İhlas nedir?
Sözlük anlamı: Arınmak, kurtulmak, bir şeyi değerini düşürecek şeylerden temizlemek. doğru ve samimi olmak.
Terim anlamı: İbadet ve iyilikleri, her türlü riya ve menfaat beklentisinden arındırarak sadece Allah rızası için yapmak.

 

İhlas, ibadetin ruhudur. İbadet, ihlasla değer kazanır. İhlasın zıttı, riyadır. İnsan, Allah için değil de gösteriş olsun diye bir iş yaparsa, yaptığından dolayı sevap kazanmadığı gibi günaha da girer.
 

112. sure, dinin temel ilkesini, en halis şekilde dile getirdiği için, adı İhlas Suresidir.
Allah, neyi ne için yaptığımızı, kalbimizden neler geçtiğini hakkıyla bilir:

"De ki: İçinizdekileri gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah her şeye kadirdir." (3.Al-i İmran-29)
 

İhlaslı İnsanda Hangi Özellikler Bulunur?
1-Her işini Allak için yapar. Amellerinde hareket ölçüsü, Allah’ın rızasıdır.
2-Başarılı olduğu işlerde nefsine pay çıkarmaz.
3-Allah için sever, Allah için buğzeder.
4-Bir takım ahlaki illetlerden arınır.
5-Muttaki olur.
6-Yaptıklarının mükâfatını Allah’tan bekler.
7-Ölümü unutmaz.
İhlaslı İnsanda Hangi Özellikler Bulunmaz?
1-Kıskanç ve bencil olmaz.
2-Kibirli olmaz.
3-Şöhret ve makam düşkünü olmaz.
4-İtibar kazanma düşüncesi olmaz.
5-İnsanları etkileme ve peşine düşürme isteği taşımaz.
6-Dünyevi gaileler taşımaz.
7-Vicdani değerlere ters düşmez.
Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:  “Allah, sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalplerinize bakar.” (Müslim, Birr-33, İbni Mace, Zühd-9)

 

Allah indinde kıymetli olmamız, niyetimizin ve iç alemimizin temiz ve ihlaslı olmasına bağlıdır.
Bir hadis de şöyledir:
"İnsanlar helâk oldu, ancak alimler kurtuldu. Alimler de helâk oldu ancak, ilmiyle amel edenler kurtuldu. İlmiyle amel edenler de helâk oldu, ancak ihlâs sahibi olanlar kurtuldu. İhlâs sahibi olanlar da büyük bir tehlike içindedirler." (Aclunî, Keşfü’l-Hafa, 2/280 no: 2795)

 

Amellerimizin makbul olması için ihlas, olmazsa olmaz şartlardandır.
 

İhlasın gerekliliğini anlatan bir hadis de şöyledir:
"Benim şefaatim ihlâs ile ‘lâ ilahe illallah’ diyenleredir. Çünkü muhlis olanın kalbi dilini, dili kalbini doğrular.” (Müsned, 2/307)

 

Şunu hiç unutmamalıyız: Dilimizde olanla kalbimizde olan arasında hiçbir fark bulunmamalıdır.
 

Şimdi ayetlerin ışığı altında İhlas konusunu incelemeye çalışalım.
1.Allah, Dinin Kendisine Has Kılınmasını Emretmiştir:
"Halbuki onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve
zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur." (98.Beyyine-5)
 

Allah, kitap ehline dini Allah’a has kılmalarını emrettiği halde, Hıristiyanlar Hz. İsa’ya Allah’ın oğlu diyerek, dinin tevhit özelliğini bozdular. Oysa, din sadece Allah’a aittir; onun ortağı yoktur.
 

Dini Allah’a has kılmak şunları kabul edip uygulamayı gerektirir:
1-Allah birdir; eşi, benzeri ve ortağı yoktur.
2-Din, yani dini emir ve yasaklar Allah’a aittir. Allah’tan başka din koyucu yoktur.
3-Peygamberler, Allah’ın kulları ve elçileridir.
4-Allah’tan başkası için ibadet edilmez.
5-Kimsenin dini hususları değiştirme, tahrif etme yetkisi yoktur.

 

İhlaslı Olmak, Dini Allah’a Has Kılmayı Gerektirir:
(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et.” (39.Zümer-2)

 

Kur’an, haktır, içinde yanlış bir şey yoktur. O halde şu hususta dikkatli olmak gerekir: Yalnız Allah’a kulluk edilmelidir. Kul, yalnız Allah’a ibadet etmeli, Allah’tan başkasını aklından geçirmemelidir.
"Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez." (39.Zümer-3)

 

Din, katıksız olarak yalnız Allah’ındır. İbadet de yalnız Allah’a yapılmalıdır. Bunun için ihlaslı olmak gerekir. Riya ve şirk, dinin yalnız Allah’a olduğunu kabul etmemek anlamına gelir.
 

"... Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. ..." (7.Araf-29)
Niyetlerimiz ile ibadetlerimize başkalarını ortak etmeden yalnız Allah için ibadet etmeliyiz.

 

2.Kıldıkları Namazdan Gafil Olanlar Kınanmıştır:
"Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, Onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar gösteriş yapanlardır." (107-Maun: 4-6)

İhlas sahibi olmayanlar, namazlarından gafil oldukları gibi, işledikleri salih amelleri de gösteriş için yaparlar.
 

3.İhlasın Zıttı Olan Riya, Sadakaları Boşa Götürür:
"Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. ..." (2.Bakara-264)
1-Allah’ ve ahiret gününe inanan ihlaslı kimseler, mallarını Allah için infak ederler.
2-Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlar, mallarını gösteriş olsun diye harcarlar.
3-Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp malını gösteriş için harcayanlar, Allah indinde bir mükâfata nail olmazlar.
4-Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp malını gösteriş için harcayanlar, nasıl Allah indinde bir mükâfata nail olmazlarsa, ihlaslı olmadıkları için, başa kakarak ve inciterek hayır yapanlar da Allah indinde bir mükâfata nail olmazlar.

4.İhlaslı olmak, Ahireti Dünyaya Tercih Etmeyi Gerektirir:
"(Ey Muhammed!), Kuvvetli ve basiretli kullarımız İbrahim, İshak ve Yakup'u da an. Biz onları özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlaslı kimseler kıldık." (38.Sad-45.46.)

 

Allah, geçmiş peygamberlerden Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup’u övmüş ve onları, (dünyaya iltifat etmeyip) ahiret yurdunu düşünen ihlaslı kullar kıldığını haber vermektedir.
Bu ayetten özellikle şunu anlıyoruz: İhlaslı kimseler, ahireti düşünür ve daima ahireti kazanmayı dünyayı kazanmaya tercih ederler.

 

5.İhlas Sahibi Olmak, Allah Tarafından Övülmeye Değer Bulunan Bir Vasıftır:
 “(Resûlüm!) Kitap'ta Musa'yı da an. Gerçekten o ihlâs sahibi idi ve hem resûl, hem de nebî idi.” (19.Meryem-51)
Allah, Hz. Musa’nın ihlas sahibi olmasını, onun nebi ve resul olma sıfatlarıyla birlikte sayarak, ihlas sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunu belirtmiş olmaktadır.

 

Hz. Musa, kendinden önceki peygamberleri tasdik ettiği için nebi, kendisine yeni bir kitap verildiği için de resuldür. Nebi ve resul olmak, bir insanın ulaşabileceği en büyük mertebedir. Allah, hem nebi hem de resul olan Hz. Musa’nın ihlas sahibi olduğunu belirterek onu bu özeliğiyle de övmüştür.
Bize düşen ise, hem nebi hem de resul olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’in bize tebliğ ettiklerine ihlasla uymaktır.

 

6.Hem Darlıkta Hem de Bollukta İhlaslı Olmak Gerekir:
"Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlâsla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.” (29.Ankebut-65)

 

Tehlike söz konusu olan durumlarda ihlasla Allah’a yalvarıp, tehlike geçince şirk koşmaya devam eden müşrikler gibi olmamak gerekir. Hem darlık ve tehlike esnasında, hem de bolluk ve esenlik zamanında ihlasla Allah’a yalvarmak icap eder.
Allah’a kulluğumuz, ihlas içinde, kesintisiz olarak devam etmelidir.
 

7.İhlaslı Olmak, Allah Tarafından Korunmaya Vesile Olur:
"Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı." (12.Yusuf-24)
Allah, Hz. Yusuf’un korunmasında ihlaslı bir kul olmasının etkili olduğunu belirtmektedir.

 

8.Şeytan İhlaslı Olanlar Üzerinde Etkili Olamaz:
"(İblis:) Rabbim! Öyle ise, (varlıkların) tekrar dirileceği güne kadar bana mühlet ver, dedi. Allah: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu. (İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım! Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna. (Allah) şöyle buyurdu: «İşte bana varan dosdoğru yol budur.» «Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna.»" (15.Hicr: 36-42)

 

Şeytan, ihlaslı kullar üzerinde etkili olamaz. Şeytan, ancak azgınlar üzerinde etkili olur.  
İhlas, şeytana karşı bir zırhtır.
İhlas, samimiyettir.
İhlas, yanlışlardan arınmadır.
İhlas, Allah’a bağlılıktır.
Samimi bir Müslüman olmak için ihlaslı olmalıyız.
Yatığımız güzel işlerin boşa gitmesini istemiyorsak ihlaslı olmalıyız.
İhlaslı olmak için, ibadetlerimizi yalnız Allah için Yapmalıyız.
Riya, şöhret ve menfaat beklentisi ihlası yok eder.
İhlaslı olmak istiyorsak, dünyayı ahirete tercih etmemeliyiz.
Darlıkta da bollukta da Allah’a bağlılığımızı devam ettirmeliyiz.
Ruhumuzu, bedenimizi ve davranışlarımızı her türlü pislikten arındırmalıyız.
Tek hedefimiz Allah’ın rızasını kazanmak olmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Ali Çelik 2017-08-09 02:04:43

Allah (cc) sizden razı olsun hocam. Saygılarımla.

banner274

banner273