Memur-Sen 5. Olağan Genel Kongresi Başladı
 
Memur-Sen'in, Büyük Anadolu Oteli'nde gerçekleştirdiği 5. Olağan Genel Kongresi'nde konuşan Davutoğlu, yetkiyi milletten almadan otorite kullanmak isteyenlere hadlerinin bildirileceğini söyledi. Davutoğlu, şunları söyledi:  
 
"Bürokrasinin kapalı odalarında, yargı ile emniyet, emniyet ile başka birimler bütün bürokraside örgütlenerek güç kullanmaya kalkmayacak. Memurlarımız tek tek ve bütün bir kamu yönetimi olarak da hepsi milletimizin sadece milletimizin emrindedir. Dışarıdaki paralel imamların ya da başka yapıların emrinde olmalarına izin verilemez. Bunun için ısrarla altını çiziyoruz. Amir olan millettir, memur olan devlettir. Amir olan millet ise milletin huzuruna gideceğiz. 7 Haziran'da hepimiz eşit şartlarda her sandıkta mücadele edeceğiz. 8 Haziran'da da millet karneyi verdiğinde kime amir olarak, 'Ben, yani millet sana bu yetkiyi veriyorum' derse, o bu ülkeyi idare edecek."  
 
"Mescid-i Aksa hepimizin onurunun sembolüdür"
 
Memur-Sen'in sendikal mücadelede kararlı bir tutum sergilediğini ifade eden Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"Karşılıklı masalara oturulduğunda arkasında hissettikleri bütün emekçilerin haklarını korudu. Hem demokrasi mücadelesinde milletin hakkının yanında yer aldı. Hem de uluslararası bir adalet arayışı söz konusu olduğunda, Gazze'de, Somali'de ya da herhangi bir yerde önce Memur-Sen'in sesi duyuldu. Çünkü Memur-Sen'in kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan ağabeyimizin Mescid-i Aksa bilinci, Memur-Sen'in ruhuna sinmiştir. Mescid-i Aksa bilincine sahip olanlar adaletsizlikler karşısında susmazlar. Mescid-i Aksa işgal altındayken bizim adalet arayışımız durmaz ve bitmez. Bugün Filistin, Gazze ve onların da bütün 1,5 milyarlık Müslüman kitlenin sembolü olan Mescid-i Aksa hepimizin onurunun sembolüdür. Mehmet Akif'in de zikrettiği gibi hepimizin rüyasındadır, düşlerimizdedir. İnşallah bütün bir gelecekte de bütün onurumuzun temsilcisi olacaktır."  
 
"Bu memlekette milli olmayan hiçbir şey olmayacak"
 
AK Parti'nin 100 maddelik "Yeni Türkiye Sözleşmesi"nin ve 350 sayfalık beyannamesinin, insan onuru, demokrasi, yeni anayasa arayışları ve millileşme açısından önemine işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:
 
"Her alanda, milleti onurlu kılmak üzere insan onuru ve milli onuru yanyana ve bir arada değerlendirmek üzere millileşme kampanyası başlatıyoruz. İnşallah 2023'e giderken milli muharip uçağımızı yapacağız. Milli savaş gemimizi yapıyoruz. Milli bölgesel uçağı yapıyoruz. 2018 yılında milli eğitim uçağı Hürkuş'u yapmış olacağız. 2018 yılında milli tankımız Altay'ı bitirmiş olacağız. Milli piyade tüfeği ki gecikmiş bir hamle olarak yapıyoruz. Milli aşıyı sağlık sisteminde gerçekleştireceğiz. Milli plazmayı gerçekleştireceğiz. Milli uzay ajansını kuracağız. Milli füze sistemini kuracağız. Bu memlekette milli olmayan hiçbir şey olmayacak. Bütün bu milli projeler gerçekleştirilirken en büyük katkıyı da memurlarımız verecek. Çünkü memurlarımızın nihai bilinci, milli aidiyet bilincidir. Milliyetçilik hakkında geçmişte nutuk atanlar, onların dönemlerinde nasıl bu milletin bir tank revizyonu için namerde muhtaç olduğunu bilirler. Hatırlasınlar. Nasıl bu milletin 70 sente muhtaç kaldığını ve onurlu bir milletin kapılarda yardım dilendirildiğini bilirler."   
 
"Herkes izzetli bir yaşam sürecek"
 
Davutoğlu, "12 yıllık iktidarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde gerçekleştirilen büyük reformlarla bütün o zillet dönemlerini kapattı" diyerek,  şunları ifade etti:
 
"Yeni Türkiye izzet dönemidir, izzet. Zillete izin vermeyeceğimiz bir dönemdir. Yani başörtülü, seçilmiş bir milletvekiline 'dışarı dışarı' denilmeyecektir ya da başı açık.. Hiçbirine denilmeyecek. İnsan onuru zedelenmeyecek. Çocuklarımıza sen imam hatip lisesini bitirdin şu kadar katsayı, sen başka bir liseyi bitirdin şu kadar katsayı diye bir ayırım yapılmayacak. Hiçbir okula, hiçbir öğrenciye ayırım yapılmayacak. Memurlarımız fişlenmeyecek, herkes izzetli bir hayat yaşayacak. Onurlu ve izzetli bir hayat. Eşref-i mahluk olarak yaratılan insana yakışan şey izzettir. Bu insanlık davasını yürüten bu millete yakışan da sadece ve sadece izzettir."
 
"Herkesle acıları paylaşmaya hazırız"
 
Sözde soykırım iddialarıyla ilgili de konuşan Davutoğlu, yüz yıllık acılar konusunda çok çağrılar yaptıklarını söyledi.
 
Davutoğlu, TBMM'de, 2005'te bütün partilerin ortak çağrı yaptığını, geçen sene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olarak taziye mesajı yayınladığını, bu sene Hrant Dink'in vefat yıl dönümünde kendisinin yayınladığı bir mesajın bulunduğunu hatırlattı.
 
Hep dostluk elini uzattıklarına dikkati çeken Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Buradan bir kez daha söylüyorum, Türkler ve Ermeniler ve dahi diğer milletler, 1. Dünya Savaşı'nın acısını yaşayan herkesle oturup konuşmaya hazırız. Herkesle acıları paylaşmaya hazırız. Biz her şeyden önce insanız. İnsanlık bilinciyle davranırız. Ama bir şeyi bize yapamazlar. Bize tepeden konuşamazlar. Bize ister taşıdığı dini kimlikle Papa, ister Avrupa'da son dönemde artan ırkçılığın neredeyse sesi haline gelmiş olan Avrupa Parlamentosu, kimse bize tepeden konuşamaz, kimse bize kibirle konuşamaz. Kibirle konuşana izin vermeyiz. Bizimle konuşacak olan göz mesafesinden konuşacak. Bizimle göz mesafesinden konuşacak olan herkesle her şeyi, tarihi de geleceği de konuşuruz. Ama bir milim dahi göz mesafesinin üstüne çıkanla hiçbir şey konuşmaz, hiçbir gücün karşısında eğilmeyiz. Eşit şekilde karşımızda izzetimize saygılı olarak duracaklar ve beraber geçmişimizi de konuşacağız, geleceğimizi de. Ama insan onurunu ve milli onuru temel şiar edinmiş Yeni Türkiye Sözleşmesi'ne imza atmış olan bizler ne onurumuzu çiğnetiriz, ne ecdadımızın mirasını ne de gelecek neslin istikbalini çiğnetiriz."
 
Başbakan Davutoğlu, hem milletten güç alan siyasi iktidarlar olarak hem sendikal hareket içinde emeğin onurunu yücelten Memur-Sen gibi sendikalar olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da insanın emeğinin hakkının verilmesi, demokrasinin hakkının verilmesi, demokrasinin korunması, insan onur ve izzetinin korunması için omuz omuza mücadele etmeye devam edeceklerini dile getirdi.
 
Toplu sözleşmelerde masaların karşı taraflarında oturduklarını, hem bir arkadaşlık olduğunu hem de "çatır çatır" müzakere yapıldığını ifade eden Davutoğlu, "Evet, çatır çatır haklarınız için müzakere edeceksiniz. Biz de devletimizin imkanlarını en iyi şekilde emekçilerimize sunmaya çalışacağız. Orada toplu sözleşmede alınan kararlar da kesinlikle uygulanır, hiç kimse bu kararları örtbas etmez, rafa kaldırmaz" dedi.
 
Başbakan Davutoğlu "Demokrasi sözleşmesinde, adalet sözleşmesinde hep beraber omuz omuza dururuz. Yeni Türkiye Sözleşmesi'nde omuz omuza dururuz. Toplu sözleşmede gereğini yaparız, görevimizin ve konumumuzun gereği ama toplumsal sözleşme söz konusu olduğunda yani demokrasi, yani milli irade, yani insan onuru söz konusu olduğunda hep beraber omuz omuza aynı idealler için yürürüz" diye konuştu.
 
Davutoğlu, ayrıca Memur-Sen genel başkanlarını, yönetim kurulu üyelerini selamlayarak, genel kurulun başarılı olmasını diledi.
 
Konuşmasının ardından Davutoğlu'na, Memur-Sen Onursal Başkanı Mehmet Akif İnan'ın eserlerinden oluşan 3 adet kitap takdim edildi.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
memur 2 yıl önce

satıldınız yani memurları harcadınız milletvekili olabilmek için .ama memurlarda iş yok topyekün istifa etmeli sendikalardan bilhassa memursen de üye olanlar tabikide..