Diyanet Sen’in öncülük ettiği ve Dini Haberler.com'un de desteklediği  sınavsız ilitam ile  elde edilmek istenen kazanımlar ve muhtemel mahzurların hesabı tam olarak yapılmış mıdır?  Buradaki maksat, Diyanet personelinin bilgi ve mesleki birikimini artırmak mıdır yoksa diplomayı yükselterek özlük haklarını iyileştirmek midir?
 
Şu anda Türkiye’de 90’ın üzerinde İlahiyat Fakültesi, DKAB ve İslami İlimler Fakültesi var. DGS ile giriş yapılan sınavlı ilitamdan her yıl 1000’in üzerinde kişi mezun oluyor. Bu arkadaşlarımız kolayca pedagojik formasyon da alıyorlar. İlitam mezunu arkadaşlar, yüzyüze eğitim, vize, final ve bütünleme sınavı sebebiyle yılda iki aydan fazla görevde bulunamıyorlar. Arkadaşlarımızın mesleki bilgi ve becerisi yükselecekse, din hizmetlerinde verim artacaksa kısmen hizmetin aksamasını da sorun yapmayız. İlitam mezunu arkadaşlarımızın din hizmetine katkısını da bilimsel verilerle ölçmek gerekir.
 
Sınavsız ilahiyat ön lisans okuduktan sonra sınavla ilitam okuyanlar da belli bir düzeyi gözlemleyebiliyoruz fakat sınavsız ilahiyat ön lisans mezunu ile imam hatip lisesi mezunları arasında ben bariz bir fark göremiyorum. İlitamın da sınavsız olması halinde düzeyin ilahiyat ön lisanstan farklı olmayacağını düşünüyorum. 
 
Ayrıca bir kişi, bir yandan büyük emek vererek ve masraf yaparak ilahiyat okuyacak, yine bir çok sınav maratonundan sonra çok şükür çok emek verdim ama zayi olmadı diye haline şükredecek öbür yandan bir başka kişi, ilahiyat ön lisans ve lisans programlarına sınavsız giriş yaparak öbür emek veren kişi ile eşit şartlara sahip olacak. Sahi biz neden bu kadar beleşçiyiz? 
 
Camiamızın bir zamanlar mağdur olduğu aşikar. Bir nesil zayi oldu. Hala bazıları, bunca pozitif ayrıma rağmen mağduriyet edebiyatı yapıyor ya söyleyecek söz bulamıyorum.  
 
Bize görme özürlü bir imam ataması yapıldı, lise mezunu, ilahiyat ön lisansa sınavla girmiş ve okumuş. Diyor ki ben Diyanet'ten memurluk istedim, beni imam yaptılar ben imamlık yapabilecek bilgi ve beceriye sahip değilim.  Köylüler geldi, bu verdiğiniz hoca, hocalığı bilmiyor, zaten görmüyor, diyorlar. İlahiyat ön lisans ile imamlık yapamayacak olanlar imam olmuş, ilitamla da vaizlik, müdürlük  ve müftülük yapamayacak olanlar bu göreve gelirse ne olacak?  Bir kuruma ancak bu kadar kötülük yapılabilir.
 
Bizim yegane sermayemiz din ilimleridir.  Okuyup kendini geliştirmeyen MBSTS’den bir türlü 50 alamayan kimseleri sınavsız ilitama yerleştirsek bunun geri dönüşümü nasıl olur?  Mecburen kitap karıştırdıkları için ve sınavlara hazırlık yaptıkları için bilgi düzeyi bir nebze artar mı? Artar. 
 
Kolayca elde edilen bir şeyin kıymeti de bilinmiyor. İlahiyat mezunu olmak bir değerse, bu değer bir emek karşılığı elde edilmelidir. İlitamın kontenjanı artırılabilir, giriş puanı düşürülebilir ve giriş kolaylaştırılabilir ancak ilitama giriş sınavının  kalkması halinde ilahiyat lisans diplomasının pek iş görmeyen sıradan bir diploma haline geleceği de aşikardır. 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol