların kollanması" ifadelerini kullandı.

"Sınavsız lisans tamamlama hakkı kurum personelimize verilmelidir"

Diyanet personelinin büyük çoğunluğunun ilahiyat ön lisans mezunu ya da halen okuyanlardan oluştuğuna belirten Bayraktutar, "Diyanet İşleri Başkanlığında çalışan 117 bin 861 personelden, yüzde 49'una tekabül eden 57 bin 659'u ilahiyat ön lisans mezunu, ayrıca ön lisans da okuyan 15 bin personeli de göz önünde bulunduracak olursak, yüzde 50'yi geçen potansiyelle lisans tamamlamaya hazır olan Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin, eğitim seviyesinin artması, öz yeterlik algısının gelişmesi ve dış yeterliklerinin kazandırılması gerekmektedir. Bundan dolayıdır ki ısrarla kurum personelimiz için sınavsız lisans tamamlama hakkının verilmesini istiyoruz ve bunun için gerekli girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz" dedi.

"Çok çalışmalıyız"

Ülke olarak, coğrafya olarak, Müslümanlar olarak sıkıntılı bir süreçten geçildiğini ifade eden Bayraktutar açıklamalarını şöyle sürdüdü: 

"Bugünkü sıkıntılı ortamda, eğer görevimizin şuuruna varamazsak, eğer üzerimizdeki sorumluluğun ağırlığını kaldıramazsak önümüz karanlıktır. Bu itibarla çok çabalamalı, çok çalışmalıyız. Geceyi gündüze katıp çırpınmalıyız. Bahanelere sıkışıp kalmaktansa, bana ne deyip köşeye çekilmektense meseleleri önce kavramalı, sonra anlamalı, ardından da yorumlayıp çözümün yol ve yöntemini üretmeliyiz".

"Kardeşliğimizi bozamayacaklar"

Başkanlar kurulu toplantısına ev sahipliği yapan Diyanet-Sen Mardin Şube Başkanı Abdülkadir Kurtuluş, yıllarca bu topraklarda farklılıkları ayrılık sebebi yapmaya çalışanlara inat kardeşçe yaşayacaklarını belirtti. Yıllarca batının bu topraklarda ırk, mezhep, meşrep, tarikat bahanesiyle insanı zehirlemeye çalıştıklarına dikkati çeken Kurluluş, "Onların bu ayrıştırmalarına inat bizler kardeş olmaya devam edeceğiz. Müslümanlar olarak yapay hiçbir sınıra izin vermeyeceğiz. Bizim gönlümüze hiçbir suni sınır konamaz, buna asla izin vermeyeceğiz. Meşruiyet içerisinde kalarak hizmet etmeye devam edeceğiz ve ayrılık söylemlerine inat ille de ümmet ümmet diyeceğiz" diye konuştu.

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar başkanlığında toplanan, şube başkanları ve il temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıya Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tombul, Mehmet Emin Esen, Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Can Cankesen, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Yaman, AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, İl Müftüsü İsmail Çiçek, AK Parti İl Başkanı Hanit Efe, Memur-Sen İl Başkanı Mustafa Aydın ve ilçe müftüleri katıldı.


 

Kaynak: AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Berkant Gizemli 2017-12-03 09:31:47

masaya yatırılan meseleler hep masada kalıyor. onun için sorunları, masaya yatırmadan ayakta tedavi yöntemine başvurun..iyi çalişmalar diliyorum..

Avatar
memur 2017-12-03 12:43:37

müftülerin çalışma şartlarını da lütfen dikkate alın yoksa çözümler her zaman eksik olacaktır.

Avatar
İmam 2017-12-03 16:18:59

Keşke biraz imamların mali ve sosyal haklarıyla ilgili konuşsa en az maaş alan, en az izin alan memur konumunda imamlar dağlarda bayırlarda suyun elektriğin yolun okulun olmadığı yerlerde vatana millete dinine hizmet eden imamlara hak ettikleri verilmiyor diye düşünüyorum

Avatar
Sinan Sinan 2017-12-03 17:06:10

Anlamadım şimdi diyanet çalışanlarının hangi sorunu burada yazıyor hastane görevlisi calışanın değil halkla alakalı adaletsiz atamalardan haksız sınavlardan değişen görevde yükselme yönetmeliğinde dışarı kurumada hak tanınmasının yanlışlığından denksiz ünvanlardan bahis geçmiyor

Avatar
Sözleşmeli 2017-12-03 10:18:34

4/b sözleşmelilere kadro istiyoruz. Veya nakil hakkı...

Avatar
demet tatlı 2017-12-03 23:44:06

keşke sözde yaptığımız gibi özde de ırkçılığı yok edebilsek ırkçılık yollarına hep beraber kapatabilsek ...mesela görevde yükselmede mülakat sınavlarını kaldırıp adil merkezi sınav sistemi getirsek veya terfileri adil askeriye sistemine göre yapsak...

Avatar
Ekrem 2017-12-03 15:55:06

4b ye kadro

Avatar
İmam 2017-12-03 23:37:55

Yıllardır aynısını söylüyorsunuz ama bir türlü icraat yok dönüp dönüp yıllar önce kazanılan hakları bazı haklar zikrediyorsunuz nerde ilitam başka kurumlar yüksek lisans yaptırıyor sadece oyalama